İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Ahşap kaplı uzun bir koridor; sol duvardaki kafesli pencerelerden gelen ışık zemine desen düşürüyor

Emsal Kararlar Kütüphanesi

Yargıtay, İstinaf ve Anayasa Mahkemesi'nin güncel ve emsal niteliğindeki kararlarını, hukuki incelemelerimizle birlikte bu arşivde bulabilirsiniz.

4 sonuç bulundu Gayrimenkul Hukuku kategorisindeFiltreleri temizle
Yargıtay18.05.2026
2026/2329 2026/2795

Geçit Hakkı Güzergâhı Nasıl Seçilir, Bedel Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, yola çıkışı bulunmayan bir parsel için komşu kooperatif arsası üzerinden kurulan geçit hakkına ilişkin hükmü bozmuştur. Karar, geçit yükünü taşıyan taşınmaz maliki lehine niteliktedir; güzergâh seçimine yönelik itirazlar karşılık bulmamış, ancak malike ödenecek bedelin hesaplanma biçimi hatalı bulunmuştur. Daire, geçit isteğinin önce önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu yolla ihtiyaç karşılanamıyorsa en az zarar görecek olana yöneltileceğini; ihtiyacın davacının öznel isteğine göre değil nesnel ölçütlerle belirleneceğini ve aleyhine geçit kurulan taşınmazın bölünmemesine özen gösterileceğini hatırlatmıştır. Bedel yönünden ise dava 2012 yılında açılmış, bilirkişi raporu geçit alanının değerini keşif tarihinde 77.600 TL, dava tarihinde 4.420,74 TL olarak hesaplamış ve mahkeme düşük tutarı esas almıştı. Daire, aradan geçen uzun süre karşısında hüküm tarihine yakın değerin esas alınması gerektiğini; geçidin parseli ikiye bölmesi nedeniyle oluşacak değer azalmasının da araştırılıp bedele eklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar, uzun süren geçit davalarında yükümlü malikin mülkiyet kaybının güncel değerle karşılanması gerektiğini gösteren yol gösterici bir bozma kararıdır.

Kararı İncele
Yargıtay04.05.2026
2026/1787 2026/2440

Paydaş Paydaştan Ecrimisil İsteyebilir mi? İntifadan Men Koşulu ve İstisnaları

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 4 Mayıs 2026 tarihli kararı, miras kalan bir evde oturan paydaştan istenen ecrimisilin hangi tarihten başlayacağını intifadan men koşuluna bağlayan bir bozma kararıdır. Karar, evi kullanan davalı paydaş lehine, ecrimisili mirasbırakanın ölüm tarihinden itibaren isteyen davacı paydaş aleyhine sonuç doğurmuştur. Bodrum'daki avlulu evde mirasbırakanın ölümünden sonra kardeşlerden biri oturmuş, diğer kardeş el atmanın önlenmesi ve ölüm tarihinden itibaren ecrimisil istemiştir. İlk derece mahkemesi ecrimisili ölüm tarihinden başlatmış, bölge adliye mahkemesi de taşınmaz üzerinde konut bulunduğu için intifadan men aranmayacağını kabul etmiştir. Daire, paydaşların intifadan men edilmedikçe birbirinden ecrimisil isteyemeyeceğini hatırlatmış ve bu kuralın istisnalarını Hukuk Genel Kurulu içtihadına dayanarak saymıştır: kamu malı, doğal ürün veren ya da kiraya verilerek gelir elde edilen yer, paydaşlığın inkârı, kullanım anlaşması, önceki dava veya icra takibi, kendiliğinden oluşan ürünler ve gelir getiren işletmeler. Konut istisnası kiraya verilen yerler içindir; evin tamamı davalı tarafından konut olarak kullanıldığından intifadan men şartı aranmıştır. Davacının ihtarnamesinde verilen yedi günlük sürenin dolduğu tarihte şartın gerçekleştiği kabul edilmiş, ecrimisilin ölüm tarihinden başlatılması bozma nedeni sayılmıştır. Davalının diğer temyiz itirazları ise yerinde görülmemiştir.

Kararı İncele
Yargıtay23.10.2024
2023/654 2024/530

Hazine Arsasındaki Bina İçin Muhdesat Tespiti İstenebilir mi? Hukuki Yarar Şartı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23 Ekim 2024 tarihli kararı, başkasına ait arsa üzerine yapılan bir binanın kime ait olduğunun tespiti için açılan davada hukuki yarar şartının sınırını çizen, tespit isteyen davacı aleyhine ve davalı lehine bir karardır. Dosyada davacı, Hazine adına kayıtlı bir arsa üzerine kendisinin bina yaptığını, dairelerden birini kardeşine geçici olarak bıraktığını ileri sürmüş; kardeşine karşı el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve binanın kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi davayı kabul etmiş, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kararına bölge adliye mahkemesi direnmiştir. Genel Kurul oy çokluğuyla direnme kararını bozmuştur. Gerekçeye göre kalıcı yapı arazinin bütünleyici parçasıdır, arz malikinden ayrı bir mülkiyete konu olmaz ve muhdesat sahibine yalnız kişisel bir hak tanır. Muhdesatın aidiyeti istemli dava bir tespit davasıdır; tapu malikine karşı açılır ve güncel hukuki yarar ister. Derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm ya da kamulaştırma gibi istisnai durumlar dışında, arz maliki olmayan bir üçüncü kişiye karşı bu tespiti istemekte hukuki yarar bulunmadığı kabul edilmiştir. Daireyi kimin yaptığı ispatlanamadığından el atma ve ecrimisil istemleri de reddedilmelidir. Karşı oy, Hazine arsalarındaki satış önceliği nedeniyle hukuki yararın bulunduğunu savunmuştur.

Kararı İncele
Yargıtay10.12.2025
2024/563 2025/808

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesiyle Yapılan Devir Mirastan Mal Kaçırma Sayılır mı?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mirasbırakanın tek malvarlığı olan Bodrum'daki üç katlı binanın çıplak mülkiyetini iki oğluna ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devretmesini, kız çocuklarından mal kaçırma amacıyla yapılmış muvazaalı bir işlem olarak nitelendirdi. Karar, muvazaa iddiasını ileri süren mirasçılar lehine sonuçlandı: yerel mahkemenin "bakım ihtiyacı vardı, bakım yerine getirildi, işlem ivazlıdır" gerekçesiyle davayı reddeden direnme kararı bozuldu ve tapu iptali ile miras payı oranında tescil talebinin kabulü gerektiği belirlendi. Kurul, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin kural olarak ivazlı ve geçerli bir sözleşme olduğunu, sözleşme anında bakım ihtiyacının bulunmasının zorunlu olmadığını hatırlattı; ancak temlikin gerçek amacı mirasçıdan mal kaçırmak ise bağış iradesinin üstün tutulduğunu ve 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanacağını vurguladı. İspat yükünün muvazaayı iddia eden mirasçıda olduğu, mirasçıların sözleşmenin üçüncü kişisi konumunda bulundukları için tanık dâhil her türlü delille ispat yapabilecekleri de kararda açıkça yer aldı. Somut olayda mirasbırakanın yaşı, aile ilişkileri, devredilen malın tüm malvarlığına oranı ve bakım ihtiyacının bu kadar değerli bir malı devretmeden de karşılanabileceği gerçeği birlikte değerlendirilerek makul sınırın büyük ölçüde aşıldığı sonucuna varıldı. Payın sonradan yeğenlere satılması muvazaa olgusunu ortadan kaldırmadı. Karar, bakma sözleşmesi görüntüsündeki devirlerde hangi ölçütlerin tartılacağını gösteren güncel bir Genel Kurul emsalidir.

Kararı İncele