İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Yıllar içinde aşınmış deri kaplamalı bir direksiyon simidi

İkinci El Aracın Kilometresi Düşürülmüşse Satıcı Bilmediğini Söyleyerek Sorumluluktan Kurtulur mu?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sayacı düşürülen ikinci el aracı gizli ayıplı saydı ve satıcının ayıbı bilmese de sorumlu olduğunu kabul etti; kararın sınırları ve delil notları.

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas/Karar
2022/6482 2022/8092
Karar tarihi
24.10.2022
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
5 Kasım 2026
6 dk
okuma

Özet

Bu karar, ikinci el araç alıcısı lehine ilke içeren, satıcı aleyhine bir kanun yararına bozma kararıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 1993 model bir otomobili satın alan davacının, kilometrenin düşürülmüş olduğunu muayene sırasında öğrenmesi üzerine açtığı tazminat davasını incelemiştir. Yerel mahkeme aracın gizli ayıplı olduğunu kabul etmiş, ancak sayaçla oynama bakımından kusurun dava dışı bir kişide bulunduğu ve satıcının kusursuz olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Adalet Bakanlığının talebi üzerine inceleme yapan Daire, TBK m. 219 uyarınca satıcının ayıpları bilmese bile sorumlu olduğunu vurgulamıştır. Bilirkişi ve muayene raporlarıyla sabit görülen sayaç düşürmeyi gizli ayıp saymış, satıcının süresinde ihbar yapılmadığı yönünde bir itirazının bulunmadığını da gözetmiştir. Mahkemenin, sözleşmede 7.500 TL yazmasına karşın aracı düşük kilometreli zannıyla 21.300 TL'ye aldığını ileri süren alıcının delillerini incelemesi gerektiğine işaret etmiştir. Bozma sonuca etkili olmamak üzere verildiğinden o dosyadaki ret hükmünün sonucu değişmemiştir; kararın değeri, benzer ayıp uyuşmazlıklarına yön veren ilkesindedir. Kararda aktarılan TBK m. 223 lafzına göre, olağan gözden geçirmeyle anlaşılamayan ayıp ortaya çıktığında satıcıya hemen bildirilmelidir.

İnceleme

Sayacı kimin geri aldığı değil satılanın ayıplı oluşu sorumluluğu doğurdu

Bir otomobilin satıcısı sayaca hiç dokunmamış, durumu da öğrenmemiş olabilir. Aracı önceki sahibinden devralıp aynı hâliyle satan bu kişiye alıcının başvurup başvuramayacağı, ikinci el araç uyuşmazlıklarında karşılaşılan bir sorudur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/6482, K. 2022/8092, 24 Ekim 2022 sayılı kararında bu soruyu ayıba karşı tekeffül (satıcının satılandaki ayıptan doğan sorumluluğu) üzerinden cevaplamıştır. Kilometresi düşürülmüş araç gizli ayıplı sayılmış, satıcının ayıbı bilmese de alıcıya karşı sorumlu olduğu kabul edilmiştir.

Kararın yol gösterici yönü, kusur tartışmasını ayıp sorumluluğundan ayırmasıdır. Yerel mahkeme, soruşturma dosyasına dayanarak zarardan dava dışı bir kişinin sorumlu olduğu sonucuna varmıştı; Daire, satıcının ayıbı bilmese dahi sorumlu olduğunu belirterek bu gerekçeyle verilen ret kararını usul ve yasaya aykırı bulmuştur. Kapsamı da baştan belirtmek gerekir. İnceleme kanun yararına bozma (HMK m. 363) yoluyla yapılmış ve bozma sonuca etkili olmamak üzere verilmiştir; alıcının o dosyadaki ret hükmü bu kararla değişmemiştir.

Sayaç iki yıl içinde iki yüz doksan dokuz binden yüz otuz bine inmiş görünüyordu

Davacı, 2 Haziran 2020 tarihinde 1993 model bir otomobili 21.300 TL karşılığında davalıdan satın aldığını ileri sürmüştür. Araç hakkında kendisine bilgi verilmediğini, muayene sırasında sayacın düşürüldüğünü öğrendiğini bildirmiştir. Anlatımına göre araç 2015'te 277.000, 2017'de 299.000, 2019'da ise 130.000 kilometrede görünmekteydi. Şimdilik 100 TL istemiş, ıslahla talebini 3.000 TL'ye çıkarmıştır. Araç satış sözleşmesinde ise bedel 7.500 TL olarak yazılıydı.

Davalı, sayaçla oynandığından haberi olmadığını, araç kendi elindeyken böyle bir işlem yapılmadığını ve kusurunun bulunmadığını savunmuştur. Asliye hukuk mahkemesi, ayıbın gizli ayıp olduğunu ve bu nedenle ihbara gerek bulunmadığını kabul etmiş, soruşturma dosyasını da gözeterek zarardan dava dışı bir kişinin sorumlu olduğu, davalının kusursuz olduğu gerekçesiyle davayı kesin olarak reddetmiştir. Adalet Bakanlığı, satıcının ayıbı bilmese de sorumlu olduğunun ve bedel iddiasına ilişkin delillerin gözetilmediğini belirterek kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.

Gizli ayıpta satıcının bilgisizliği sorumluluğu ortadan kaldırmadı

Daire önce uygulanacak hukuku belirlemiştir. Uyuşmazlık konusu itibarıyla tüketici yasası hükümlerine tabi görülmemiş, çözüm TBK m. 219 ve devamındaki ayıba karşı tekeffül hükümlerinde aranmıştır. Kararda aktarılan lafız açıktır: "Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." Bilirkişi raporu ve muayene raporlarıyla sayacın düşürüldüğü sabit görülmüş, satışa konu aracın gizli ayıplı olduğu belirtilmiştir.

İhbar konusunda kararın iki aşaması birbirinden ayrılmalıdır. TBK m. 223, alıcıya satılanı imkân bulunur bulunmaz gözden geçirme ve gördüğü ayıbı uygun sürede bildirme yükü getirir; olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıpta bu kural uygulanmaz. Aynı hüküm, böyle bir ayıp sonradan anlaşıldığında satıcıya hemen bildirilmesini ister ve bildirilmemesini ayıbın kabulü sayar. Yerel mahkeme ihbara gerek olmadığını söylemişse de Daire'nin dayanağı bu değildir: davalının süresinde ihbar yapılmadığı yönünde bir itirazı bulunmadığını esas almıştır. Bu ayrım, gizli ayıbın bildirim yükünü tümüyle kaldırdığı yönünde bir okumaya elverişli değildir.

Daire, TBK m. 225 hükmünü de aktarmıştır. Buna göre ağır kusurlu satıcı, ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz; satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı kural geçerlidir. Somut dosyada satıcının böyle bir konumda olduğu tartışılmamıştır, ancak hüküm galeri satışları bakımından önem taşır.

Ret hükmü kanun yararına bozuldu, dosyanın sonucu değişmedi

Bakanlığın talebi kabul edilmiş, karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur. Daire'ye göre mahkemenin yapması gereken, satıcının sorumluluğunu gözeterek alıcının bedel iddiasına ilişkin delilleri incelemek ve çıkacak sonuca göre karar vermekti. Kararda tazminat tutarı belirlenmemiştir; zarar hesabı için bir yöntem de ortaya konmamıştır.

Bedel meselesinde aynı Daire'nin başka bir kararı, sınırı daha somut gösterir. E. 2022/1694, K. 2022/2483, 21 Mart 2022 sayılı kararda sayacın yaklaşık 68.200 kilometre düşürüldüğü tespit edilmiş, noter satış sözleşmesi ve adi yazılı belgede bedel 41.000 TL yazılıyken alıcı 49.000 TL ödediğini ileri sürmüştür. Daire, açıklamasız para çekim dekontlarını elden ödemenin ispatı için yeterli görmemiş, değer kaybının belgedeki bedel üzerinden incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Kazadan doğan zararlar ise farklı bir başlıktır; bu konudaki ölçütler araç değer kaybı sayfasında ayrıca ele alınmıştır.

Muayene geçmişi ile ödenen gerçek bedel dosyaya baştan girmelidir

Sayaç iddiasında belirleyici delil, araçtaki rakamdan çok geçmiş kayıtlardır. Muayene raporlarının tarih sırasıyla toplanması ve gerektiğinde mahkeme eliyle delil tespiti yaptırılması gözetilmelidir. Ayıbın öğrenildiği gün ile satıcıya bildirim tarihi arasındaki sürenin kısa tutulması ve bildirimin ispatlanabilir biçimde yapılması gerekir; bu dosyada itiraz gelmemiş olması, başka dosyada aynı sonucu güvence altına almaz.

Ödemenin banka kaydıyla belgelenmesi ve sözleşmeye gerçek bedelin yazılması, sonraki zarar tartışmasını doğrudan etkiler. Satış öncesi ekspertiz raporunun kapsamı da ayrıca gözetilmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2025/4122, K. 2026/1094, 25 Şubat 2026 sayılı kararında, raporda motor bölümüne ilişkin kaçak ve üfleme tespitleri yer alan, noter sözleşmesinde aracın görülüp beğenilerek alındığı yazılı bir dosyada davanın reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi (BAM) kararını ayrı gerekçe yazmadan onamıştır. İlk derece mahkemesi o dosyada sayacın düşürüldüğünü de saptamış, BAM gerekçesi bu tespiti ayrıca tartışmamıştır; alıcının aleyhine sonuçlanan bu dosya, kararın sınırını göstermesi bakımından önem taşır.

Alıcının kim olduğu da yolu değiştirir. Galeriden kişisel amaçla yapılan alımlarda tüketici mevzuatının uygulanması gündeme gelir; süre ve başvuru mercileri için ayıplı mal iadesi ile tüketici hakem heyeti başvurusu incelemeleri izlenebilir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ise E. 2018/2477, K. 2019/2523, 15 Nisan 2019 sayılı kararında, ticari nitelikte kamyonet alımından doğan ayıp davasına asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini belirtmiştir. Zamanaşımı bu kararda tartışılmadığından süre hesabının ayrıca yapılması gerekir.

Kilometresi düşürülen araç satışlarında sık sorulan sorular

Satıcı sayacın kendi elindeyken değişmediğini söylerse sorumluluk ortadan kalkar mı?

Daire, davalının bu yöndeki savunmasına rağmen satıcının ayıbı bilmese dahi sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Ayıp sorumluluğu bu dosyada satıcının sayaca müdahale edip etmediğine bağlanmamıştır. Satıcının aracı aldığı kişiye başvurup başvuramayacağı ise kararın konusu dışında kalmıştır.

Ceza soruşturmasında başka bir kişi sorumlu görülürse hukuk davası etkilenir mi?

Bu dosyada yerel mahkeme soruşturma dosyasını gözeterek davayı reddetmiş, Daire ise satıcının ayıbı bilmese dahi sorumlu olduğunu belirterek bu reddi usul ve yasaya aykırı bulmuştur. Sayaçla oynayan kişinin kusuru ile satıcının ayıptan doğan borcu ayrı değerlendirilmiştir. Her dosyada soruşturmanın neyi saptadığı kendi içeriğiyle incelenir.

Görülüp beğenilerek alındı kaydı alıcının taleplerini ortadan kaldırır mı?

Bu kaydın etkisi kararda doğrudan tartışılmamıştır. Anılan 11. Hukuk Dairesi dosyasında ret kararı, ekspertiz raporunda yer alan arızaların bilinerek satın alındığı gerekçesine dayanıyordu. O dosyada sayacın düşürüldüğü de saptanmış olduğundan, kaydın ve raporun kapsamı her uyuşmazlıkta kendi olgularıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Sözleşmede yazan bedelden yüksek ödeme yapıldığı nasıl kanıtlanır?

Alıcının iddiası, Daire'nin bu kararında delillerin incelenmesini gerektiren bir konu olarak görülmüştür. Aynı Daire'nin diğer kararında ise yalnızca hesaptan para çekildiğini gösteren açıklamasız dekontlar yeterli sayılmamıştır. Karşı tarafa yapılan ve açıklamasında satışın anıldığı banka transferi bu yüzden ayrı bir önem taşır.

Kararın tam metni

~4 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

3. Hukuk Dairesi 2022/6482 E. , 2022/8092 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine dair kesin olarak verilen hükmün Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozulması istenilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı ...'dan 02.06.2020 tarihinde Toyota Corolla marka 1993 model ... plakalı aracı 21.300-TL bedel karşılığında satın aldığını, aracı alırken araçla ilgili herhangi bir bilgi verilmediğini, aracın muayenesi esnasında kilometresinin düşürüldüğünün öğrendiğini, bunun üzerine davalıyla irtibat kurduğunu, davalının kendisinin yapmadığını ve sorumluluk kabul etmediğini beyan ettiğini, davalının sorumluluk kabul etmemesi üzerine suç duyurusunda bulunduğunun, kilometrenin düşürülmesinin TCK kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edildiğini, bu haksız eylem nedeniyle daha az bedel ile satın alabileceği aracı daha yüksek bedel ile alarak zarara uğradığını, aracın şu an 127.000 kilometrede olduğunu, 2015 de 277.000 kilometrede, 2017 de 299.000 kilometrede ve 2019 da ise 130.000 kilometrede olduğunun tespit edildiğini belirterek uğradığı zararın tespiti ile şimdilik 100 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 10.02.2022 tarihli ıslah harcını da yatırdığı ıslah dilekçesiyle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00-TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, aracın kilometresi ile oynandığından haberi olmadığını, araç kendi elindeki iken kilometresi ile oynanmadığının sabit olduğunu, sorumluluk ve kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davaya konu ayıp nedeniyle davalıya ihbar bildiriminde bulunulmadığı, her ne kadar ihbar yükümlülüğünde bulunulmamış olsa da araçta bulunan ayıbın gizli ayıp olduğu, ihbar yükümlülüğünde bulunulmasına gerek olmadığı, Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/1577 Soruşturma sayılı dosyası da göz önünde alındığında davaya konu araçtaki zarardan dava dışı ...'nin kusurunun ve sorumluluğunun bulunduğu, davalının ayıptan dolayı kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 14/09/2022 tarihli yazısında; davacıya satılan aracın satış akdi esnasında kilometresinin düşürülmüş olduğu ve bunun gizli ayıp mahiyetinde olduğu isabetli şekilde tespit edilmişse de, davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu nedeniyle davacı alıcıya karşı ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu olduğu gözetilmeksizin karar verilmiş olması ve araç satış sözleşmesinde satış bedeli olarak 7.500 TL belirtilmiş olmasına rağmen aracı düşük kilometreli zannıyla 21.300 TL'ye satın aldığını iddia eden davacının anılan iddiasına yönelik delilleri de incelenip değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek; kararın, 6100 sayılı HMK’nın 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiştir. Dava, davaya konu aracın kilometresi ile oynanmasından kaynaklı ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davalının aracın kilometresinin düşürülmesi nedeniyle gizli ayıptan haberdar olmaması, kusuru bulunmaması halinde sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Dava, konusu itibariyle tüketici yasası hükümlerine tabi olmayıp taraflar arasındaki meselenin halli için 6098 sayılı TBK’nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Davacı 6098 sayılı TBK 219 ve sonraki ayıba karşı tekeffül maddeleri hükümlerine göre davalıdan tazminat istemekte haklıdır. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” Yine TBK 223. Maddesinde "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." ve TBK 225. Maddesinde "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." şeklinde düzenlemelerin yer aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre davaya konu aracın kilometre sayacında oynama olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Satışa konu araç gizli ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur ve davalının süresinde kendisine ayıp ihbarında bulunulmadığı şeklinde beyanı da yoktur. Açıklanan düzenlemeler ışığında dava dosyasının incelenmesinde; bilirkişi raporu ve TUVTÜRK muayene raporları ile aracın kilometresinin düşürüldüğü sabit olduğundan satıcının (davalının) kendisine süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı yönünde itirazı olmadığından söz konusu ayıbı bilmese dahi sorumlu olur. O halde mahkemece, davacıya satılan aracın satış akdi esnasında kilometresinin düşürülmüş olduğu ve bunun gizli ayıp mahiyetinde olduğu isabetli şekilde tespit edildiği, davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu nedeniyle davacı alıcıya karşı ayıpların varlığını bilmese dahi sorumlu olduğu gözetilerek araç satış sözleşmesinde satış bedeli olarak 7.500 TL belirtilmiş olmasına rağmen aracı düşük kilometreli zannıyla 21.300 TL'ye satın aldığını iddia eden davacının anılan iddiasına yönelik delilleri de incelenip değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığı’nın bu yöne ilişen kanun yararına temyiz talebinin kabulü gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebinin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca gereği yapılmak üzere bozma kararının bir örneğinin ve dava dosyasının Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Tüketici Hukuku kararları