İLME HUKUK BÜROSUHukuka Güven, Geleceğe Adım
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Ceza Hukuku#uzlaştırma#CMK 253#ceza muhakemesi

Ceza Davasında Uzlaşma (CMK m.253): Uzlaşmaya Tabi Suçlar ve 2026 Kapsamı

Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda dava hiç açılmaz veya açılmış dava düşer. CMK m.253-255 çerçevesinde güncel suç kataloğu, yedi günlük cevap süresi, hakaretin önödemeye geçişi ve HAGB ile farkları.

27 Ağustos 2026
18 dk okuma
ceza davasında uzlaşma
Tarihî bir binada taş sarmal merdiven; kıvrımın ardında kemerli pencereler

Ceza soruşturmasında sonucu en çok değiştiren aşama çoğu zaman duruşma salonu değil, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği andır. Uzlaştırma kapsamındaki bir suçta taraflar anlaşırsa dava hiç açılmaz; anlaşma kovuşturma evresinde sağlanırsa açılmış dava düşer. Buna karşılık uzlaşma teklifine süresinde cevap vermemek, teklifin reddedilmiş sayılması sonucunu doğurur ve aynı dosyada kural olarak ikinci bir uzlaştırma girişimi yapılmaz.

Bu rehber, uzlaştırmanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253, 254 ve 255 ile Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'ndeki çerçevesini adım adım anlatır. Kurumun kapsamı son iki yılda iki kez değişti: 7/11/2024 tarihli 7531 sayılı Kanun ve 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun ile hem uzlaşmaya tabi suç kataloğu hem de usul kuralları yeniden düzenlendi. İnternetteki pek çok kaynak hâlâ bu değişiklikler öncesindeki hâli anlatmaktadır; aşağıdaki bölümlerde güncel metin ile eskimiş anlatım ayrıca karşılaştırılmıştır.

Uzlaştırma Nedir ve Neden Soruşturmanın En Kritik Aşamasıdır?

Uzlaştırma, kanunda sayılan suçlarda şüpheli veya sanık ile mağdur ya da suçtan zarar görenin, tarafsız bir uzlaştırmacı eşliğinde anlaştırılması suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi sürecidir. Kurum, CMK m.253'te soruşturma evresi, m.254'te kovuşturma evresi ve m.255'te birden çok failin bulunması hâli bakımından düzenlenmiştir.

Uzlaştırmayı diğer lehe kurumlardan ayıran nokta, sonucu doğurduğu aşamadır. Uzlaşma sağlanır ve şüpheli edimini defaten yerine getirirse, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (CMK m.253/19). Yani iddianame düzenlenmez, dava açılmaz, duruşmaya çıkılmaz. Kovuşturma evresinde uzlaşma sağlanırsa mahkeme davanın düşmesine karar verir (CMK m.254/2). Her iki hâlde de ortada bir mahkûmiyet hükmü bulunmaz.

Uzlaştırma, suçun kabulü anlamına gelmez

Uygulamada en sık karşılaşılan yanılgı, uzlaşma teklifini kabul etmenin suçu ikrar etmek sayılacağı düşüncesidir. Kanun böyle bir sonuç öngörmez. Aksine CMK m.253/20 şu güvenceyi getirir: "Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz." Yönetmeliğin 32. maddesi bu korumayı genişletir; müzakerelere katılanlar bu bilgilere ilişkin olarak tanık olarak dinlenemez.

Bu korumanın sınırı da aynı maddede yazılıdır: daha önce mevcut olan bir belge veya olgunun müzakereler sırasında ileri sürülmüş olması, o belgenin soruşturmada delil olarak kullanılmasına engel değildir. Yani müzakerede söylenen sözler korunur; müzakereden bağımsız olarak zaten var olan deliller korunmaz.

Uzlaştırma, delil yetersizliğinin çaresi değildir

İkinci yaygın yanılgı, savcılığın zayıf dosyalarda uzlaştırmaya yöneldiği düşüncesidir. Yönetmeliğin 10. maddesi bunun tersini söyler: soruşturma sonucunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememişse savcı dosyayı büroya göndermeksizin sonuçlandırır. Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, iddianame düzenlenmesi için yeterli şüphenin bulunduğu anlamına gelir. Nitekim Yönetmelik m.11, suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan deliller toplanmadan gönderilen dosyanın iade kararı ile soruşturma bürosuna geri gönderileceğini düzenler.

Bu ayrım pratikte önemlidir: hakkında uzlaşma teklifi yapılan kişi, dosyasının zaten dava açılabilecek olgunlukta olduğunu bilerek karar vermelidir.

2024 ve 2025 Değişiklikleri: Kapsam ve Süreler Yeniden Yazıldı

Uzlaştırma kurumu son iki yılda iki ayrı kanunla değiştirildi. Aşağıdaki tablo, güncel metin ile hâlâ birçok kaynakta rastlanan eski anlatımı karşılaştırmaktadır.

KonuEskimiş anlatımGüncel düzenleme
Hakaret (TCK m.125)Uzlaştırmaya tabi klasik örneklerden biriUzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m.253/3)
Uzlaşma teklifine cevap süresiÜç günYedi gün (CMK m.253/4, 7531 s.K. m.16)
Uzlaştırmacı olabileceklerAvukatlar veya hukuk öğrenimi görmüş kişilerHukuk fakültesi mezunları (7531 s.K. m.16)
Güveni kötüye kullanma (TCK m.155)Maddenin tamamı kapsamdaÜçüncü fıkra hariç (7571 s.K.)
Israrlı takip (TCK m.123/A)Madde 2022'de eklenmiştiUzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m.253/3)

Hakaret suçu uzlaştırmadan çıkarıldı, önödemeye geçti

Bu, kapsamı en çok etkileyen değişikliktir. 7531 sayılı Kanun m.16, CMK m.253/3'e hakaret suçunu ekleyerek TCK m.125/2 bakımından uzlaştırma yolunu kapatmış; aynı Kanun m.15 ile hakaretin bazı hâlleri TCK m.75'teki önödeme kapsamına alınmıştı. 7571 sayılı Kanun ise kapsamı genişleterek CMK m.253/3'teki ibareyi maddenin tamamını kapsayacak biçimde değiştirdi. Bugünkü metin şöyledir:

"Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez."

Buna paralel olarak TCK m.75/6-(a) bendinin ikinci alt bendi, 7571 sayılı Kanun m.16 ile "Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125)" şeklinde düzenlendi. Sonuç şudur: hakaret fiilleri kural olarak artık uzlaştırmanın değil önödemenin konusudur. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (TCK m.125/3-a) ise hem uzlaştırma hem önödeme kapsamı dışında kalır; o dosya olağan soruşturma ve kovuşturma yolunu izler.

Anayasa Mahkemesi'nin geçiş hükmü kararı

Kapsam değişikliği, derdest dosyalarda hangi rejimin uygulanacağı sorununu doğurdu ve konu Anayasa Mahkemesi'ne taşındı. Mahkeme, E.2024/197, K.2025/86 sayılı ve 27/3/2025 tarihli kararıyla (Resmî Gazete: 29/5/2025 – 32914) iki ayrı sonuca vardı.

Birincisi, 7531 sayılı Kanun m.18 ile CMK'ya eklenen geçici 7. maddenin ikinci fıkrasını iptal etti. Kararın gerekçesinde, hakaret suçlarını uzlaştırma kapsamından çıkarıp "maddi ceza hukukuyla da ilgisi olan ve lehe hükümler içeren" önödeme kapsamına alan düzenlemenin, hükmün yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma veya kovuşturma evresinde bulunan dosyalar bakımından uygulanamaz kılınmasının suçta ve cezada kanunilik ilkesiyle bağdaşmadığı belirtildi.

İkincisi, TCK m.75/6-(a)-2'de yer alan ve hakaretin hangi fıkralarının önödemeye tabi olduğunu belirleyen ibareyi de iptal etti; ancak doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici görüldüğünden iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetti. Kanun koyucu bu süre dolmadan, 7571 sayılı Kanun ile hem CMK m.253/3'ü hem TCK m.75'i yeniden yazdı.

Bu kronoloji, benzer bir düzenlemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunda da yaşandığını hatırlatır; iptal kararı ile yeniden düzenleme arasındaki geçiş dönemleri, derdest dosyalarda hangi metnin uygulanacağı sorusunu doğurur. Aynı dönemde yürürlüğe giren 12. Yargı Paketi ise uzlaştırmaya dokunmamış, TCK m.158, CMK m.231 ve CMK m.80 üzerinde değişiklik yapmıştır.

Uzlaşmaya Tabi Suçlar: Güncel Katalog

CMK m.253/1, uzlaştırma girişiminde bulunulacak hâlleri üç grupta sayar.

Birinci grup: şikâyete bağlı suçlar

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar kural olarak uzlaştırma kapsamındadır (m.253/1-a). Bu grup, kanunun ayrıca saymasına gerek olmaksızın kapsama girer; ancak m.253/3'teki yasaklar burada da geçerlidir. Nitekim hakaret şikâyete bağlı bir suç olmasına rağmen, açık yasak nedeniyle uzlaştırmaya tabi değildir.

İkinci grup: şikâyete bağlı olsun olmasın sayılan suçlar

CMK m.253/1-(b), şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın kapsama giren Türk Ceza Kanunu suçlarını sayar:

SuçTCK maddesiKapsam notu
Kasten yaralamam.86; m.88Üçüncü fıkra hariç
Taksirle yaralamam.89
Tehditm.106/1Yalnız birinci fıkra
Konut dokunulmazlığının ihlalim.116
İş ve çalışma hürriyetinin ihlalim.117/1; m.119/1-(c)
Hırsızlıkm.141Nitelikli hâller (m.142) kapsam dışı
Güveni kötüye kullanmam.155Üçüncü fıkra hariç
Dolandırıcılıkm.157Nitelikli hâller (m.158) kapsam dışı
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesim.165
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulmasım.234
Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının açıklanmasım.239Dördüncü fıkra hariç

Tablodaki parantezler kataloğun en çok gözden kaçan yerleridir. Kasten yaralamada TCK m.86/3 ağırlaştırıcı hâlleri (silahla, eşe veya alt ya da üstsoya karşı, çocuğa karşı işlenme gibi) kapsam dışındadır; bu ayrımın somut sonuçları kasten yaralama cezası ve infazı bakımından ayrıca ele alınmaktadır. Aynı mantık dolandırıcılıkta da geçerlidir: basit dolandırıcılık (m.157) uzlaştırmaya tabidir, nitelikli dolandırıcılık (m.158) değildir.

Güveni kötüye kullanmadaki "üçüncü fıkra hariç" ibaresi ise yenidir. 7571 sayılı Kanun m.18, TCK m.155'e üçüncü fıkra ekleyerek suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde cezanın bir kat artırılmasını öngördü; CMK m.253 de buna paralel biçimde bu fıkrayı kapsam dışına çıkardı. Pratik sonucu şudur: kiralanan aracın iade edilmemesi tipindeki dosyalar artık uzlaştırma yoluyla kapanmaz.

Üçüncü grup: suça sürüklenen çocuklar

CMK m.253/1-(c) uyarınca, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek ya da özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Bu, çocuklar için kataloğu genişleten bağımsız bir hükümdür; yetişkin için kapsam dışı olan bir suç, cezasının üst sınırı üç yılı geçmiyorsa çocuk bakımından kapsama girebilir.

Çocuk dosyalarında süreç, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile birlikte yürür. Yönetmelik m.20/1, uzlaşma üzerine kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirken gerekli görülürse koruyucu ve destekleyici tedbirlerin çocuk hâkiminden istenebileceğini düzenler.

Diğer kanunlardaki suçlar

CMK m.253/2 açık bir sınır çizer: soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere, diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için kanunda açık hüküm bulunması gerekir. Yani özel kanunlardaki bir suç, cezası düşük olsa dahi, açık hüküm yoksa uzlaştırmaya tabi değildir.

Uzlaştırma Yoluna Gidilemeyen Hâller

CMK m.253/3, kapsam kurallarından bağımsız olarak uygulanan mutlak yasakları düzenler. Bir suç birinci fıkradaki kataloğa girse bile bu yasaklardan birine takılıyorsa uzlaştırma yapılmaz.

  • Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar — soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa dahi uzlaştırma yoluna gidilemez.
  • Israrlı takip (TCK m.123/A) — şikâyete bağlı olmasına rağmen kapsam dışıdır.
  • Hakaret (TCK m.125) — 7571 sayılı Kanun sonrası maddenin tamamı kapsam dışıdır.
  • Kapsam dışı bir suçla birlikte işlenme — uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.

Son kuralın bir istisnası vardır ve gözden kaçmaya çok müsaittir: önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır. Hakaretin önödemeye geçmesiyle bu istisna pratikte çok daha sık gündeme gelmeye başlamıştır: hakaret ve basit yaralamanın birlikte işlendiği bir dosyada, hakaret önödeme kapsamında olduğu için yaralama bakımından uzlaştırma yolu kapanmaz.

Yönetmelik m.10/3 ise bir zamanlama kuralı getirir: uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlendiği ve kapsam dışı suç hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği hâllerde dosya, bu karara karşı itiraz süresinin geçmesi veya itirazın reddedilmesi üzerine büroya gönderilir.

Süreç Adım Adım: Büroya Gönderme, Teklif, Müzakere, Rapor

1. Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi

Soruşturmayı yürüten savcı, suçun uzlaştırmaya tabi olduğunu ve iddianame düzenlenmesi için yeterli şüphenin bulunduğunu tespit ederse dosyayı gönderme kararıyla büroya iletir (CMK m.253/4; Yönetmelik m.10/2). CMK m.253/24 uyarınca her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde bir uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar savcı ile personel görevlendirilir.

2. Uzlaştırmacının görevlendirilmesi

Uzlaştırmacı, Alternatif Çözümler Daire Başkanlığı tarafından belirlenen listeye göre ilgili savcının onayıyla görevlendirilir (Yönetmelik m.12/1). Listeler, 7531 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra hukuk fakültesi mezunlarından oluşur. Hâkimin davaya bakamayacağı hâller ile reddi sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesinde de gözetilir (CMK m.253/10).

3. Uzlaşma teklifi ve yedi günlük süre

Teklifi savcı veya kolluk değil, görevlendirilen uzlaştırmacı yapar. Teklif, Yönetmelik ekindeki Uzlaşma Teklif Formu'nda yer alan bilgilerin açıklanması ve formun ilgiliye imzalatılarak verilmesi suretiyle gerçekleştirilir (Yönetmelik m.29/5). Teklif; açıklamalı tebligat, istinabe veya SEGBİS yoluyla da yapılabilir.

Bu noktada iki ayrıntı sonucu belirler:

  • Telefon araması teklif değildir. Yönetmelik m.29/7, telefon, telgraf, faks veya elektronik posta gibi araçlarla yapılan çağrının uzlaşma teklifi anlamına gelmediğini açıkça söyler. Süre, usulüne uygun teklifle işlemeye başlar.
  • Teklif, suç tarihinden itibaren bir ay geçmeden yapılamaz. Yönetmelik m.12/5'teki bu kural, mağdurun olayın hemen ertesinde karar vermeye zorlanmasını önler.

Kendisine teklifte bulunulan kişi, teklif tarihinden itibaren yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır (CMK m.253/4). Bu süre 7/11/2024 tarihli 7531 sayılı Kanun m.16 ile üç günden yedi güne çıkarılmıştır; buna rağmen çevrimiçi kaynakların önemli bir bölümü hâlâ üç günlük süreyi yazmaktadır. Süre kanunla belirlendiği için tereddüt hâlinde esas alınacak metin CMK m.253/4'tür.

Birden fazla kişinin mağduriyetine sebebiyet veren bir suçta uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için mağdurların hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir (CMK m.253/7). Reşit olmayan veya kısıtlı kişilerde teklif kanuni temsilciye yapılır.

4. Müzakereler

Müzakerelere şüpheli, sanık, katılan, mağdur, suçtan zarar gören, kanuni temsilci, müdafi ve vekil katılabilir (CMK m.253/13; Yönetmelik m.31/1). Müzakereler taraflarla birlikte veya ayrı ayrı yürütülebilir, birden fazla oturum yapılabilir ve görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle de gerçekleştirilebilir.

Buradaki kritik kural katılım yükümlülüğüdür: haklı bir mazeret olmaksızın müzakerelere katılmaktan kaçınan taraf, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır. Uzlaşma teklifini kabul edip ardından müzakerelere gitmemek, teklifi baştan reddetmekle aynı sonucu doğurur.

5. Süre sınırı

Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde işlemleri sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir (CMK m.253/12). Azami süre bu şekilde yetmiş günü bulabilir.

6. Rapor ve savcının denetimi

Uzlaşma gerçekleşirse, tarafların imzalarını da içeren raporda ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır (CMK m.253/15). Savcı raporu doğrudan onaylamak zorunda değildir: uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu mühür ve imza altına alarak dosyada muhafaza eder (m.253/17). Özgür iradeye dayanmama ya da edimin hukuka ve ahlaka uygun olmaması hâlinde savcı gerekçesini rapora yazar ve edimin değiştirilmesini isteyebilir (Yönetmelik m.18).

Uzlaşma Sağlanırsa: Edim, Kovuşturmaya Yer Olmadığı ve Düşme

Edimin konusu neler olabilir?

Yönetmelik m.33, tarafların kararlaştırabileceği edimleri sayar. Liste sınırlayıcı değildir; taraflar hukuka ve ahlaka uygun başka bir edim de belirleyebilir:

  • Fiilden kaynaklanan maddi veya manevi zararın tamamen ya da kısmen tazmin edilmesi veya eski hâle getirilmesi,
  • Mağdurun haklarına halef olan üçüncü kişilerin zararlarının tazmin edilmesi veya eski hâle getirilmesi,
  • Bir kamu kurumuna, kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluşa ya da yardıma muhtaç kişilere bağış yapılması,
  • Mağdurun, gösterecekleri üçüncü şahsın veya bir kamu kurumunun belirli hizmetlerinin geçici süreyle yerine getirilmesi,
  • Topluma faydalı birey olmayı sağlayacak bir programa katılımın sağlanması,
  • Mağdurdan veya suçtan zarar görenden özür dilenmesi.

Aynı maddenin ikinci fıkrası çoğu kaynakta atlanır: taraflar edimsiz olarak da uzlaşabilirler. Uzlaşmanın mutlaka para ödemeyi gerektirdiği yönündeki yaygın kanı doğru değildir.

Edimin defaten yerine getirilmesi

Şüpheli edimini defaten yerine getirirse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (CMK m.253/19). Dosya bu kararla kapanır.

Edimin ileri tarihe bırakılması veya taksitlendirilmesi

Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi hâlinde, CMK m.171'deki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez ve edimin yerine getirilip getirilmediğinin takibi büro tarafından yapılır (Yönetmelik m.20/2). Gerekler yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; getirilmezse CMK m.171/4'teki şart aranmaksızın kamu davası açılır.

Uzlaşmanın hukuk davasına etkisi

CMK m.253/19'un çoğu zaman fark edilmeyen iki sonucu vardır. Birincisi: uzlaşmanın sağlanması hâlinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç olmak üzere, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Mağdur açısından bu, uzlaşma bedelini belirlerken zararın tamamını değerlendirmeyi zorunlu kılar.

İkincisi: şüpheli edimini yerine getirmezse uzlaşma raporu veya belgesi, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu m.38'de yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır. Yani mağdur, ayrıca dava açmadan doğrudan icra takibine geçebilir.

Kovuşturma evresinde uzlaşma

Kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılırsa dosya, işlemlerin CMK m.253'teki esas ve usule göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir (CMK m.254/1). Yönetmelik m.22 bu hâlleri dörde ayırır: suçun hukuki niteliğinin değişmesi, soruşturma evresinde teklifte bulunulması gerektiğinin ilk olarak kovuşturmada anlaşılması, iddianame yerine geçen belgeyle doğrudan mahkeme önüne gelinmesi ve kovuşturma evresinde kanun değişikliği nedeniyle suçun uzlaşma kapsamına girmesi.

Son ihtimal, kapsamın 2024 ve 2025'te iki kez değişmiş olması nedeniyle bugün teorik bir olasılık değildir. Uzlaşma sağlanır ve sanık edimini defaten yerine getirirse mahkeme davanın düşmesine karar verir; edim ileri tarihe bırakılmış veya taksitlendirilmişse durma kararı verilir, durma süresince zamanaşımı işlemez ve gerekler yerine getirilmezse yargılamaya kaldığı yerden devam olunur (CMK m.254/2).

Uzlaşma Sağlanmazsa Ne Olur?

Uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kalması hâlinde iddianame, uzlaştırmadan sorumlu savcı tarafından düzenlenir (Yönetmelik m.21). Dosya olağan seyrine döner.

İkinci bir uzlaştırma girişimi yapılmaz — ama bir kapı açık kalır

CMK m.253/18 kısa ve nettir: "Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez." Buna karşılık m.253/16 önemli bir imkân tanır: uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören, uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar savcıya başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler. Yönetmelik m.19 bu belgenin nasıl düzenleneceğini ayrıca gösterir.

Pratik sonuç şudur: teklif süresini kaçırmak ya da teklifi reddetmek, uzlaşma ihtimalini kesin olarak bitirmez; ancak kapı iddianamenin düzenlendiği tarihte kapanır ve bu tarih taraflara bildirilmez. Süreyi kaçırmamak, sonradan telafi etmeye çalışmaktan güvenlidir.

Zamanaşımı süresi durur

Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç uzlaştırmacının raporunu büroya verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez (CMK m.253/21). Uzlaştırmaya girmek, şikâyet süresinin dolması riskini doğurmaz.

Uzlaştırma masrafları

Uzlaştırmacıya Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. CMK m.253/22 uyarınca uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır; ancak uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından karşılanır. Uzlaşma gerçekleşmezse Yönetmelik m.38/3 gereği bu giderler hakkında Kanun'un yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır; yani gider, yargılamanın sonucuna göre paylaştırılır. Uzlaşmanın taraflara doğrudan bir uzlaştırmacı ücreti yüklemediği, sık sorulan ama nadiren doğru cevaplanan bir noktadır.

Uzlaşma mı, HAGB mi? Karıştırılan İki Kurum

Uzlaştırma ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ikisi de "sabıka kaydına işlemiyor" diye anlatıldığı için sürekli karıştırılır. Oysa aşamaları, şartları ve sonuçları farklıdır.

ÖlçütUzlaştırma (CMK m.253-254)HAGB (CMK m.231)
AşamaSoruşturma veya kovuşturmaYargılama sonunda, hüküm aşamasında
Ortada mahkûmiyet var mı?Hayır — dava açılmaz veya düşerKurulan hüküm açıklanmaz, denetim süresi işler
Kapsam ölçütüSuç kataloğu (m.253/1)Ceza miktarı sınırı
Mağdurun rızasıZorunluAranmaz
Denetim süresiYokVar
SonuçKovuşturmaya yer olmadığı veya düşmeŞartlar sağlanırsa davanın düşmesi

En temel fark şudur: uzlaştırmada dosya hüküm aşamasına hiç gelmez. HAGB'de ise yargılama tamamlanır, mahkeme hükmünü kurar ve yalnızca açıklamasını geri bırakır; kişi denetim süresi boyunca yükümlülük altındadır. Kurumun 2026'daki güncel çerçevesi ve son değişiklikleri HAGB rehberinde, iki yıl ve altı cezalarda infaz sonuçları ise ayrı bir sayfada ele alınmaktadır.

Adli sicil bakımından durum

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.4 uyarınca adli sicile, Türk mahkemeleri tarafından verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir. Uzlaşma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı ya da düşme kararı bir mahkûmiyet hükmü olmadığından bu kapsamda değildir.

Edimin taksitlendirilmesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmişse, bu kararlar CMK m.171/5 uyarınca bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak istenmesi hâlinde, maddede belirtilen amaçla kullanılabilir.

Birden Çok Fail Varsa: Yalnız Uzlaşan Yararlanır

CMK m.255 tek cümledir ve sonuçları büyüktür: "Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır."

Yani uzlaşma kişiseldir. Üç şüpheliden biri mağdurla uzlaşırsa yalnız onun hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; diğerleri bakımından soruşturma sürer. Bu kural, Yönetmelik m.30'daki teklif rejimiyle birlikte okunmalıdır: teklifte bulunulanlardan biri süresinde cevap vermezse, m.255 hükmü saklı kalmak üzere diğerlerine ayrıca teklifte bulunulmaz.

Uygulamada Sık Yapılan Yedi Hata

  1. Süreyi telefon aramasından başlatmak. Yönetmelik m.29/7 uyarınca telefon, faks veya elektronik posta ile yapılan çağrı uzlaşma teklifi değildir. Süre, imzalatılan teklif formuyla işlemeye başlar.
  2. Üç günlük süreye göre plan yapmak. Süre 7/11/2024'ten bu yana yedi gündür (CMK m.253/4). Eski süreye göre hareket etmek, aslında hakkı bulunan bir tarafın teklifi reddetmiş sayılmasına yol açabilir.
  3. Hakaret dosyasında uzlaşma beklemek. Hakaret artık uzlaştırmaya değil önödemeye tabidir; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ise ikisinin de dışındadır. Yanlış kurumu beklemek, önödeme tebliğine on gün içinde cevap verme süresinin kaçırılmasına yol açabilir.
  4. Teklifi kabul edip müzakereye gitmemek. Haklı mazeret olmaksızın müzakerelere katılmaktan kaçınan taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır (Yönetmelik m.31/1).
  5. Nitelikli hâlleri gözden kaçırmak. Kasten yaralamada m.86/3, dolandırıcılıkta m.158, hırsızlıkta m.142 kapsam dışıdır. Dosyadaki sevk maddesinin hangi fıkra olduğu, uzlaştırma imkânını doğrudan belirler.
  6. Uzlaşmayı yalnızca para ödemek sanmak. Yönetmelik m.33/2 uyarınca edimsiz uzlaşma da mümkündür; özür dilenmesi de kanunda sayılan edimler arasındadır.
  7. Tazminat hakkının sürdüğünü varsaymak. Uzlaşma sağlandığında, uzlaşma anında tespit edilemeyen zararlar dışında suç nedeniyle tazminat davası açılamaz ve açılmış davadan feragat edilmiş sayılır (CMK m.253/19).

Sıkça Sorulan Sorular

Uzlaşma teklifini kabul edersem suçu kabul etmiş olur muyum?

Hayır. Kanunda böyle bir sonuç öngörülmemiştir. Ayrıca CMK m.253/20 uyarınca uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar herhangi bir soruşturma, kovuşturma ya da davada delil olarak kullanılamaz; Yönetmelik m.32/3 uyarınca müzakerelere katılanlar bu bilgilere ilişkin olarak tanık olarak da dinlenemez.

Uzlaşma teklifine cevap süresi kaç gündür?

Yedi gündür. CMK m.253/4 uyarınca kendisine teklifte bulunulan kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır. Süre, 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun m.16 ile üç günden yedi güne çıkarılmıştır.

Hakaret suçunda uzlaşma yapılabilir mi?

Hayır. CMK m.253/3, hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça düzenler. Hakaret fiilleri kural olarak TCK m.75'teki önödeme kapsamındadır; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (TCK m.125/3-a) ise önödemenin de dışında bırakılmıştır.

Uzlaşma sağlanırsa sabıka kaydına işler mi?

5352 sayılı Kanun m.4 uyarınca adli sicile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir. Uzlaşma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya düşme kararı mahkûmiyet hükmü değildir. Edim taksitlendirildiği için kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmişse, bu karar CMK m.171/5 gereği ayrı bir sisteme kaydedilir.

Uzlaştırmacıya ücret ödemek zorunda mıyım?

Uzlaştırmacı ücreti Adalet Bakanlığı tarifesine göre belirlenir ve yargılama giderlerinden sayılır. CMK m.253/22 uyarınca uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından karşılanır. Uzlaşma gerçekleşmezse giderler hakkında Kanun'un yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır.

Uzlaştırma ne kadar sürer?

Uzlaştırmacı, belgelerin örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde işlemleri sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir (CMK m.253/12).

Uzlaşma teklifini reddettim, sonradan uzlaşabilir miyim?

CMK m.253/18 uyarınca uzlaştırmanın sonuçsuz kalması hâlinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. Ancak m.253/16, teklifin reddedilmesine rağmen tarafların uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar savcıya başvurup uzlaştıklarını beyan edebilmelerine imkân tanır.

Dava açıldıktan sonra uzlaşma mümkün mü?

Evet. CMK m.254/1 uyarınca kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılırsa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaşma sağlanır ve sanık edimini defaten yerine getirirse mahkeme davanın düşmesine karar verir.

Suça sürüklenen çocuklarda kapsam farklı mı?

Evet. CMK m.253/1-(c) uyarınca, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek ya da özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamındadır.

Birden fazla şüpheli varsa ne olur?

CMK m.255 uyarınca, aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır. Uzlaşmayan şüpheliler bakımından soruşturma veya kovuşturma devam eder.

Sonuç

Uzlaştırma, kapsamına giren dosyalarda sonucu en hızlı ve en kesin biçimde değiştiren kurumdur: dava hiç açılmaz ya da açılmış dava düşer, ortada mahkûmiyet hükmü bulunmaz. Bunun karşılığında kanun sıkı bir usul öngörür — yedi günlük cevap süresi, otuz günlük işlem süresi, müzakerelere katılma yükümlülüğü ve iddianame tarihiyle kapanan son kapı.

Kapsam ise artık sabit değildir. 7531 ve 7571 sayılı kanunlarla hakaret uzlaştırmadan çıkarılıp önödemeye taşındı, güveni kötüye kullanmanın yeni üçüncü fıkrası kapsam dışına alındı, uzlaştırmacı listelerinin niteliği ve cevap süresi değişti. Bu nedenle bir dosyada uzlaştırma imkânı değerlendirilirken suçun adına değil, iddianamedeki sevk maddesinin fıkrasına ve fiil tarihinde yürürlükte olan metne bakmak gerekir.

Ceza yargılamasının aşamaları ve başvuru yolları hakkında genel çerçeve için ceza hukuku sayfası, karar sonrası kanun yolu için ceza istinaf başvurusu rehberi, Yalova ve çevresindeki dosyalarda süreç yönetimi için Yalova ceza davaları sayfası incelenebilir. Dosyanızdaki sevk maddesinin uzlaştırma kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi için iletişim sayfasından başvurabilirsiniz.

Yazar

Av. Mesut İLME

İlme Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatı. Aile, iş, ceza ve ticaret hukuku alanlarında 20+ yıl deneyim ile Yalova ve Türkiye genelinde online avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Profili Görüntüle
Bilgilendirme: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Somut bir uyuşmazlığınız için bir avukatla görüşmeniz önerilir.