Hukuk düzeni, aile birliğinin dağılmasıyla ortaya çıkan ekonomik enkazın faturasını, ekonomik olarak zayıf düşen eşe veya müşterek çocuklara kesmez. Mahkemelerce hükmedilen nafaka; lüks değil, yaşamın idamesi, çocukların eğitim hakkı ve asgari bir insan onuruyla hayatta kalabilmenin teminatıdır. Ancak mahkeme salonlarında elde edilen haklılık, ne yazık ki gerçek hayatta çoğu zaman karşılık bulmaz.
1. İlamlı mı, İlamsız mı? İcra Takibi Ayrımı
Nafaka alacağının tahsili için atılacak ilk adım icra müdürlükleridir. Ancak hangi icra takibinin başlatılacağı, elinizdeki mahkeme kararının türüne göre hayati bir değişiklik gösterir.
İlamsız İcra (Tedbir Nafakası)
Boşanma davası devam ederken verilen ara karar ile hükmedilen tedbir nafakası, ilamsız icra takibi (Örnek No: 7) yoluyla tahsil edilir.
İlamlı İcra (Kesinleşmiş Nafaka)
Kesinleşmiş iştirak veya yoksulluk nafakası, ilamlı icra takibi (Örnek No: 4-5) ile tahsil edilir. Borçlu "borcum yok" diyemez.
Ara karar ile ilamlı icra başlatırsanız, borçlu "takibin iptali" davası açarak takibi iptal ettirir ve üzerine bir de karşı taraf vekalet ücreti ödemek zorunda kalırsınız.
2. Maaş Haczinde Özel Koruma Kalkanı
Nafaka borçlusunun bir işyerinde sigortalı (SGK) çalıştığı tespit edildiğinde, akla gelen ilk tahsilat yöntemi maaş haczidir. İcra ve İflas Kanunu (İİK), sıradan banka borçları ile ailenin yaşam kaynağı olan nafakayı aynı kefeye koymaz.
Sıradan bir borçta (örneğin kredi kartı borcu), borçlunun maaşının en fazla dörtte birine (1/4) haciz konulabilir. Ancak nafaka söz konusu olduğunda kanun muazzam bir ayrıcalık tanır.
İşleyen (Cari) Nafaka
İçinde bulunulan ayın nafakasıdır. İşleyen aylık nafaka için 1/4 kuralı uygulanmaz. Mahkeme aylık 10.000 TL nafakaya hükmetmişse ve borçlunun maaşı 20.000 TL ise, maaşının tam yarısı (10.000 TL) doğrudan kesilir. Borçlunun maaşında önceden konulmuş banka haczi veya icra dosyası olsa dahi, Aylık Nafaka her zaman 1. sıradadır (Rüçhan Hakkı).
Birikmiş (Geçmiş) Nafaka
Siz icra takibini başlatana kadar geçen ödenmemiş toplam nafaka borcudur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre, "birikmiş" nafaka artık adi bir alacağa (sıradan borca) dönüşmüştür. Bu sebeple birikmiş nafaka için borçlunun maaşının sadece 1/4'üne haciz konulabilir ve sıraya girmek zorundadır.
İşverene gönderilecek maaş haczi müzekkeresinde "İşleyen aylık nafakanın TAMAMININ, birikmiş borç için ise maaşın 1/4'ünün kesilmesi" açıkça talep edilmelidir.
3. Tazyik Hapsi (İİK Madde 344)
Maaş haczi işe yaramadı, borçlunun üzerine kayıtlı malvarlığı yok, banka hesapları boş. Borçlu size gülerek "Benden hiçbir şey alamazsın" diyor. İşte bu noktada hukukun sabrı tükenir ve İİK Madde 344 devreye girer: Nafaka Hükmüne Uymamak.
"Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir."
Tazyik hapsi, sıradan bir cezaevi yatışı değildir. Denetimli serbestliği, paraya çevrilmesi veya ertelenmesi YOKTUR. Borçlu polis tarafından aranır, yakalandığında doğrudan kapalı cezaevine teslim edilir. Hapisten çıkmasının tek yolu, içerde yattığı süreyi doldurması veya borcunu son kuruşuna kadar ödemesidir.
Tazyik Hapsi Kararı Alabilmenin 4 Altın Şartı
1Aylık (Cari) Nafaka Olmalı
Tazyik hapsi sadece ödenmeyen aylık nafakalar için istenir. Birikmiş nafaka borcu için hapis cezası verilemez.
2İcra Emrinde "Tazyik Hapsi İhtarı"
Borçluya gönderilen icra emrinde mutlaka "Nafaka borcunu ödemezseniz İİK 344 gereği tazyik hapsi ile cezalandırılacaksınız" şeklindeki yasal ihtarın açıkça yazması şarttır.
3Ödeme Emrinin Kesinleşmesi
Borçluya gönderilen tebligat usulüne uygun olmalı, yasal itiraz süresi geçmiş olmalı ve dosya kesinleşmelidir.
43 Aylık Hak Düşürücü Süre
Şikayet hakkı, nafakanın ödenmediği aydan itibaren 3 ay içinde kullanılmalıdır. Süre kaçarsa o aya ait hapis isteme hakkı sonsuza dek yanar.
4. "İşsizim, Ödeyemiyorum" Savunması Geçerli mi?
Borçluların İcra Ceza Mahkemesinde en çok sığındığı liman şudur: "Hakim bey, işsizim, gelirim yok, cebimde ekmek param bile yok."
Nafaka borcu bir borç olmaktan öte, "bakım yükümlülüğüdür". Borçlunun sırf işsiz olması, hapis cezasından kurtulmasına yetmez. Kendi isteğiyle işten ayrılmak, kayıt dışı çalışıp mal kaçırmak veya "borcum var ödeyemiyorum" demek geçerli bir mazeret sayılmaz.
Borçlunun ceza almaktan kurtulması için "nafaka ödememesinin kendi elinde olmayan çok haklı bir sebebe" dayandığını belgeleriyle (örneğin; ağır bir hastalık nedeniyle aylarca hastanede yattığını, felç geçirdiğini vs.) ispat etmesi gerekir.
Neden Bir Avukatın Gücüne ve Aklına İhtiyacınız Var?
İcra daireleri ve mahkemeler birer banka şubesi değildir; gidip "alacağımı tahsil edin" dediğinizde kimse sizin için çalışmaz. Sistem, "Taleple Bağlılık" ilkesiyle çalışır. Yani siz nereye haciz konulmasını, hangi bankalara yazı yazılmasını veya hangi yasal ihtarın yapılmasını teknik olarak talep etmezseniz, devletin çarkları dönmez.
"Adalet bekletilmez, alınır."
— Av. Mesut İLME