İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Parlak araç boyasında yansıyan ışık, yakın plan

Sıfır Araç Boyalı ve Kapısı Değişmiş Çıkarsa Ayıpsız Misliyle Değişim İstenebilir mi?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı: sıfır aracın boyalı ve kapısı değişmiş çıkması gizli ayıptır; tolerans savunması kabul görmedi, ayıpsız misliyle değişim hükmü onandı.

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas/Karar
2022/2228 2023/184
Karar tarihi
21.02.2023
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
21 Eylül 2026
7 dk
okuma

Özet

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yetkili bayiden sıfır olarak satın alınan bir otomobilin sol ön kapı, sol arka kapı ve sol arka çamurluğunun boyalı, sol arka kapısının ise değişmiş çıkması üzerine açılan misliyle değişim davasını incelemiştir. İlk derece mahkemesi aracı gizli ayıplı kabul etmekle birlikte misliyle değişimin satıcı için orantısız güçlük doğuracağını belirterek talebi bedel indirimine çevirmiş ve ithalatçı hakkında hüküm kurmamıştır. Bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırmış, bilirkişi kök ve ek raporlarına dayanarak ayıbın imalattan kaynaklandığını, değişim talebi karşılanmayan tüketicinin ayıplı malı kabule zorlanamayacağını belirtmiş ve aracın satıcı ile ithalatçı tarafından ayıpsız misliyle değiştirilmesine hükmetmiştir. Daire, bilirkişi kurulunun sağ ve sol taraftaki parçalar arasında ölçtüğü mikron farkını, kaportanın aynı boyama serisinde boyanmamış olmasını ve boya işleminin oto sanayi ortamında yapılamayacak kadar hassas ve düzgün dağılımlı bulunmasını gerekçesine taşıyarak kararı onamıştır. Karar tüketici lehinedir; satıcı ve ithalatçı aleyhinedir. Kararın uygulamaya yönelik iki mesajı vardır: boya kalınlığının üretici tolerans değerleri içinde kalması tek başına ayıbı ortadan kaldırmaz ve ayıbın önemi ortaya konduğunda misliyle değişim talebi orantısızlık gerekçesiyle bedel indirimine indirgenmez.

İnceleme

Boya kalınlığı ölçümü sıfır bir aracı ayıplı mal hâline getirebilir

Sıfır kilometre alınan bir aracın aylar sonra ekspertizde boyalı ve bir kapısının değişmiş çıkması, tüketici uyuşmazlıklarının en sık görülen biçimlerinden biridir. Satıcı ve ithalatçı çoğu zaman boya kalınlığının üretici tolerans değerleri içinde kaldığını, aracın kusursuz teslim edildiğini ve ilk altı aylık sürenin geçtiğini savunur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu kararda, bilirkişi kurulunun mikron ölçümlerine dayanarak ayıbın üretim aşamasından kaynaklandığını kabul eden ve aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine hükmeden bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

Kararın yol gösterici yanı iki noktada toplanır. İlki, gizli ayıbın varlığının ve kaynağının hangi teknik veriyle ispatlandığıdır: aracın sağ ve sol tarafındaki boya kalınlıklarının karşılaştırılması, kaportanın aynı boyama serisinde boyanıp boyanmadığını ortaya koymuştur. İkincisi, seçimlik haklar arasındaki tercihte ilk derece mahkemesinin orantısız güçlük gerekçesiyle bedel indirimine indirdiği talebin, istinaf ve temyiz aşamasında yeniden misliyle değişime yükseltilmesidir. Ayıplı malda seçimlik hakların genel çerçevesi için ayıplı mal iadesi ve tüketici hakları yazısına bakılabilir; bu sayfa yalnız araç özelini ve tek bir karar üzerinden seçimlik hakkın nasıl belirlendiğini işler.

Bayiden alınan sıfır aracın sol tarafı boyalı, arka kapısı değişmiş çıktı

Davacı, 29 Aralık 2016 tarihinde yetkili bayiden 124.968,50 TL fatura bedeliyle 2016 model sıfır bir otomobil satın almıştır. Aracı 12 Temmuz 2017'de kapısındaki ayarsızlık şikâyetiyle yetkili servise götürmüş, aynı gün bağımsız bir ekspertiz firmasında yaptırdığı incelemede sol ön kapı, sol arka kapı ve sol arka çamurluğun boyalı olduğunu, sol arka kapının ise değiştirilmiş olduğunu öğrenmiştir. Satıcıyla yaptığı görüşmeden sonuç alamayınca aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi istemiyle satıcı bayi ve ithalatçı aleyhine tüketici mahkemesinde dava açmıştır.

İthalatçı, ekspertiz tespitlerinin geçersiz olduğunu, aracın geneline ilişkin boya kalınlıklarının üretici tolerans değerleri içinde kaldığını, fabrika ve teslim kayıtlarında üretim sonrası hiçbir onarım bulunmadığını ve kanunun aradığı altı aylık sürenin geçtiğini savunmuştur. Satıcı bayi de boya kalınlığının referans değerler arasında olduğunu, aracın kusursuz teslim edildiğini ve aracın satıştan dava tarihine kadar yaklaşık bir buçuk yıl davacının elinde kaldığını ileri sürmüştür.

Ankara 14. Tüketici Mahkemesi, bilirkişi kurulu raporuna dayanarak aracın gizli ayıplı olduğunu kabul etmiş; ancak misliyle değişimin satıcı için orantısız güçlük doğuracağını, çoğun içinde azın bulunduğunu belirterek talebi bedel indirimi olarak nitelendirmiş ve 15.313,55 TL'nin yalnız satıcıdan tahsiline hükmetmiştir. Üretici veya ithalatçıya karşı bedel indirimi istenemeyeceği gerekçesiyle ithalatçı hakkında hüküm kurulmamıştır. Kararı her üç taraf da istinaf etmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, ilk derece kararını kaldırarak davayı kabul etmiş, aracın davalılar tarafından ayıpsız misliyle değiştirilmesine ve aracın takyidatlardan arındırılmış olarak davalılara iadesine karar vermiştir. Davalılar bu kararı temyiz etmiştir.

Sağ ve sol kapılar arasındaki mikron farkı üretim aşamasına işaret etti

Bölge adliye mahkemesi, kök ve ek bilirkişi raporlarına dayanarak aracın kalın mikron boya ve değişmiş sol arka kapı nedeniyle ayıplı mal niteliğinde olduğunu, gizli ayıbın imalattan kaynaklandığını tespit etmiştir. Mahkemeye göre değişim talebi yerine getirilmeyen tüketici ayıplı malı kabul etmeye ve kullanmaya zorlanamaz; üründen beklenen fayda da sağlanamamıştır. Bu tespit üzerine tüketicinin seçimlik hakkını kullanabileceği ve ayıpsız misliyle değişimi, ayıplı maldan birlikte sorumlu olan satıcı ve ithalatçıdan isteyebileceği sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, TKHK m.8 ve m.11 hükümlerini aktardıktan sonra bilirkişi kurulu raporundaki ölçümleri gerekçesine taşımıştır. Rapora göre aracın sağ ön kapı, sağ ön çamurluk, sağ arka kapı ve sağ arka çamurluk boya kalınlıkları yüz on altı ile yüz kırk altı mikron arasında, sol taraftaki aynı parçalar ise yüz on altı ile iki yüz yedi mikron arasında ölçülmüştür. Kaportanın diğer parçalarıyla aynı boyama serisinde boyanmamış olması, parçanın değişmiş olduğunu göstermiştir. Daire'nin gerekçesindeki belirleyici cümle, boya işleminin "oto sanayi sitelerinde yapılamayacak kadar hassas ve düzgün dağılımlı" olmasıdır: bu nitelikteki bir uygulama ancak üretim bandında yapılabilir ve ayıbın teslimden önce var olduğunu, tüketicinin kullanımından doğmadığını ortaya koyar.

Daire, hukuki ilişkinin ve uygulanacak kuralların bölge adliye mahkemesince doğru belirlendiğini saptayarak davalıların temyiz sebeplerini bozmayı gerektirir nitelikte görmemiş ve kararı HMK m.370/1 uyarınca onamıştır. Onama gerekçesi, TKHK m.11/2'de öngörülen ve ayıbın piyasaya sürülmeden sonra doğduğunu ispat etme yükünün somut olayda üretici ve ithalatçı tarafından karşılanmadığı anlamına da gelmektedir; tolerans değerlerine ve fabrika kayıtlarına dayanan savunma, mikron ölçümleriyle ortaya çıkan seri farkı karşısında yeterli görülmemiştir.

Bedel indirimi yerine ayıpsız misliyle değişim hükmü onandı

Karar tüketici lehinedir. Kesinleşen hükümle satıcı ve ithalatçı, 2016 model aracı ayıpsız bir misliyle değiştirmekle yükümlü kılınmış; davacı da aracı üzerindeki rehin ve benzeri kayıtlardan arındırarak iade edecektir. Yargıtay duruşmasında 8.400 TL vekâlet ücreti davacı lehine hükmedilmiştir.

Uygulama açısından iki sonuç öne çıkar. İlk derece mahkemesinin TKHK m.11/3'e dayanarak misliyle değişimi orantısız güçlük nedeniyle bedel indirimine çevirmesi, istinaf ve temyiz aşamasında kabul görmemiştir: ayıbın imalattan kaynaklandığı ve aracın bir kapısının değişmiş olduğu tespit edildiğinde, orantısızlığın tayininde gözetilecek "ayıbın önemi" ölçütü tüketici yararına ağır basmıştır. İkinci sonuç sorumluluğun kapsamına ilişkindir: TKHK m.11/2 uyarınca ücretsiz onarım ve misliyle değişim hakları ithalatçıya karşı da kullanılabildiğinden, ithalatçı hakkında hüküm kurmayan ilk derece kararının kaldırılması ve iki davalının birlikte sorumlu tutulması doğru bulunmuştur. Araç değer kaybı uyuşmazlıklarında Yargıtay'ın önceki hasar ve belirsiz alacak konularına yaklaşımı için araç değer kaybı davasında Yargıtay ölçütleri incelemesine bakılabilir.

Ayıplı araçta seçimlik hak kullanılmadan önce belgelenmesi gerekenler

Boyalı veya parçası değişmiş çıkan bir araçta ilk adım, tespitin denetlenebilir biçimde belgelenmesidir. Bağımsız ekspertiz raporunda parça bazında mikron değerlerinin yazılı olması, mahkeme bilirkişisinin aynı ölçümü tekrar edebilmesini ve sağ ile sol taraf karşılaştırmasının yapılabilmesini sağlar. Kararda belirleyici olan veri, tek bir parçanın kalın boyalı olması değil, aynı boyama serisine ait olmayan parçaların bulunmasıdır.

Seçimlik hakkın kime karşı kullanılacağı da baştan belirlenmelidir. TKHK m.11/2 uyarınca ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değişim satıcı, üretici ve ithalatçıdan birlikte istenebilir; sözleşmeden dönme ve bedel indirimi ise yalnız satıcıya yöneltilebilir. Misliyle değişim tercih edildiğinde davanın satıcı ve ithalatçı aleyhine birlikte açılması, ilk derece aşamasında ithalatçının hüküm dışında kalmasını önler. Talebin bedel indirimine çevrilebileceği ihtimali için satış tarihindeki ayıpsız ve ayıplı rayiç değerlerin belirlenmesi gerekir; Daire'nin yerleşik uygulamasında indirim, bu iki değer arasındaki oranın satış bedeline uygulanmasıyla hesaplanır. Ayıptan kaynaklanan değer kaybının yaklaşık büyüklüğü araç değer kaybı hesaplama aracıyla görülebilir.

Uygulamada en sık gördüğümüz eksiklik, aracın satın alındıktan sonra uzun süre kullanılmış olmasının ayıp iddiasını zayıflattığı varsayımıdır. Bu kararda araç yaklaşık bir buçuk yıl davacıda kalmış olmasına rağmen, boya uygulamasının niteliği ayıbın teslimden önce var olduğunu göstermeye yetmiştir. Kullanım süresi tek başına belirleyici değildir; belirleyici olan, ayıbın kaynağının teknik veriyle ortaya konulmasıdır. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.

Boyalı çıkan sıfır araç hakkında sık sorulan sorular

Boya kalınlığı üretici tolerans değerleri içindeyse araç yine ayıplı sayılabilir mi?

Tolerans değerleri savunması bu kararda kabul görmemiştir. Bilirkişi kurulu aracın sağ ve sol tarafındaki parçaların boya kalınlıklarını karşılaştırmış, sol taraftaki parçaların aynı boyama serisinde boyanmadığını ve bir kapının değişmiş olduğunu tespit etmiştir. Belirleyici olan mutlak kalınlık değeri değil, parçalar arasındaki seri farkı ve değişmiş parçanın varlığıdır.

Misliyle değişim yerine mahkeme bedel indirimine karar verebilir mi?

TKHK m.11/3, misliyle değişimin satıcı için orantısız güçlük doğurması hâlinde tüketicinin dönme veya bedel indirimi haklarına yönelmesini öngörür; orantısızlık malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gözetilerek belirlenir. Bu kararda ilk derece mahkemesinin orantısızlık gerekçesi, ayıbın imalattan kaynaklanması ve bir kapının değişmiş olması karşısında istinaf ve temyizde kabul edilmemiştir.

Aracı satan bayi yerine ithalatçıdan da değişim istenebilir mi?

TKHK m.11/2, ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değişim haklarının üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabileceğini ve bu hakların yerine getirilmesinden satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olduğunu düzenler. Bu kararda bölge adliye mahkemesi değişim hükmünü satıcı ve ithalatçı hakkında birlikte kurmuş, Yargıtay da bu hükmü onamıştır. Bedel indirimi ve sözleşmeden dönme ise yalnız satıcıya karşı ileri sürülebilir.

Aracın uzun süre kullanılmış olması ayıp iddiasını düşürür mü?

Kullanım süresi bu kararda sonuca etkili görülmemiştir. Satıcı, aracın dava tarihine kadar yaklaşık bir buçuk yıl davacıda kaldığını ve bu sürede zarar doğmuş olabileceğini savunmuş; ancak boya işleminin oto sanayi ortamında yapılamayacak kadar hassas ve düzgün dağılımlı olması ayıbın üretim aşamasından kaynaklandığını göstermiştir. İspat bakımından belirleyici olan, ayıbın teslimden önce var olduğunun teknik veriyle ortaya konulmasıdır.

Kararın tam metni

~10 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

3. Hukuk Dairesi 2022/2228 E. , 2023/184 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1440 E., 2021/2632 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/228 E., 2019/565 K.

Taraflar arasındaki malın ayıplı olmasından kaynaklanan davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın bedel indirimi talebi olarak kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalıların vekilleri tarafından temyiz edilmekle incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalıların vekilleri tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde Davacı vekili Av. ... ile davalı Mengerler Ticaret Türk A.Ş. vekili Av. S.A. ile diğer davalı ...Ş. vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelen taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildi. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, davalılardan 29.12.2016 tarihinde 124.968,50 TL fatura bedelli ile 2016 model, Mercedes Benz Marka aracı sıfır olarak satın aldığını, dava konusu aracı 12.07.2017 tarihinde Mercedes Benz Türk bayisine götürerek aracın kapısında ayarsızlık olduğunu söylediğini, aracın aynı gün Ümran Oto adlı bağımsız oto ekspertize götürüldüğünü, burada yapılan ekspertiz sonucunda aracın sol ön kapı, sol arka kapı, sol arka çamurluğunun boyalı olduğunu ve sol arka kapının değiştiğini öğrendiğini, yapılan bu tespitlerden sonra aracı satın aldığı Mengerler Türk ile görüştüğünü ancak herhangi bir netice alamadığını ileri sürerek, ayıplı olan 06 ... plakalı Mercedes marka 2016 model aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1- Davalı Mercedes Benz Türk A.Ş. vekili; davacı tarafından sunulan eksper raporunda varılan tespitlerin geçersiz olduğunu, araç üzerinde rehin var ise kaldırılması gerektiğini, dava konusu aracın boya şikayeti dışında davacı tarafından sorunsuz kullanıldığını, dava konusu aracın geneline ilişkin boya kalınlıklarının üreticinin tolerans değerleri içerisinde olduğunu ve fabrikada üretim esnasında hatalı bir boyama işlemi görmediğini, gerek fabrikada üretim aşamasında tutulan kayıtlar gerekse yetkili satıcı/servisin aracı gümrükten alıp davacıya teslim ettiği süreçte tutmuş olduğu kayıtlarda aracın üretim aşamasından sonra hiçbir sebeple onarım işlemine tabi tutulmadığını, dava konusu olayda, kanunun aradığı 6 aylık ilk teslim süresinin de geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı Mengerler Ticaret Türk A.Ş. vekili; dava konusu aracın davacı tarafından sorunsuz şekilde kullanılmakta olduğunu, dava konusu aracın boyalı ve üretimden kaynaklı ayıplı olduğu yönündeki iddialarının boya kalınlığının referans değerleri arasında olmasından dolayı kabul edilmediğini, aracın şirket tarafından davacıya sorunsuz ve kusursuz şekilde teslim edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davacının davalı şirketten satın aldığı otomobilin gizli ayıplı olduğu, bu ayıp nedeniyle araçtaki değer kaybının belirlendiği, bilirkişi kurulu tarafından yapılan tespitler ve ilgili mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde davacının seçimlik haklarından sadece birisini kullanabileceği, her ne kadar misli ile değişim talebinde bulunulmuş ise de araçtaki mevcut ayıbın 6502 sayılı Kanunun 11. maddesinin 3. bendi dikkate alındığında, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getireceği, çoğun içinde az vardır kuralından hareketle talebin bedel indirimi talebi olarak değerlendirilmesi gerektiği, 6502 sayılı Yasanın 11/2. maddesindeki düzenleme nedeniyle üretici veya ithalatçıya karşı bedel indirimi talebinde bulunulamayacağı, ancak dava konusu ürünün imalattan kaynaklı gizli ayıplı olarak üretilmiş olduğu tespit edildiğinden ve bunun tespiti ancak yargılama ile belirlendiğinden davacının misli ile değişim talebinin yapılan yargılama ve Mahkemenin taktiri ile belirlendiğinden davalı Mercedes Benz Türk A.Ş. açısından vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına, davalı Mengerler Ticaret Türk A.Ş. aleyhine açılan davanın bedel indirimi talebi olarak kabulü ile, 15.313,55 TL bedel indirimi tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın misli ile değişim talebi yönünden reddine, davanın bedel indirimi talebi olarak kabulü ile; 15.313,55 TL bedel indirimi tutarının davalı Mengerler Ticaret Türk A.Ş.'den tahsil edilerek, davacıya ödenmesine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinafa Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalıların vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri 1-Davacı vekili; bilirkişi raporunda araç üzerindeki gizli ayıbın varlığının açıkça tespit edildiğini, mahkemenin satıcı açısından orantısız güçlük kavramını mahkeme tarafından doğru olarak değerlendirilmediğini, yapılan onarımlar sonucu arızaların giderilmiş olduğunu, ancak, bu arızaların giderilmesi amacıyla aracın birçok parçasının değiştirilip, böylece aracın orjinal halini kaybettiği gibi, parçalarının değiştirilmesinin gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, arızalar giderilse bile alıcının araca duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklediği yararı, konforu ve performansı sağlayamadığını, davacı tarafça değişiklik talebi iletmesine karşın, davalı yanın bu istemi yerine getirmediğinin ortada olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybının daha yüksek olması gerektiğini, dava konusu araçta sol arka kapının değişmiş olmasının tespit edilen bu ayıbın önemli olduğunu gösterdiğinden müvekkilin misliyle değişim hakkını kullanabileceğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve aracın misliyle değişimine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı Mercedes Benz Türk A.Ş. vekili; gerekçeli kararın hüküm kısmında lehine veya aleyhine hükme yer verilmediğini, kararı davacı tarafın istinaf ettiğini, ancak, bu hususa ilişkin bir talebinin olmadığını, o nedenle, kendilerinin talepte bulunduğunu ve aleyhe bozma yasağı kapsamında, yerel mahkeme kararı kaldırılınca artık kendileri yönünden davanın kabulüne karar verilemeyeceğini, çünkü bu durumun aleyhe bozma yasağına aykırılık teşkil ettiğini, üstelik bu istinaf nedeninin HMK. 335/1 maddesi kapsamında kamu düzenine aykırılık ta teşkil ettiğini, bu nedenle, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, üreticinin belirlediği ölçütlere göre ithalatçının sunmuş olduğu resmi yazı ışığında aracın boyasının hatasız olduğunu, araç boyasında gözlenen durumun ayıp niteliğinde olmadığını, ayıplı olarak imal edilmiş bir aracın söz konusu olmadığını, önemsiz eksiklikler nedeniyle ayıp nedeniyle sorumluluğa gidilemeyeceğini, belirlenen değer kaybı bedelinin fahiş olduğunu, teknik açıdan yetersiz ve denetimden uzak bilirkişi raporlarının davada esas alınmasının hukuka, yasaya ve vicdana aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3 -Davalı Mengerler Ticaret Türk A.Ş. vekili; gerekçe başlığı altında diğer davalı ...Ş.'nin de sorumlu olması gerektiği yönünde açıklamalar bulunmaktayken, aynı ilamın hüküm kısmında diğer davalıya yönelik hiçbir açıklama veya ibarenin bulunmadığını, ilk derece mahkemesi kararının dayandığı bilirkişi raporunun objektif değerlendirmelerden uzak ve denetime kapalı nitelikte olduğunu, mahkemece iki ek rapor aldırılmış olsa dahi bu raporların itirazlarına dair hususları aydınlatmaktan uzak kaldığını, hükme esas olan bedel indirimi tutarının ortaya çıkması sırasında yapılan hesaplamalarda, aracın satış anındaki ayıplı değeri olarak belirlenen 230.000.-TL'lik tutarın nasıl hesaplandığının belirlenmediğini ve neticede hiçbir teknik açıklama barındırmayan bir değer üzerinden bedel indirim tutarının hesaplandığını, şirketin bahse konu tutardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava konusu aracın satıldıktan dava açılana kadar yaklaşık 1,5 yıl gibi bir süre davacı tarafta bulunduğunu, tüm bu süre boyunca davacı tarafın eylem ve fiilleriyle araç üzerinde zararlar doğmuş

olması muhtemel bir durum iken yetersiz nitelikteki açıklamalarla böyle bir boyanın ancak, üretim bandında yapılmış olabileceğinin kabulünün mümkün olmadığını, somut olayda şirket aracın ancak satım ve bakımından yetkili olup aracın fabrikasyon sürecine dair hiçbir yetkisi bulunmadığı gibi herhangi bir etkisinin olmasının da mümkün olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç 6502 sayılı TKHK'nın maddeleri kapsamında, denetime ve hüküm kurmaya elverişli uzman bilirkişi kök ve ek raporları ile dava konusu aracın kalın micron boya nedeniyle ve sol arka kapısının değişmiş olmasından dolayı ayıplı mal niteliğinde olduğu ve gizli ayıbın imalattan kaynaklandığı, değişim talebi yerine getirilmeyen davacının ayıplı malı kabul etmeye ve kullanmaya zorlanamayacağı ve üründen beklenen faydayı sağlamasının da mümkün olmadığı, bu nedenle, davacı tüketicinin seçimlik haklarını kullanabileceği ve ayıplı aracın ayıpsız misli ile değişimini satıcı ve ithalatçı olarak ayıplı maldan birlikte sorumlu olan davalılardan isteyebileceği anlaşılmış olduğundan, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle ; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, Ankara 14. Tüketici Mahkemesinin, 30.12.2019 tarih, 2018/228 Esas - 2019/565 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu Mercedes Benz marka, C 200 d AMG ve 2016 model aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine, dava konusu aracın davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalılara iadesine, karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalıların vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri; istinaf dilekçesinde bildirdigi sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, malın ayıplı olmasından kaynaklanan misli ile değişim talebine ilişkindir.

  2. İlgili Hukuk 6502 sayılı Kanunun 8 inci maddesi " Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. (2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.

  3. maddesi " (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. (2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz. (3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. (4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir. (5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir."

3.Degerlendirme

  1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

  2. Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru sekilde belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda; ölçülen parçalar ve mikron boya kalınlıkları incelendiğinde, aracın sağ ön kapı, sağ ön çamurluk, sağ arka kapı, sağ arka çamurluk boya kalınlıklarının ( mikron ) 116- 146 ortalama değerde olmasına rağmen, sol ön kapı, sol ön çamurluk, sol arka kapı, sol arka çamurluk boya kalınlıklarının (mikron ) 116- 207 ortalama değerde olduğunun tespit edildiği, kaportanın diğer parçaları ile aynı boyama serisinde boyanmadığı, bu tespite göre de değişmiş parça olduğu, boya kalınlık verileri değerlendirildiğinde yapılan boya işleminin oto sanayi sitelerinde yapılamayacak kadar hassas ve düzgün dağılımlı olduğunun anlaşılması karşısında davalıların temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşılmıştır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

8.400 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Tüketici Hukuku kararları