İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Ahşap kaplı uzun bir koridor; sol duvardaki kafesli pencerelerden gelen ışık zemine desen düşürüyor

Emsal Kararlar Kütüphanesi

Yargıtay, İstinaf ve Anayasa Mahkemesi'nin güncel ve emsal niteliğindeki kararlarını, hukuki incelemelerimizle birlikte bu arşivde bulabilirsiniz.

4 sonuç bulundu Tüketici Hukuku kategorisindeFiltreleri temizle
Yargıtay07.11.2022
2022/6784 2022/8533

İnternetten Alınan Telefonun Kutusu Açılıp Kullanıldıktan Sonra Cayma Hakkıyla İade Edilebilir mi?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bir alışveriş sitesinden satın alınan ve teslimden sonra altı gün kullanılan cep telefonunun cayma hakkıyla iadesine ilişkin uyuşmazlıkta, tüketici mahkemesinin kesin kararını Adalet Bakanlığının talebi üzerine kanun yararına bozmuştur. Satıcı, ambalajı açılan, SIM kart takılan ve uygulama yüklenen telefonun sıfır özelliğini yitirdiğini, bu nedenle cayma hakkının kullanılamayacağını ileri sürmüştü. Daire, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde sayılan açılmış ambalaj istisnasının yalnız kitap, dijital içerik ve bilgisayar sarf malzemelerini kapsadığını, cep telefonunun bu istisnaya girmediğini ve tüketicinin on dört günlük cayma hakkının bulunduğunu kabul etmiştir. Daire aynı kararda, 6502 sayılı Kanun m.48/4 ve Yönetmelik m.13/2 uyarınca tüketicinin yalnız mutat kullanımdan doğan değişikliklerden sorumsuz olduğunu, bu sınırı aşan kullanımda satıcının zararından sorumlu tutulacağını vurgulamış; tüketici mahkemesinin altı günlük kullanımın bu sınırı aşıp aşmadığını bilirkişi raporuyla araştırması gerektiğini belirtmiştir. Karar tüketici bakımından karma niteliktedir: cayma hakkının varlığı yönünden tüketici lehine, kullanımdan doğan değer kaybı yönünden satıcı lehine bir ölçü koymaktadır. Bozma sonuca etkili olmamak üzere verildiğinden taraflar arasındaki hüküm değişmemiştir. Karar, açılmış ürün iade alınmaz kaydının sınırını ve iade sonrası değer kaybı tartışmasının hangi yöntemle yürütüleceğini göstermesiyle yol göstericidir.

Kararı İncele
Yargıtay21.02.2023
2022/2228 2023/184

Sıfır Araç Boyalı ve Kapısı Değişmiş Çıkarsa Ayıpsız Misliyle Değişim İstenebilir mi?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yetkili bayiden sıfır olarak satın alınan bir otomobilin sol ön kapı, sol arka kapı ve sol arka çamurluğunun boyalı, sol arka kapısının ise değişmiş çıkması üzerine açılan misliyle değişim davasını incelemiştir. İlk derece mahkemesi aracı gizli ayıplı kabul etmekle birlikte misliyle değişimin satıcı için orantısız güçlük doğuracağını belirterek talebi bedel indirimine çevirmiş ve ithalatçı hakkında hüküm kurmamıştır. Bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırmış, bilirkişi kök ve ek raporlarına dayanarak ayıbın imalattan kaynaklandığını, değişim talebi karşılanmayan tüketicinin ayıplı malı kabule zorlanamayacağını belirtmiş ve aracın satıcı ile ithalatçı tarafından ayıpsız misliyle değiştirilmesine hükmetmiştir. Daire, bilirkişi kurulunun sağ ve sol taraftaki parçalar arasında ölçtüğü mikron farkını, kaportanın aynı boyama serisinde boyanmamış olmasını ve boya işleminin oto sanayi ortamında yapılamayacak kadar hassas ve düzgün dağılımlı bulunmasını gerekçesine taşıyarak kararı onamıştır. Karar tüketici lehinedir; satıcı ve ithalatçı aleyhinedir. Kararın uygulamaya yönelik iki mesajı vardır: boya kalınlığının üretici tolerans değerleri içinde kalması tek başına ayıbı ortadan kaldırmaz ve ayıbın önemi ortaya konduğunda misliyle değişim talebi orantısızlık gerekçesiyle bedel indirimine indirgenmez.

Kararı İncele
Yargıtay22.10.2025
2025/8637 2025/14493

Araç Değer Kaybı Davasında Yargıtay Neye Bakıyor? Önceki Hasar, Ehliyet ve Belirsiz Alacak

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, maddi hasarlı bir trafik kazasının ardından açılan değer kaybı ve araç mahrumiyeti davasında ilk derece mahkemesinin ret kararını kanun yararına bozdu. Karar araç maliki lehinedir. Yerel mahkeme davayı iki gerekçeyle reddetmişti: değer kaybı talebi belirsiz alacak davasına konu olamaz ve araç malikinin sürücü belgesine kaza tarihini kapsayacak biçimde el konulmuştur. Yargıtay her iki gerekçeyi de yanılgılı buldu. Değer kaybının, aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile tamir edilmiş hâlinin rayiç değeri arasındaki fark olarak; önceki kazalar, yaş, özellikler, hasar miktarı ve hasarlı parçaların niteliği gözetilerek hesaplanması gerektiğini, araç mahrumiyet zararının ise makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kira bedeline göre belirleneceğini söyledi. Bu hesaplar özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden davacının alacağını dava açmadan belirlemesi beklenemez; belirsiz alacak davasında hukuki yararı vardır. Kaza anında aracı eşi kullandığı ve sürücünün kusuru bulunmadığı için malikin ehliyetinin geçici olarak geri alınmış olması tazminat talebine engel değildir. Bozma, kesinleşmiş karar üzerinde sonuca etkili olmamak üzere verildi; davacının dosyası yeniden görülmeyecek, ancak ilke sonraki davalara yol gösterecek. Aracın önceden hasarlı olması da hesabı engellemez, yalnızca hesaba veri olarak girer.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi25.12.2024
2024/29 2024/226

Manevi Tazminat Kısmen Reddedilirse Yargılama Gideri Davacıya Yüklenir mi?

Anayasa Mahkemesi bu norm denetimi kararında, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasını öngören 6100 sayılı Kanun m.326 hükmünün ikinci fıkrasını, yalnızca manevi tazminat davaları yönünden iptal etmiştir. Karar, manevi tazminat isteyen davacılar lehine sonuç doğurmuştur. İzmir ve Trabzon yargı yerlerinin itiraz başvuruları birleştirilerek incelenmiş; mahkeme, manevi tazminatın matematiksel bir hesap yöntemi bulunmadığını, tutarın tümüyle hâkimin takdirine bağlı olduğunu ve bu nedenle davacıdan talebinin hangi oranda haklı bulunacağını önceden öngörmesinin beklenemeyeceğini belirtmiştir. Talebini düşük tutarsa hak kaybına uğrayacak, yüksek tutarsa reddedilen kısım üzerinden yargılama giderine ve karşı vekâlet ücretine katlanacak olan kişinin mahkemeye erişim hakkının anayasal güvencelere uygun biçimde kullanıldığından söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Sınırlamanın kanunilik şartını karşılamadığı gerekçesiyle kural Anayasa m.13 ve m.36 yönünden iptal edilmiştir. Karar oy çokluğuyla alınmış, altı üye karşı oy kullanmıştır. Doğacak hukuksal boşluk nedeniyle iptal hükmünün Resmî Gazetede yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliğiyle karar verilmiştir. Karara göre 6100 sayılı Kanun m.327 gereksiz gider yaratan tarafı zaten sorumlu tuttuğundan, iptalin temelsiz talepleri artıracağı yönündeki endişe karşılanmış sayılmıştır.

Kararı İncele