Özet
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 25 Haziran 2020 tarihli kararında İİK m.78/2'deki bir yıllık haciz isteme süresinin sınırını açıklamıştır. Konut finansmanı sözleşmesine dayalı ilamsız takipte ödeme emri borçluya Temmuz 2010'da tebliğ edilmiş, alacaklı aynı yılın Aralık ayında maaş haczi, sonraki yıllarda taşınır, taşınmaz ve yeniden maaş haczi istemiştir. Borçlunun maaşından 2018'de kesinti başlayınca bölge adliye mahkemesi, ilk hacizden yıllar sonra işyerine yazı gönderildiği gerekçesiyle haczin düştüğünü kabul etmiş ve maaş haczini kaldırmıştır. Daire bu kararı bozmuştur. Gerekçeye göre alacaklı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz talebinde bulunmuşsa, malların o süre içinde ya da sonrasında haczedilememiş olması haciz isteme hakkını düşürmez ve takip derdest kalır. Alacaklının bir yıl geçtikten sonra aynı doğrultuda haciz istemesi İİK m.78/5 anlamında yenileme değildir; yenileme harcı ve talebin borçluya tebliği gerekmez. Daire ayrıca kesintinin 2017 tarihli yazıya değil 2018 tarihli talep ve müzekkereye dayandığını tespit etmiştir. Karar borçlu aleyhine, alacaklı lehinedir; eski tarihli takiplerde takibin düştüğü iddiasının ilk haciz talebinin tarihine göre değerlendirileceğini gösterir.
İnceleme
Süresinde haciz istenen dosyada takip yıllar sonra da düşmüş sayılmaz
İcra dosyası uzun süre işlemsiz kalınca borçlu tarafında en çok sorulan soru, takibin kendiliğinden düşüp düşmediğidir. İİK m.78/2, alacaklının haciz isteme hakkını ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl ile sınırlar; bu süre içinde haciz istenmezse hak düşer ve dosya işlemden kaldırılır (m.78/4). Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu kararda kuralın öbür yüzünü açıklığa kavuşturmuştur: alacaklı bir yıl içinde haciz talep etmişse, haczin sonradan uygulanması ya da o süre içinde hiç mal bulunamamış olması hakkın düşmesine yol açmaz. Karar, ilk haciz talebi süresinde yapılmış eski tarihli takiplerde sonraki hacizlerin yenileme gerektirmediğini somut tarihler üzerinden ortaya koymuştur. İşlemden kaldırma ile zamanaşımı arasındaki fark icra takibinin düşmesi ve zamanaşımı yazısında ayrıca ele alınmıştır.
Konut kredisi kefilinin maaşına yıllar sonra gelen haciz yazısı
Alacaklı, konut finansmanı sözleşmesine dayanarak kefil sıfatıyla takip edilen borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattı. Ödeme emri borçluya 17 Temmuz 2010'da tebliğ edildi; alacaklı 15 Aralık 2010'da maaş haczi istedi ve aynı gün borçlunun çalıştığı otele haciz müzekkeresi gönderildi. Eylül 2011'de taşınır ve taşınmazların haczi talep edildi; 2014, 2015 ve 2016 yıllarında da posta çeki, SGK ve taşınmaz sorgularıyla haciz istendi. Ağustos 2017'de otel işyerine yeniden maaş haczi yazısı gönderildi, Şubat 2018'de ise başka bir işyerine gönderilen müzekkere üzerine maaştan kesinti başladı.
Borçlu icra mahkemesine başvurarak eşinin rızası alınmadığından kefaletin geçersiz olduğunu ve yıllar sonra konulan maaş haczinin usulsüz olduğunu ileri sürdü; haczin kaldırılmasını ve kesilen paranın iadesini istedi. İlk derece mahkemesi şikâyeti reddetti. Bölge adliye mahkemesi (BAM) istinaf başvurusunu kısmen kabul etti; 2010'daki haciz tarihinden sonra işyerine 2017'de yazı gönderildiğini esas alarak İİK m.78/2 uyarınca haczin düştüğüne ve maaş haczinin kaldırılmasına hükmetti, borçlunun diğer istemlerini reddetti. Kararı yalnız alacaklı temyiz ettiğinden Yargıtay incelemesi haczin düşüp düşmediği noktasıyla sınırlı kaldı; kefalete yönelik itiraz bu aşamada tartışılmadı.
Süresinde istenen haczin sonradan uygulanması yenileme sayılmaz
Daire önce İİK m.78'in sistemini kurmuştur. Alacaklının haciz isteme hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer ve dosya işlemden kaldırılır (m.78/2, m.78/4). Süre içinde haciz isteyen alacaklı talebini geri alırsa yeni bir yıllık süre başlamaz; alacaklı yalnız kalan süre içinde yeniden haciz isteyebilir; talep bu süre içinde yenilenmezse dosya işlemden kaldırılır (m.78/4). Süre kaçırılmışsa haciz ancak yenileme talebiyle ve bu talebin borçluya tebliğiyle istenebilir; ilama dayanmayan takiplerde yenileme harca tabidir.
Kararın ağırlık merkezi bu çerçevenin sınırıdır. Daire, doktrine de atıfla, bir yıllık süre içinde haciz talebinde bulunulmuşsa borçlunun mallarının o süre içinde ya da sonrasında haczedilememiş olmasının haciz isteme hakkını düşürmediğini ve takibin derdest kalmaya devam ettiğini vurgulamıştır. Alacaklının bir yıl geçtikten sonra aynı talep doğrultusunda haciz istemesi m.78/5 anlamında yenileme sayılmaz; yeniden harç ödenmesine ve talebin borçluya tebliğine gerek yoktur. Somut dosyada alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden yaklaşık beş ay sonra maaş haczi, ardından taşınır ve taşınmaz haczi istediği için hakkın düşmesinden söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Daire ayrıca BAM'ın dayandığı işlemin de isabetli seçilmediğini belirtmiştir. Borçlunun maaşından yapılan kesinti 2017'deki müzekkereye değil, Şubat 2018'deki haciz talebi ve müzekkeresine dayanmaktadır. Bu tespit, şikâyet incelemesinde haczin hangi talebe dayandığının ayrıca belirlenmesi gerektiğini gösterir.
Bölge adliye mahkemesinin maaş haczini kaldıran kararı bozuldu
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi alacaklının temyiz istemini kabul etmiş, BAM kararını HMK m.373/2 uyarınca bozarak dosyayı BAM'a göndermiştir; karar 25 Haziran 2020'de oy birliğiyle verilmiştir. Daire'ye göre BAM'ın borçlunun istemini reddetmesi gerekirdi. Karar borçlu aleyhine, alacaklı lehinedir. Bir yıl içinde haciz istenmiş bir dosyada yıllar sonra yapılan haciz, salt aradan geçen süre nedeniyle kaldırılmaz; takibin düştüğü iddiası esas olarak ilk haciz talebinin bir yıllık süre içinde yapılıp yapılmadığına göre değerlendirilir. Kararın sınırı da not edilmelidir: zamanaşımı ayrı bir kurumdur ve dosyanın işlemsiz kaldığı dönemlerde alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı bu incelemeden bağımsız olarak ele alınır.
Ödeme emrinin tebliğ tarihi ile ilk haciz talebinin tarihi yan yana okunmalıdır
Borçlu tarafında takibin düştüğü ileri sürülmeden önce, ödeme emrinin tebliğ tarihi ile dosyadaki ilk haciz talebinin tarihi takip dosyasındaki talep ve müzekkerelerden çıkarılarak karşılaştırılmalıdır. Bir yıl içinde herhangi bir malvarlığı için haciz istenmişse, sonraki hacizlerin yenileme yapılmadan uygulanması Daire'nin bu kararı karşısında tek başına şikâyet sebebi oluşturmaz. Şikâyette hangi haczin hangi talebe dayandığı da ayrıca gösterilmelidir; bu dosyada BAM'ın esas aldığı yazı ile kesintiye yol açan yazı farklıydı. Alacaklı tarafında ise ilk haciz talebinin süresinde yapıldığını gösteren kayıtların dosyada eksiksiz bulunması, sonradan ileri sürülebilecek düşme iddiası karşısında belirleyicidir. Uygulamada sık karşılaştığımız durum, eski bir dosyada maaşa gelen kesintinin yalnız aradan geçen yıllara bakılarak şikâyet konusu yapılmasıdır. İcra takibinin aşamaları ve bu aşamalara bağlı süreler Yalova icra avukatı sayfasında özetlenmiştir.
Haciz isteme süresi ve takibin düşmesi hakkında sık sorulan sorular
Bir yıl içinde haciz istenmeyen dosyada alacaklının yolu nedir
Haciz isteme hakkı düşmüş olan alacaklı, takibe devam edebilmek için yenileme talebinde bulunmalı ve bu talep borçluya tebliğ edilmelidir. Karar, ilama dayanmayan takiplerde yenileme talebinin harca tabi olduğunu da hatırlatır. Yenileme yapılmadan konulan haciz şikâyet konusu yapılabilir.
Süresinde istenen haczin sonuçsuz kalması takibi düşürür mü
Daire'nin bu kararına göre bir yıllık süre içinde haciz talep edilmişse, malların o süre içinde ya da sonrasında haczedilememiş olması haciz isteme hakkının düşmesine yol açmaz. Takip derdest kalır ve alacaklı ileride yeniden haciz isteyebilir; bu istem yenileme sayılmadığı için harç ve tebliğ gerekmez.
İtiraz edilen takipte bir yıllık süre nasıl hesaplanır
İİK m.78/2'ye göre itiraz veya dava hâlinde, bunların ortaya çıkmasından hükmün kesinleşmesine kadar geçen zaman bir yıllık süreye katılmaz; icra dairesinde taksit sözleşmesi yapılmışsa sözleşmenin ihlaline kadar geçen süre de hesaba katılmaz. Bu karar itirazlı bir takibe ilişkin değildir; itirazın kaldırılması ve itirazın iptali yolları icra takibine itiraz yazısında anlatılmıştır.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.
Kararın tam metni
~3 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
12. Hukuk Dairesi 2019/9840 E. , 2020/5600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine konut finansmanı sözleşmesine dayalı olarak başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; eşinin muvafakati alınmadığından kefaletinin geçersiz olduğunu, takip başlatıldıktan itibaren uzunca bir aradan sonra maaşına haciz konulmasının usulsüz olduğunu, maaş haczinin kaldırılması taleplerinin reddine ilişkin memur işlemin iptalini, kefaletin geçersizliğinin tespitini, maaş haczinin iptalini ve kesilen meblağın iadesini talep ettiği, ilk derece mahkmemesince; şikayetin reddine karar verildiği, borlçunun istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, borçlunun maaşına konulan 15/12/2010 haciz tarihi dikkate alındığında çalıştığı işyerine 09/08/2017 tarihinde maaş haciz müzekkesi gönderildiğinden, İİK'nun 78/2. maddesi uyarınca haciz düştüğü gerekçesi ile şikayetin kısmen kabulü ile İİK'nın 78/2 maddesi uyarınca davacı borçlunun maaşına konulan haczin kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verildiği görülmektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 78/2. maddesi gereğince, alacaklının haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Bu durumda takip dosyası işlemden kaldırılır (md. 78/4). Bir yıllık süre (md.78/2) içinde haciz talebinde bulunan alacaklı, haciz talebini geri alabilir. Bu halde yeniden bir yıllık haciz isteme süresi işlemeye başlamaz. Alacaklı ancak ödeme emri tebliğinden itibaren işlemeye başlamış olan bir yıllık sürenin varsa kalan kısmında, yeniden haciz talebinde bulunabilir (md. 78/5). Anılan sürelerin geçirilmesi halinde, alacaklının "haciz isteme hakkı" düşer. Alacaklı, yeniden haciz isteyebilmek için yenileme talebinde bulunmalı ve bu talep borçluya tebliğ edilmelidir. İlâma dayalı olmayan takiplerde, yenileme talebi üzerine harç alınır (md.78/5). Buna karşılık alacaklı bir yıllık süresi içinde haciz talebinde bulunmuş ise aynı bir yıllık süre içinde (hatta daha sonra) borçlunun mallarının haczedilememiş olması haciz isteme hakkının düşmesini ve dolayısıyla takip dosyasının işlemden kaldırılmasını gerektirmez. Bu halde icra takibi derdest kalmakta devam etmektedir ve alacaklının bir yıllık süresi içinde yapmış olduğu haciz talebi gereğince (bir yıl geçtikten sonra) borçlunun mallarının haczedilmesini istemesi, İcra ve İflas Kanunu'nun 78/5. maddesi anlamında yenileme talebi niteliğinde değildir. Yani bu halde alacaklının yeniden harç ödemesine ve talebin borçluya tebliğine gerek yoktur. (Kuru B.: İcra ve İflas Hukuku EI Kitabı, 2013, 2. Baskı, sh 414, 415). Somut olayda, borçluya ödeme emrinin 17/07/2010 tarihinde tebliğ edildiği ve alacaklının 1 yıllık yasal süre içinde 15/12/2010 tarihinde maaş hacizi talebinde bulunduğu ve aynı tarihte borçlunun ..... Oteldeki iş yerine haciz müzekkesi gönderildiği, 26/09/2011 tarihnde taşınır taşınmaz mallarının haczinin talep edildiği, 21/04/2014, 03/09/2014, 16/06/2015, 13/04/2016 tarihli talepler ile yine borçlunun posta çeki, SGK ve taşınmaz mallarının sorgulaması talep edilerek haciz konulması talep edildiği, 07/08/2017 tarihinde ..... Oteldeki işyerine maaş haczi talebinde bulunulduğu ve işyerine 09/08/2017 haciz müzekkeresi gönderildiği, yine 19/02/2018 tarihli talep ile .....isimli iş yerine maaş haczi müzekkeresi gönderildiği bu hacze istinaden maaş kesintisi yapıldığı görülmektedir. Bu durumda, alacaklı, ödeme emri tebliğinden itibaren yasal bir yıllık süre içinde borçlunun taşınırlarının, taşınmazlarının ve maaşının haczini talep etmiş olmakla alacaklının haciz isteme hakkı düşmemiştir. Bu durumda alacaklının yeniden haciz isteyebilmesi için İİK'nın 78/5. Maddesi gereğince borçluya yenileme emrinin tebliğine ve dolayısıyla yenileme harcı alınmasına gerek yoktur. Başka bir ifadeyle alacaklı yenileme talebinde bulunmaksızın doğrudan haciz isteyebilir. Kaldı ki borçlunun maaşına konulan haciz 09/08/2017 tarihli haciz müzekkeresinden kaynaklanmadığı gibi 19/02/2018 tarihli haciz talebi ve müzekkeresine istinaden borçlunun maaşından kesinti yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 24/04/2019 tarih ve 2018/2765 E. - 2019/1234 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Haciz Üçüncü Kişi Şirketin Adresinde Yapıldıysa Organik Bağı Kim İspatlar?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.04.2026

Borçlunun Babasına Yaptığı Devir: Tasarrufun İptalinde Akrabalık Karinesi Nasıl İşler?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 11.02.2025

Menfi Tespit Davasında İspat Yükü Kimde? Senetli ve Senetsiz Borçta Fark
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 10.06.2024

