İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Ahşap kaplı uzun bir koridor; sol duvardaki kafesli pencerelerden gelen ışık zemine desen düşürüyor

Emsal Kararlar Kütüphanesi

Yargıtay, İstinaf ve Anayasa Mahkemesi'nin güncel ve emsal niteliğindeki kararlarını, hukuki incelemelerimizle birlikte bu arşivde bulabilirsiniz.

4 sonuç bulundu İcra ve İflas Hukuku kategorisindeFiltreleri temizle
Yargıtay01.04.2026
2025/428 2026/199

Haciz Üçüncü Kişi Şirketin Adresinde Yapıldıysa Organik Bağı Kim İspatlar?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, borçlu şirket için başka bir şirketin akaryakıt istasyonunda yapılan hacizde, malların yalnız üçüncü kişinin elinde haczedildiğini ve mülkiyet karinesinin üçüncü kişi şirket lehine işlediğini kabul etti. Karar, istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi lehine, takip alacaklısı aleyhinedir. Alacaklı, iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu; eski bir hacizde borçluya ait belgeler ele geçtiğini, pay devirleri yapıldığını, çalışanların ve araçların el değiştirdiğini ileri sürmüştü. Genel Kurul, organik bağın dürüstlük kuralına dayanan istisnai ve son çare niteliğinde bir kurum olduğunu, ispat yükünün alacaklıda bulunduğunu ve aynı iş kolunda çalışmanın, yakın adresin ya da birkaç ortak çalışanın tek başına yeterli sayılmadığını belirtti. Üçüncü kişi şirketin borçtan yıllar önce kurulmuş olması, haczin ödeme emri adresinde yapılmaması, ticari defter ve faturaların malların üçüncü kişiye ait olduğunu göstermesi belirleyici görüldü. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı verilen direnme kararı oy çokluğuyla onandı ve hacizlerin kaldırılmasına ilişkin karar kesinleşti. Kararda ayrıca bozma üzerine verilen icra mahkemesi kararlarında temyiz için parasal sınırın hangi hükme ve hangi tarihe göre belirleneceği de ön sorun olarak çözüldü.

Kararı İncele
Yargıtay11.02.2025
2024/2695 2025/2210

Borçlunun Babasına Yaptığı Devir: Tasarrufun İptalinde Akrabalık Karinesi Nasıl İşler?

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 11 Şubat 2025 tarihli kararı, borçlunun alacaklılardan kaçırdığı ileri sürülen bir değeri yakın akrabasına devretmesi hâlinde tasarrufun iptali yolunun nasıl işlediğini gösteren, alacaklı lehine ve borçlu ile akraba üçüncü kişi aleyhine bir karardır. Dosyada borçlu, bir şirketten mahkeme kararıyla hak ettiği alacağı noterde düzenlenen temliknameyle babasına devretmiş; baba, oğlunun şirket kredileri için ortak hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle kendisinin de alacaklı olduğunu savunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, akrabalar arasındaki ivazlı tasarrufları kesin olarak bağışlama sayan kuralın baba ile oğul ilişkisini kapsayan ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini ve bu iptalin derdest dosyalarda uygulanması gerektiğini kabul etmiştir. Temlik bu nedenle bağışlama sayılmamış, ancak İcra ve İflas Kanunu m.280 kapsamında incelenmiştir. Kanunun üçüncü fıkrasına göre üçüncü kişi borçlunun usul veya füruu ise borçlunun mali durumunu bildiği farz olunur; baba bunun aksini m.279 son fıkrasına göre ispat edememiştir. Genel Kurul, ticari örfe dayalı ödeme savunmasını da temlikin şirketlerle yapılmadığı gerekçesiyle dikkate almamış ve direnme kararını değişik gerekçeyle uygun bulmuştur. Daire kalan temyiz itirazlarını inceleyerek temliknamenin iptaline ilişkin hükmü onamıştır. İcra ve İflas Kanunu m.278 ise 25 Aralık 2025'ten itibaren yeni metniyle uygulanmaktadır.

Kararı İncele
Yargıtay10.06.2024
2023/2204 2024/4868

Menfi Tespit Davasında İspat Yükü Kimde? Senetli ve Senetsiz Borçta Fark

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 10 Haziran 2024 tarihli kararında teminat ibareli bir bonoya dayanan takipte borçlu şirketin açtığı menfi tespit davasının reddini onamıştır. Karar senet hamili alacaklı yönünden lehe, borçlu yönünden aleyhedir. Daire, menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden davalıda olduğunu, alacak kambiyo senedine dayanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği yükün borçluya geçtiğini, alacaklının senetteki düzenlenme sebebini değiştirecek şekilde talilde bulunması hâlinde ise yükü yeniden üzerine aldığını açıklamıştır. Bu son dönüş yalnız düzenleyen (keşideci) ile lehtar arasındaki ilişkide işler; senedi ciroyla edinen hamilin tarafı olmadığı temel ilişkiyi talil etmesinden söz edilemez. Somut olayda 315.000 ABD doları bedelli bononun teminat için verildiği ileri sürülmüş, ancak hangi ilişkinin teminatı olduğu senette yazılmamış ve ayrı bir yazılı belgeyle kanıtlanmamıştır. Ciro üzerinde tahsil içindir kaydı bulunmadığından ciro temlik cirosu sayılmış, hamilin bilerek borçlunun zararına hareket ettiği de ispatlanamamıştır. Karar, senetsiz borçta alacaklının, bonoya dayalı borçta ise borçlunun ispat yükü taşıdığı ayrımını ve teminat ibaresinin tek başına bononun niteliğini değiştirmediğini göstermesi bakımından yol göstericidir.

Kararı İncele
Yargıtay29.03.2023
2022/1019 2023/267

Bilirkişiyle Hesaplanan Alacak Likit Sayılır mı? İcra İnkâr Tazminatına HGK Cevabı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29 Mart 2023 tarihli kararında itirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatının ön şartı olan likit alacak ölçütünü yeniden tarif etmiş ve alacaklı lehine sonuca varmıştır. Uyuşmazlıkta tabela, logo ve promosyon malzemesi üreten bir şirket, sözleşme kapsamında düzenlediği faturaların ödenmeyen bakiyesi için ilamsız takip başlatmış; borçlu işletme borcun bir kısmını kabul ederek ödemiş, kalanına itiraz etmişti. İlk derece mahkemesi itirazı 150.849,70 TL üzerinden iptal edip yüzde yirmi icra inkâr tazminatına hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi ise alacak bilirkişi raporuyla belirlendiği için likit olmadığını kabul ederek tazminatı reddetmişti. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bu kararı bozmuş, bölge adliye mahkemesi direnmiştir. Genel Kurul, likit alacağın borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebileceği alacak olduğunu, faturaya dayanan ve borçlunun ticari defterlerinde kayıtlı bir alacağın hesaplanması için bilirkişiye gidilmesinin bu niteliği değiştirmediğini belirtmiş ve direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy, alacağın cari hesaptan doğduğunu ve taraflar arasında hesap mutabakatı bulunmadığını öne sürerek tazminatın reddini doğru bulmuştur. Karar, takip alacaklısı lehinedir; bilirkişi incelemesini tek başına tazminat reddi gerekçesi yapan uygulamaya karşı yol gösterir, borçlu için ise itiraz dilekçesindeki kısmi kabulün sonuçlarını hatırlatır.

Kararı İncele