Gece yarısı bir yol kontrolünde cihaz üç ayrı sürücü için aynı sonucu gösteriyor: 0,45 promil. Belgesini yıllar önce almış ve hususi otomobilini kullanan sürücü için bu rakam idari para cezası doğurmaz. Tescil belgesinde cinsi kamyonet yazan aracın sürücüsü 25.000 TL idari para cezasıyla karşılaşır ve belgesi altı ay geri alınır. İlk belgesini bir yıl önce alan sürücü ise hangi aracı kullanırsa kullansın belgesini kaybeder, çünkü adaylık döneminde 0,20 promilin üzeri belgenin iptali demektir.
Hangi promilde ne olur
Eşik üç bilgiye bağlıdır. Hususi otomobilde 0,50 promilin, kamyonet, motosiklet, minibüs ve ticari ya da resmî otomobil dâhil diğer bütün araçlarda 0,20 promilin üzeri yaptırım alanıdır. Belgesini ilk kez ya da iptalden sonra yeniden alalı iki yıl olmamış aday sürücüde araç cinsine bakılmaz: 0,20 promilin üzeri belgenin iptalidir.
İlk ihlalin karşılığı 25.000 TL idari para cezası ve sürücü belgesinin altı ay geri alınmasıdır; beş yıl içindeki tekrarlarda kademeler ağırlaşır. Ceza bir ay içinde ödenirse yüzde 25 indirim uygulanır ve ödeme itiraz hakkını ortadan kaldırmaz.
Ceza soruşturması 1,00 promilin üzerinde, bu sınırın altında emniyetli sürüş yapamayacak hâlin tutanakla tespitinde, kazaya sebebiyet hâlinde ve uyuşturucuda ayrıca başlar.
İtirazın iki ana yolu vardır: süreli geri alma ve idari para cezasına karşı tebliğ veya tefhimden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliği; aday sürücü belgesinin iptaline karşı, Uyuşmazlık Mahkemesinin 2026 kararlarına göre altmış gün içinde idare mahkemesi. Aday sürücüde aynı işlemdeki para cezası ve geri alma da iptalle birlikte idare mahkemesinde görülür. Taşımacılıkta üç ihlal (m.48/14) ve uyuşturucu (m.48/8) nedeniyle verilen iptallerde görevli yargı yolu henüz netleşmedi.
Sınır aracın cinsine ve kullanım amacına göre değişir
KTK m.48/5 genel sınırı 0,50 promil olarak koyar, ikinci cümlesinde ise istisnayı yazar: “Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır.” Kanun dilinde otomobil dar bir kavramdır; tanımı KTK m.3’tedir:
Otomobil: Yapısı itibarıyla, sürücüsü dahil en fazla dokuz oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu taşıttır.
Yük taşımak için imal edilen kamyonet ve panelvan; sürücüsü dâhil dokuzdan fazla oturma yeri olan otobüs ile oturma yeri on yediyi aşmayan türü minibüs; kamyon, çekici, traktör, motosiklet ve motorlu bisiklet bu tanımın dışında kalır (KTK m.3). “Hususi” kelimesini ise kanun tanımlamaz; Karayolları Trafik Yönetmeliği m.3 taşıtları kullanım amacına göre ayırır:
Ayrıca, bir kazanç kaydı olmaksızın kullanılanlara “hususi taşıt”, çeşitli şekillerde kazanç sağlamak amacıyla kullanılanlara “ticari taşıt”, Taşıt Kanunu kapsamına girenlere “resmi taşıt”, resmi olmakla birlikte ticarilik niteliği taşıyanlara da “resmi ticari taşıt” denir.
Kazanç amacıyla kullanılan otomobil, örneğin taksi, ticari taşıttır; Taşıt Kanunu kapsamındaki kamu aracı resmî taşıttır ve ikisinde de sınır 0,20 promilin üzeridir. Tescil belgesinde (ruhsat) aracın cinsi ve kullanım amacı yazar. Ruhsattaki kullanım amacı ile aracın o günkü kullanımı ayrıştığında hangisinin esas alınacağını kanun ayrıca düzenlemez; bu, dosyanın kendi olgularıyla tartışılacak bir noktadır.
Hususi otomobil, 0,50 promilin üzeri
İlk ihlalde 25.000 TL idari para cezası; sürücü belgesi altı ay geri alınır
KTK m.48/5
Hususi otomobil dışındaki bütün araçlar (kamyonet ve panelvan, minibüs, otobüs, kamyon, çekici, traktör, motosiklet, motorlu bisiklet, ticari ya da resmî otomobil), 0,20 promilin üzeri; kanunun deyişiyle alt sınır 0,21
Aynı yaptırım: ilk ihlalde 25.000 TL idari para cezası; sürücü belgesi altı ay geri alınır
KTK m.48/5; Yönetmelik m.97
Aday sürücü (ilk kez ya da iptalden sonra yeniden alınan belgenin ilk iki yılı), araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzeri
Aday sürücü belgesi iptal edilir; aracın eşiği de aşılmışsa idari para cezası ve geri alma ayrıca uygulanır
KTK Ek m.17
Her araç, 1,00 promilin üzeri
İdari yaptırıma ek olarak TCK m.179/3 uyarınca adli işlem
KTK m.48/6
1,00 promilin altında, emniyetli sürüş yapamayacak hâlde olduğu tutanakla tespit edilen sürücü
TCK m.179/3 uyarınca adli işlem; eşik aşılmışsa idari yaptırımla birlikte
Yönetmelik m.97/e
Kaza: hususi otomobilde 0,50, diğer araçlarda 0,20 promilin üzerinde sürücünün sebebiyet verdiği kaza
TCK'nın ilgili hükümleri ayrıca uygulanır
KTK m.48/7
Uyuşturucu veya uyarıcı madde
150.000 TL idari para cezası, belgenin iptali ve TCK hükümleri
KTK m.48/8
0,20 ile 0,21 aynı çizgidir
Kanun beşinci fıkrada “promil alt sınırı 0.21” der; yedinci fıkra ve Karayolları Trafik Yönetmeliği m.97 aynı sınırı “0.20 promilin üzerinde” ya da “üstünde” diye ifade eder. Ölçüm sonucu iki ondalık basamakla okunduğunda iki ifade aynı çizgiye denk gelir: 0,20 ölçülen sürücü yaptırım alanının dışında, 0,21 ölçülen içindedir. Hususi otomobilde de sınır 0,50 değerinin kendisi değil, üzeridir.
Aday sürücüde 0,20 promilin üzeri belgenin iptalidir
Adaylık, kanunun saydığı iki grup için belgenin alındığı günden başlar; kanun başka bir durumu saymaz:
İlk defa sürücü belgesi alanlar ile sürücü belgesi herhangi bir nedenle iptal edilip yeniden sürücü belgesi almaya hak kazananlar, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süre ile aday sürücü olarak kabul edilirler.
Bu dönemde belgeyi iptal ettiren hâllerden biri doğrudan alkolle ilgilidir: “Araç cinsine bakılmaksızın 0.20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi”. Aynı maddeye göre adaylık süresinde belgenin geçici olarak geri alınmasını gerektiren her ihlal de iptal sebebidir. İptal geri almadan ağırdır; yeni belgenin yolunu aynı madde çizer:
Aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için; sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı, bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması ve varsa iptal işlemi sonrası bekleme süresi veya geçici geri alma işlemleri sonrası geri alma süresi kadar zamanın geçmiş olması zorunludur.
Bekleme, geri alma süresi kadardır: hususi otomobilde 0,50 promilin, kamyonet ya da motosiklet gibi diğer araçlarda 0,20 promilin üzerinde yakalanan aday en az altı ay bekler. Ölçümü reddetmek de belgenin geri alınmasını gerektirdiği için aday belgesinin iptal sebebidir; 27 Şubat 2026 ve sonrasındaki retlerde bekleme beş yıldır (KTK m.48/9, Ek m.17/2-a). Bu süre içinde araç kullanmak ayrıca 200.000 TL idari para cezası demektir (KTK m.36/3). Aday sürücülüğe ilişkin bu kurallar 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7590 sayılı Kanunla kanun metnine taşındı; alkole ilişkin aynı kural 2015’ten beri Karayolları Trafik Yönetmeliği Ek m.3’te yer alıyordu. Aday iptaline ilişkin 2026 tarihli Uyuşmazlık Mahkemesi kararları da bu önceki döneme aittir.
İtirazın yolu da farklıdır. Uyuşmazlık Mahkemesi aday belgesinin iptalini şöyle nitelendirmektedir:
sürücü belgesinin belli bir süre için geri alınması değil iptal edildiği hususu dikkate alındığında bu kararın idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlem olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında bulunmadığı açıktır.
Bu yüzden iptalle aynı işlemde verilen idari para cezası da Kabahatler Kanunu m.27/8 uyarınca iptal davasıyla birlikte idare mahkemesinde görülür. Uyuşmazlık Mahkemesinin yayımlanmış 2026 kararlarından incelenenlerin hepsi bu yöndedir: E. 2026/68, K. 2026/51, 16 Şubat 2026 (oy birliğiyle); E. 2026/19, K. 2026/130, 9 Mart 2026 (oy birliğiyle); E. 2026/92, K. 2026/173, 13 Nisan 2026 (oy birliğiyle); E. 2026/93, K. 2026/174, 13 Nisan 2026 (oy birliğiyle); E. 2026/116, K. 2026/206, 13 Nisan 2026 (oy birliğiyle). Ankara’daki dosyada (E. 2026/68, K. 2026/51, 16 Şubat 2026) ölçüm sonucu 0,44 promildi ve sürücü hakkında idari para cezası ile geri alma tutanakları da düzenlenmişti; sulh ceza hâkimliği, hususi otomobil kullanan aday sürücüye 0,50 promilin altında m.48/5’ten yaptırım uygulanamayacağını, belgenin ise iptal edilebileceğini belirtmişti.
Ölçümün dayanağı cihaz çıktısı ve kalibrasyon kaydıdır
Kanun tespit aracını belirler, cihazın taşıması gereken şartları yönetmeliğe bırakır (KTK m.48/2 ve son fıkra). Karayolları Trafik Yönetmeliği m.97, alkol ölçümüne ilişkin (a) bendinde cihazdan iki şey ister:
Sürücülerin alkol oranlarının tespitinde; tarih, saat ve ölçüm sonucu ile cihaza ait seri numarasını gösterir çıktı verebilen ve kalibrasyon ayarı yapılmış teknik cihazlar kullanılır.
Tarih, saat, sonuç ve seri numarasını gösteren çıktı ile kalibrasyon kaydı, ölçümü sonradan denetlenebilir kılan belgelerdir. Başvuruda bu belgelerin dosyaya getirilmesi istenebilir; sulh ceza hâkimliği önündeki incelemede Ceza Muhakemesi Kanununun tanık, bilirkişi ve keşif hükümleri de uygulanır (Kabahatler Kanunu m.28/5).
Ölçüme itiraz edilince rutin denetimde yeniden ölçüm yapılmaz
Cihaz sonucuna itiraz eden sürücünün kan tahliline götürüleceği yaygın bir beklentidir. Yönetmelik, aynı maddenin (f) bendinde bunun tersini düzenler:
Teknik cihazla yapılan ölçüm sonucuna itiraz edilmesi durumunda tekrar ölçüm yapılmaz, yapılan işlemlere itiraz 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27 nci maddesi kapsamında ilgili mahkemelere yapılır.
Kan, tükürük veya idrar örneği alınmasını öngören KTK m.48/3 ise yalnız trafik kazasına karışan sürücüler içindir. Fıkra, yaralanmalı, ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı kazaya karışan kişiyi anlatır ve “Teknik cihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ile ölçüm yapılmasına müsaade etmeyen bu sürücüler” diye devam eder. Kaza yoksa sonuca itirazın yeri yol kenarı değil, mahkemedir.
Sürücünün kendi imkânıyla yaptırdığı kan tahlili başvuruda delil olarak sunulabilir; İstanbul dosyasında sürücü vekili, devlet hastanesinde yapılan tahlilin sonucuna dayanmıştır. Ölçüm ile tahlil arasındaki süre sonucu doğrudan etkiler: Yönetmelik, kazalı hâlde sağlık kuruluşundaki tespite, iki tespit arasında geçen “her bir saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle” sonuç belirlenmesini öngörür (m.97). Bu hesap Yönetmelikte kazalı hâl için yazılmıştır; kazasız bir denetimde sürücünün kendi yaptırdığı tahlile uygulanacağına dair açık bir hüküm yoktur. Konya’daki bir aday sürücü dosyasında il emniyet müdürlüğü de 0,20 sınırının aşıldığı sonucuna “iki ölçüm arasında geçen süreye bağlı olarak kandaki alkol miktarındaki düşme oranı esas alınarak yapılan hesaplama neticesi” vardığını ileri sürmüştür (Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2026/93, K. 2026/174, 13 Nisan 2026).
Üflemeyi reddetmek üçüncü ihlalle aynı ceza ve süreyi doğurur
Cihaza üflemeyi kabul etmemek yaptırımı ortadan kaldırmaz; kanun bunu ayrı bir kabahat olarak düzenler:
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığının ya da alkolün kandaki miktarının kolluk tarafından tespit edilmesi için ölçüm yaptırmayan sürücülere 150.000 Türk lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi beş yıl süreyle geri alınır.
Ölçüm yaptırmayan sürücü, beş yıl içinde üçüncü kez alkollü yakalanan sürücüyle aynı idari para cezasıyla karşılaşır ve belgesi beş yıl geri alınır. Bu süre ve tutar, 7574 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 27 Şubat 2026 ve sonrasındaki retler içindir. Önceki dönemin karşılığı daha hafifti: 27 Ağustos 2025’te Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesinde ölçüm yaptırmadığı gerekçesiyle sürücüye 26.557 TL idari para cezası verilmiş ve belgesine iki yıl süreyle el konulmuştur; para cezası sonradan Andırın Sulh Ceza Hâkimliğince kaldırılmış, belgeye ilişkin görev tartışması Uyuşmazlık Mahkemesine gitmiştir (E. 2026/75, K. 2026/105, 9 Mart 2026). Yönetmelik m.97’nin (c) bendinde hâlâ “iki yıl” yazar; hüküm yeni kanun metnine uyarlanmamıştır ve bugünkü retlerde kanundaki beş yıllık süre uygulanır. Aday sürücüde ret, belgenin geçici olarak geri alınmasını gerektirdiği için aday belgesinin iptaline de yol açar (KTK Ek m.17/2-a).
Kazaya karışan sürücü için tablo farklıdır: cihazla ölçüme müsaade etmeyen sürücüye ret yaptırımı yine uygulanır (Yönetmelik m.97) ve KTK m.48/3 uyarınca ayrıca kan, tükürük veya idrar örneği alınır. Bu işlemde Ceza Muhakemesi Kanununun 75. maddesi, üst sınırı iki yıldan az cezayı gerektiren suçlarda kan örneği alınmasını yasaklayan beşinci fıkrası hariç olmak üzere uygulanır.
Para cezası ve belge geri alma nasıl kademelenir
Tespit iki ayrı idari yaptırım doğurur: idari para cezası ve sürücü belgesinin geri alınması. Fıkra bu yaptırımların “fiili bir suç oluştursa bile” uygulanacağını söyler; ceza soruşturması açılması idari yaptırımı ortadan kaldırmaz. Tespit anında sürücü ayrıca araç kullanmaktan men edilir (Yönetmelik m.97, alkol tespitine ilişkin (ç) bendi). Kademeler son ihlalden geriye doğru beş yıllık pencerede sayılır:
İlk ihlal (m.48/5; Ek m.17)
İdari para cezası: 25.000 TL
Bir ay içinde ödenirse: 18.750 TL
Sürücü belgesi: 6 ay geri alınır; aday sürücüde ayrıca iptal
Beş yıl içinde ikinci (m.48/5)
İdari para cezası: 50.000 TL
Bir ay içinde ödenirse: 37.500 TL
Sürücü belgesi: 2 yıl geri alınır
Beş yıl içinde üçüncü ve sonrası (m.48/5)
İdari para cezası: 150.000 TL
Bir ay içinde ödenirse: 112.500 TL
Sürücü belgesi: Her seferinde 5 yıl
Ölçüm yaptırmama (m.48/9)
İdari para cezası: 150.000 TL
Bir ay içinde ödenirse: 112.500 TL
Sürücü belgesi: 5 yıl geri alınır
Aday sürücüde tablodaki her satır, belgenin geri alınmasını gerektirdiği için ayrıca aday belgesinin iptali demektir (KTK Ek m.17/2-a).
İndirimin dayanağı Kabahatler Kanunu m.17/6’dır; KTK m.115, trafik cezaları için ödeme süresini tutanağın tebliğinden itibaren bir ay olarak belirler. Kabahatler Kanunu m.17/6’nın son cümlesi ödemenin itirazı engellemediğini söyler: “Ödeme yapılması, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.” İndirimli ödeme yapıp itiraz eden sürücü, itirazı kabul edilirse ödediği tutarın iadesini ister. Bir ay içinde ödenmeyen cezaya her ay yüzde 5 faiz eklenir; bu şekilde bulunan tutar cezanın iki katını geçemez (KTK m.115).
Tutanaktaki rakam neden farklı olabilir
İhlalin tarihi: tablodaki tutarlar 7574 sayılı Kanunla getirildi ve 27 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Kabahatler Kanunu m.5, Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerini kabahatlere de uygular; bu tarihten önce işlenen ihlalde, ihlal günündeki daha düşük tutar geçerlidir. Eski kanun tabanı 700 / 877 / 1.407 TL idi ve 2019 dışında her yıl yeniden değerlenerek uygulanıyordu (KTK Ek m.3, Geçici m.25); bir Uyuşmazlık Mahkemesi dosyasında 4 Kasım 2025 tarihli işlemde uygulanan tutar 9.267 TL’dir.
Yeniden değerleme: idari para cezaları her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır (Kabahatler Kanunu m.17/7; trafik cezaları için KTK Ek m.3). Kanundaki taban tutar ile o yıl uygulanan tutar bu yüzden ayrışabilir.
İndirim: bir ay içindeki ödemede tutarın dörtte biri düşülür. İtiraz bakımından belirleyici olan tutanakta yazan rakamdır; tablo, kademeyi görmek içindir.
Belge ne zaman ve hangi şartla geri verilir
Alkol tespitine dayanan geri almayı mahkeme değil kolluk yapar (KTK m.48/12). Sürenin dolması iade için yetmez; kanun ödeme şartı koyar:
Bu madde hükümlerine göre geçici olarak geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için ilgili kişi hakkında bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şarttır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği m.97 iadeyi üç şarta bağlar: “geri alma sürelerinin dolmuş olması, bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tahsil edilmiş olması ve gerekli diğer şartların sağlanmış olması”. Diğer şartlar tekrarla birlikte gelir: beş yıl içinde ikinci geri almada sürücü davranışlarını geliştirme eğitimi, üçüncü ve sonrakinde psiko-teknik değerlendirme ile psikiyatri muayenesi aranır (KTK m.48/11). Yönetmelik m.79’a göre “Muayene sonucu durumu uygun bulunan sürücülerin sürücü belgeleri Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen sürelerin sonunda iade edilir.”
Belge daha önce başka bir sebeple geçici olarak geri alınmışsa yeni süre, önceki sürenin bitiminde başlar (m.48/5, son cümle); süreler üst üste değil arka arkaya işler. Aday sürücüde ise iade söz konusu değildir: iptal edilen belgenin yerine yenisi, kurs ve sınavdan sonra alınır.
Belge geri alınmışken ya da iptal edildikten sonra yeni belge alınmadan araç kullanmak ayrı ve daha ağır bir yaptırım doğurur:
b) Mahkemelerce veya Cumhuriyet savcılıklarınca ya da bu Kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alındığı halde motorlu araçları kullananlara 200.000 Türk lirası, c) Sürücü belgesi iptal edildiği halde motorlu araçları kullananlara 200.000 Türk lirası, idari para cezası verilir. Ayrıca, bu fıkra kapsamında motorlu araçların sürülmesine izin veren işletene de tescil plakası üzerinden 40.000 Türk lirası idari para cezası verilir.
Tutar, alkollü araç kullanmanın en üst kademesi olan 150.000 TL’nin de üzerindedir. Fıkra 7574 sayılı Kanunla bu hâline gelmiş ve 27 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Beş yıl içindeki tekrar yaptırımı ağırlaştırır
Pencere son ihlalden geriye doğru beş yıldır. İkinci ihlalde idari para cezası 50.000 TL’ye çıkar ve belge iki yıl geri alınır; üçüncü ve sonraki ihlallerde tutar 150.000 TL, geri alma her seferinde beş yıldır. Parasal olmayan yaptırımlar da kademelenir:
Alkollü olarak araç kullanması nedeniyle son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri ikinci defa geri alınan sürücüler Sağlık Bakanlığınca, usul ve esasları İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine; üç veya üçten fazla geri alınan sürücüler ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar.
Taşımacılık yapan sürücüde üçüncü ihlal belgeyi iptal ettirir
7574 sayılı Kanunla eklenen fıkra, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile büyükşehir ve belediye kanunları kapsamında yük veya yolcu taşınan araçları kullanırken beş yıl içinde toplam üç ihlali, geri almanın yanında belgenin iptaline bağlar. Sayılan ihlaller alkollü araç kullanma (m.48/5) ile ölçüm yaptırmamadır (m.48/9). İptalden sonra yeni belge için sürücü kursu, sınav, geri alma süreleri kadar bekleme, cezaların tamamının ödenmesi, psiko-teknik değerlendirme ve sağlık kurulu raporu gerekir. Bu iptale karşı hangi yargı kolunun görevli olduğu henüz Uyuşmazlık Mahkemesi kararıyla netleşmedi; Mahkeme aday iptalinde iptali süreli geri almadan ayırıp idari yargıyı görevli saymıştı. Süreyi kaçırmamak için en kısa süre olan on beş gün içinde başvurmak ve görev konusunu dilekçede açıklamak ihtiyatlıdır.
Sayım 27 Şubat 2026 ve sonrasındaki ihlallerle başlar: KTK Geçici m.27, önceki işlemlerin “tekerrür hesaplamalarında dikkate alınmaz” olduğunu söyler. Mesleğini direksiyonda sürdüren sürücü için bu tarihten sonraki her ihlale yapılacak itiraz, sayacın ilerleyip ilerlemeyeceğini belirler. m.48 bakımından bu kural yalnız on dördüncü fıkradaki taşımacılık sayımını kapsar: 27 Şubat 2026’dan önceki alkol geri almaları m.48/5’in beş yıllık kademe sayımında yer almaya devam eder.
Ceza soruşturması yalnız 1,00 promilin üzerinde başlamaz
İdari yaptırım ile ceza hukuku arasındaki ilk çizgi kanunda açıkça yazılıdır:
Yapılan tespit sonucunda, 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.
Atıf yapılan fıkranın bugünkü metni şöyledir:
Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Fıkra 7550 sayılı Kanunla kendi cezasına kavuşmuştur; öncesinde ikinci fıkradaki cezaya atıf yapıyordu. Suçun tanımında promil rakamı yoktur; ölçüt, alkolün etkisiyle emniyetli sürüş yapılamayacak hâlde olmaktır. Bu yüzden 1,00 promilin altındaki sürücü için de ceza yolu kapalı değildir. Yönetmelik bu hâli (e) bendinde düzenler:
1,00 promilin altında alkollü olmasına rağmen, alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olduğu tutanakla tespit edilen sürücü, hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem yapılmak üzere mahalli zabıtaya teslim edilir.
Kaza hâlinde eşik düşer: hususi otomobilde 0,50, diğer araçlarda 0,20 promilin üzerinde alkollü sürücünün kazaya sebebiyet vermesi hâlinde TCK’nın ilgili hükümleri ayrıca uygulanır (KTK m.48/7); trafik düzeninin gerektirdiği dikkate aykırılıkla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyette ceza mahkemesi ayrıca üç aydan üç yıla kadar sürücü belgesinin geri alınmasına karar verebilir ve bu süre cezanın tümüyle infazından sonra işler (TCK m.53/6). Ölümle sonuçlanan kazaya asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücünün belgesi ayrıca bir yıl süreyle geri alınır (KTK m.118); Yönetmelik m.167 bu geri almayı ilgili mahkemeye bırakır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücü ise promil tartışması olmaksızın 150.000 TL idari para cezası, belgenin iptali ve ceza soruşturmasıyla karşılaşır; yeni belge için iptalden itibaren en az beş yıl geçmesi gerekir (m.48/8).
TCK m.179/3 soruşturmasında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmezse seri muhakeme usulü gündeme gelir (CMK m.250/1-a-3): Cumhuriyet savcısının teklifini şüphelinin müdafii huzurunda kabul etmesi hâlinde temel cezadan yarı oranında indirim yapılır (m.250/3-4). Usulün başlıca istisnaları şunlardır: suç, kapsam dışındaki başka bir suçla birlikte işlenmişse, örneğin kazada taksirle yaralama da varsa, iştirak hâlinde şüphelilerden biri kabul etmezse ya da yaş küçüklüğü veya akıl hastalığı söz konusuysa seri muhakeme uygulanmaz (m.250/11-12). İdari yaptırıma karşı başvuru ile ceza yargılaması ayrı yürür: birincisi sulh ceza hâkimliğinde (aday belgesi iptal edilmişse idare mahkemesinde), ikincisi asliye ceza mahkemesinde görülür.
İtiraz hangi mercie ve kaç gün içinde yapılır
Süreli geri alma ve idari para cezasına karşı başvurunun dayanağı Kabahatler Kanunu m.27/1’dir:
İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.
Süre tebliğ veya tefhimle işlemeye başlar. Karar olay yerinde sürücünün huzurunda verilip tutanağın bir örneği kendisine verildiyse karar o gün tefhim edilmiş olur (m.26/2) ve süre ertesi gün işlemeye başlar (CMK m.39/1). Süreyi kaçıran için kanunun tanıdığı imkân mücbir sebeptir:
Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
Dilekçede idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler ve deliller açıkça gösterilir (m.27/4); talep iki yaptırımı birlikte kapsamalıdır, çünkü idari para cezası karar tutanağı ile sürücü belgesi geri alma tutanağı ayrı belgelerdir. Başvuru harca tabi değildir (m.31/1). Hâkimliğin son kararına karşı Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir ve m.29/1 süresini de yazar: “Bu itiraz, kararın tebliği tarihten itibaren en geç iki hafta içinde yapılır.” Bu yol her cezada açık değildir:
Onbeşbin Türk Lirası dahil idarî para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.
27 Şubat 2026 ve sonrasındaki alkol cezalarında ilk kademe bile 25.000 TL olduğundan itiraz yolu açıktır. Daha önceki cezalarda belirleyici olan tutardır: 15.000 TL’yi aşmayan cezada, örneğin 2025’te uygulanan 9.267 TL’lik ilk kademede, hâkimliğin kararı para cezası yönünden kesindir; bu sınırı aşan eski cezalarda (Andırın’daki ölçüm reddi cezası 26.557 TL idi) itiraz açıktır. Kesin karara karşı olağan kanun yolu yoktur; kesinleşen karar ancak Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay önüne gelebilir (CMK m.309). İlk başvuru bu yüzden belirleyicidir. Belge geri alma yönünün bu sınıra girip girmediğini kanun ayrıca söylemez. Başvuru reddedilirse yargılama masrafları ve vekâlet ücreti başvurana yüklenir (Kabahatler Kanunu m.31/2).
Aday sürücü belgesi iptal edilmişse yol idare mahkemesidir ve iptal davası, aynı işlemde verilen idari para cezasını da kapsar. Genel dava açma süresi altmış gündür (İYUK m.7/1). Sürücü önce sulh ceza hâkimliğine gitmiş ve hâkimlik görevsizlik kararı vermişse, İYUK m.9/1’e göre “bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir”.
2013 değişikliğinden sonra görev neden adli yargıda
KTK, trafik idari para cezasına itiraz için görevli mahkemeyi göstermez. Danıştay 8. Dairesi bir kararında (E. 2024/4250, K. 2025/7890, 22 Ekim 2025) bu boşluğu tespit etmiş ve görevli mahkemenin Kabahatler Kanunu hükümlerine göre belirleneceğini belirtmiştir. Köprü, Kabahatler Kanunu m.3’tür: kanunun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça uygulanır.
Uyuşmazlık Mahkemesi eskiden süreli geri almaya ilişkin davaları idari yargıya veriyordu; dayanağı hem KTK m.112’nin 2013 öncesi metni hem de Kabahatler Kanunu m.19’un ehliyetin geri alınmasını saklı tutmasıydı. 12 Temmuz 2013 tarihli 6495 sayılı Kanun m.112’yi yeniden yazdı ve maddede kanun yoluna ilişkin hüküm bırakmadı. Mahkeme bu değişiklikten sonraki kararlarında süreli geri almayı Kabahatler Kanunu m.16 anlamında bir idari yaptırım saymakta ve Birecik dosyasında vardığı sonucu şöyle yazmaktadır:
dava konusu idari para cezası ile sürücü belgesini geçici olarak geri alma tutanağına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (8) numaralı bendinin uygulama alanının bulunmadığı ve aynı maddenin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Aday iptali bulunmayan süreli geri alma ve ölçüm reddi dosyalarında incelenen 2026 kararları adli yargı yönündedir: E. 2026/124, K. 2026/262, 4 Mayıs 2026 (oy birliğiyle); E. 2026/246, K. 2026/366, 15 Haziran 2026 (oy çokluğuyla); E. 2026/75, K. 2026/105, 9 Mart 2026 (oy çokluğuyla). Görüş birliği yoktur: incelenen iki kararda aynı üye, görevin idari yargıda olduğu görüşüyle karşı oy yazmıştır (“bir idari işlem olan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemelerin idari yargı mercii olduğu”) ve Danıştay Savcısı da Birecik ile İstanbul dosyalarında idari yargıyı görevli görmüştür. Aday sürücü belgesinin iptalinde ise görev idari yargıdadır.
Süre kısa, istisnası dar
On beş günlük süre tebliğ veya tefhimle işlemeye başlar ve dolduğunda idari yaptırım kararı kesinleşir. Mücbir sebep hâlinde tanınan yedi günlük başvuru kararın kesinleşmesini engellemez; ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir. Tutanağın üzerindeki tarih, başvurunun ilk incelenen unsurudur.
İki dosyada itirazın izlediği yol
İki olay da Uyuşmazlık Mahkemesinin yayımlanmış kararlarından alınmıştır; taraf adları kararlarda baş harfleriyle geçer, burada hiç kullanılmamıştır. İkisi de itirazın nerede ilerleyip nerede takıldığını somut olarak gösteriyor.
İstanbul dosyasında ceza kalktı ama belge ayrı bir tartışmaya düştü
4 Kasım 2025’te İstanbul’da yapılan bir denetimde sürücüye alkollü araç kullandığı gerekçesiyle 9.267 TL idari para cezası verildi ve belgesi altı ay süreyle geri alındı. Sürücü vekili, ölçümün hatalı olduğunu ve sürücünün en yakın devlet hastanesinde yaptırdığı tahlilin 0,11 promil çıktığını ileri sürdü. Başvuru dilekçesi yalnız idari para cezasının kaldırılmasını istiyordu.
Sulh ceza hâkimliği, idari yaptırım kararının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle başvuruyu esastan kabul etti ve karar kesinleşti. Ceza ödenmiş olduğundan kaldırılmasının ardından iadesi gündeme geldi: kararda tutanağın tarih ve numarası yanlış yazılınca düzeltme, “ödenen paranın iade alınabilmesi için” istendi.
Belgenin iadesi neden ayrı bir dosyaya dönüştü
Vekilin beyanına göre emniyet, belge mahkeme kararında yazılmadığı için iadeyi yapmadı. Ek karar talebinde hâkimlik, ilk başvuruya dönerek “başvuru dilekçesinde sürücü belgesine ilişkin bir itirazın bulunmadığı” tespitini yaptı ve belge yönünden görevsizlik kararı verdi. İdari yargıda açılan davada İstanbul 11. İdare Mahkemesi görevsizlik kararı vermek yerine adli yargıyı görevli görerek Uyuşmazlık Mahkemesine başvurdu (2247 sayılı Kanun m.19). Uyuşmazlık Mahkemesi oy çokluğuyla adli yargının görevli olduğuna karar verdi (E. 2026/246, K. 2026/366, 15 Haziran 2026).
Takvim üzerinden bakıldığında altı aylık geri alma süresinin sonu 4 Mayıs 2026’ya denk geliyordu; görev sorununu çözen karar 15 Haziran 2026 tarihinde verildi. Başvuru iki yaptırımı birlikte kapsasaydı belge de incelemenin konusu olurdu; yine de hâkimliğin belge yönünü ayırması mümkündür: Andırın dosyasında iki işlemin birlikte kaldırılması istendiği hâlde hâkimlik belge yönünden görevsizlik vermiş, para cezasını ayrı dosyada kaldırmıştır (Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2026/75, K. 2026/105, 9 Mart 2026). Görev tartışmasının çıkıp çıkmayacağı, Birecik dosyasının gösterdiği gibi ayrı bir sorudur.
Birecik’te doğru mercie yapılan başvuru on ay görev tartışmasında kaldı
14 Haziran 2025’te Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde hususi araç kullanan sürücü, 0,52 promil alkollü olduğu gerekçesiyle işleme tabi tutuldu; idari para cezası verildi ve belgesi altı ay geri alındı. Kararda aracın cinsi yazmaz, ama 0,52 promil iki eşiği de aşar. Sürücü iki işlemin birlikte kaldırılmasını sulh ceza hâkimliğinden istedi.
Birecik Sulh Ceza Hâkimliği, 8 Temmuz 2025’te Kabahatler Kanunu m.27/8’e dayanarak görevli olmadığına karar verdi; bu karara itiraz da reddedildi. Şanlıurfa 3. İdare Mahkemesi ise adli yargıyı görevli görerek davayı görev yönünden reddetti ve gerekçesinde “aynı konuda farklı yargı kollarının kendisini görevli görerek uyuşmazlıkların esasını incelemesi durumunun hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturduğu” tespitine yer verdi; mahkeme bu sonucu “aday sürücü olmayan davacının” uyuşmazlığı için kurmuştu. İki görevsizlik kararı kesinleşince olumsuz görev uyuşmazlığı doğdu ve dosyalar sürücü vekilinin talebiyle Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildi (2247 sayılı Kanun m.14-15).
Uyuşmazlık Mahkemesi oy birliğiyle adli yargının görevli olduğuna karar verdi (E. 2026/124, K. 2026/262, 4 Mayıs 2026). Hâkimliğin görevsizlik kararından Uyuşmazlık Mahkemesi kararına kadar yaklaşık on ay geçti; belgenin altı aylık geri alma süresi o tarihte çoktan dolmuştu.
Hâkimlik görevsizlik kararı verirse izlenecek yol
İki dosyada da sulh ceza hâkimliği görevsizlik kararı verdi, Uyuşmazlık Mahkemesi ikisini de kaldırdı. Aynı durumla karşılaşan sürücü için yol 2247 sayılı Kanunda ve İYUK’ta çizilmiştir:
- Görevsizlik kararına karşı iki hafta içinde itiraz edilebilir (Kabahatler Kanunu m.29/1). Para cezası 15.000 TL’yi aşmıyorsa para cezası yönünden verilen karar kesindir (m.28/10); belge yönündeki görevsizlik kararının bu sınıra girip girmediğini kanun söylemez; Birecik ve Andırın dosyalarında bu kararlara itiraz edilmiş ve itirazlar reddedilmiştir. Karar kesinleşince aynı istemle idare mahkemesinde, kesinleşmeyi izleyen günden itibaren otuz gün içinde dava açılabilir (İYUK m.9/1); otuz gün geçse de altmış günlük genel dava süresi dolmamışsa dava yine açılabilir (m.9/2).
- İdare mahkemesi sulh ceza hâkimliğini görevli görüyorsa gerekçeli bir kararla doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve incelemeyi erteler (2247 m.19); Uyuşmazlık Mahkemesi bu yolu, olumsuz görev uyuşmazlığına göre daha kısa bir çözüm olarak tanımlar. İstanbul dosyasında böyle olmuş, Birecik dosyasında ise idare mahkemesi görevsizlik kararı vermiş ve dosya olumsuz görev uyuşmazlığı yoluyla gitmiştir.
- İdare mahkemesi de görevsizlik kararı verirse iki kesin karar olumsuz görev uyuşmazlığı oluşturur (m.14). Dosyalar, taraflardan birinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir (m.15); istem olmadan dosya kendiliğinden gitmez.
- Uyuşmazlık Mahkemesinin kararı kesindir.
Zaman kaybını sınırlamanın bir yolu, ilk dilekçede görev konusunun Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarıyla açıklanmasıdır. Birecik kararı, hâkimliklerin dayandığı Kabahatler Kanunu m.27/8’in süreli geri alma uyuşmazlığında uygulama alanı bulunmadığını açıkça söyler.
Tutanaktan sonraki ilk günlerde yapılacaklar
Sıralananlar genel bilgilendirmedir; somut dosyada hangisinin önem taşıdığı ancak evrak incelenerek söylenebilir. Sıralama yine de önemlidir, çünkü ilk günlerde yapılan ya da yapılmayan şeylerin bir kısmı sonradan telafi edilemez.
- İlk soru adaylıktır. Belge ilk kez ya da iptalden sonra yeniden alınmış ve üzerinden iki yıl geçmemişse sürücü adaydır (KTK Ek m.17/1); iptal tutanağı varsa yol idare mahkemesi, süre altmış gündür.
- On beş günlük süre tebliğ ya da tefhimle işler. Tutanak olay yerinde sürücünün huzurunda düzenlenip bir örneği verildiyse karar o gün tefhim edilmiş olur ve süre ertesi gün işlemeye başlar (CMK m.39/1).
- İdari para cezası karar tutanağı ile geri alma tutanağı ayrı belgelerdir ve başvuruya ikisi de eklenir. Aday belgesinin iptal tutanağı yoksa başvuru, sürücünün kendisi, kanuni temsilcisi ya da avukatı tarafından sulh ceza hâkimliğine iki nüsha dilekçeyle yapılır (Kabahatler Kanunu m.27/3). İptal tutanağı da varsa üç tutanak birlikte, altmış gün içinde idare mahkemesinde açılacak iptal davasının konusu yapılır (İYUK m.7/1).
- Yönetmelik, tarih, saat, sonuç ve seri numarası gösteren ve kalibrasyonu yapılmış cihaz şartı koyar. Çıktının ve kalibrasyon kaydının dosyaya getirilmesi başvuruda istenebilir.
- Sonuca itiraz eden sürücü için bağımsız tahlilde zaman aleyhe işler: rutin denetimde ölçüme itiraz edilse de yeniden ölçüm yapılmaz ve tahlil geciktikçe ispat değeri azalır.
- Başvuruda iki yaptırımın birlikte kaldırılması ve belgenin iadesi açıkça istenir. İstanbul dosyasında yalnız para cezası istendiği için belge ayrı bir tartışmaya düştü.
- Ödeme itirazı engellemez: bir ay içinde yüzde 25 indirimle ödenebilir. Belgenin iadesi için de cezaların tamamının ödenmiş olması şarttır.
- Belge geri alınmışken ya da iptal edilmişken araç kullanılırsa sürücüye 200.000 TL, aracı kullandıran işletene 40.000 TL idari para cezası verilir (KTK m.36/3).

