Özet
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, aracın sağ ön yolcu koltuğunun altında net 17,2 gram sentetik kannabinoid ele geçirilen sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmü onadı. Sanık müdafii eylemin sabit olmadığını, aksi hâlde kullanmak için bulundurma suçunu oluşturduğunu, maddenin içeriği için yeniden bilirkişi raporu alınması ve daha yüksek oranda etkin pişmanlık indirimi uygulanması gerektiğini ileri sürmüştü. Daire, istihbari bilginin içeriği, olayın oluş şekli, maddenin ele geçtiği yer ve sanığın cep telefonunda yapılan inceleme birlikte değerlendirildiğinde maddenin sanığa ait olduğunun sabit olduğunu belirtti; suçun vasfı, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a ve 192/3. maddelerinin uygulanması ve uzmanlık raporunun yeterliliği yönünden isabetsizlik görmedi. Kararın asıl vurgusu etkin pişmanlığa ilişkindir: Daire, sanığın beyanıyla kendi suçunu ortaya çıkardığından söz edilemeyeceği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını eksik ceza tayini olarak eleştirdi; ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bunu bozma sebebi yapmadı. Duruşmalı inceleme talebi ceza süresine göre reddedildi, salıverilme talebi de ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre gözetilerek reddedildi. Karar sanık ALEYHİNEDİR; ancak aleyhe temyiz yokluğu nedeniyle uygulanan indirim korunmuştur. Karar 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
İnceleme
Etkin pişmanlık indirimi kolluğun zaten bildiğini kabul etmekle kazanılmaz
5237 sayılı Kanun m.192/3, uyuşturucu madde suçlarında failin "suçun ortaya çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmesi" hâlinde cezada indirim öngörür. Uygulamada sanıklar, ele geçen maddeyi "benimdir" diyerek kabul etmelerinin bu indirimi gerektirdiğini savunmaktadır. Bu karar, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bu savunmaya yaklaşımını netleştirmektedir: madde zaten sanığın oturduğu koltuğun altında ele geçmişse ve aidiyeti istihbari bilgi, olayın oluş şekli ve telefon incelemesiyle sabitse, sanığın "benim" beyanı kendi suçunu ortaya çıkarmak değildir ve 192/3 uygulanamaz.
Kararın ikinci önemi, "aleyhe temyiz yokluğu" kuralının etkisidir: Daire, etkin pişmanlık indiriminin uygulanmasını eksik ceza tayini olarak açıkça eleştirmiş ancak Cumhuriyet savcısı veya katılan tarafından aleyhe temyiz bulunmadığından hükmü bu nedenle bozmamıştır. Sanık, hukuka aykırı biçimde lehine uygulanan indirimi bu sayede korumuştur. Karar aynı zamanda, ticaret ile kullanmak için bulundurma arasındaki vasıf ayrımında istihbari bilgi, ele geçme yeri ve dijital delillerin birlikte değerlendirildiğini göstermektedir.
Yolcu koltuğunun altındaki sentetik kannabinoid ve sanığın benim beyanı
Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi hükümdeki bir hukuka aykırılığı düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Olayda istihbari bilgi üzerine yapılan işlemde, sanığın oturduğu sağ ön yolcu koltuğunun altında net 17,2 gram sentetik kannabinoid ele geçirilmiş; sanığın cep telefonunda yapılan incelemede elde edilen bilgiler de dosyaya girmiştir. Hükümde 5237 sayılı Kanun m.188/4-a artırımı (sentetik madde) ile 192/3 etkin pişmanlık indirimi uygulanmıştır.
Sanık müdafii temyizinde eylemin sabit olmadığını, aksi hâlde eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunu, maddenin içeriğine ilişkin yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini ve daha yüksek oranda etkin pişmanlık indirimi uygulanması gerektiğini ileri sürmüş; duruşmalı inceleme talep etmiştir.
Duruşmalı inceleme reddedildi; istihbari bilgi ve arama tutanağı eylemi kanıtladı
Daire, duruşmalı inceleme talebini hükmedilen hapis cezasının süresine göre 5271 sayılı Kanun m.299/1 gereği reddetmiştir. Esasa ilişkin olarak; istihbari bilginin içeriği, olayın oluş şekli, uyuşturucu maddenin ele geçtiği yer ve sanığın cep telefonunda yapılan inceleme sonucu elde edilen bilgiler birlikte dikkate alındığında, koltuk altında ele geçen maddenin sanığa ait olduğunun sabit olduğunu belirtmiştir. Bu tespitin ardından Daire, sanığın beyanıyla kendi suçunu ortaya çıkardığından söz edilemeyeceğini; bu husus gözetilmeden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının eksik ceza tayini olduğunu, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bunun bozma nedeni yapılmadığını ifade etmiştir.
İlk derece ve bölge adliye mahkemelerinin eylemin sübutu ve vasfı, delillerin değerlendirilmesi ve hukuka uygun toplanması, 5237 sayılı Kanun m.188/4-a ve 192/3'ün uygulanması ile indirim oranına ilişkin takdirlerinde isabetsizlik görülmemiş; uyuşturucu madde analizine ilişkin uzmanlık raporunda eksiklik bulunmadığından yeni rapor talebi de reddedilmiştir. Sonuç olarak 5271 sayılı Kanun m.289/1 ile sınırlı incelemede "eleştiri dışında" hukuka aykırılık tespit edilmediğinden hüküm 5271 sayılı Kanun m.302/1 uyarınca oy birliğiyle onanmış; salıverilme talebi reddedilmiştir.
Hatalı indirim sanık lehine olduğu için bozma sebebi yapılmadı
Kararın ilk sonucu, etkin pişmanlığın sınırına ilişkindir. 5237 sayılı Kanun m.192/3 indirimi, failin suçun ortaya çıkmasına gerçekten katkı sağlamasını gerektirir; kolluğun istihbari bilgiyle zaten ulaştığı ve sanığın koltuğu altında bulduğu maddeyi kabul etmek bu katkıyı sağlamaz. Bu ölçüt, "benimdir" beyanına dayanan indirim taleplerinin Yargıtay'da hangi gerekçeyle reddedileceğini göstermektedir.
İkinci sonuç, aleyhe temyiz yokluğunun sanık lehine sonuç doğurmasıdır: hukuka aykırı olsa da uygulanmış bir indirim, savcılık temyiz etmemişse Yargıtay tarafından kaldırılmaz. Bu nedenle savunmanın temyiz kararı verirken, hükümdeki lehe hataların aleyhe temyizle birlikte gündeme gelip gelmeyeceğini değerlendirmesi gerekir.
Üçüncü sonuç vasıf ayrımına ilişkindir: 17,2 gram gibi görece düşük bir miktar tek başına "kullanım" anlamına gelmez; istihbari bilgi, ele geçme yeri ve telefon incelemesi ticaret kastını destekleyebilir. Ticaret ile kullanma suçu arasındaki ceza farkı için uyuşturucu suçundan kaç yıl yatar sayfamıza, sonuç cezanın infazı için infaz hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.
İndirim isteyecekseniz beyanınızın soruşturmaya ne kattığını değerlendirin
Uyuşturucu madde suçlamasında etkin pişmanlık indirimi talep edecekseniz, beyanınızın kolluğun zaten bildiği bir olguyu kabul etmekten öteye geçip geçmediğini değerlendirin: maddenin yerini, kaynağını veya suç ortaklarını ortaya çıkaran bir katkı yoksa indirim bu karar ışığında uygulanmayacaktır. Ticaret suçlamasına karşı "kullanım için bulundurma" savunması, madde miktarının yanı sıra istihbari bilgi, ele geçme yeri ve dijital delillerin bütünüyle değerlendirilir. Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.
Uyuşturucu suçunda etkin pişmanlık hakkında sık sorulan sorular
Ele geçen uyuşturucuyu "benim" diye kabul etmek etkin pişmanlık sayılır mı?
Bu karara göre hayır. Daire, koltuk altında ele geçen maddenin aidiyeti istihbari bilgi, olayın oluş şekli ve telefon incelemesiyle zaten sabit olduğundan, sanığın beyanıyla kendi suçunu ortaya çıkardığından söz edilemeyeceğini belirtmiştir.
Yargıtay indirimi hatalı bulmasına rağmen neden bozmadı?
Aleyhe temyiz bulunmadığından. Daire, etkin pişmanlık uygulanmasını eksik ceza tayini olarak eleştirmiş ancak savcılık veya katılan temyiz etmediğinden bu hususu bozma sebebi yapmamıştır.
Madde miktarı azsa suç kullanım için bulundurma sayılır mı?
Tek başına miktar belirleyici değildir. Bu dosyada 17,2 gram sentetik kannabinoid için ticaret vasfı, istihbari bilgi, ele geçme yeri ve cep telefonu incelemesiyle birlikte değerlendirilerek onanmıştır.
Kararın tam metni
~2 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
10. Ceza Dairesi 2026/1374 E. , 2026/2257 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2234 E., 2025/2223 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen hapis cezasının süresine göre 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
- Eylemin sabit olmadığına , beraat kararı verilmesi gerektiğine,
- Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
- Ele geçen maddenin içeriğine ilişkin yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğine,
- Daha yüksek oranda etkin pişmanlık indirimi uygulanması gerektiğine, İlişkindir.
III. GEREKÇE İstihbari bilginin içeriği, olayın oluş şekli, uyuşturucu maddenin ele geçtiği yer ve sanığın cep telefonunda yapılan inceleme sonucu elde edilen bilgiler birlikte dikkate alındığında, sanığın oturduğu sağ ön yolcu koltuğunun altında ele geçen net 17,2 gram sentetik kannabinoidin sanığa ait olduğu sabit olup, sanığın beyanı ile kendi suçunu ortaya çıkardığından söz edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, eylemin sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine ve hukuka uygun olarak toplandığına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a ve 192/3. maddelerinin uygulanmasına, etkin pişmanlık indiriminin oranına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, uyuşturucu madde analizine ilişkin uzmanlık raporunda herhangi bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Okula 206 Metre Mesafede Uyuşturucu Satışında "200 Metre" Artırımı Uygulanır mı?
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 26.02.2026

Mobese ve Kamera Görüntüleri Toplanmadan Uyuşturucu Ticaretinden Hüküm Kurulabilir mi?
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 26.02.2026

Nitelikli Kasten Öldürmede Haksız Tahrik ve Takdiri İndirim İtirazları Yargıtay'da Nasıl Sonuçlanır?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 26.03.2026

