İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al

Emsal Kararlar Kütüphanesi

Yargıtay, İstinaf ve Anayasa Mahkemesi'nin güncel ve emsal niteliğindeki kararlarını, hukuki incelemelerimizle birlikte bu arşivde bulabilirsiniz.

4 sonuç bulundu "idari tahkikat" içinFiltreleri temizle
Anayasa Mahkemesi21.01.2015

Anayasa Mahkemesi: Disiplin Soruşturmasında Özel Hayatın Gizliliği ve Ölçülülük İlkesi

Başvurucu, bir sosyal paylaşım sitesinde kendisine ait olduğu iddia edilen cinsel içerikli görüntülerin yayınlanması üzerine hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde devlet memurluğundan çıkarma cezası alması nedeniyle Anayasa'nın çeşitli maddelerinin ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur. İlk derece mahkemesi ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, söz konusu görüntülerin başvurucu tarafından internet ortamına açık hale getirildiği gerekçesiyle disiplin cezasını hukuka uygun bularak davanın reddine karar vermiştir. Uyuşmazlık, kamu görevlilerinin disiplin soruşturmasına konu olan eylemlerinin, mesleki faaliyet sınırlarını aşarak özel hayatın gizliliği alanına girip girmediği ve verilen disiplin cezasının demokratik bir toplumda ölçülülük ilkesi ile özel hayatın gizliliği hakkı kapsamında korunup korunmadığı noktasında toplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, söz konusu görüntülerin başvurucunun mahremiyet alanında gerçekleştiğini, bu eylemlerin rızasıyla alenileştirildiğine dair bir bulgu bulunmadığını ve iddiaların mesleki hayatın sınırlarını aşan özel yaşam eylemleri olduğunu tespit etmiştir. Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlarıyla bütünleşen bazı özel hayat unsurlarının sınırlandırılabileceğini kabul etmekle birlikte, idarenin uyguladığı disiplin cezasının, genel yarar ile bireyin temel hak kaybı arasında adil bir denge kurmadığı sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi13.10.2016

Anayasa Mahkemesi: Subay Sözleşmesinin Feshi İşleminde Özel Hayatın Gizliliği Hakkının İhlali

Sözleşmeli subay olarak görev yapan başvurucu, hakkında internet ortamında elde edilen çıplak görüntülerin yer aldığı bir ihbar üzerine başlatılan idari tahkikat neticesinde, "ahlak dışı hareketlerde bulunduğu" gerekçesiyle subaylık sözleşmesinin feshedilmesiyle karşı karşıya kalmıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM), başvurucunun eylemlerinin TSK'nın itibarını zedelediğine ve "iyi ahlak sahibi olma" vasfını taşımadığına hükmederek açılan iptal davasını reddetmiştir. Başvurucu, bu kararın özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Uyuşmazlık, idarenin tesis ettiği ayırma işleminin dayanağı olan eylemlerin, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkına müdahale teşkil edip etmediği ve AYİM kararının bu müdahaleyi haklı kılacak yeterli ve somut gerekçeleri içerip içermediği noktasında toplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun cinsel yaşamına ilişkin mahrem bilgilerin ve hukuka aykırı yollarla elde edildiği iddia edilen görüntülerin, mesleki faaliyetle doğrudan ilgisi olmayan özel yaşam alanına dahil olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, AYİM kararının, başvurucunun özel hayatına ilişkin hususların mesleği üzerindeki etkilerini açıklamadığını, iddiaların incelenmediğini ve ölçülülük ilkesinin (kamu yararı ile birey zararı arasındaki denge) gözetilmediğini belirlemiştir. Ayrıca, ifade alma sürecindeki usulsüzlük iddialarının yeterince araştırılmadığı sonucuna varılarak, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere AYİM Birinci Dairesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi16.12.2015

Anayasa Mahkemesi: İdari Tahkikat Sürecinde Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Kararı

Subay statüsünde görev yapan başvurucu hakkında, ahlaki durumuna ilişkin isimsiz bir ihbar üzerine idari tahkikat başlatılmıştır. Bu süreçte başvurucunun cinsel hayatına dair detaylı beyanlarının alındığı bir ifade tutanağı düzenlenmiş; neticede 926 sayılı Kanun'un 50/c maddesi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilmiştir. Başvurucu, işlemin iptali istemiyle açtığı davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından davanın reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Uyuşmazlık, idari tahkikat kapsamında alınan ifadelerin içeriği ve bu ifadelerin alınış biçiminin, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkına müdahale teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Ayrıca, derece mahkemesinin söz konusu ifadenin alındığı koşullara ilişkin iddiaları yeterli gerekçeyle karşılayıp karşılamadığı hukuki sorunu oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi, kamu görevlilerinin özel hayatına yönelik müdahalelerin, özellikle cinsellik ve mahremiyet gibi alanlarda çok daha dar bir takdir yetkisine tabi olduğunu belirtmiştir. İnceleme sonucunda, başvurucunun ifadesinin hangi hukuki kapsamda alındığının belirtilmediği, ifadeyi alan birimin belirsiz olduğu ve cinsel hayatına dair en mahrem bilgilerin alındığı bu sürecin hukuki yönden şüpheli olduğu tespit edilmiştir. Derece mahkemesinin, başvurucunun ifadenin alındığı koşullara ilişkin somut iddialarını makul bir gerekçeyle yanıtlamadığı, bu nedenle müdahaleyi haklı kılacak yeterli incelemeyi yapmadığı sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi02.07.2020

Anayasa Mahkemesi: İş Sözleşmesinin Feshi ve Özel Hayata Saygı Hakkı İncelemesi

Başvurucu C.A., Mersin Yenişehir Belediyesinde temizlik işçisi olarak görev yaparken, 667 sayılı KHK ile kapatılan Akdeniz Çalışanları Derneği'nde Denetim Kurulu üyesi olduğunun tespit edilmesi üzerine iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, iş sözleşmesinin feshiyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Uyuşmazlık, işverenin, işçinin FETÖ/PDY ile irtibatlı bir dernekte görev yapması nedeniyle güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle gerçekleştirdiği feshin, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına yönelik ölçülü ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan bir dernekte Denetim Kurulu üyesi olarak görev yapmasının, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini zedeleyen ciddi ve objektif bir şüphe oluşturduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, söz konusu feshin millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması amacıyla meşru bir amaca hizmet ettiğini, başvurucunun bu husustaki itirazlarını derece mahkemeleri önünde ileri sürmediğini belirtmiştir. Ayrıca, başvurucunun başka bir işte çalışma imkânının bulunması ve özel sektörde çalışmasını engelleyen ek bir kısıtlamanın olmaması nedeniyle, müdahalenin ölçülü olduğu ve kamusal menfaat ile kişisel menfaat arasında adil bir dengenin kurulduğu sonucuna varılmıştır. Bu gerekçelerle, özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmiştir.

Kararı İncele