Özet
Yargıtay 8. Ceza Dairesi bu kararında, eşine ve çocuklarına yıllar boyunca hakaret, tehdit ve darp içeren eylemlerde bulunduğu ileri sürülen sanık hakkında eziyet suçundan kurulan beraat hükmünü onamıştır. Karar sanık lehinedir; katılanların eziyet suçundan mahkûmiyet talebi karşılık bulmamıştır. Daire, 5237 sayılı Kanun m.96/1'deki "eziyet çekmesine yol açacak davranışlar" ifadesini madde gerekçesiyle birlikte yorumlamış ve kasten yaralama, hakaret ya da tehdit niteliğindeki fiillerin ancak ani olarak değil, sistematik biçimde ve belirli bir süreç içinde işlendiğinde eziyet suçunu oluşturacağını vurgulamıştır. Sistematiklik, saldırıların genel bir tutumun ya da önceden kararlaştırılmış düzenli bir seyrin parçası olmasını, davranışların süreklilik ve bütünlük taşımasını ifade etmektedir. Somut dosyada tanık beyanları ve adli raporlar farklı tarihlerde gerçekleşmiş münferit olayları ve tekil yaralanmaları gösterdiğinden, eylemler arasında bu bağın kurulamadığı kabul edilmiştir. Aynı sanık hakkında silahla tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri ise sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı temyiz incelemesine kadar dolduğundan bozulmuş ve davalar düşürülmüştür. Karar, aile içi şiddet dosyalarında suç vasfının eylemlerin sayısından çok aralarındaki bağa göre belirlendiğini göstermesi bakımından yol göstericidir.
İnceleme
Eşe ve çocuklara yönelik her şiddet eylemi eziyet suçunu oluşturmaz
Aile içi şiddet dosyalarında iddianameler çoğu zaman benzer bir kurguyla gelir: yıllara yayılan bir evlilik, farklı tarihlerde yaşanan kavgalar, birkaç adli rapor ve bunların hepsini kapsayan bir eziyet suçlaması. Mahkemenin önündeki soru, bu olayların ayrı ayrı kasten yaralama, tehdit ve hakaret mi, yoksa tek bir eziyet suçu mu oluşturduğudur. Ayrımın sonucu küçük değildir; eziyet, tekil fiillerden farklı bir haksızlık içeriği taşır ve eşe ya da çocuğa karşı işlendiğinde daha ağır bir yaptırıma bağlanmıştır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16 Şubat 2026 tarihli kararı (E. 2024/24507, K. 2026/2078) bu ayrımı açık bir ölçüte bağlamaktadır. Daire, eziyetin fiillerin sayısıyla değil aralarındaki bağla tanımlandığını, münferit olayların yan yana dizilmesinin sistematiklik yerine geçmediğini kabul etmiştir. Karar sanık lehine sonuç doğurmuş, eziyet suçundan kurulan beraat hükmü onanmıştır.
Alanya'da eşine ve çocuklarına yönelik yıllara yayılan suçlamalar
Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanan sanığın, yıllara yayılan bir süreçte eşine ve çocuklarına karşı hakaret, tehdit, darp ve baskı içeren eylemlerde bulunarak ev ortamında kalıcı bir korku ve tedirginlik hâli yarattığı ileri sürülmüştür. İddia, tek tek fiillerin yanında bu fiillerin bütününün de eziyet suçunu oluşturduğu yönündedir.
Mahkeme 30 Mayıs 2016 tarihli kararıyla sanığı eşine karşı silahla tehdit, eşine ve çocuklarına karşı silahla tehdit, eşine ve kızına karşı kasten yaralama ve eşine karşı hakaret suçlarından ayrı ayrı mahkûm etmiştir. Eşine yönelik bir kasten yaralama eylemi bakımından gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanmış ve ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Eşine ve çocuklarına karşı eziyet suçundan ise beraat hükmü kurulmuş, mahkûmiyet hükümlerinin mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmedilmiştir.
Katılanlar vekilleri beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararlarına karşı, sanığın mahkûmiyeti gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. Sanık müdafii ise mahkûmiyet hükümlerinin hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. Hüküm bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20 Temmuz 2016 tarihinden önce kurulduğu için dosya doğrudan Yargıtay önüne gelmiş, inceleme 1412 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır.
Eziyet için fiillerin genel bir tutumun parçası olması aranır
Daire önce kanun metnindeki boşluğa dikkat çekmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.96/1 eziyet suçunun maddi unsurunu "bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmek" olarak tanımlamakta, ancak bu davranışların neler olduğunu saymamaktadır. Boşluğu madde gerekçesi doldurmaktadır: eziyet, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel ya da ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açan davranışlardır.
Eziyet serbest hareketli bir suçtur. Daireye göre mağdurda utanma, korku, acizlik ve değersizlik duygusu uyandırıp onurunu zedeleyen hareketler bu kapsama girer; kasten yaralama, hakaret, tehdit ya da cinsel taciz niteliğindeki fiiller de eziyetin yapı taşı olabilir. Belirleyici olan fiilin türü değil işleniş biçimidir. Bu fiiller ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belirli bir süreç içinde işlenmelidir.
Kararın en öğretici kısmı sistematikliğin tanımıdır. Daire, mağdura yönelik birden fazla saldırının genel bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilen davranışların parçası olmasını ya da önceden kararlaştırılmış, organize ve düzenli bir seyir izlemesini aramaktadır. Davranışlar belirli bir süreç içinde süreklilik ve bütünlük taşımalı, fail bunları bilerek ve isteyerek bir bütünün parçası olarak ya da bir plan dâhilinde gerçekleştirmelidir. Hareketlerin tek tek değil, bir bütün hâlinde mağdur üzerinde insan onuruyla bağdaşmayacak bir ağırlığa ulaşması gerekir.
Ölçüt somut dosyaya uygulandığında sonuç değişmemiştir. Tanık beyanları ve adli raporlar birlikte değerlendirilmiş; eylemlerin farklı tarihlerde gerçekleşen münferit fiiller olduğu, aralarında süreklilik ve sistematiklik bulunmadığı, raporların da belirli olaylara ilişkin tekil yaralanmaları gösterdiği tespit edilmiştir. Bu tespitler karşısında eziyet suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Tekil fiillerin yaptırımı kendi suç tiplerine göre belirlenir; kasten yaralamada cezanın nasıl kurulduğu kasten yaralama cezası sayfasında ayrıca anlatılmaktadır.
Eziyet beraati onandı, diğer suçlarda dava zamanaşımıyla düştü
Daire, eziyet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebeplerini reddederek hükmü Tebliğnameye uygun biçimde oybirliğiyle onamıştır. Eşe ve çocuklara karşı eziyet iddiası, yıllara yayılan bir anlatıya rağmen bu yolla sonuçsuz kalmıştır.
Silahla tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin akıbeti farklı olmuştur. Bu suçlar 5237 sayılı Kanun m.66/1-e uyarınca sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabidir. Süre mahkûmiyet hükümleri bakımından 30 Mayıs 2016 tarihli hükümden, ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm bakımından ise sorgu tarihinden itibaren işlemiş ve temyiz incelemesine kadar dolmuştur. Daire bu hükümleri 1412 sayılı Kanun m.321 uyarınca bozmuş, yeniden yargılama gerekmediğinden aynı Kanun m.322'nin verdiği yetkiyle davaların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223/8 gereğince düşmesine karar vermiştir.
Karar iki sonucu birlikte gösterir. Eziyet suçlaması sistematikliği ortaya koyamadığında dosyada tekil suçlar kalır ve bu suçların her biri kendi zamanaşımı süresine tabidir. Somut dosyada hükmün kurulmasından temyiz incelemesine kadar geçen yaklaşık on yıl, ilk derece mahkemesinin kurduğu mahkûmiyetlerin tamamının düşmesiyle sonuçlanmıştır.
Olayların bir bütün oluşturduğu tarih sırasıyla ortaya konmalıdır
Kararın uygulamaya bıraktığı ders ispatla ilgilidir. Eziyet iddiasında yalnız olayların varlığı değil, aralarındaki bağ da ispat konusudur. Her olayın tarihi, yeri, biçimi ve sonrasında yaşananların kronolojik olarak dosyaya yansıtılması, tanık beyanlarının tek bir olayı değil sürecin bütününü anlatacak şekilde alınması gerekir. Uygulamada sık karşılaştığımız tablo, birbirinden yıllar sonra alınmış birkaç adli raporun dosyadaki başlıca delil olarak kalmasıdır; bu raporlar Dairenin deyişiyle tekil yaralanmaları gösterir.
Sistematiklik, davranışın tekrarlanan bir örüntü taşıdığını gösteren kayıtlarla desteklenebilir. Tarihli yazışmalar, önceki kolluk başvuruları, sağlık kayıtları ve koruma tedbiri kararları bu bütünlüğü ortaya koyan unsurlar arasındadır. Savunma bakımından ise olaylar arasındaki zaman aralığı, nedenlerinin farklılığı ve her birinin kendine özgü koşulları, sistematiklik iddiasının değerlendirilmesinde gözetilmesi gereken hususlardır. Aile içi şiddete ilişkin koruma tedbirleri ve başvuru yolları aile içi şiddet sayfasında ayrıca açıklanmıştır.
Yargılama uzadığında tekil suçların zamanaşımı süresinin de izlenmesi gerekir. Eziyet iddiası reddedildiğinde kalan suçlar kendi sürelerine tabi olur ve bu süre temyiz aşamasında dolabilir.
Aile içi eziyet suçunun unsurlarına ilişkin sık sorulan sorular
Birden fazla darp olayı tek başına eziyet suçunu oluşturur mu?
Olayların sayısı eziyet için yeterli kabul edilmemektedir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, farklı tarihlerde gerçekleşen münferit fiiller arasında süreklilik ve sistematiklik kurulamadığında eziyet suçunun oluşmadığını vurgulamıştır. Bu durumda her olay ayrı bir kasten yaralama, tehdit ya da hakaret suçu olarak değerlendirilir.
Eziyet suçunda sistematiklik ne anlama gelmektedir?
Daireye göre sistematiklik, mağdura yönelik saldırıların genel bir tutumun parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, düzenli bir seyir izlemesidir. Davranışların belirli bir süreç içinde süreklilik ve bütünlük taşıması, bir bütün hâlinde insan onuruyla bağdaşmayacak ağırlığa ulaşması aranmaktadır.
Eziyet suçundan beraat eden sanık diğer suçlardan da kurtulur mu?
Eziyetten beraat, tekil fiillerin yaptırımsız kalacağı anlamına gelmez. Somut dosyada sanık silahla tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarından ayrıca mahkûm edilmiş, bu hükümler sekiz yıllık dava zamanaşımı dolduğu için düşmüştür.
Kararın tam metni
~5 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
8. Ceza Dairesi 2024/24507 E. , 2026/2078 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/640 Esas, 2016/808 Karar SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama, hakaret, eziyet etme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2015/640 Esas, 2016/808 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan eşi ...'a karşı silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca (2 kere) 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanığın katılan eşi ve mağdur çocuklara karşı silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 43/2-1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanığın katılan eşi ...'a karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a-e, 35/1, 62... . maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında katılan eşine karşı kasten yaralama suçundan gönüllü vazgeçme hükümleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sanığın katılan eşine karşı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanığın katılan kızı ..'a karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a-e, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında katılan eşine ve mağdur çocuklara karşı eziyet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri
- Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararların hukuka aykırı olduğuna ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
- Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Mahkumiyet hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın yıllara yayılan süreçte eşi ve altsoyu olan katılanlara karşı süreklilik arz edecek şekilde hakaret, tehdit, darp ve baskı içeren eylemlerde bulunarak ev ortamında kalıcı bir korku ve tedirginlik hali yarattığı iddiasına ilişkin olarak; A. Sanık Hakkında Silahla Tehdit, Kasten Yaralama, Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanığa yüklenen silahla tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarının, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında; katılan eşi ...’a karşı silahla tehdit, katılan eşi ve mağdur çocuklara karşı silahla tehdit, katılan eşi ...’a karşı kasten yaralama, katılan eşine karşı hakaret ve katılan kızı ..’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri bakımından, olağan dava zamanaşımı süresinin 30.05.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren; katılan eşi ...’a karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm bakımından ise 18.11.2015 tarihli sorgu tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır. B. Sanık Hakkında Eziyet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un "Eziyet" başlıklı 96/1. maddesinde eziyet suçunun maddi unsuru,“bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmek” şeklinde belirtilmiş, ancak bu davranışların ne olduğu somut olarak ortaya konulmamıştır. Ancak maddenin gerekçesinde; eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerektiği belirtilmiştir. Eziyet suçu serbest hareketli bir suçtur. Mağdurun gerek bedensel gerek ise ruhsal yönden acı çekmesine neden olacak, mağdurda utanma, korku, acizlik ve değersizlik duygusu uyandırıp onurunu zedeleyecek hareketler eziyet kapsamındadır. Bu suç tipinde mağdur, objektif olarak aşağılayıcı ve eza verici hareketler aracılığıyla, insan olma niteliğinin gerekli kıldığı düzeyin objektif olarak altında kalan ve kişiliğinin derhal ya da ileride gelişebilmesi için gerekli olan dengeyi bozabilecek muamelelere tabi kılınmaktadır. Eziyet teşkil eden fiiller, kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmelidir. Eziyetten söz edebilmek için, maddenin gerekçesine göre eziyet oluşturan fiillerin sistematik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sistematik olmaktan kastedilen, mağdura karşı yapılan birden fazla saldırının, genel bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilen davranışların bir parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, organize ve düzenli bir seyir izlemesidir. Sistematiklik, mağdura yönelik davranışların belirli bir süreç içinde süreklilik ve bütünlük arz edecek biçimde gerçekleştirilmesini ifade eder. Bu sebeple mağdura yönelik hareketler, fail tarafından bilerek ve istenerek belirli bir süreçte genel bir tutum çerçevesinde bir bütünün parçası olarak veya belirli bir plan dahilinde işlenirlerse eziyet suçu oluşur. Burada çeşitli nitelikteki hareketler objektif olarak belirli bir şiddeti içermekte, asgari düzeyde bir ağırlığa ulaşmaktadır. Bu hareketler bir bütün halinde mağdur üzerinde insan onuruyla bağdaşmayacak düzeyde bir ağırlığa ulaştığında eziyet suçu oluşur. Bu açıklamalar ışığında somut olayda; dosya kapsamı, tanık beyanları ve adli raporlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın katılan eşi ve çocuklarına yönelik eylemlerinin farklı tarihlerde gerçekleşen münferit fiiller niteliğinde olduğu, eylemler arasında süreklilik ve sistematiklik bulunmadığı, adli raporların da belirli olaylara ilişkin tekil yaralanmaları gösterdiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 96. maddesinde düzenlenen eziyet suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR A. Sanık Hakkında Silahla Tehdit, Kasten Yaralama, Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekillerinin ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık Hakkında Eziyet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2015/640 Esas, 2016/808 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Dava Açarım, Savcılığa Veririm Demek Şantaj Suçu Oluşturur mu?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 16.02.2022

Çocuğun Cinsel İstismarında Tedavi ve Yasak Kararı Koşullu Salıverilmeyi Bekler mi?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 17.04.2026

TCK 312'den Beraat, Örgüt Üyeliğinden Mahkûmiyet: Katılan Kurum Cezayı Aleyhe Temyiz Edebilir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 24.03.2022

