ANWALTSKANZLEI ILME
Hemen AraRandevu Al

Anayasa Mahkemesi: İş Sözleşmesinin Feshi ve Özel Hayata Saygı Hakkı İncelemesi

Mahkeme:Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru
Başvuru No:2018/10286
Tarih:02.07.2020

Karar Özeti

Başvurucu C.A., Mersin Yenişehir Belediyesinde temizlik işçisi olarak görev yaparken, 667 sayılı KHK ile kapatılan Akdeniz Çalışanları Derneği'nde Denetim Kurulu üyesi olduğunun tespit edilmesi üzerine iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, iş sözleşmesinin feshiyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Uyuşmazlık, işverenin, işçinin FETÖ/PDY ile irtibatlı bir dernekte görev yapması nedeniyle güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle gerçekleştirdiği feshin, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına yönelik ölçülü ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan bir dernekte Denetim Kurulu üyesi olarak görev yapmasının, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini zedeleyen ciddi ve objektif bir şüphe oluşturduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, söz konusu feshin millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması amacıyla meşru bir amaca hizmet ettiğini, başvurucunun bu husustaki itirazlarını derece mahkemeleri önünde ileri sürmediğini belirtmiştir. Ayrıca, başvurucunun başka bir işte çalışma imkânının bulunması ve özel sektörde çalışmasını engelleyen ek bir kısıtlamanın olmaması nedeniyle, müdahalenin ölçülü olduğu ve kamusal menfaat ile kişisel menfaat arasında adil bir dengenin kurulduğu sonucuna varılmıştır. Bu gerekçelerle, özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmiştir.

Hukuki Değerlendirme

Emsal Değeri

Bu karar, iş hukukunda işveren ile işçi arasındaki "güven ilişkisinin bozulması" kavramının, özellikle FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan derneklerde görev yapan çalışanlar açısından sınırlarını belirlemesi bakımından emsal niteliğindedir. Anayasa Mahkemesi, işçinin bir dernekte denetim kurulu üyesi gibi aktif bir görev üstlenmesini, işveren nezdinde ciddi ve objektif bir şüphe oluşturabilecek bir olgu olarak kabul etmiştir. Karar, benzer nitelikteki iş sözleşmesinin feshi uyuşmazlıklarında, kamu düzeni ve milli güvenlik gerekçeleriyle yapılan müdahalelerin hukuka uygunluk denetiminde bir referans teşkil etmektedir.

Pratik Anlam

Karar, iş hukukunda fesih gerekçelerinin somutlaştırılması ve derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi noktasında kritik bir önem taşımaktadır. Başvurucunun, kapatılan derneğin FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğuna dair itirazlarını derece mahkemeleri aşamasında ileri sürmemiş olması, Anayasa Mahkemesi'nin inceleme alanını daraltmıştır. Bu durum, işe iade veya tazminat davalarında, idari işlemin dayanağı olan kurum/dernek bağlantısının hukuki niteliğine yönelik itirazların yargılama aşamasında mutlaka ileri sürülmesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, işçinin özel sektörde çalışma imkânının devam etmesi, müdahalenin ölçülülük denetiminde işçi lehine değil, işveren lehine sonuç doğuran bir unsur olarak değerlendirilmiştir.

Dikkat Çeken Argümanlar

Mahkeme, müdahalenin meşruiyetini milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunması ile ilişkilendirmiştir. Dikkat çeken en önemli argüman, "güven ilişkisinin zedelenmesi" olgusunun, işçinin dernekteki pozisyonu (Denetim Kurulu Üyeliği) ve disiplin soruşturmasındaki ikrarlarıyla desteklenmiş olmasıdır. Mahkeme, işçinin başka bir işte çalışma engelinin bulunmamasını, mülkiyet hakkı ve özel hayata saygı hakkı arasındaki "adil denge" unsurunun bir parçası olarak görmüştür. Ayrıca, kamu görevlisi olmayan (işçi statüsündeki) kişiler için arındırma işleminin kapsamının, üst düzey kamu görevlilerine uygulanan katı ölçütlerle sınırlı tutulamayacağı, somut olayın koşullarına göre bireyselleştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Av. Mesut İlme