İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al

Emsal Kararlar Kütüphanesi

Yargıtay, İstinaf ve Anayasa Mahkemesi'nin güncel ve emsal niteliğindeki kararlarını, hukuki incelemelerimizle birlikte bu arşivde bulabilirsiniz.

7 sonuç bulundu "adli yardım" içinFiltreleri temizle
Anayasa Mahkemesi23.07.2020

Anayasa Mahkemesi: Baro Levhasına Yazılma Talebinin Reddi Özel Hayata Saygı Hakkı İhlali

Başvurucu, 670 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılmasının ardından baro levhasına yeniden yazılma talebiyle Ankara Barosuna başvurmuştur. Baro Yönetim Kurulu, talebi reddetmiş; Türkiye Barolar Birliği (TBB) ise itirazı kabul ederek kararı kaldırmıştır. Ancak ilgili Bakanlık, TBB kararını geri göndererek süreci devam ettirmiştir. Başvurucu, bu durumun özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Uyuşmazlık, kamu görevinden çıkarılan bir avukatın baro levhasına yazılma talebinin reddedilmesi işleminin, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına yönelik bir müdahale teşkil edip etmediği ve bu müdahalenin kanunilik koşulunu sağlayıp sağlamadığı noktasında toplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, özel hayata yönelik müdahalelerin Anayasa güvencelerine uygun sayılabilmesi için müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunması gerektiğini belirtmiştir. Serbest avukatlık faaliyetinin bir istihdam ilişkisine dayanmadığı ve kamu hizmetinde istihdam yasağının bu meslek grubuna genişletici ve öngörülemez bir yorumla uygulanamayacağı tespit edilmiştir. Derece mahkemelerinin, mevcut düzenlemeleri öngörülemez şekilde yorumlayarak başvurucunun baro levhasına yazılmasını engellemesinin, müdahalenin kanunilik koşulunu bozduğu sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine, ihlalin giderilmesi için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 16. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi08.10.2020

Anayasa Mahkemesi: İş Sözleşmesinin Feshi Nedeniyle Özel Hayata Saygı Hakkının İhlali

Başvurucu, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri bünyesinde işçi statüsünde çalışırken, OHAL dönemindeki süreçler kapsamında işten el çektirilmiş ve ardından iş akdi sonlandırılmıştır. Uyuşmazlığın temelini, işverenin iş sözleşmesini feshederken dayandığı gerekçelerin, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına müdahale teşkil edip etmediği ve bu müdahalenin Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçülülük kriterlerini karşılayıp karşılamadığı oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesine dayanak yapılan "FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisak" iddialarının, somut ve nesnel delillerle desteklenmediği sürece özel hayata saygı hakkını ihlal edeceğine hükmetmiştir. Mahkeme, OHAL döneminde dahi devletin temel hakları sınırlandırırken takdir yetkisini ikna edici, ciddi ve objektif gerekçelerle kullanması gerektiğini vurgulamıştır. İnceleme sonucunda, başvurucu hakkındaki tedbirlerin, söz konusu iddiaların doğruluğuna dair güçlü ve nesnel bir şüphe ortaya koyacak yeterli gerekçeden yoksun olduğu ve bu durumun Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği tespit edilmiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 40. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi17.09.2013

Anayasa Mahkemesi: Bireysel Başvuruda Olağan Kanun Yollarının Tüketilmesi Zorunluluğu

Başvurucu, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından verilen mahkûmiyet kararına karşı süresinde temyiz dilekçesi verdiğini, ancak dilekçesinin ceza infaz kurumu aracılığıyla mahkemeye ulaştırılmaması sebebiyle kararın kesinleştiğini ileri sürmüştür. Başvurucu, eski hale getirme ve temyiz talebinin reddedilmesiyle anayasal haklarının ihlal edildiğini iddia ederek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Uyuşmazlık, başvurucunun adli yardım talebinin kabul edilebilirliği ile olağan kanun yollarını tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurmasının, Anayasa'nın 148. maddesi ve 6216 sayılı Kanun uyarınca "başvuru yollarının tüketilmemiş olması" nedeniyle kabul edilemezlik sebebi teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, öncelikle adli yardım talebini incelemiştir. Başvurucunun sosyal güvenlik kapsamında bir gelirinin, taşınmaz veya taşıtının bulunmadığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun hükümleri uyarınca adli yardım talebinin kabulüne ve harçtan muaf tutulmasına karar verilmiştir. Esas incelemede ise Mahkeme, bireysel başvurunun ikincil nitelikte olduğunu, Anayasa'nın 148. maddesi gereği ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem için olağan kanun yollarının tüketilmesi gerektiğini belirtmiştir. Başvurucunun, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine dair ek kararına karşı temyiz yoluna başvurmadan doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurduğu tespit edilmiştir. Temyiz yoluna başvurulmasının hükmün infazını ertelemediği ve bu yolun etkili bir başvuru yolu olduğu vurgulanarak, başvurunun "başvuru yollarının tüketilmemiş olması" nedeniyle kabul edilemez olduğuna oy birliğiyle karar verilmiştir.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi04.06.2020

Anayasa Mahkemesi: ByLock Verilerinin Delil Niteliği ve Hakkaniyete Uygun Yargılanma Hakkı

Başvurucu, ByLock isimli program verilerinin hukuka aykırı şekilde elde edildiğini, mahkûmiyet kararında tek veya belirleyici delil olarak bu verilere dayanıldığını ve dijital verilerin mahkeme huzuruna getirilmediğini ileri sürerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Uyuşmazlık; ByLock verilerinin mahkûmiyet için tek veya belirleyici delil olarak kullanılmasının adil yargılanma hakkını ihlal edip etmediği ve dijital verilerin mahkeme huzuruna getirilmemesinin savunma hakkını kısıtlayıp kısıtlamadığı noktalarında toplanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, ByLock verilerinin mahkûmiyet kararında tek veya belirleyici delil olarak kullanılamayacağına ilişkin iddiayı, verilerin başvurucuyla eşleşen log kayıtları ve CGNAT kayıtları ile birbirini doğrulaması nedeniyle açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemez bulmuştur. Dijital verilerin mahkeme huzuruna getirilmediği iddiasında ise başvurucunun, bu verilerin kendi yargılamasında yarattığı somut sorunları derece mahkemeleri önünde dile getirmediği ve iddiasını temellendirmediği tespit edilmiştir. Mahkeme, hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilmediğine, ancak başvurunun diğer iddialar yönünden kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi29.05.2024

AYM Genel Kurul Kararı: Ev Hapsi Cezadan Nasıl Mahsup Edilir? (2 Gün 1 Gün Kuralı)

AYM Genel Kurulu, ev hapsinde geçen 2 günün cezadan 1 gün olarak düşülmesini hak ihlali saymadı. Terör suçlarında 3/4 koşullu salıverilme oranı teyit edildi.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi19.03.2024

AYM'den Emsal Karar: Kendini Suçlama Tehlikesi Olan Tanık Zorla Dinlenemez

AYM, kendisini suçlama tehlikesi bulunan tanığın ifadeye zorlanamayacağına ve bu sebeple disiplin hapsi verilemeyeceğine hükmetti.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi09.01.2025

Hatalı Tıbbi Müdahale Tazminatı ve Hakkaniyet İndirimi - AYM Emsal Kararı

Başvuru, kamusal bir hastanedeki tıbbi hata sonucu felç kalan kişinin açtığı tam yargı davasında, sonradan artırılan (ıslah edilen) maddi tazminat tutarı için faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi iddiasına ilişkindir. Derece mahkemeleri, dava dilekçesindeki miktar için olay tarihini esas alırken, sonradan artırılan kısım için faizi yıllar sonraki "artırım dilekçesi tarihinden" başlatmıştır. Anayasa Mahkemesi, bu uygulamanın zararın tam ve gerçek karşılığının ödenmesini engellediğini, dolayısıyla başvuru yolunu etkisizleştirdiğini tespit etmiştir. Mahkeme, maddi ve manevi varlığın korunması hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ve faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesi amacıyla yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir.

Kararı İncele