Anayasa Mahkemesi: Disiplin Soruşturmasında Özel Hayatın Gizliliği ve Ölçülülük İlkesi
Başvurucu, bir sosyal paylaşım sitesinde kendisine ait olduğu iddia edilen cinsel içerikli görüntülerin yayınlanması üzerine hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde devlet memurluğundan çıkarma cezası alması nedeniyle Anayasa'nın çeşitli maddelerinin ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur. İlk derece mahkemesi ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, söz konusu görüntülerin başvurucu tarafından internet ortamına açık hale getirildiği gerekçesiyle disiplin cezasını hukuka uygun bularak davanın reddine karar vermiştir. Uyuşmazlık, kamu görevlilerinin disiplin soruşturmasına konu olan eylemlerinin, mesleki faaliyet sınırlarını aşarak özel hayatın gizliliği alanına girip girmediği ve verilen disiplin cezasının demokratik bir toplumda ölçülülük ilkesi ile özel hayatın gizliliği hakkı kapsamında korunup korunmadığı noktasında toplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, söz konusu görüntülerin başvurucunun mahremiyet alanında gerçekleştiğini, bu eylemlerin rızasıyla alenileştirildiğine dair bir bulgu bulunmadığını ve iddiaların mesleki hayatın sınırlarını aşan özel yaşam eylemleri olduğunu tespit etmiştir. Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlarıyla bütünleşen bazı özel hayat unsurlarının sınırlandırılabileceğini kabul etmekle birlikte, idarenin uyguladığı disiplin cezasının, genel yarar ile bireyin temel hak kaybı arasında adil bir denge kurmadığı sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.