İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Ahşap kaplı uzun bir koridor; sol duvardaki kafesli pencerelerden gelen ışık zemine desen düşürüyor

Emsal Kararlar Kütüphanesi

Yargıtay, İstinaf ve Anayasa Mahkemesi'nin güncel ve emsal niteliğindeki kararlarını, hukuki incelemelerimizle birlikte bu arşivde bulabilirsiniz.

5 sonuç bulundu Miras Hukuku kategorisindeFiltreleri temizle
Yargıtay04.02.2026
2026/224 2026/598

Bakıcı Bakmazsa Tapu Geri Döner mi? Ölünceye Kadar Bakmada Fesih Yerine Ömür Boyu Gelir

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle bağımsız bölümünün yarı payını devreden bakım alacaklısının açtığı fesih ve tapu iptali davasında, bölge adliye mahkemesinin ikinci kez verdiği kararı oy çokluğuyla bozmuştur. Dosyada Daire daha önce, bakım borcunun davalının kusuruyla yerine getirilmediğinin ispatlanamadığını ve birlikte yaşayarak bakımın artık mümkün olmadığını kabul ederek TBK m.617/2 uyarınca feshin yerine ömür boyu gelir bağlanması yolunu açmıştı. Bozmaya uyan mahkeme aylık 6.000 TL irada hükmetmiş, ancak tutarı hangi ölçüye göre belirlediğini göstermemiş ve artırım oranı yazmamıştır. Daire, bozmaya uyulmakla doğan usuli kazanılmış hakkı hatırlatarak tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın alım gücü ve devredilen payın değeri gözetilmeden belirlenen iradın düşük kaldığını, ÜFE ya da TÜFE artışının hükümde gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar bakım alacaklısı lehinedir; fakat lehe sonuç iradın miktarı ve artırımıyla sınırlıdır, tapunun geri dönmesi talebi bu aşamada yeniden açılmamıştır. Kararın lafzıyla gerekçede karşı oy yazan üye, bozma sonucuna katılmakla birlikte, bakım borçlusunun konutu terk ettiğini ve desteği kestiğini, bu nedenle feshin ve tapu iptalinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Karar, fesih ile irat arasındaki seçimin bakımın kimin kusuruyla aksadığının ispatına bağlı olduğunu gösteren yol gösterici bir örnektir.

Kararı İncele
Yargıtay25.09.2024
2023/53 2024/464

Babaya Hakaret ve Vekâletin Kötüye Kullanılması Mirasçılıktan Çıkarma Sebebi Olur mu?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, oğlunu noterde düzenlenen vasiyetnameyle mirasçılıktan çıkaran bir babanın gösterdiği sebeplerin Türk Medeni Kanunu'nun aradığı ağırlığa ulaşıp ulaşmadığını incelemiştir. Vasiyetnamede iki sebep yazılıdır: oğlun kendisine verilen vekâletnameleri babası ve kardeşleri aleyhine kullanması ve bir tartışma sırasında babasına söylediği ağır sözler. İlk derece mahkemesi çıkarma koşullarının ispatlandığını kabul ederek davayı reddetmiş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Genel Kurul, vekâletin kötüye kullanılmasının borçlar hukukundan doğan bir sorumluluk olduğunu ve tek başına çıkarma sebebi sayılamayacağını; karşılıklı bir tartışmada sarf edilen hakaret niteliğindeki sözlerin ise saklı paydan yoksun bırakmayı haklı kılacak ağırlıkta olmadığını belirterek direnme kararını bozmuştur. Karar, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin "önemli ölçüde" ihlalinin ilk bentteki "ağır suç" ölçüsüyle orantılı yorumlanacağını, eylemin hem nesnel hem öznel olarak aile bağını koparmış olması gerektiğini ve ispat yükünün çıkarmadan yararlanan mirasçıda olduğunu açıklığa kavuşturmaktadır. Çıkarma sebebi ispatlanamayınca tasarruf yalnızca saklı pay dışında yerine getirilir; mahkeme açık talep bulunmasa da davaya tenkis davası olarak devam eder. Karar mirasçılıktan çıkarılan mirasçı lehine, çıkarmadan yararlanan kardeşler aleyhinedir; ilk iki uyuşmazlık oy çokluğuyla, üçüncüsü oy birliğiyle karara bağlanmıştır.

Kararı İncele
Yargıtay11.03.2026
2025/4447 2026/1393

Ölümden Kısa Süre Önce Vekil Eşe Geçen Para Mirasa Dahil mi?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uzun yıllar yatalak yaşayan mirasbırakanın ölümünden yaklaşık iki buçuk ay önce eşine verdiği vekâletnameyle satılan dairenin bedelinin terekeye dönmesini isteyen mirasçının davasını reddeden kararı onadı. Mirasçı, satış bedelinin mirasbırakanın banka hesaplarına hiç girmediğini, vekil eşin hesap verme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bedelin miras payı oranında kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştü. Daire üç noktayı netleştirdi. Birincisi, vekil mirasbırakanın eşi olduğundan aralarındaki para akışı tanıkla ispat edilebilir; yazılı belge şartı bu ilişkide aranmaz. İkincisi, birbiriyle uyumlu ve görgüye dayalı tanık anlatımlarıyla bedelin önce mirasbırakana ödendiği, mirasbırakanın da yıllarca süren bakım ve harcamalara karşılık minnet duygusuyla bu parayı eşine geri verdiği kabul edildi. Üçüncüsü, mirasbırakanın sağlığında altsoyu dışındaki bir yasal mirasçıya yaptığı karşılıksız kazandırma, mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe miras payına mahsuben yapılmış sayılmaz ve denkleştirmeye tâbi değildir; bu karinenin aksini kanıtlama yükü davacı mirasçıdadır. Karar, dava açan mirasçı açısından aleyhe bir sonuçtur: ölüme yakın dönemde vekil eliyle nakde çevrilen malvarlığı, kazandırma iradesi kanıtlandığında terekeye dönmez. Uygulamada bu karar, sağlığında verilen paranın her hâlde geri alınacağı beklentisiyle açılan davalarda ispat yükünün ve eşler arası tanık istisnasının belirleyici olduğunu gösteriyor.

Kararı İncele
Yargıtay30.04.2026
2026/1954 2026/3550

Tenkis Davasında Ölünceye Kadar Bakma ile Devredilen Mal Terekeye Katılır mı?

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, mirasbırakanın 2007 yılında bir oğluna bağış ve ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devrettiği parseller için diğer mirasçıların açtığı tapu iptali, olmazsa tenkis davasında bölge adliye mahkemesi kararını her iki tarafın temyizi üzerine bozdu. Daire üç ilkeyi netleştirdi. Tapuda açıkça bağış olarak yapılan devirde gizlenen irade bulunmadığından muris muvazaasına ilişkin içtihadı birleştirme kararı uygulanmaz; bu işleme yalnız tenkis hükümleri işletilir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ivazlı bir akit olduğundan muvazaa kanıtlanmadıkça o mal terekeye katılarak tenkis hesabı yapılamaz; bu parsel için muvazaa iddiası ayrılıp kesinleşmesi beklenmelidir. Tenkis davasındaki bir yıllık hak düşürücü süre mahkemece kendiliğinden gözetilir ve dosyada bu inceleme hiç yapılmamıştır. Karar ayrıca tenkis hesabının adımlarını (net tereke, ölüm tarihi değeri, saklı payı zedeleme kastı, tenkis sırası, sabit tenkis oranı, bölünemeyen malda tercih hakkı) sıralamış; davalının süresinden sonra sunduğu eski hâle getirme talebinin kabulünü de hatalı bulmuştur. Sonuç iki taraf için karışıktır: davacılar bakma sözleşmesiyle devredilen parsel için muvazaa iddiasını yeniden esastan tartıştırma imkânı kazanırken, davalı ivazlı devrin hesap dışında kalması ve süre denetimi bakımından lehine, geç bildirdiği tanıklar bakımından aleyhine bir sonuç almıştır.

Kararı İncele
Yargıtay10.12.2025
2024/563 2025/808

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesiyle Yapılan Devir Mirastan Mal Kaçırma Sayılır mı?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mirasbırakanın tek malvarlığı olan Bodrum'daki üç katlı binanın çıplak mülkiyetini iki oğluna ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devretmesini, kız çocuklarından mal kaçırma amacıyla yapılmış muvazaalı bir işlem olarak nitelendirdi. Karar, muvazaa iddiasını ileri süren mirasçılar lehine sonuçlandı: yerel mahkemenin "bakım ihtiyacı vardı, bakım yerine getirildi, işlem ivazlıdır" gerekçesiyle davayı reddeden direnme kararı bozuldu ve tapu iptali ile miras payı oranında tescil talebinin kabulü gerektiği belirlendi. Kurul, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin kural olarak ivazlı ve geçerli bir sözleşme olduğunu, sözleşme anında bakım ihtiyacının bulunmasının zorunlu olmadığını hatırlattı; ancak temlikin gerçek amacı mirasçıdan mal kaçırmak ise bağış iradesinin üstün tutulduğunu ve 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanacağını vurguladı. İspat yükünün muvazaayı iddia eden mirasçıda olduğu, mirasçıların sözleşmenin üçüncü kişisi konumunda bulundukları için tanık dâhil her türlü delille ispat yapabilecekleri de kararda açıkça yer aldı. Somut olayda mirasbırakanın yaşı, aile ilişkileri, devredilen malın tüm malvarlığına oranı ve bakım ihtiyacının bu kadar değerli bir malı devretmeden de karşılanabileceği gerçeği birlikte değerlendirilerek makul sınırın büyük ölçüde aşıldığı sonucuna varıldı. Payın sonradan yeğenlere satılması muvazaa olgusunu ortadan kaldırmadı. Karar, bakma sözleşmesi görüntüsündeki devirlerde hangi ölçütlerin tartılacağını gösteren güncel bir Genel Kurul emsalidir.

Kararı İncele