Boşanma davalarının sonuçlanmasının üzerinden zaman geçtikçe, hayatın olağan akışı ve değişen ekonomik koşullar, mahkeme tarafından hükmedilen nafaka miktarını anlamsız kılabilir. Özellikle ülkemizde son yıllarda yaşanan yüksek enflasyonist ortam, paranın alım gücündeki dramatik düşüş ve temel yaşam maddelerine gelen zamlar, geçmişte "makul" sayılan nafaka miktarlarını bugün "sembolik" rakamlara dönüştürmüştür.
Nafaka Artırım Davası Nedir?
Birçok nafaka alacaklısı, "Mahkeme bir karar verdi, artık bu değişmez" yanılgısına düşerek veya "Avukat masrafı yapmayayım" düşüncesiyle hak ettiği yaşam standardının çok altında bir gelire razı olmaktadır.
Oysa Türk Medeni Kanunu, sosyal adaleti ve hakkaniyeti gözeterek, değişen şartlara uyum sağlanması amacıyla nafaka artırım davası (nafakanın uyarlanması) mekanizmasını düzenlemiştir.
"Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir."
Nafaka Artırım Davasının Şartları
Bir nafaka artırım davası açabilmek ve davayı kazanabilmek için aşağıdaki durumlardan en az birinin veya birkaçının gerçekleşmiş olması gerekir:
1. Enflasyon
Paranın alım gücündeki olağanüstü düşüş. Resmi TÜFE oranları gerçek hayat pahalılığının çok altında kalıyorsa.
2. İhtiyaçların Artması
Çocuğun büyümesi, okul masrafları, sağlık giderleri veya sosyal aktivite ihtiyaçlarının artması.
3. Gelir Artışı
Nafaka ödeyen tarafın maaşında ciddi artış, miras veya ticari kazanç artışı olması.
İştirak Nafakası ve Yoksulluk Nafakası Ayrımı
İştirak Nafakası (Çocuk)
- Kamu düzenine ilişkindir
- Hakim, çocuğun üstün yararını gözetir
- Çocuğun yaşı büyüdükçe masraf artacağı "karine" kabul edilir
- İspat yükü nispeten daha hafiftir
Yoksulluk Nafakası (Eş)
- Daha teknik bir dava türüdür
- Yoksulluğun devam edip etmediği incelenir
- Karşı tarafın ödeme gücü ispatlanmalıdır
- Somut delillerle ispat gerekir
Gizlenen Gelirler ve "Kayıt Dışı" Zenginlik
Nafaka artırım davalarında karşılaştığımız en büyük engel, nafaka yükümlüsünün gelirini düşük göstermesidir. "Efendim ben asgari ücretle çalışıyorum, bu nafakayı ödeyemem" savunması, mahkemelerde en sık duyulan savunmadır.
Bir Avukat Şu Araştırmaları Talep Eder:
- 1Sosyal Ekonomik Durum Araştırması (SED)
Kolluk kuvvetleri aracılığıyla kişinin yaşam standardının araştırılması
- 2Banka Hesap Hareketleri
Tüm vadeli/vadesiz hesaplar ve kredi kartı ekstreleri
- 3Tapu ve Araç Kayıtları
Üzerine kayıtlı gayrimenkul ve araçlar
- 4Sosyal Medya İncelemesi
Lüks restoranlar, tatiller, yeni alınan eşyalar delil olarak kullanılabilir
"ÜFE – TÜFE" Tuzağına Düşmeyin
Birçok kişi, nafaka artışının sadece TÜİK'in açıkladığı ÜFE veya TÜFE oranlarıyla sınırlı olduğunu sanır. Bu büyük bir yanılgıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; nafaka artışında TÜİK oranları bir "tavan" veya bağlayıcı kesin kural değildir.
Hakim, "Hakkaniyet" ilkesi gereği, TÜİK oranlarının çok üzerinde bir artışa da hükmedebilir.
Örneğin; enflasyon %60 iken, çocuğunuz özel okula başlamışsa ve masrafları %200 artmışsa, mahkeme sadece %60 artış yapmaz. Çocuğun artan giderleri oranında, babanın da ödeme gücü varsa, çok daha yüksek bir nafakaya hükmedilir.
Dava Açma Süreci ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme
Aile Mahkemesi'nde görülür. Aile Mahkemesi olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi bu sıfatla davaya bakar.
Yetkili Mahkeme
Davayı, nafaka alacaklısının (sizin) yerleşim yeri mahkemesinde açabilirsiniz. Davalı başka şehirde olsa bile dava sizin şehrinizde görülür.
Geriye Dönük Nafaka Talebi
Nafaka artırım davalarında karar verildiğinde, artırılan miktar dava tarihinden itibaren geçerli olur.
Örnek:
Davayı 1 Ocak 2025'te açtınız ve dava 1 Kasım 2025'te bitti. Mahkeme nafakayı 2.000 TL'den 5.000 TL'ye çıkardı. Aradaki 3.000 TL'lik farkı, davanın sürdüğü 10 ay için toplu olarak (30.000 TL) faiziyle birlikte talep edebilirsiniz.
Bu nedenle, "nasıl olsa dava uzun sürer" diyerek beklemek yerine, bir an önce davayı açmak, geriye dönük birikmiş alacağınızı garanti altına alır.
Neden Uzman Bir Aile Hukuku Avukatı ile Çalışmalısınız?
Nafaka artırım davası, dışarıdan bakıldığında "bir dilekçe verip zam istemek" gibi basit algılanabilir. Ancak hukukta usul, esastan önce gelir.
Talep Miktarının Belirlenmesi
Çok yüksek isterseniz harç masrafınız artar, reddedilen kısım için karşı tarafa avukatlık ücreti ödersiniz.
Delillerin Toplanması
Karşı tarafın gizli gelirlerini ortaya çıkarmak, banka kayıtlarına müzekkere yazdırmak uzmanlık işidir.
Hukuki Gerekçelendirme
Yargıtay içtihatları ve Anayasa Mahkemesi kararlarına atıf yaparak hukuki zemin oluşturmak gerekir.
Sürecin Hızlandırılması
Usuli işlemlerin avukat tarafından sıkı takibi, davanın çok daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlar.
Sonuç: Hakkınızı Enflasyona Ezidirmeyin
Unutmayın ki; nafaka bir lütuf veya hediye değildir; kanundan doğan, çocuğunuzun veya sizin geleceğinizi güvence altına alan bir haktır. Eğer aldığınız nafaka artık temel ihtiyaçları bile karşılamıyorsa, karşı tarafın refah seviyesi artarken siz yoksullaşıyorsanız, harekete geçme zamanı gelmiştir.
Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup, her somut olay kendine özgü detaylar içerir. Hak kaybı yaşamamak için mutlaka alanında uzman bir avukattan hukuki danışmanlık alınız.