Özet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, İstanbul Havalimanı'nda valizinde brüt 2.088 gram kokain ele geçirilen Özbekistan uyruklu sanık hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan verilen 27 yıl hapis ve 75.000 TL adli para cezasına ilişkin direnme hükmünü, sanığın kimlik bilgilerinin eksik araştırmayla tespit edilmesi nedeniyle bozdu. İlk derece mahkemesi eylemi uyuşturucu ticareti sayarak 10 yıl hapis cezası vermiş; bölge adliye mahkemesi duruşma açarak eylemi ithal olarak nitelendirip cezayı 27 yıla çıkarmıştı. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, yabancı uyruklu sanığın nüfus ve adli sicil kayıtlarının vatandaşı olduğu ülkeden ve gerektiğinde uluslararası kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilip duruşmada okunmadan, yalnızca pasaporttaki bilgiler ve sanığın beyanına dayanılarak hüküm kurulmasını 5271 sayılı Kanun'un 209. maddesine aykırı bularak bozmuş; bölge adliye mahkemesi direnmişti. Genel Kurul, dosyadaki onaysız pasaport fotokopisi (doğum tarihi 1978, pasaport 2020 tarihli), kolluk ifadesi (doğum tarihi 1972) ve Özbekistan makamlarından gelen yazı (pasaport 2014 tarihli) arasında çelişkiler bulunduğunu saptadı. Nüfus ve adli sicil kayıtlarının ilamın aidiyeti ve cezanın kişiselleştirilmesi için tereddütsüz belirlenmesi gerektiğini, Türk vatandaşı olmayanların kayıtlarının Adalet Bakanlığının 69/2 sayılı genelgesine göre, İnterpol üyesi Özbekistan için İnterpol Daire Başkanlığından istenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozdu; tutukluluk devam etti. Karar sanık LEHİNEDİR. Karar 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
İnceleme
Yabancı sanığın kimliği pasaport ve beyanla değil resmî kayıtla saptanır
Yabancı uyruklu sanıkların yargılandığı dosyalarda kimlik tespiti çoğu zaman ele geçen pasaport ve sanığın beyanıyla yapılmakta, nüfus ve adli sicil kayıtlarının ilgili ülkeden getirtilmesi ihmal edilmektedir. Bu karar, Ceza Genel Kurulunun 1999 tarihli içtihadını güncelleyerek kuralı netleştirmektedir: nüfus ve adli sicil kayıtları, ilamın aidiyeti ve cezanın kişiselleştirilmesi için dayanılan resmî belgeler olduğundan hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir; onaysız pasaport fotokopisi ve sanığın beyanı bu standardı karşılamaz.
Kararın önemi, 27 yıl gibi ağır bir cezanın dahi kimlik tespitindeki eksiklik nedeniyle bozulmasında ve yolun somut olarak gösterilmesindedir: Türk vatandaşı olmayan kişilerin kayıtları, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün 16.11.2011 tarihli ve 69/2 sayılı genelgesine göre istenir; İnterpol üyesi ülkelerin vatandaşları için talep İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol Daire Başkanlığına yöneltilir ve gelen belgeler 5271 sayılı Kanun m.209 uyarınca duruşmada sanığa anlatılır. Karar ayrıca sanığın Türkiye'deki sabıka kaydının da araştırılması gerektiğini vurgulamaktadır.
Havalimanında valizinde kokainle yakalanan Özbekistan uyruklu yolcu
Sanık, 30.01.2021 tarihinde Addis Ababa'dan İstanbul Havalimanı'na gelen uçağın yolcusuyken taksiye bineceği sırada yakalanmış; valizinde brüt 2.088 gram kokain ele geçirilmiştir. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti suçundan 10 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezasıyla cezalandırmış; Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi duruşma açarak hükmü kaldırmış ve eylemi uyuşturucu madde ithal etme olarak nitelendirip 5237 sayılı Kanun m.188/1 ve 188/4-a uyarınca 27 yıl hapis ve 75.000 TL adli para cezasına hükmetmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kimlik bilgilerinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmeden hüküm kurulmasını bozma sebebi yapmış; bölge adliye mahkemesi direnmiştir. Dosyada onaysız pasaport fotokopisinde doğum tarihi 18.02.1978 ve pasaport düzenlenme tarihi 28.09.2020 iken, kolluk ifadesinde doğum tarihi 18.02.1972 olarak yazılmış ve sanık bu bilgileri doğrulamıştır; Özbekistan makamlarından adli yardımlaşma kapsamında gelen yazıda ise pasaportun 11.06.2014 tarihinde düzenlendiği belirtilmiştir. Sanığın yakını, sanığın 01.02.2021'de "birilerinin eline düştüm" diyerek telefonu kapattığını ve o tarihten beri ulaşılamadığını bildirerek başvuruda bulunmuştur.
Nüfus kayıt örneği en güvenilir belge; pasaport sahtecilik riskine açık
Genel Kurul, kimlik bilgilerini en doğru yansıtan resmî belgelerin nüfus kayıt örnekleri olduğunu, nüfus cüzdanı ve pasaportların da bu kayıtlara dayandığını ancak sahtecilik konusu olabileceğini belirtmiştir. Ceza muhakemesinin amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır; yargılama makamları belgelerin güvenilirliğini denetlemek zorundadır ve bunun için belgenin aslı ya da onaylı örneği dosyada bulunmalıdır. Ceza Genel Kurulunun 28.09.1999 tarihli kararına atıfla, nüfus ve adli sicil kayıtlarının ilamın aidiyeti ve cezanın kişiselleştirilmesinde dayanılan belgeler olarak tereddütsüz belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Türk vatandaşlarının kayıtlarına UYAP üzerinden ulaşılabilirken, yabancıların kayıtları 69/2 sayılı genelgedeki esaslara göre istenmelidir; genelgenin 8 numaralı ekine göre Özbekistan İnterpol üyesidir ve vatandaşlarının nüfus kayıtları İnterpol Daire Başkanlığından talep edilir. Somut olayda sanığın açık kimlik ve pasaport bilgilerine ilişkin dosyada birbiriyle çelişen kayıtlar bulunduğundan; nüfus ve sabıka kayıtları temin edilmeli, Türkiye'deki sabıka kaydı araştırılmalı ve elde edilen belgeler 5271 sayılı Kanun m.209 uyarınca duruşmada sanığa anlatılmalıdır. Yalnızca onaysız pasaport fotokopisi ve sanığın anne adına ilişkin beyanına dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı bulunmuş; direnme hükmü oy birliğiyle bozulmuş, sanığın tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir.
Yirmi yedi yıllık ceza kimlik araştırması eksik diye bozuldu
Kararın ilk sonucu, yabancı uyruklu sanıklar hakkındaki her mahkûmiyet hükmü için geçerli bir asgari standart getirmesidir: pasaport fotokopisi ve beyan yeterli değildir; nüfus ve adli sicil kayıtları genelgedeki yolla ilgili ülkeden veya İnterpol aracılığıyla getirtilmeli, duruşmada okunmalıdır. Bu standart, dosyadaki kayıtlar arasında çelişki bulunduğunda mutlak bozma sebebidir.
İkinci sonuç, kimlik tespitinin infaz aşamasındaki önemine ilişkindir: ilamın aidiyeti ve cezanın kişiselleştirilmesi (tekerrür, adli sicil, mahsup) doğru kimlik bilgisine bağlıdır. Yanlış doğum tarihi veya pasaport bilgisiyle kesinleşen bir ilam, infazda ve tekerrür uygulamasında sorun yaratır; infaz hesaplama yapılırken hükümdeki kimlik ve sabıka bilgilerinin doğruluğu bu nedenle önemlidir.
Üçüncü sonuç, suç vasfına ilişkin arka plandır: bölge adliye mahkemesi, savcının aleyhe istinafı üzerine duruşma açarak eylemi ticaretten ithale çevirmiş ve cezayı 10 yıldan 27 yıla çıkarmıştır; bu vasıf tartışması bozma sonrası yargılamada yeniden gündeme gelecektir. Uyuşturucu suçlarında ceza aralıkları için uyuşturucu suçundan kaç yıl yatar sayfamıza bakabilirsiniz.
İlgili ülkeden nüfus ve adli sicil kayıtlarının getirtildiğini doğrulayın
Yabancı uyruklu bir sanık olarak yargılanıyorsanız veya böyle bir kişiyi savunuyorsanız, dosyada nüfus ve adli sicil kayıtlarının ilgili ülkeden usulüne uygun getirtilip getirtilmediğini ve duruşmada okunup okunmadığını kontrol edin; kayıtlar arasında doğum tarihi, pasaport numarası veya düzenlenme tarihi gibi çelişkiler varsa bu husus temyizde bozma sebebidir. Türkiye'de sabıka kaydının araştırılması da aynı standardın parçasıdır. Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.
Yabancı uyruklu sanığın kimlik tespiti hakkında sık sorulan sorular
Yabancı uyruklu sanığın kimliği pasaport fotokopisiyle tespit edilebilir mi?
Hayır. Genel Kurul, onaysız pasaport fotokopisi ve sanığın beyanına dayanılarak hüküm kurulmasını usul ve kanuna aykırı bulmuş; nüfus ve adli sicil kayıtlarının 69/2 sayılı genelgeye göre ilgili ülkeden, İnterpol üyesi ülkeler için İnterpol Daire Başkanlığından istenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Kimlik tespitindeki eksiklik ağır cezalı dosyalarda da bozma sebebi midir?
Evet. Bu dosyada 27 yıl hapis cezasına ilişkin direnme hükmü, yalnızca kimlik bilgilerinin eksik araştırılması nedeniyle bozulmuştur; sanığın tutukluluğu ise devam etmiştir.
Getirtilen kayıtlar duruşmada ne yapılır?
Karara göre elde edilen nüfus ve sabıka kayıtları 5271 sayılı Kanun m.209 uyarınca duruşmada sanığa anlatılmalı, böylece kimlik bilgileri kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Kararın tam metni
~6 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
Ceza Genel Kurulu 2025/518 E. , 2026/210 K.
"İçtihat Metni"
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 8. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2460-2142
I. HUKUKÎ SÜREÇ Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 188/4-a, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 54/4 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.09.2022 tarihli ve 120-292 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 13.02.2023 tarih ve 3194-287 sayı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/2. maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına, sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan TCK'nın 188/1, 188/4-a-son, 62, 52/2-4, 53, 54/1-4 ve 63. maddeleri uyarınca 27 yıl hapis ve 75.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba, bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 19.09.2024 tarih ve 2551-6887 sayı ile; "Özbekistan uyruklu olduğu anlaşılan sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının, sanığın vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilip duruşmada okunarak ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kimlik bilgileri belirlenmeden, yakalandığında ele geçirilen pasaporttaki bilgiler ve sanığın beyanına göre tespit edilen kimlik bilgilerine dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 209 uncu maddesine aykırı davranılması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise 18.11.2024 tarih ve 2460-2142 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Direnme kararına konu bu hükmün de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2025 tarihli ve 2948 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesince 01.10.2025 tarih ve 4487-7197 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın kimlik bilgilerinin tespiti bakımından eksik araştırma ile karar verilip verilmediğinin belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamına göre; Gümrük Muhafaza Memurlarınca düzenlenen 01.02.2021 tarihli tutanakta; Etiyopya'nın Addis Ababa isimli şehrinden gelip 30.01.2021 tarihinde saat 21.15 sıralarında İstanbul Havalimanı'na inen ET722 sefer sayılı uçakta bulunan yolculardan olup havalimanından ayrılmak için taksiye bineceği sırada yakalanan ve valizinde brüt ağırlığı 2.088 gram olan kokain maddesi ele geçirilen kişinin 18.02.1972 Bukhara Region doğumlu, ... pasaport numaralı ... ... olduğunun belirtildiği, Dosya arasında yer alan onaysız pasaport fotokopisine göre; baba adı; ..., doğum tarihi; 18.02.1978, doğum yeri; Bukhara Region olan Özbekistan uyruklu ... isimli kadına düzenlenme tarihi; 28.09.2020, son kullanma tarihi ise 27.09.2030 olan FA ... numaralı pasaport düzenlendiği, Kolluk tarafından düzenlenen 01.02.2021 tarihli ifade tutanağında sanığın adının; ..., anne adının; ..., baba adının; ..., doğum yerinin; Bukhara Region, doğum tarihinin; 18.02.1972, ikamet adresinin ise Bukhara Region, ... No: ... Özbekistan olarak gösterildiği, sorulması üzerine sanığın söz konusu kimlik bilgilerinin kendisine ait olduğunu ifade ettiği, İstanbul Havalimanı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü tarafından Özbekistan Konsolosluğuna gönderilmek üzere düzenlenen yabancılar hakkında olay bildirim formuna göre; gözaltına alınan kişinin anne adı; ..., baba adı; ..., doğum yeri; Bukhara Region, doğum tarihi; 18.02.1972 ve pasaport numarası; ... olan Özbekistan uyluklu ... olduğu, ... isimli kişinin ... ...a isimli eşinin ilk evliliğinden olduğunu iddia ettiği ... ...'nın 01.02.2021 tarihinde kardeşini telefondan arayarak "Ben birilerinin eline düştüm, şimdi onlarla birlikteyim." diyerek telefonu kapattığını, o tarihten beri de bu kişi ile irtibat kuramadıklarını belirtip sanığın akıbetinin araştırılması için yaptığı başvuru üzerine Özbekistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliğinin 15.11.2021 tarihli ve 012-1909 sayılı notası ekinde gönderilen, Özbekistan Cumhuriyet Başsavcılığı adli yardımlaşma talebi belgeleri arasında yer alan "Özbekistan Cumhuriyeti İç işler bakanliği Buhara bölgesi İç işler başkarmasi Vatandaşlık ve göç yönetimi" tarafından düzenlenen "Referans" başlıklı yazıya göre; 18.02.1978 tarihinde doğan ... ...'nın Özbekistan Cumhuriyeti, Buhara Bölgesi, Buhara vatandaşı olduğu, Buhara Bölgesi, Buhara şehri, ... Sokak, No: 39/1'de ikamet ettiği, ... seri ve numaralı pasaportunun Buhara Bölgesi, Buhara Şehri İİB tarafından 11.06.2014 tarihinde düzenlendiği, Anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Kişilerin kimlik bilgilerini en doğru şekilde ortaya koyan resmî belgeler nüfus kayıt örnekleridir. Nüfus kayıt bilgileri esas alınarak düzenlenen nüfus cüzdanları ile pasaportlar da kimlik bilgilerini en doğru şekilde yansıtan resmî belgelerdir. Bununla birlikte gerek nüfus cüzdanları gerekse pasaportlar sahtecilik suçunun konusu olabilmektedir. Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan ispat araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken resmî ve özel belgelerin güvenirliğini de denetlemek durumundadır. Güvenirliğin denetlenebilmesi için belgenin aslının veya bunun mümkün olmaması hâlinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onaylanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya eklenmesi gerekir. Ceza Genel Kurulunun 28.09.1999 tarihli ve 194-211 sayılı kararında da belirtildiği üzere, nüfus ve adli sicil kayıtları hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde kesin olarak belirlenmelidir. Zira, ilamın aidiyetinde ve cezanın kişiselleştirilmesinde dayanılan resmi bilgi ve belgelerdir. Yargılama makamlarınca Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi kullanılmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının nüfus kayıtlarına ulaşılabilmektedir. Yargılama konusu dosyanın tarafı olup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan kişilerin nüfus kayıtları ise Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün güncel internet sitesinde bulunan 16.11.2011 tarihli ve 69/2 sayılı "Uluslararası Ceza İstinabe İşlemlerinde Adlî Makamlarımızca Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar" konulu genelgesinde belirlenen esaslara göre istenmelidir. Anılan genelgenin 8 numaralı ekinde bulunan listede Özbekistan Cumhuriyeti'nin, Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatına (İnterpol) üye devletler arasında olduğu belirtilmiş, yabancı uyruklu kişilerin nüfus ve sabıka kayıtlarının teminine ilişkin uygulamalar ile düzenlenmesi gereken belgeler gösterilmiştir. Genelge uyarınca İnterpol üyesi olan Özbekistan Cumhuriyeti vatandaşlarının nüfus kayıtlarının İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol Daire Başkanlığından talep edilmesi gerekmektedir. B. Hukuki Değerlendirme Etiyopya'nın Addis Ababa isimli şehrinden gelip 30.01.2021 tarihinde saat 21.15 sıralarında İstanbul Havalimanı'na inen ET722 sefer sayılı uçakta bulunan yolculardan olup havalimanından ayrılmak için taksiye bineceği sırada yakalanan ve valizinde brüt ağırlığı 2.088 gram olan kokain maddesi ele geçirilen sanığa ait dosya arasında yer alan onaysız pasaport fotokopisinde, baba adı ..., doğum tarihi 18.02.1978, pasaport seri ve numarası ... ve düzenlenme tarihi 28.09.2020 olarak gösterilmiş ise de kolluk ifadesinde baba adının ..., anne adının ..., doğum tarihinin ise 18.02.1972 olduğu belirtilmiş, bu bilgiler sanık tarafından da doğrulanmıştır. Ayrıca Özbekistan Konsolosluğuna gönderilmek üzere düzenlenen yabancılar hakkında olay bildirim formu da bu bilgiler esas alınarak tanzim edilmiştir. Yine ... isimli kişinin başvurusu üzerine gönderilen, Özbekistan Cumhuriyet Başsavcılığı adli yardımlaşma talebi belgeleri arasında yer alıp "Özbekistan Cumhuriyeti İç işler bakanliği Buhara bölgesi İç işler başkarmasi Vatandaşlık ve göç yönetimi" tarafından düzenlenen "Referans" başlıklı yazıda bu kez sanığın pasaport seri ve numarası ..., düzenlenme tarihi ise 11.06.2014 olarak belirtilmiştir. Bu anlamda sanığın açık kimlik ve pasaport bilgilerine ilişkin dosyada birbiriyle çelişen kayıtların bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle de yabancı uyruklu olan sanığın açık kimlik bilgilerinin tereddüde mahal bırakmayacak şekilde tespit edilebilmesi amacıyla Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün 16.11.2011 tarihli ve 69/2 sayılı "Uluslararası Ceza İstinabe İşlemlerinde Adlî Makamlarımızca Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar" konulu genelgesi dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda nüfus ve sabıka kayıtları temin edilmeli, ayrıca sanığın Türkiye'de sabıka kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve elde edilen belgeler CMK'nın 209. maddesi uyarınca duruşmada sanığa anlatılmalıdır. Tüm bu hususlar gözetilmeksizin sadece onaysız pasaport fotokopisindeki bilgilere ve sanığın anne adına ilişkin beyanına dayalı olarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı bulunmuştur. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 18.11.2024 tarihli ve 2460-2142 sayılı direnme kararına konu hükmünün, sanığın kimlik bilgilerinin tespiti bakımından eksik araştırma ile karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Sanığın tutukluluk hâlinin DEVAMINA, 3- Dosyanın, CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Direnme Kararı Verilirken Esas Hakkında Mütalaa ve Son Söz Atlanırsa Ne Olur?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 01.04.2026

Öldürme Kastı Ne Zaman Şüpheli Sayılır? Yargıtay'ın Ölçütleri ve Sanığın Temyizi Atlanırsa Ne Olur?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 08.04.2026

Ev Hapsinde Geçen Süre Cezadan Nasıl Düşülür? (İki Gün Bir Gün Kuralı)
Anayasa Mahkemesi, 29.05.2024

