
Askerliği reddetmeye çağıran bildiri neden halkı askerlikten soğutma değil aşağılama sayıldı?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, apartman girişlerine ve posta kutularına bıraktığı bildirilerde gençlerin askere gönderilmemesi gerektiğini de yazan sanık hakkında halkı askerlikten soğutma ve kanunlara uymamaya tahrik suçlarından verilen beraat kararlarını bozdu. Karar sanığın aleyhinedir. İlk derece mahkemesi suç işleme kastı bulunmadığı gerekçesiyle beraate hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi de Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire ise bildirideki ifadeleri bir bütün olarak değerlendirdi. Askerliğin, Meclisin, mahkemelerin ve belediye nikâhlarının reddedilmesine yönelik sözlerin devlet teşkilatına yönelik ağır eleştiri amacını aşan aşağılama niteliğinde olduğunu ve eylemin TCK m.301/1 kapsamında kaldığını kabul etti. Bu nitelendirme üzerine sanığa ek savunma hakkı tanınması ve TCK m.301/4 uyarınca Adalet Bakanının izninin alınması gerektiğini belirtti. Bozmanın ikinci nedeni sanığın lehine kurulmuştur: üst sınırı iki yıl hapis olan aşağılama suçu bakımından basit yargılama usulünün uygulanma imkânının yerel mahkemece değerlendirilmesi istendi. Ceza Muhakemesi Kanunu ise soruşturması izne bağlı suçları bu usulün dışında tuttuğundan, bu değerlendirmede söz konusu istisna belirleyici olabilir. Karar, halkı askerlikten soğutma iddiasıyla başlayan bir dosyanın metnin bütününe göre farklı bir suç tipine kayabileceğini ve bu değişikliğin izin, savunma ve usul bakımından doğurduğu sonuçları gösteriyor.









