İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Boş bir sandalyenin üzerine bırakılmış beyaz çiçek buketi

Evlenmeden Önce İmzalanan Mirastan Feragat Sözleşmesi Geçerli mi? Eş Mirasçı Olur mu?

Evlenmeden önce noterde imzalanan mirastan feragat sözleşmesi eşi bağlar mı? Beklenen hak, muhtemel mirasçı ve altsoya etki üzerine Yargıtay HGK kararı.

Mahkeme
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas/Karar
2024/819 2025/800
Karar tarihi
10.12.2025
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
13 Ekim 2026
6 dk
okuma

Özet

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, nikâh kıyılmadan on beş ila yirmi dakika önce noterde imzalanan mirastan feragat sözleşmesini geçerli kabul etmiştir. Karar, feragat sözleşmesine dayanarak sağ kalan eşin mirasçılık belgesinden çıkarılmasını isteyen diğer mirasçılar lehine, feragat eden eş aleyhinedir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, imza anında taraflar henüz evli olmadığından eşin mirasçı sıfatı bulunmadığını, sözleşmenin doğmamış bir haktan feragat niteliği taşıdığını ve sonuç doğurmayacağını kabul etmişti. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bu görüşü bozmuş, mahkeme direnmiş ve uyuşmazlık Genel Kurul önüne gelmiştir. Genel Kurul, feragat edilen şeyin miras hakkı değil mirasbırakanın ölümüyle doğacak beklenen bir hak olduğunu, mirasın ölüm anında kazanıldığını ve TMK m.528'deki mirasçı kavramının muhtemel mirasçıyı ifade ettiğini vurgulamıştır. Nikâhtan dakikalar önce imzalanan sözleşmede evlilik beklentisinin yüksek olduğu, evliliğin gerçekleştiği ve eşin ölüm anında mirasçı sıfatını kazandığı gözetilerek direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Karşı görüş, evlilik beklentisinin muhtemel mirasçılık sıfatı kazandırmayacağını savunmuştur. Hile iddiası ise istinaf edilmediği için kesinleşmiş ve Genel Kurulca incelenmemiştir. Karar, evlilik öncesinde mal rejimi ve miras planlaması yapan çiftler için feragatin zamanlaması bakımından yol gösterici niteliktedir.

İnceleme

Nikâh masasına yürürken imzalanan feragat de muhtemel mirasçıyı bağlar

Evlilikten önce yapılan mal rejimi ve miras planlamasıyla en çok ikinci evliliklerde ve önceki evlilikten çocukları bulunan kişilerde karşılaşılır. Bu dosyalarda yeni eşin ileride mirasçı olmayacağını güvenceye almak için noterde mirastan feragat sözleşmesi imzalanır. Bu sözleşmenin evlilikten önce, yani eşin henüz kanuni mirasçı olmadığı bir anda imzalanması ise yıllar sonra şu soruyu doğurur: mirasçı sıfatı bulunmayan bir kişi, sahip olmadığı bir haktan nasıl vazgeçebilir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10 Aralık 2025 tarihli kararında bu soruyu nikâhtan on beş ila yirmi dakika önce imzalanan bir sözleşme üzerinden cevaplamıştır. Genel Kurul, feragatin konusunun miras hakkı değil beklenen hak olduğunu ve TMK m.528'deki mirasçı kavramının muhtemel mirasçıyı kapsadığını kabul etmiştir. Karar oy çokluğuyla verildiği için içtihadın nereye kadar genişleyebileceği de ayrıca önem taşır. Mirasın ölümden sonra reddedilmesi (bkz. mirasın reddi) ve mirasbırakanın tek taraflı ıskatı (bkz. mirasçılıktan çıkarma) ayrı kurumlardır; burada mirasbırakanın sağlığında, iki taraflı ve resmî şekilde yapılan bir sözleşme söz konusudur.

Noterdeki imzadan yirmi dakika sonra kıyılan nikâh ve altı yıl sonraki miras

Mirasbırakan ile davalı, 2 Ekim 2015 günü Tokat 1. Noterliğinde mirastan feragat sözleşmesi imzalamış ve aynı gün evlenmiştir. Sözleşmeyi düzenleyen noter katibi tanık olarak dinlenmiş ve imzanın nikâh akdinden on beş ila yirmi dakika önce atıldığını beyan etmiştir. Davacıların iddiasına göre feragat ivazlıydı ve feragat sözleşmesinden hemen önce taraflar arasında mal ayrılığı sözleşmesi de yapılmıştı.

Mirasbırakan 31 Ekim 2021'de ölmüştür. Zile Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan mirasçılık belgesinde sağ kalan eş mirasçı olarak gösterilmiştir. Diğer mirasçılar, eşin feragat nedeniyle mirasçı sıfatını kaybettiğini ileri sürerek mirasçılık belgesinin iptalini istemiştir. Eş ise karşı dava açmış; böyle bir belgeyi bilerek imzalamadığını, nikâhtan önce kendisine bir kısım belgelerin imzalatıldığını, evlilik öncesi feragatin doğmamış haktan feragat anlamına geldiğini ileri sürerek sözleşmenin yokluğunun, butlanının ya da terditli olarak infisahının tespitini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi asıl davayı reddedip karşı davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı oy çokluğuyla bozmuş, mahkeme önceki gerekçesini tekrar ederek direnmiştir.

Feragatin konusu miras hakkı değil, ölümle doğacak beklenen haktır

Genel Kurul, değerlendirmesine TMK m.528'in üç fıkrasıyla başlamıştır: mirasbırakan bir mirasçısıyla karşılıklı ya da karşılıksız feragat sözleşmesi yapabilir, feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder ve karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. Kurul'a göre bu sözleşmede vazgeçilen şey miras hakkı değildir; mirasbırakan hayattayken ortada henüz bir miras bulunmadığından feragat edenin elinde yalnız beklenen bir hak vardır.

Bu ayrım, alt mahkemelerin dayandığı doğmamış haktan feragat itirazını karşılamıştır. Özel Daire, TMK m.599 uyarınca mirasın mirasbırakanın ölümü anında kazanıldığını hatırlatmış ve mirasbırakanın sağlığında kimin mirasçı olacağının kesin olarak bilinemeyeceğini vurgulamıştır. Bu yüzden TMK m.528'deki mirasçı ifadesi muhtemel mirasçıyı karşılar; doktrinde birinci zümre mirasçısı varken ikinci zümredeki bir kişiyle bile feragat sözleşmesi yapılabileceği kabul edilmektedir. Kanun, doğmamış haktan önceden feragat edilemeyeceği kuralının istisnasını tam da bu sözleşmede tanımıştır.

Somut olayda belirleyici olgu zamanlamadır. Genel Kurul, sözleşmenin nikâhtan yalnız on beş ila yirmi dakika önce imzalanmasını evliliğin gerçekleşeceğine dair yüksek bir beklentinin göstergesi saymış; evliliğin gerçekleştiğini ve eşin ölüm anında mirasçı sıfatını kazandığını tespit etmiştir. Sözleşme geçerli olarak kurulduğunda sonuçlarını mirasbırakanın ölümüyle doğurur.

Görüşmelerde dile getirilen karşı görüş, feragatin yalnız muhtemel mirasçı sıfatına sahip kişiyle yapılabileceğini, evlilik akdi kurulmadan bu sıfatın doğmadığını ve evlilik beklentisinin tek başına bu sıfatı kazandırmayacağını savunmuştur. Kurul çoğunluğu bu görüşü benimsememiştir.

Direnme bozuldu ve eşin feragati ölümle birlikte hüküm doğurdu

Genel Kurul, Özel Daire bozma kararını benimseyerek direnme kararını bozmuştur. Dosya ilk derece mahkemesine dönmüş, asıl ve karşı dava bozma doğrultusunda yeniden karara bağlanacaktır. Feragat sözleşmesi geçerli sayıldığına göre sağ kalan eşin mirasçı olarak gösterildiği mirasçılık belgesinin bu yönüyle düzeltilmesi beklenir.

Kararda iki usul tespiti de yer alır. Eşin hile iddiası ilk derece mahkemesince reddedilmiş ve bu kısım istinaf edilmediği için kesinleşmiştir; Genel Kurul bu nedenle hileye dayanan temyiz itirazlarını incelememiştir. Vekâlet ücretine ilişkin itirazlar ise bozmanın sebep ve şekline göre bu aşamada incelenmemiştir. Kararın uygulamaya etkisi, evlilik öncesi miras planlamasının nikâhtan önce yapılmış olması nedeniyle tek başına geçersiz sayılmayacağıdır; oy çokluğu ve kararın dakikalarla ölçülen zamanlamaya dayanması ise daha uzun nişanlılık dönemlerinde aynı sonucun kendiliğinden çıkmayabileceğini düşündürür.

Evlilik öncesi feragatte karşılık, imza anı ve iradenin kaydı belgelenmelidir

Evlenmeden önce mirastan feragat sözleşmesi yapan taraflar bakımından imza tarihi ile evlilik tarihi arasındaki bağ, bu kararda sonucu belirleyen olgu olmuştur. Sözleşmede tarafların evlenme iradesinin ve feragatin bu evlilik gözetilerek yapıldığının açıkça yazılması, ileride muhtemel mirasçı sıfatı tartışmasını daraltır. Belirsizliği tümüyle gidermek için feragatin evlilikten sonra resmî şekilde teyit edilmesi de değerlendirilmelidir.

Feragatin karşılıklı mı karşılıksız mı yapıldığı ve karşılığın ne olduğu sözleşmede ayrıca gösterilmelidir; karşılıklı feragat, aksi kararlaştırılmadıkça feragat edenin altsoyunu da etkiler. Feragat sonrası kalan mirasçıların payları miras payı hesaplama aracıyla hesaplanabilir.

Feragat eden taraf irade sakatlığı ileri sürecekse bu iddianın her kanun yolu aşamasında ayrıca savunulması gerekir. Somut olayda hile iddiası istinaf edilmediği için kesinleşmiş ve Genel Kurul önüne gelmemiştir.

Evlenmeden önce mirastan feragat hakkında sık sorulan sorular

Henüz evlenilmemiş kişiyle mirastan feragat sözleşmesi yapılabilir mi?

Genel Kurul bu kararda nikâhtan dakikalar önce imzalanan sözleşmeyi geçerli saymıştır. Kurul, feragatin beklenen bir hakka ilişkin olduğunu ve mirasçılık sıfatının ölüm anında belirlendiğini esas almıştır. Kararın zamanlamaya ağırlık verdiği ve oy çokluğuyla verildiği gözetildiğinde, uzun bir süre önce yapılan feragatin aynı biçimde değerlendirileceği karardan doğrudan çıkarılamaz.

Mirastan feragat eden eşin saklı payı kalır mı?

Feragat eden kişi mirasçılık sıfatını kaybettiği için saklı pay da dâhil olmak üzere mirastan pay alamaz. Saklı payı ihlal edilen mirasçıların başvurabileceği yol tenkis davası olup feragat sözleşmesi geçerli olduğu sürece feragat eden bu yola dayanamaz.

Mirastan feragat edenin çocukları mirasçı olur mu?

Karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur. Karşılıksız feragat bu kuralın kapsamı dışında kalır; sözleşmede altsoya ilişkin açık bir hüküm bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.

Kararın tam metni

~10 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

Hukuk Genel Kurulu 2024/819 E. , 2025/800 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/108 E., 2024/178 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 11.12.2023 tarihli ve 2023/3547 Esas, 2023/6122 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki asıl davada mirasçılık belgesinin iptali, karşı davada mirastan feragat sözleşmesinin iptali isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakanı ...'nun 31.10.2021 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakan ile davalı arasında düzenlenen mirastan feragat sözleşmesine istinaden geriye mirasçısı olarak sadece müvekkillerinin kaldığını, ivazlı olarak mirastan feragat eden davalının mirasçı sıfatının kalmamasına rağmen bu durum gizlenerek kötüniyetli olarak alınan Zile Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli 2021/953 Esas, 2021/944 Karar sayılı mirasçılık belgesinde davalının mirasçı olarak gösterildiğini ileri sürerek davalının mirasçı sıfatının bulunmaması nedeniyle mirasçılık belgesinin iptalini talep etmiştir. II. KARŞI DAVA VE CEVAP

  1. Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; müvekkilinin mirastan feragat ve evlilik sözleşmesi mahiyetinde bir belge ya da belgeleri imza etmediğini, nikah anından önce bir kısım belgelerin müvekkiline imzalatıldığını, evlilik öncesi imzalatılan bu sözleşmenin doğmamış haktan feragat anlamına geleceğini, feragat sözleşmesinin yok hükmünde olduğunu belirterek asıl davanın reddini savunmuş, karşı davada ise davaya konu Tokat 1. Noterliğinin 02.10.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesinin yok hükmünde olduğunun tespiti ile butlanına ve yine terditli olarak infisah ettiğine karar verilmesini talep etmiştir.
  2. Davacılar-karşı davalılar vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; noter senedinin kesin delil niteliği taşıdığını ve mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olduğunu, karşı davadaki hak düşürücü sürenin geçtiğini, sözleşmenin ivazlı feragati içermesi nedeniyle evlilik öncesi yapılmasının geçerliliğini etkilemeyeceğini, dava konusu edilen sözleşmenin "mirastan feragat sözleşmesi" olduğu değerlendirildiğine göre hakkın doğmasının sözleşme tarihinde imkansız olduğunu, miras hakkı ölümle doğacağından mirastan feragat sözleşmelerinin "doğmamış haktan feragatin mümkün olmadığına" dair kuralın istisnasını teşkil ettiğini ileri sürerek karşı davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2023 tarihli ve 2021/476 Esas, 2023/142 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakan ... ile davalı-karşı davacı ... arasında düzenlenen Tokat 1. Noterliğinin 02.10.2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesinin, sözleşmeyi düzenleyen noter katibi ...'nın duruşmadaki beyanlarına da itibar edilerek, tarafların nikahının yapılmasından 15-20 dakika kadar önce imzalanmış olduğunun anlaşıldığı, yüksek mahkeme içtihatları da birlikte değerlendirildiğinde; mirastan feragat sözleşmesi imzalandığında mirasçılık sıfatı bulunmayan davalı-karşı davacı ... ile mirasbırakan ... arasında imzalanan sözleşmenin geçerli bir feragat sözleşmesi olmadığı, dolayısıyla Zile Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 17.12.2021 tarihli ve 2021/953 Esas, 2021/944 Karar sayılı mirasçılık belgesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile Tokat 1. Noterliği'nin 02.10.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli ve 2023/1309 Esas, 2023/1512 Karar sayılı kararıyla; davacı-karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
  3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
  4. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''...Asıl davada davacılar, mirasbırakan ...'nun 31.10.2021 tarihinde vefat ettiğini, mirasbırakanın sağ kalan eşi olan davalı ...'ın, mirasbırakanla düzenlemiş olduğu Tokat 1. Noterliği 02.10.2015 tarih ve 5296 yevmiye numaralı "Mirastan Feragat Sözleşmesi" ile mirasçılık sıfatını kaybetmesi nedeniyle davalının mirasçı gösterildiği mirasçılık belgesinin iptalini istemiştir. Davalı-karşı davacı ... ise dava konusu edilen "Mirastan Feragat Sözleşmesi" nin geçersiz olduğunu ileri sürerek karşı dava yoluyla sözleşmenin geçersizliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Bu bağlamda uyuşmazlık dava konusu edilen mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan ve müstakbel mirasçı arasında düzenlenen, muhtemel miras hakkından vazgeçmeyi düzenleyen sözleşmedir. Mirastan feragat sözleşmesinin, feragat edenin lehine yapılan kazandırmayı değil, feragat edenin ileride doğması muhtemel mirasçılık sıfatından, mirasbırakanın ölümünden önce vazgeçmesi nedeniyle, sözleşmeyi diğer ölüme bağlı tasarruflardan ayırır. Bu nedenledir ki, mirastan feragat edenin vazgeçtiği hak beklenen haktır. Diğer bir ifadeyle de mirastan feragat sözleşmesi ile feragat eden mirasçı gelecekte kendisine intikal edebileceği muhtemel mirasbırakanın miras hakkına yönelik bekleme durumundan feragat etmesidir. (Antalya O. Gökhan, Sağlam İpek, Miras Hukuku, Ekim 2015, s. 228) Bu bakımdan mirastan feragat sözleşmesi kanunda doğmamış haktan feragatin mümkün olmasına yönelik düzenlenme alanı bulmuştur. Mirastan feragat sözleşmesi ile mirasçı mirasçılığından değil beklenen bir hakkından feragat eder. Zira, miras hakkı mirasbırakanın ölümü anı ile birlikte doğacaktır. (Dural Mustafa, Öz Turgut, Miras Hukuku, İstanbul 2021, Filiz Kitabevi, 16. Baskı, s.195) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Mirasın Kazanılması" başlıklı ikinci ayrımının, "A.Kazanma", "I.Mirasçılar Tarafınadan" alt başlıklı 599 uncu maddesinde mirasın, mirasbırakanın ölümü anında kazanılacağı düzenlenmiştir. Bu bağlamda, TMK'nın 528 inci maddesindeki "mirasçı" ifadesi ile kanunun "muhtemel mirasçı" ya işaret ettiği açıktır. Nitekim, mirasçılık sıfatı mirasbırakanın ölüm anı ile kazanılacak olup, mirasbırakanın sağlığında mirasçılarının kesin olarak bilinebilmesinin mümkün olmadığı tartışmasızdır. Dolayısıyla, mirastan feragat eden muhtemel mirasçının, en yakın sırada veya derecede yer almasına gerek duyulmaksızın, mirasbırakanın birinci zümrede mirasçısı olmasına rağmen, ikinci zümre mirasçıları ile de mirastan feragat sözleşmesi düzenlenmesi mümkündür. (Dural Mustafa, Öz Turgut, Miras Hukuku, İstanbul 2016, Filiz Kitabevi, 10. Baskı, s.196) Davalı-karşı davacı ... ile mirasbırakan ...'in 02.10.2015 tarihinde evlendikleri, dosya kapsamında tanık olarak dinlenen ve dava konusu sözleşmeyi düzenleyen noter katibi ...'ın, dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin, tarafların nikah akdinden 15-20 dakika önce imzalandığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan sözleşmenin düzenlenme tarihinde nişanlı olan tarafların nikah merasiminden önce evlilik beklentilerinin yüksek olduğu, nitekim evliliğin gerçeklemesi ve mirasbırakanın ölümü anında, davalı-karşı davacı ...'ın mirasçılık sıfatını kazandığı tartışmasızdır. Mirastan feragat sözleşmesi geçerli olarak yapılmakla hüküm ve sonuçlarını mirasbırakanın ölümüyle doğurur. Mirastan feragat eden ..., dava konusu sözleşme ile "muhtemel mirasçı" sıfatı ile beklenen hakkı olan miras hakkından feragat etmiş olup, mirasbırakanın ölümü ile mirasçılık sıfatını da kazandığından, sözleşme geçerli şekilde düzenlenmekle hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Açıklanan hususlarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde ise İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince sözleşmenin düzenlediği tarihte davalı-karşı davacı ...'ın mirasbırakanla evli olmaması, henüz mirasçılık sıfatı kazanmayan ... yönünden sözleşmenin doğmamış haktan feragat niteliğinde olması nedeniyle sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de, ...'ın, nikah akdinin gerçekleşmesinden 15-20 dakika önce sözleşmeyi imzalaması karşısında evlilik beklentisinin yüksek oluşu, mirasbırakanın ölüm anına kadar ise zaten mirasçılık sıfatının doğmasının mümkün bulunmaması, mirasbırakan ...'in ölümü ile mirasçılık sıfatını kazanması nedeniyle dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olduğu anlaşıldığından, karşı davada mirastan feragat sözleşmesinin iptaline yönelik talebin kabulüne karar verilmesi, Doğru görülmemiştir,…'' gerekçesiyle oy çokluğuyla karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karardaki gerekçesi tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri
  5. Davacı-karşı davalılar vekili; doğmamış haktan feragat hususunun ivazsız mirastan feragat sözleşmelerinde tartışılabileceğini, mirastan feragat sözleşmesinin nikah akdinden sonra yapıldığını, irade fesadına uğradığını ifade eden davalının mirastan feragat sözleşmesinden hemen önce yapılan mal ayrılığı sözleşmesine itiraz etmemesinin, bu sözleşmeye karşı dava açmamasının ve mal rejiminden kaynaklı talepte bulunmamasının kötüniyetli olduğunu ortaya koyduğunu, uzman görüşlerinin gerekçeli kararda tartışılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
  6. Davalı-karşı davacı vekili; karşı davada ileri sürdükleri diğer geçersizlik sebeplerinin incelenmediğini, ayrıca direnme kararının verildiği tarih itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ne göre kendisini vekil ile temsil ettiren davalı-karşı davacı aleyhine reddedilen asıl dava ve kabul edilen karşı dava açısından ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Uyuşmazlık Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: somut olayda davalı karşı davacı ile davacılar murisi arasında evlilik akdi kurulmasından kısa bir süre önce imzalanan mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. D. Gerekçe
  7. İlgili Hukuk 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528, 547, 598 maddeleri.
  8. Değerlendirme
  9. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Mirastan feragat sözleşmesi " başlıklı 528. maddesi; "Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur " şeklinde düzenlenmiştir.
  10. Mirastan feragat sözleşmesi ile muhtemel ve müstakbel bir mirasçı kendisi lehine mirasbırakanın terekesi üzerinde ileride doğacak haklardan bir ivaz karşılığı ya da ivazsız olarak vazgeçmektedir. Mirastan feragat edenin vazgeçtiği beklenen bir haktır, yoksa miras hakkı değil. Çünkü miras hakkı , mirasbırakanın ölümü ile doğacaktır; ölüm anına kadar feragat edenin, bir miras hakkı değil beklenen bir hakkı vardır (Dural Mustafa, Öz Turgut, Türk Özel Hukuku Cilt IV. Miras Hukuku, İstanbul 2019, Filiz Kitabevi, 13. Baskı, s.101,195). Mirastan feragat sözleşmesinin konusunu murisin hâlen hayatta bulunması nedeniyle miras geçmediğinden miras hakkı değil buna ilişkin beklenti oluşturmaktadır.
  11. Mirastan feragat sözleşmesinin kapsamı, mirasçıların beklenen miras paylarının tamamı veya bir kısmından vazgeçmelerine göre belirlenir. Ancak, doğmamış haktan önceden feragat mümkün olmadığından, bu tür taahhütnameler haktan feragat niteliğinde değildir (... Eren, İpek Yücer Aktürk, Türk Miras Hukuku, 3. Baskı, Ankara 2020, s. 185)
  12. Mirasbırakan ... ile davalı-karşı davacı ...'ın 02.10.2015 tarihinde evlendikleri, dava konusu sözleşmeyi düzenleyen ve dosya kapsamında tanık olarak dinlenen noter katibi ...'ın beyanına göre dava konusu mirastan feragat sözleşmesinin, nikâh akdinden 15-20 dakika önce imzalandığı anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı ...'ın nikâh akdinin kurulmasından yalnızca 15-20 dakika önce mirastan feragat sözleşmesini imzalamış olması karşısında, taraflar arasında evliliğin gerçekleşeceğine dair beklentinin yüksek olduğu, nitekim evliliğin gerçekleşmesi ve mirasbırakanın ölümü anında davalı-karşı davacı ...'ın mirasçılık sıfatını kazandığı tartışmasızdır. Mirastan feragat sözleşmesi geçerli olarak yapılmakla hüküm ve sonuçlarını mirasbırakanın ölümüyle doğurur. Mirastan feragat eden ..., dava konusu sözleşme ile "muhtemel mirasçı" sıfatı ile beklenen hakkı olan miras hakkından feragat etmiştir. Açıklanan bu hususlar karşısında mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilmelidir.
  13. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmelerde; TMK 'nın 528. maddesinde düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin ancak muhtemel mirasçı sıfatına haiz kişilerle yapılabileceği, somut olayda mirastan feragat sözleşmesi yapıldığı sırada davalı-karşı davacı ...'ın henüz evlilik akdi kurulmadığından muhtemel mirasçı sıfatına haiz olmadığı, evlilik beklentisi içerisinde olmasının ona muhtemel mirasçılık sıfatını kazandırmayacağı, dolayısıyla feragat sözleşmesine hukuken bir değer verilemeyeceği, bu nedenle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul Çoğunluğunca benimsenmemiştir.
  14. Hâl böyle olunca Mahkemece önceki kararda direnilmesi doğru olmadığından, hükmün Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
  15. Direnme kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de bozma sebep ve şekline göre vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi mümkün değildir. Karşı davacının hile sebebiyle karşı davanın kabulü gerektiği yönündeki temyiz itirazları İlk Derece Mahkemesince incelenip reddedilmiş, bu karar karşı davacı tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Dolayısıyla hile sebebine dayanan temyiz itirazları hususunda Özel Dairece verilen bir bozma kararı bulunmadığı gibi Hukuk Genel Kurulunca incelenmesi mümkün bir direnme kararı da bulunmamaktadır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı-karşı davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında açıklanan nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Miras Hukuku kararları