İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Boş bir kaldırıma tebeşirle çizilmiş seksek kareleri

Çocuğun Cinsel İstismarında Tedavi ve Yasak Kararı Koşullu Salıverilmeyi Bekler mi?

Yargıtay 1. Ceza Dairesi: TCK 103 hükümlüsü hakkında tedavi ve yükümlülük kararı koşullu salıverilme beklenmeden, infaz sırasında da verilebilir.

Mahkeme
Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Esas/Karar
2025/3892 2026/3043
Karar tarihi
17.04.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
30 Eylül 2026
6 dk
okuma

Özet

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 17 Nisan 2026 tarihli kanun yararına bozma kararında, çocuğun cinsel istismarı suçundan hükümlü olan kişi hakkında tedavi ve yükümlülük kararı verilebilmesi için koşullu salıverilmenin beklenmesi gerekmediğini kabul etmiştir. Olayda hükümlü, iki ayrı çocuğa yönelik sarkıntılık yoluyla cinsel istismardan toplam altı yıl on sekiz ay hapis cezasına mahkûm edilmiş, müddetnamede koşullu salıverilme tarihi 3 Haziran 2027 olarak gösterilmiş ve infaz hâkimliği cezanın kalanının denetimli serbestlik tedbiriyle infazına karar vermişti. Cumhuriyet başsavcılığının yönetmelik uyarınca tedavi veya yükümlülük belirlenmesi talebi, henüz koşullu salıverilme kararı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, itiraz da sonuçsuz kalmıştı. Daire, 5275 sayılı Kanun'un 108/9. maddesinin süreli hapis cezalarında dörtte üç koşullu salıverilme oranını öngördüğünü ve aynı fıkranın tedbirlerin cezanın infazı sırasında da verileceğini düzenlediğini vurgulayarak ret kararını bozmuştur. Karar hükümlü aleyhine, mağdur ve kamu yararı lehine niteliktedir: infazın erken aşamasında da mağdura yaklaşma, ikamet ve çocuklarla çalışma yasakları ile tedavi yükümlülükleri uygulanabilir. Kararda denetimli serbestlik kararının isabeti incelenmemiş, bozma yalnız tedbir talebinin reddiyle sınırlı tutulmuştur.

İnceleme

Tedavi ve yasak kararı için koşullu salıverilme günü beklenmez

Çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm giyen bir kişinin infazında iki soru sıkça birbirine karışır: cezanın ne kadarının kurumda geçirileceği ve hükümlünün hangi tedbirlere tabi tutulacağı. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 108/9. maddesi bu suçlar için hem koşullu salıverilme oranını hem de tedavi ve yasak tedbirlerini aynı fıkrada düzenler. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 17 Nisan 2026 tarihli ve E. 2025/3892, K. 2026/3043 künyeli kararında ikinci soruya cevap vermiştir. Daireye göre tedavi veya yükümlülük kararı için hükümlünün koşullu salıverilmesi beklenmez; bu karar cezanın infazı sırasında da verilebilir.

Bu değerlendirmenin ağırlığı, fıkranın iki cümlesini birlikte okumasından gelir. Fıkra, süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranını dörtte üç olarak belirlerken, 188. madde dışındaki aynı suçlardan mahkûm olanlar hakkında "cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde" tedbire hükmedileceğini söyler. Oranın uzunluğu ile tedbirlerin zamanı ayrı sorulardır. Kanun yararına bozma yoluyla verilen karar, infaz hâkimliklerine gelen benzer taleplerde yol gösterici niteliktedir.

İki mağdura sarkıntılık, yedi buçuk yıllık ceza ve erken tahliye

Hükümlü, 28 Temmuz 2020 tarihinde iki ayrı çocuğa yönelik sarkıntılık yoluyla cinsel istismar suçunu işlemiştir. Her bir mağdur yönünden Türk Ceza Kanunu'nun 103. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesi, 3. fıkrasının (d) bendi ve 62. maddesi uygulanarak ayrı ayrı üç yıl dokuz ay hapis cezasına hükmolunmuş, hükümler 8 Kasım 2022'de kesinleşmiştir. İnfaz hâkimliğinin içtima kararıyla toplam ceza, kararda yazıldığı biçimiyle altı yıl on sekiz ay, yani yedi yıl altı ay olarak belirlenmiştir. 13 Aralık 2022'de düzenlenen müddetnamede koşullu salıverilme tarihi 3 Haziran 2027, hak ederek tahliye tarihi 17 Nisan 2029 olarak gösterilmiştir.

İnfaz hâkimliği 7 Eylül 2023'te, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi ile geçici 6/1 ve 10/2. maddelerine dayanarak cezanın kalan kısmının 3 Haziran 2027'ye kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ve hükümlünün tahliyesine karar vermiştir. Cumhuriyet başsavcılığı bunun ardından, Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkında Yönetmelik'in 6. maddesi uyarınca hükümlü hakkında tedavi veya yükümlülük belirlenmesini istemiştir. İnfaz hâkimliği talebi, hükümlü hakkında henüz koşullu salıverilme kararı verilmediği gerekçesiyle reddetmiş; savcılığın itirazı da ağır ceza mahkemesince reddedilmiştir. Adalet Bakanlığı bu kesin karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurmuştur.

Kanun tedbirleri infazın her aşamasına yaydı, Daire bu lafza bağlı kaldı

Gerekçe, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kanun yararına bozmayı düzenleyen 309 uncu maddesinin fıkralarını aktardıktan sonra 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin birinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu ve on birinci fıkralarını birlikte ele alır. Dokuzuncu fıkra, 108/1'deki koşullu salıverilme sürelerinin Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesinin ikinci fıkrasındaki cinsel saldırı, 103. maddesindeki çocukların cinsel istismarı, 104. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki reşit olmayanla cinsel ilişki ve 188. maddesindeki uyuşturucu ticareti suçlarından mahkûm olanlara da uygulanacağını hükme bağlar. 7242 sayılı Kanun'la eklenen cümleye göre süreli hapis cezalarında oran dörtte üçtür. Aynı fıkra, 188. madde dışındaki bu suçlar için tıbbi tedaviden çocuklarla aynı ortamda çalışma yasağına kadar altı tedbir sayar ve bunlara infaz hâkimince karar verileceğini öngörür.

Yönetmelik bu çizgiyi ayrıntılandırır. 6. maddenin birinci fıkrası, cinsel suçlardan hüküm alanlar hakkında tedbir belirlenmesi için Cumhuriyet başsavcılığının derhal infaz hâkimliğine başvuracağını düzenler. Üçüncü fıkra, açık kuruma, denetimli serbestliğe ya da koşullu salıverilmeye ayrılmadan bir ay önce yeniden karar alınmasını ister; onuncu fıkra ise denetim süresinin hak ederek tahliye tarihini geçemeyeceğini belirler. Bu hükümlerden çıkan sonuç, tedbirlerin infazın aşamalarına göre ayrı ayrı kurgulandığıdır.

Daire, hükümlü hakkında koşullu salıverilme kararı verilmediği için tedavi ve yükümlülük kararı verilemeyeceği yönündeki değerlendirmenin yerinde olmadığını vurgulamıştır. Kanun ve yönetmelik, cezanın infazına başlandıktan sonra da savcılık talebiyle tedbire hükmedilmesine olanak tanımaktadır. Denetimli serbestlik kararının kendisi incelemeye konu edilmemiştir; kanun yararına bozmanın konusu yalnız tedbir talebinin reddidir.

Savcılığın itirazını reddeden ağır ceza kararı kanun yararına bozuldu

Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemini kabul ederek itirazı reddeden ağır ceza mahkemesi kararını oy birliğiyle kanun yararına bozmuş ve dosyayı mahkemesine göndermiştir. Bozulan karar davanın esasını çözen bir hüküm değil, infaz aşamasında verilmiş bir itiraz kararıdır; dosyanın mahkemesine gönderilmesiyle savcılığın tedbir talebi yeniden incelenecektir. Kararın yönü hükümlü aleyhine, mağdurun ve kamunun korunması lehinedir. Denetimli serbestlik altında kurum dışında bulunan hükümlü, koşullu salıverilme tarihi gelmeden de mağdura yaklaşma yasağı ya da çocuklarla çalışma yasağı gibi tedbirlerle karşılaşabilir.

Uygulamadaki etki, bu tür taleplerin yalnız zamanlama gerekçesiyle geri çevrilmesinin önünü kapatmasıdır. Tedbire uyulmaması da sonuçsuz kalmaz. Yönetmelik'in 6. maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarına göre uyarıya rağmen ihlalin tekrarı, denetimli serbestlik döneminde dosyanın infaz hâkimliğine gönderilmesine, koşullu salıverilme döneminde ise kararın geri alınmasına ve 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin uygulanmasına yol açar. Denetimli serbestlik ihlalinde izlenen süreç denetimli serbestlik ihlali yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Müddetname tarihleri ile yükümlülük kararları birlikte izlenmelidir

Bu suçlarda infaz iki ayrı takvim üzerinden izlenmelidir: müddetnamedeki koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihleri ile infaz hâkimliğinin tedbir kararları. Müddetnamedeki tarihlerin dörtte üç oranına göre hesaplanıp hesaplanmadığı, suç tarihi ve 108/9'un 2014 ve 2020 değişiklikleriyle gelen hükümleri gözetilerek kontrol edilmelidir; oran ve tarih hesabı infaz hesaplama aracıyla karşılaştırılabilir. Uygulamada sık gördüğümüz karışıklık, müddetnamedeki koşullu salıverilme tarihinin denetimli serbestliğe ayrılma tarihiyle aynı sanılmasıdır.

Hükümlü yönünden, tedbir kararının içeriği dosyaya girdiğinde yönetmelikteki bir aylık yeniden değerlendirme aşamalarının izlenmesi gerekir. Hükümlünün son durumunu gösteren değerlendirme raporu ve tedavi programına katılım belgeleri bu aşamada önem taşır. Tedbirin uygulanması mümkün değilse değiştirilmesi için infaz hâkimliğine başvurulabileceği yönetmelikte öngörülmüştür. Mağdur yönünden ise yaklaşma ve ikamet yasaklarının infazın erken aşamasında da talep edilebileceği gözetilmelidir.

Cinsel suçlarda infaz tedbirleri üzerine sık sorulan sorular

Tedavi ve yükümlülük kararı hangi suçlarda verilir?

Kanun bu tedbirleri Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesinin ikinci fıkrasındaki cinsel saldırı, 103. maddesindeki çocukların cinsel istismarı ve 104. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından mahkûm olanlar için öngörür. Aynı fıkrada sayılan uyuşturucu ticareti suçu dörtte üç oranına tabi olsa da tedbirlerin kapsamı dışında bırakılmıştır. Fıkra, 108/10 uyarınca suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanmaz.

Denetimli serbestliğe ayrılan hükümlüye de tedbir uygulanabilir mi?

İncelenen dosyada hükümlü denetimli serbestlik tedbiriyle tahliye edilmişti ve Daire bu aşamada da tedbir kararı verilebileceğini kabul etti. Yönetmelik, denetimli serbestlik altındaki hükümlünün tedbire uymaması hâlinde uyarı ve infaz hâkimliğine bildirim sürecini ayrıca düzenler. Denetimli serbestliğin genel koşulları denetimli serbestlik sayfasında özetlenmiştir.

Dörtte üç oranı müddetnamede nasıl görünür?

Süreli hapis cezasının dörtte üçü koşullu salıverilme tarihinin hesabında esas alınır; mahsup edilen tutukluluk süreleri bu tarihi öne çeker. Kararın olayında altı yıl on sekiz aylık ceza için koşullu salıverilme tarihi 3 Haziran 2027, hak ederek tahliye tarihi 17 Nisan 2029 olarak gösterilmiştir. Müddetnamedeki hesap müddetname hesaplama aracıyla karşılaştırılabilir.

Kararın tam metni

~10 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

1. Ceza Dairesi         2025/3892 E.  ,  2026/3043 K. "İçtihat Metni"

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/2156 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan ... İnfaz Hakimliğinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/7741 Esas, 2022/7842 Karar sayılı içtima kararıyla 6 yıl 18 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A ve 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un geçici 6. maddeleri uyarınca 03.06.2027 tarihine kadar cezasının kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, hükümlü başka suçtan hükümlü değilse tahliyesine ilişkin ... İnfaz Hâkimliğinin 07.09.2023 tarihli ve 2023/6399 Esas, 2023/6295 Karar sayılı kararını takiben, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Yerel İlamat Masasının 18.10.2023 tarihli yazısı ile hükümlü hakkında, Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkındaki Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca tedavi veya yükümlülüklerin belirlenmesi hususunda karar verilmesi talebinin, hükümlü hakkında henüz koşullu salıverme kararı verilmediğinden bahisle reddine dair ... İnfaz Hâkimliğinin 19.10.2023 tarihli ve 2023/7409 Esas, 2023/7424 Karar sayılı kararına karşı ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin merci ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli ve 2023/2156 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 94660652-105-07-2248-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve 2025/64802 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve 2025/64802 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/9. maddesinde yer alan, "(9) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Birinci fıkradaki koşullu salıverme süreleri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103 üncü maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında da uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır. 188 inci madde hariç olmak üzere bu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, aşağıdaki tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi tarafından karar verilir; a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak b) Tedavi amaçlı programlara katılmak c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak d) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak e) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak f) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten Yasaklanmak" şeklindeki, Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkındaki Yönetmeliğin "Genel esaslar" başlıklı 6. maddesinde yer alan, "(1) Cinsel suçlardan hüküm alanlar hakkında, cezanın infazı sırasında veya koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içerisinde, ikinci fıkrada belirtilen tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına karar verilmesi için Cumhuriyet başsavcılığı tarafından derhal infaz hâkimliğine başvuruda bulunulur. (2) Birinci fıkrada bahsedilen yükümlülükler şunlardır; a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak, b) Tedavi amaçlı programlara katılmak, c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak, ç) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak, d) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak, e) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Dosya kapsamına göre, hükümlünün çocuğun cinsel istismarı suçundan bahse konu 6 yıl 18 ay hapis cezasının infazına ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 13.12.2022 tarihli ve 2022/1-1874 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün koşullu salıverme tarihinin 03.06.2027 ve hak ederek tahliye tarihinin 17.04.2029 olduğu, talep tarihi itibariyle hükümlünün koşullu salıverme tarihi gelmemiş olsa dahi, somut olayda ... İnfaz Hâkimliğinin 07.09.2023 tarihli ve 2023/6399 Esas, 2023/6295 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un 105/A, geçici 6/1 ve 10/2. maddeleri uyarınca 03.06.2027 (şartla tahliye) tarihine kadar cezasının kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, hükümlü başka suçtan hükümlü değilse tahliyesine karar verildiği, anılan düzenlemeler uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçundan cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildiği takdirde denetim süresi içerisinde hükümlü hakkında bahse konu tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimliği tarafından karar verilmesi gerektiği, anılan hususta infaz hâkimliği tarafından karar verilebilmesi için hükümlünün koşullu salıverilmesine gerek bulunmadığı, cezanın infazı esnasında da karar verilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

  2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaı Hakkında Kanun'un "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" başlıklı 108 inci maddesinin (1) , (8), (9), (10) ve (11) inci fıkraları; Madde 108- (1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan, a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, c) (Ek:14/4/2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının, d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin, İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. (8) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Çocuğa karşı işlenen bir suçtan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. (9) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Birinci fıkradaki koşullu salıverme süreleri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103 üncü maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında da uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır. 188 inci madde hariç olmak üzere bu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, aşağıdaki tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi tarafından karar verilir: a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak b) Tedavi amaçlı programlara katılmak c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak d) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak e) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak f) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak (10) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Dokuzuncu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz. (11) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Bu maddenin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.

  3. Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkında Yönetmeliğin "Amaç" başlıklı 1 nci maddesi; MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı, 103 üncü maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı ve 104 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından hapis cezasına mahkûm olanların, cezalarının infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde tâbi olacakları yükümlülüklerin, tıbbi tedavilerin ve iyileştirme programlarının belirlenmesi ile bunların uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

  4. Aynı Yönetmeliğin "Genel esaslar" başlıklı 6 ncı maddesi; MADDE 6 – (1) Cinsel suçlardan hüküm alanlar hakkında, cezanın infazı sırasında veya koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içerisinde, ikinci fıkrada belirtilen tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına karar verilmesi için Cumhuriyet başsavcılığı tarafından derhal infaz hâkimliğine başvuruda bulunulur. (2) Birinci fıkrada bahsedilen yükümlülükler şunlardır: a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak, b) Tedavi amaçlı programlara katılmak, c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak, ç) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak, d) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak, e) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak.

(3) Kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna, kapalı veya açık ceza infaz kurumlarından denetimli serbestliğe ayrılacak ya da koşullu salıverilecek hükümlüler hakkında, ayrılma veya salıverilme tarihine bir ay kala hükümlü hakkında yeniden bir karar alınmak üzere infaz hâkimliğine başvuruda bulunulur. Bu başvuru ile birlikte, kurum müdürlüğünce verilen daha önceki kararlar gereğince yapılan tüm işlemler ve hükümlünün son durumuna ilişkin hazırlanan değerlendirme raporu da gönderilir. (4) Hükümlü hakkında verilen kararın uygulanmasının mümkün olmadığı durumlarda kararın değiştirilmesi için her zaman infaz hâkimliğine başvuruda bulunulabilir. (5) Tedavi ve diğer yükümlülüklerin infazında, bulunulan kurumun koşulları ihtiyacı karşılamakta yetersiz ise hükümlü Bakanlıkça başka bir kuruma nakledilir. (6) Kapalı veya açık ceza infaz kurumlarında iken hakkında verilen tedavi veya yükümlülük kararlarının yerine getirilmesini engelleyen hükümlüler, 15 inci madde hükümlerine göre uyarılır. İhlalin tekrarı halinde 5275 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca verilecek iyi hal kararının saptanmasında ve değerlendirme raporunun hazırlanmasında bu durum göz önünde bulundurulur. (7) Denetimli serbestlik tedbiri altında iken hakkında verilen tedavi ve yükümlülük kararlarını yerine getirmeyen hükümlüler, 15 inci madde hükümlerine göre uyarılır. Uyarılara ilişkin tebligatta ihlal durumunun tekrarı hâlinde bunun yükümlülüğün ihlali sayılacağı ve dosyanın gereği için infaz hâkimliğine gönderileceği hükümlüye bildirilir. (8) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresi içerisinde tabi olduğu yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır ve 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi hükümleri uygulanır. (9) Hükümlünün salıverildikten sonra uyması gereken yükümlülükleri ile ilgili konularda bu Yönetmelikte hüküm bulunmadığı takdirde 5/3/2013 tarihli ve 28578 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri esas alınır. (10) Hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi hak ederek salıverme tarihini geçemez. Şeklinde düzenlenmiştir.

  1. Hükümlünün, 28.07.2020 tarihinde iki ayrı mağdura karşı işlemiş olduğu sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan her bir mağdura karşı ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesi, 103. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendi ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin 08.11.2022 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.

  2. Hükümlünün içtimalı 6 yıl 18 ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 13.12.2022 tarihli ve 2022/1-1874 sayılı müddetnameye göre, 13.12.2022 tarihinde cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün şartla tahliye tarihinin 03.06.2027 ve hak ederek tahliye tarihinin 17.04.2029 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.

  3. 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 9. fıkrası ile Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkında Yönetmeliğin 1 ve 6. madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, cinsel suçlardan hüküm alanlar hakkında, cezanın infazına başlandıktan sonra cezanın infazı sırasında veya şartla tahliye edildikleri takdirde denetim süresi içerisinde,

Cumhuriyet savcılığının talebi üzerine kanun ve yönetmelikte uygulanması öngörülen tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçının uygulanmasına İnfaz hakimliğince karar verilmesinin mümkün olduğu, verilmesi öngörülen tedavi ve yükümlülüklerin her birinin ne şekilde infaz edilebileceğine ilişkin esas ve usullerin Yönetmelikte ayrıntılı olarak cezanın infazı aşamaları da dikkate alınmak suretiyle düzenlendiği görülmekle, İnfaz hakimliğince hükümlü hakkında şartla tahliye kararı verilmediğinden tedavi ve yükümlülük kararı verilemeyeceğine ilişkin değerlendirmenin yerinde olmadığı anlaşılmakla, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
  2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.12.2023 tarihli ve 2023/2156 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları