İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Ahşap kaplı uzun bir koridor; sol duvardaki kafesli pencerelerden gelen ışık zemine desen düşürüyor

Emsal Kararlar Kütüphanesi

Yargıtay, İstinaf ve Anayasa Mahkemesi'nin güncel ve emsal niteliğindeki kararlarını, hukuki incelemelerimizle birlikte bu arşivde bulabilirsiniz.

4 sonuç bulundu Aile Hukuku kategorisindeFiltreleri temizle
Anayasa Mahkemesi29.01.2026

6284 Tedbir Kararı Gerekçesiz Uzatılabilir mi? Kalıp İtiraz Reddine İhlal Kararı

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen önleyici tedbir kararının 2018 yılından itibaren altı aylık dönemler hâlinde aralıksız uzatıldığı, uzatma taleplerinin tek taraflı beyana dayandığı ve her itirazın "taraflar arasındaki husumetin niteliği ve niceliği" şeklindeki tek cümlelik kalıp gerekçeyle reddedildiği bir dosyada, Anayasa m.36 kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Karar, hakkında tedbir uygulanan kişi bakımından LEHE sonuç doğurmaktadır; giderim olarak yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmiş, tazminat talebi ise yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Kararın taşıdığı ölçüt şudur: ilk tedbir kararında delil ve belge aranmaması, tedbirin sürdürülmesine ilişkin kararlar için de aynı esnekliğin geçerli olduğu anlamına gelmez. Tedbirin uzun süre devam ettirilmesine yol açan uzatma kararlarında, şiddete yol açabilecek yeni bir olgunun bulunup bulunmadığı ilk karara göre daha ayrıntılı incelenmeli, aranan gerekçe standardı yükselmelidir. Yalnızca "derdest soruşturmalar bulunduğu"na değinip bu soruşturmaların niteliğini, şikâyet veya ihbarın zamanını ve kişinin tedbire aykırı davranıp davranmadığını hiç tartışmayan bir uzatma kararı ile itirazı somut değerlendirme yapmadan reddeden itiraz mercii kararı, gerekçeli karar hakkının güvencelerini karşılamamaktadır.

Kararı İncele
Yargıtay18.09.2025
2025/5186 2025/7559

Boşanma Davasında Ses Kaydı ve Ekran Görüntüsü Delil Olur mu?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında bölge adliye mahkemesinin kurduğu kusur dengesini bozarak kadın eş lehine karar vermiştir. Karar, boşanma dosyalarına en sık sunulan dijital delilleri tek tek ele alması bakımından önemlidir. Daire, eşin güven sarsıcı davranışını ispat için sunulan ses kaydının ortam dinlemesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle hukuka aykırı yolla elde edilmiş sayılacağını ve hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. Dosyaya ekran görüntüsü olarak sunulan yazışmalar bakımından da kimin yazdığının ve yazılan numaraların belli olmadığı, karşı tarafça açıkça kabul edilmediği gerekçesiyle ispat değeri tanınmamıştır. Daire ayrıca sosyal medyada tanınan bir kişiye beğeni anlamında gönderilen emojinin tek başına güven sarsıcı davranış sayılamayacağını vurgulamıştır. Arama ve kısa mesaj kayıtlarında destekleyici bir bulguya rastlanmaması ve tanık beyanlarının da iddiayı doğrulamaması karşısında, bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenmesi yerinde görülmemiştir. Bunun sonucu olarak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Karar, temyiz eden kadın eş lehine sonuç doğurmuş; erkek eş yararına hükmedilmiş olan tazminatların dayanağı da böylece ortadan kalkmıştır. Erkek eş tazminat taleplerinden yargılama sırasında feragat ettiğinden bu yöndeki temyiz itirazları konusuz kalmıştır. Karar oy birliğiyle verilmiştir.

Kararı İncele
Yargıtay24.03.2026
2025/5610 2026/3072

Nafakaya Yıllık Artış Oranı İstendi, Mahkeme Karar Vermedi: Yargıtay Ne Diyor?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasından doğan bu uyuşmazlıkta bölge adliye mahkemesi kararını üç yönden ele almıştır. İlk derece mahkemesi kadın lehine hükmettiği yoksulluk nafakasının her yıl ÜFE oranında artırılmasına karar vermiş; istinaf incelemesinde ise kadının nafaka miktarına yönelik başvurusu kabul edilerek aylık 8.000,00 TL olan yoksulluk nafakası aylık 10.000,00 TL'ye çıkarılmış, ancak yeniden esas hakkında hüküm kurulurken kadının yıllık artış oranına ilişkin talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hiçbir hüküm kurulmamıştır. Daire, bu eksikliği açıkça "doğru görülme" dışında bırakmış ve kararı bu yönden bozmuştur. Aynı kararla, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları da hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri gözetildiğinde az bulunarak bozulmuştur. Karar, nafaka alacaklısı kadın LEHİNEDİR: hem tazminat kalemleri hem de artış oranı yönünden yeniden karar verilmesi gerekmektedir. Uygulamadaki değeri, artış oranının kendiliğinden işleyen bir kural değil, talep edilmesi ve hakkında hüküm kurulması gereken ayrı bir istem olduğunu göstermesindedir. Karar 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

Kararı İncele
Yargıtay15.02.2023
2022/10005 2023/587

Yoksulluk Nafakası Hangi Hâllerde Reddedilir? (Ağır Kusur Emsali)

Bu karar, boşanma davasında yoksulluk nafakası talebinin hangi hâlde reddedileceğini somut biçimde göstermesi bakımından önemlidir ve nafaka isteyen eş aleyhine sonuçlanmıştır. Karşılıklı açılan boşanma davasında ilk derece mahkemesi, kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, eşine hakaret ve şiddet uyguladığını; erkeğin ise hakaret ve tehdit yönünden kusurlu olduğunu belirlemiş, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının daha ağır kusurlu olduğu sonucuna varmıştır. Bu kusur tablosu üzerine kadının maddi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi de erkeğin ek kusurlarını tespit etmesine rağmen kadının ağır kusurlu olduğu değerlendirmesini korumuş, ayrıca ağır kusurlu eş yararına manevi tazminata hükmedilmesini hatalı bularak bu talebi de reddetmiştir. Yargıtay ikinci hukuk dairesi, temyiz üzerine yaptığı incelemede kusur belirlemesini ve buna bağlanan ret sonuçlarını usul ve kanuna uygun bulmuş, bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Kararın pratik değeri, yoksulluk nafakasının yoksulluğa düşme olgusuna değil, önce kusur karşılaştırmasına takılabildiğini göstermesidir: daha ağır kusurlu bulunan eş, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olsa dahi bu nafakayı isteyemez. Aynı kusur tablosu tazminat taleplerini de birlikte düşürmektedir.

Kararı İncele