Karar Özeti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında bölge adliye mahkemesinin kurduğu kusur dengesini bozarak kadın eş lehine karar vermiştir. Karar, boşanma dosyalarına en sık sunulan dijital delilleri tek tek ele alması bakımından önemlidir. Daire, eşin güven sarsıcı davranışını ispat için sunulan ses kaydının ortam dinlemesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle hukuka aykırı yolla elde edilmiş sayılacağını ve hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. Dosyaya ekran görüntüsü olarak sunulan yazışmalar bakımından da kimin yazdığının ve yazılan numaraların belli olmadığı, karşı tarafça açıkça kabul edilmediği gerekçesiyle ispat değeri tanınmamıştır. Daire ayrıca sosyal medyada tanınan bir kişiye beğeni anlamında gönderilen emojinin tek başına güven sarsıcı davranış sayılamayacağını vurgulamıştır. Arama ve kısa mesaj kayıtlarında destekleyici bir bulguya rastlanmaması ve tanık beyanlarının da iddiayı doğrulamaması karşısında, bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenmesi yerinde görülmemiştir. Bunun sonucu olarak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Karar, temyiz eden kadın eş lehine sonuç doğurmuş; erkek eş yararına hükmedilmiş olan tazminatların dayanağı da böylece ortadan kalkmıştır. Erkek eş tazminat taleplerinden yargılama sırasında feragat ettiğinden bu yöndeki temyiz itirazları konusuz kalmıştır. Karar oy birliğiyle verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme
Kararın Önemi
Boşanma dosyalarına bugün sunulan delillerin büyük bölümü dijitaldir: mesaj ekran görüntüleri, gizlice alınmış ses kayıtları, arama ve kısa mesaj dökümleri, sosyal medya etkileşimleri. Bu karar, aynı dosyada bu delil türlerinin dördünü birden tartışması ve her biri için ayrı bir ölçüt uygulaması bakımından yol göstericidir. Ortaya çıkan tablo tek cümleyle özetlenebilir: bir delilin dosyada bulunuyor olması, onun hükme esas alınacağı anlamına gelmez. Karar, ilk derece mahkemesinin eşit kusur değerlendirmesini bozan bölge adliye mahkemesi kararını, dijital delillerin değerlendirilmesindeki hata nedeniyle ortadan kaldırmıştır.
Somut Olay
Taraflar karşılıklı boşanma davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, kadına tanımadığı bir kişiyle iletişim kurmaya çalışma ve evle ilgilenmeme, erkeğe ise aşırı kıskançlıkla psikolojik baskı uygulama ve aşağılayıcı sözler söyleme vakıalarını yükleyerek tarafları eşit kusurlu saymıştır. Bu mahkeme, dosyaya sunulan yazışmaların ekran görüntüsü biçiminde olduğunu, sunulan resimlerin ne şekilde ve hangi tarihte elde edildiğinin belli olmadığını belirterek bunları kusur tespitine esas almamıştır.
İstinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi bu değerlendirmeyi değiştirmiş, kadının üç ayrı kişiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğunu kabul ederek kadını ağır kusurlu saymış ve erkek eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Kadın eş vekili kararı kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz etmiştir. Erkek eş yargılama sırasında tazminat taleplerinden feragat ettiği için tazminatlara yönelik temyiz konusuz kalmış, inceleme kusur belirlemesi üzerinde yoğunlaşmıştır.
Mahkemenin Gerekçesi
Daire, ağır kusur kabulünün dayandığı her delili ayrı ayrı denetlemiştir.
Ses kaydı yönünden: erkek eşin, kadının güven sarsıcı davranış içinde olduğunu ispat için sunduğu ses kaydı ortam dinlemesi niteliğindedir. Bu nitelikteki bir kayıt hukuka aykırı yolla elde edilmiş sayılır ve hükme esas alınamaz. Burada tartışma delilin inandırıcılığı değil, elde ediliş biçiminin hukuka uygunluğudur; bu eşik aşılamadığı için içeriğe hiç girilmemiştir.
Yazışmalar yönünden: dosyaya sunulan yazışmalarda kimin yazdığı ve yazılan numaralar belli değildir; kadın eş tarafından da açıkça kabul edilmemiştir. Burada delil hukuka aykırı sayılmamış, ancak kaynağı doğrulanamadığı için ispat gücü tanınmamıştır. İlk derece mahkemesinin aynı yöndeki değerlendirmesi isabetli bulunmuştur.
Sosyal medya etkileşimi yönünden: tanınan bir kişiye beğeni anlamında gönderilen emojinin güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiştir. Bir davranışın dijital ortamda gerçekleşmiş olması, ona evlilik birliği bakımından kendiliğinden bir anlam yüklemez.
Arama ve kısa mesaj kayıtları incelendiğinde iddiayı destekleyen bir bulguya rastlanmamış, tanık beyanları da vakıayı doğrulamamıştır. Geriye ispatlanmış bir güven sarsıcı davranış kalmadığından bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenmesi yerinde görülmemiş; erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Sonuç ve Uygulamadaki Etkisi
Karardan iki ayrı süzgeç okunmaktadır. Birinci süzgeç hukuka uygunluktur: delil hukuka aykırı yolla elde edilmişse içeriği hiç tartışılmaz. İkinci süzgeç doğrulanabilirliktir: hukuka aykırılık bulunmasa bile kaynağı, tarihi ve tarafları belirsiz bir çıktı tek başına vakıa ispatına yetmez. Uygulamada en çok karşılaşılan hata, bu iki süzgecin birbirine karıştırılmasıdır.
Kararın ikinci önemli sonucu zincirleme etkidir. Kusur dengesi hukuka aykırı ya da ispat gücü bulunmayan delillere dayandırıldığında yalnızca kusur tespiti değil, ona bağlanan maddi ve manevi tazminat da dayanaksız kalmaktadır. Bu nedenle dijital delil tartışması, boşanma davasının sonuçlarının tamamını etkileyen bir usul meselesidir.
Benzer Durumdaysanız
Aşağıdaki noktalar genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın koşulları farklıdır.
- Bir ses kaydının dosyaya sunulmadan önce niteliği değerlendirilmelidir. Ortam dinlemesi niteliğindeki kayıtlar hükme esas alınamamaktadır.
- Mesaj ekran görüntüleri tek başına zayıf delildir. Gönderen ve alıcı bilgisi ile tarihin görülebildiği, kaynağı doğrulanabilir çıktılar tercih edilmelidir.
- Karşı taraf yazışmayı kabul etmiyorsa, içeriğin kime ait olduğu ayrıca ortaya konmalıdır.
- Tanık beyanı, dijital delillerin zayıf kaldığı dosyalarda belirleyici olmayı sürdürmektedir.
- Kusur ve tazminat başlıklarının birbirine bağlı olduğu unutulmamalıdır.
Boşanma davasında delillerin nasıl toplandığı ve hangi delilin hangi vakıayı ispata yaradığı konusunda aldatma davasında deliller yazımız genel çerçeveyi vermektedir. Sürecin tarafı iseniz Yalova boşanma avukatı sayfamızdan büromuzun çalışma alanlarına ulaşabilir, çekişmeli boşanma davası sayfamızdan yargılamanın işleyişini inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Eşimin telefonundan aldığım ekran görüntüsü delil olur mu?
Karara göre ekran görüntüsünün dosyaya sunulmuş olması yeterli değildir. Kimin yazdığı, hangi numaraların kullanıldığı belli değilse ve karşı taraf içeriği açıkça kabul etmiyorsa, bu çıktıya vakıa ispatı bakımından değer verilmemektedir.
Gizlice alınan ses kaydı boşanma dosyasında kullanılabilir mi?
Kararda, güven sarsıcı davranışı ispat için sunulan ses kaydı ortam dinlemesi niteliğinde görülmüş, hukuka aykırı yolla elde edilmiş sayılarak hükme esas alınmamıştır. Bu tür kayıtlarda içeriğin doğruluğu tartışılmadan önce elde ediliş biçimi denetlenmektedir.
Sosyal medyada gönderilen bir emoji güven sarsıcı davranış sayılır mı?
Daire, tanınan bir kişiye beğeni anlamında gönderilen emojinin güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilmesini doğru bulmamıştır. Dijital ortamdaki her etkileşim evlilik birliği bakımından kusur oluşturmamaktadır.
Hukuka aykırı delille kurulan kusur tespiti tazminatı da etkiler mi?
Kararda kusur dengesi değiştiği için erkek eş yararına hükmedilen tazminatların dayanağı ortadan kalkmıştır. Kusur tespiti ile tazminat birbirine bağlı olduğundan, delil değerlendirmesindeki hata sonucun tamamını etkilemektedir.
Hukuki Değerlendirme
Av. Mesut İLME
İlme Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatı · Yalova Barosu Sicil No: 287. Karar özetleri ve değerlendirmeler bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık alınız.
Karar Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/5186 E. , 2025/7559 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/102 E., 2024/605 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/38 E., 2022/792 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi ve erkek lehine hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin "erkek lehine hükmedilen tazminatlara" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı-karşı davalı erkek vekilinin 02.10.2024 havale tarihli dilekçesi ile “maddî ve manevî tazminat taleplerinden feragat” ettiği, bu feragat beyanı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 06.05.2025 tarihli ek karar ile "davacı-karşı davalı erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine" karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı-karşı davacı kadın vekilinin erkek lehine hükmedilen tazminatlara ilişkin temyizinin konusu kalmadığından temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin "kusur belirlemesine" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadına "tanımadığı bir doktorla iletişim kurmaya çalıştığı, ona kalp emojisi gönderdiği, bu kişinin dikkatini çekmeye çalıştığı ve bu şekilde güven sarsıcı davranışta bulunduğu, evi ile ilgilenmediği" vakıaları, erkeğe ise " aşırı kıskançlıkla baskı uyguladığı, kadına "çirkinsin" diyerek onu beğenmediği, aşağıladığı, kadının kadınlık gururunu incitici sözler söylediği" vakıaları kusur olarak yüklenerek boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'ilere karar verilmiş, diğer iddialarının ise ispatlanamadığı, dosyaya sunulan yazışmaların ekran görüntüsü şeklinde olduğu; sunulan resimlerin de ne şekilde ve hangi tarihlerde çekildikleri belli olmadığından kusur tespitine esas alınmadığı gerekçede tartışılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacı kadının üç ayrı erkekle güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve erkeğin ailesini istemediği, erkeğin ise kadına "çirkinsin" dediği ve kıskançlık yaptığı şeklindeki kusurlu davranışlarının ispatlandığı dikkate alındığında boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu belirtilerek erkek vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kusur gerekçesinin düzeltilmesine ve İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle erkek yararına maddi ve manevi tazminata karar verilmiş, hüküm davalı -karşı davacı kadın vekili tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacı kadına üç ayrı erkekle güven sarsıcı davranış vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de; sosyal medya fenomeni bir kişiye beğeni anlamında gönderilen emojinin güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığı; erkeğin kadının güven sarsıcı davranışlar içerisinde olduğuna yönelik vakanın ispatı için sunduğu ses kaydının ortam dinlemesi niteliğinde olup hukuka aykırı yolla elde edilen delil olduğu ve bu nedenle hükme esas alınamayacağı, kadının arama ve sms kayıtları incelendiğinde güven sarsıcı davranışı destekler nitelikte bir kaydın bulunmadığı, dosyaya sunulan yazışmalar incelendiğinde ise kim tarafından yazıldığının ve yazılan numaraların belli olmadığı gibi kadın tarafından da açıkça kabul edilmediği, tanık beyanları ile de kadının güven sarsıcı davranışının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenmesi doğru olmamıştır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; erkeğin kadına aşırı kıskançlıkla psikolojik baskı uyguladığı, kadınlık gururunu incitici sözler söylediği, çirkinsin diyerek beğenmediği ve aşağıladığı, kadının ise erkeğin ailesini istemediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklanan sebeplerle kusur belirlemesi yönünden davalı -karşı davacı kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin erkek yararına hükmedilen tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan sebeplerle incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
