İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al

Emsal Kararlar Kütüphanesi

Yargıtay, İstinaf ve Anayasa Mahkemesi'nin güncel ve emsal niteliğindeki kararlarını, hukuki incelemelerimizle birlikte bu arşivde bulabilirsiniz.

4 sonuç bulundu "idari işlem" içinFiltreleri temizle
Anayasa Mahkemesi08.10.2020

Anayasa Mahkemesi: İş Sözleşmesinin Feshi Nedeniyle Özel Hayata Saygı Hakkının İhlali

Başvurucu, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri bünyesinde işçi statüsünde çalışırken, OHAL dönemindeki süreçler kapsamında işten el çektirilmiş ve ardından iş akdi sonlandırılmıştır. Uyuşmazlığın temelini, işverenin iş sözleşmesini feshederken dayandığı gerekçelerin, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına müdahale teşkil edip etmediği ve bu müdahalenin Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçülülük kriterlerini karşılayıp karşılamadığı oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesine dayanak yapılan "FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisak" iddialarının, somut ve nesnel delillerle desteklenmediği sürece özel hayata saygı hakkını ihlal edeceğine hükmetmiştir. Mahkeme, OHAL döneminde dahi devletin temel hakları sınırlandırırken takdir yetkisini ikna edici, ciddi ve objektif gerekçelerle kullanması gerektiğini vurgulamıştır. İnceleme sonucunda, başvurucu hakkındaki tedbirlerin, söz konusu iddiaların doğruluğuna dair güçlü ve nesnel bir şüphe ortaya koyacak yeterli gerekçeden yoksun olduğu ve bu durumun Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği tespit edilmiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 40. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi16.12.2015

Anayasa Mahkemesi: İdari Tahkikat Sürecinde Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Kararı

Subay statüsünde görev yapan başvurucu hakkında, ahlaki durumuna ilişkin isimsiz bir ihbar üzerine idari tahkikat başlatılmıştır. Bu süreçte başvurucunun cinsel hayatına dair detaylı beyanlarının alındığı bir ifade tutanağı düzenlenmiş; neticede 926 sayılı Kanun'un 50/c maddesi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilmiştir. Başvurucu, işlemin iptali istemiyle açtığı davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından davanın reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Uyuşmazlık, idari tahkikat kapsamında alınan ifadelerin içeriği ve bu ifadelerin alınış biçiminin, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkına müdahale teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Ayrıca, derece mahkemesinin söz konusu ifadenin alındığı koşullara ilişkin iddiaları yeterli gerekçeyle karşılayıp karşılamadığı hukuki sorunu oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi, kamu görevlilerinin özel hayatına yönelik müdahalelerin, özellikle cinsellik ve mahremiyet gibi alanlarda çok daha dar bir takdir yetkisine tabi olduğunu belirtmiştir. İnceleme sonucunda, başvurucunun ifadesinin hangi hukuki kapsamda alındığının belirtilmediği, ifadeyi alan birimin belirsiz olduğu ve cinsel hayatına dair en mahrem bilgilerin alındığı bu sürecin hukuki yönden şüpheli olduğu tespit edilmiştir. Derece mahkemesinin, başvurucunun ifadenin alındığı koşullara ilişkin somut iddialarını makul bir gerekçeyle yanıtlamadığı, bu nedenle müdahaleyi haklı kılacak yeterli incelemeyi yapmadığı sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi10.12.2015

Anayasa Mahkemesi: E-Posta Denetiminde Kanuni Dayanak ve Özel Hayatın Gizliliği

Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde subay olarak görev yapan başvurucu, sözleşmesinin yenilenmemesi işlemi üzerine Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde iptal davası açmıştır. Mahkeme, idarenin takdir yetkisini kullandığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; başvurucu ise e-posta yazışmalarının denetlenmesi suretiyle özel hayatın gizliliği, haberleşme hürriyeti ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Uyuşmazlık, askeri personelin görev amacıyla kullandığı e-posta sistemindeki yazışmaların idarece denetlenmesinin ve bu denetim sonucunda elde edilen verilerin sözleşme yenilememe gerekçesi yapılmasının, Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyeti ile 36. maddesindeki adil yargılanma hakkını ihlal edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılabilmesi için Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca "kanunilik" şartının varlığını aramaktadır. İdarenin, kişilerin temel haklarına müdahale eden düzenleyici işlemler yapabilmesi için açık bir kanuni dayanağa sahip olması gerektiğini belirten Mahkeme, söz konusu e-posta denetiminin dayanağı olarak gösterilen askeri yönergenin, hakları sınırlayıcı mahiyette bir düzenleme yapmaya tek başına yetmeyeceğine hükmetmiştir. İdarenin istihbarat faaliyetleri kapsamında aldığı tedbirlerin, kanuni bir temel olmaksızın salt bir yönerge ile kişilerin özel hayatına ve haberleşme özgürlüğüne müdahale edecek düzeye taşınamayacağı vurgulanmıştır. İnceleme neticesinde, e-postaların denetlenmesi ve elde edilen verilerin sözleşme yenilememe gerekçesi yapılması süreçlerinde kanuni dayanak eksikliği nedeniyle hak ihlali gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi29.11.2023

AYM Genel Kurul Kararı: Profesörlük Atamasında "Muayenehane Kapatma" Şartı Hukuka Aykırı

AYM, profesörlük ilanlarında adaylara getirilen "5 yıl süreyle muayenehane açmama" şartını, kanuni dayanağı olmadığı gerekçesiyle hak ihlali saydı.

Kararı İncele