İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Akşam alacakaranlığında boş bir otobüs durağı sığınağı

Taahhüdü İhlalde Tazyik Hapsi: Alacaklının Kabulü İlk Taksitten Önce Bildirilmeli mi?

Yargıtay 12. HD: alacaklının kabulü ilk taksitten sonra tebliğ edilen ödeme taahhüdü geçersizdir; tazyik hapsi kaldırıldı, borçlu beraat etti.

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas/Karar
2025/3819 2025/4794
Karar tarihi
24.06.2025
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
15 Ekim 2026
5 dk
okuma

Özet

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 24 Haziran 2025 tarihli kararında, alacaklının yokluğunda verilen ödeme taahhüdünün geçerli olabilmesi için alacaklı ya da vekilinin kabulünü içeren muhtıranın borçluya ilk taksit tarihinden önce tebliğ edilmesi gerektiğini kabul etti. Somut dosyada borçlu taahhüt tutanağını 15 Haziran 2023 tarihinde imzalamış, ilk taksit 15 Temmuz 2023 tarihine bağlanmış, alacaklı vekili kabulünü UYAP üzerinden bildirmişti; ancak kabul muhtırası borçluya 28 Temmuz 2023 tarihinde, ilk taksitten sonra tebliğ edildi. Van İcra Ceza Mahkemesi borçlunun İcra ve İflas Kanunu m.340 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılmasına karar vermiş, bu karara yapılan itiraz da reddedilmişti. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine Daire, itirazın reddine ilişkin kararı CMK m.309/4-d uyarınca bozdu, tazyik hapsini kaldırdı ve suçun yasal unsurları oluşmadığından borçlunun beraatine hükmetti. Karar borçlu (sanık) lehinedir. Alacaklı yönünden ise taahhüdün kurulma aşamasında kabulün borçluya ulaştığı tarihin ayrıca denetlenmesi gerektiğini gösterir. Daire aynı ilkeyi 5 Ekim 2021 tarihli bir başka kararında da benimsemişti; bu karar da oy birliğiyle verildi.

İnceleme

Kabulü ilk taksitten sonra bildirilen taahhüt tazyik hapsine dayanak olmadı

Borçlunun icra dairesinde verdiği ödeme taahhüdüne uymaması, alacaklının şikâyeti üzerine tazyik hapsiyle sonuçlanabilir. Bu yaptırım İcra ve İflas Kanunu m.340 ile düzenlenmiştir ve icra ceza mahkemelerinin en sık incelediği uyuşmazlıklar arasındadır. Yaptırımın ağırlığı, taahhüdün kendisinin şekil bakımından eksiksiz kurulmasını gerektirir; geçerli bir taahhüt yoksa ihlalinden de söz edilemez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 24 Haziran 2025 tarihli bu kararı, alacaklının yokluğunda alınan taahhütlerde sıkça atlanan bir halkayı ele alıyor: alacaklının kabulü borçluya ilk taksit tarihinden önce tebliğ edilmiş olmalıdır.

Kararın yol gösterici yanı, kabul beyanının UYAP üzerinden dosyaya girilmiş olmasını yeterli saymamasıdır. Daire, kabulün borçluya ulaştığı tarihi esas almış ve bu tarih ilk taksitten sonraya düştüğü için taahhüdü geçersiz saymıştır. Kanun yararına bozma istemini taşıyan ihbarname, Daire'nin 5 Ekim 2021 tarihli bir kararına dayanıyordu ve Daire bu istemi yerinde bulmuştur. İlkenin tek bir dosyaya özgü olmadığı buradan anlaşılır. Suçun genel çerçevesi, şikâyet süresi ve yaptırımın işleyişi taahhüdü ihlal suçu yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Van'daki icra dosyasında taahhüt alacaklının yokluğunda imzalandı

Van'da yürütülen bir icra takibinde borçlu, 15 Haziran 2023 tarihinde taahhüt tutanağını imzaladı. Tutanak alacaklının ve alacaklı vekilinin yokluğunda düzenlendi; ilk taksit 15 Temmuz 2023 tarihine bağlandı. Alacaklı vekili taahhüdü kabul ettiğini UYAP sistemi üzerinden bildirdi. Bu kabulü içeren muhtıra borçluya 28 Temmuz 2023 tarihinde, ilk taksit tarihinden on üç gün sonra tebliğ edildi.

Taksitlerin ödenmemesi üzerine Van İcra Ceza Mahkemesi, 23 Ekim 2023 tarihinde borçlunun İcra ve İflas Kanunu m.340 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılmasına karar verdi. Bu karara yapılan itiraz, Van 2. Asliye Ceza Mahkemesince 30 Kasım 2023 tarihinde reddedildi. Adalet Bakanlığı 13 Mayıs 2025 tarihli yazısıyla kanun yararına bozma yoluna başvurdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da istemi ihbarnameyle Daire'ye gönderdi.

Kabul beyanı yetmedi, borçluya ilk taksit vadesinden önce ulaşması arandı

İhbarnamede ve Daire'nin kararında esas alınan ölçüt, taahhüdün kurulduğu ana ilişkindir. Alacaklının yokluğunda verilen taahhüt, alacaklı ya da vekili tarafından kabul edilmedikçe tamamlanmış sayılmaz. Daire'nin 2021 tarihli kararındaki ifadeyle, usulüne uygun şekilde alacaklı ya da vekilince ilk taksit tarihinden önce kabul edilmeyen taahhüt geçerli değildir. Kararda bu ölçütün gerekçesi ayrıntılandırılmamış olsa da dayandığı düşünce açıktır: borçlu, taahhüdünün kabul edildiğini öğrenmeden ödeme takvimine bağlı tutulamaz.

Somut dosyada kabul beyanı mevcuttu, ancak kabul muhtırası borçluya ilk taksit tarihinden sonra tebliğ edilmişti. Daire, belirleyici tarihi kabulün UYAP'a girildiği an olarak değil, muhtıranın borçluya tebliğ edildiği an olarak ele almıştır. İlk taksidin vadesinde borçlu yönünden kurulmuş bir taahhüt bulunmadığından, ödenmeyen taksit bir taahhüdün ihlali olarak nitelendirilmemiştir. Suçun yasal unsurları bu noktada eksik kalmıştır.

Kararın gerekçesi borçlunun ödeme niyetini ya da ödeme gücünü tartışmaz. Uyuşmazlık tamamen şekle ilişkindir ve Daire, şekil eksikliği taşıyan bir taahhüdün tazyik hapsine dayanak yapılamayacağını kabul etmiştir. Daire'nin başka kararlarında taahhüt tutanağında faiz, harç ve masrafların ayrı ayrı gösterilmemesi de aynı sonuca bağlanmıştır. İki çizgi birlikte okunduğunda, geçerli bir taahhüdün hem içerik hem bildirim bakımından eksiksiz olması gerektiği görülür.

Tazyik hapsi kaldırıldı ve borçlu Yargıtay kararıyla beraat etti

Daire, kanun yararına bozma istemini yerinde bularak Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin itirazın reddine ilişkin kararını CMK m.309/4-d uyarınca bozdu. Borçlu hakkında hükmolunan tazyik hapsi kaldırıldı ve hapis infaz ediliyorsa derhal salıverilmesine karar verildi. Bozma nedeni cezanın kaldırılmasını gerektirdiğinden Daire yeni bir yargılamaya gerek görmeden hükmü kendisi kurdu. Borçlu, suçun yasal unsurları oluşmadığından CMK m.223/2-a gereğince beraat etti ve yargılama gideri şikâyetçi üzerinde bırakıldı.

Kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararlardaki hukuka aykırılığın giderilmesi için öngörülmüş olağanüstü bir yoldur. Bu dosyada itiraz aşamasında giderilmeyen şekil eksikliği, itirazın reddinden bir buçuk yılı aşkın süre sonra bu yolla düzeltilebildi. Karar oy birliğiyle verildi ve borçlu yönünden tamamen lehe sonuç doğurdu.

Kabul muhtırası ve tebliğ mazbatası icra dosyasında yer almalıdır

Alacaklının yokluğunda alınan taahhütlerde, kabul muhtırasının borçluya ilk taksit tarihinden önce tebliğ edilmiş olması gözetilmelidir. İlk taksidin yakın bir tarihe bağlandığı tutanaklarda kabulün UYAP'a girilmesi ile tebligatın borçluya ulaşması arasındaki gecikme taahhüdü geçersiz kılabilir. Bu gecikmeyi karşılayacak bir ilk taksit tarihi belirlenmesi alacaklı tarafın yararınadır. Uygulamada en sık karşılaştığımız eksiklik, kabul beyanının sisteme girilmesiyle sürecin tamamlandığının varsayılmasıdır.

Tazyik hapsi şikâyetiyle karşılaşan borçlu yönünden ise icra dosyasında kabul muhtırasının aslı, tebliğ mazbatası ve tebliğ tarihi incelenmelidir. Taahhüt tutanağında toplam borcun, faizin hangi dönemi kapsadığının, harç ve masrafların ayrı ayrı gösterilip gösterilmediği de aynı incelemenin parçasıdır. Bu eksiklikler icra ceza mahkemesinde savunma olarak ileri sürülebilir. Karar kesinleşmişse kanun yararına bozma istemi için Adalet Bakanlığına başvuru değerlendirilebilir. Takibin kendisine yönelik itiraz yolları icra takibine itiraz yazısında anlatılmıştır.

Ödeme taahhüdünün kabulü ve tebliği hakkında sık sorulan sorular

Alacaklının UYAP üzerinden kabul beyanı taahhüdü tek başına geçerli kılar mı

Daire'nin bu kararında kabul beyanının dosyaya girilmesi yeterli görülmemiştir. Belirleyici olan, kabul muhtırasının ilk taksit tarihinden önce borçluya tebliğ edilmesidir. Tebliğ bu tarihten sonra yapılmışsa taahhüt geçerli sayılmamakta ve ihlal suçu oluşmamaktadır.

Tazyik hapsi kararı kesinleştikten sonra başvurulabilecek bir yol var mı

Kesinleşmiş kararlardaki hukuka aykırılık, Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay önüne getirilebilir. Bu dosyada da itirazın reddinden sonra bu yol işletilmiş ve borçlu beraat etmiştir. Bakanlığa yapılacak başvuruya eksikliği gösteren tebliğ belgelerinin eklenmesi incelemeyi kolaylaştırır.

Taahhüt tutanağında faiz kalem kalem gösterilmemişse sonuç değişir mi

Daire'nin yerleşik kararlarında taahhüt tutanağında toplam borç, işlemiş ve işleyecek faiz, vekâlet ücreti, harç ve masrafların birlikte ve açıkça gösterilmesi aranmaktadır. Faizin hangi dönemi kapsadığı belirsizse ya da alacaklının işleyecek faizden feragati tutanakta yer almıyorsa taahhüt geçerli sayılmamaktadır. Bu eksiklik de kabul muhtırasındaki gecikme gibi suçun unsurlarının oluşmadığı sonucuna götürür.

Kararın tam metni

~2 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

12. Hukuk Dairesi 2025/3819 E. , 2025/4794 K. "İçtihat Metni"

Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanık ...'un, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Van İcra Ceza Mahkemesinin 23/10/2023 tarihli ve 2023/92 esas, 2023/130 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2023 tarihli ve 2023/259 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 13/05/2025 gün ve 94660652-105-65-18761-2024-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2025 gün ve KYB- 2025/62303 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05/10/2021 tarihli ve 2021/6355 esas, 2021/8403 karar sayılı ilâmında yer alan "...Dosya kapsamında alacaklı veya vekili tarafından verilmiş bir taahhüdü kabul muhtırasının ve bunun borçluya tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbatasının da bulunmadığının anlaşılması karşısında, usulüne uygun şekilde alacaklı ya da vekilince ilk taksit tarihinden önce kabul edilmeyen taahhüdün geçerli olmayacağı gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, borçlu tarafından alacaklı ve alacaklı vekilinin yokluğunda, 15/06/2023 tarihinde imzalanan taahhüt tutanağına yönelik alacaklı vekilinin Uyap sistemi üzerinden kabul beyanında bulunduğu, taahhüt tutanağına göre ilk taksit tarihinin 15/07/2023 tarihi olduğu, kabul muhtırasının borçluya 28/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu kapsamda alacaklı vekili tarafından sunulan kabul muhtırasının ilk taksit tarihinden önce borçluya tebliğ edilmemiş olması karşısında taahhüdün geçerli olmadığı cihetle, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2023 tarihli ve 2023/259 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında borçlunun ödeme şartını ihlâli eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında verilen tazyik hapsi infaz edilmekte ise derhal salıverilmesine, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden, "Sanık ...'un üzerine atılı borçlunun ödeme şartını ihlâli suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK’nun 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE,"

"Yargılama giderinin müşteki üzerinde bırakılmasına," Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm İcra ve İflas Hukuku kararları