İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Duvar takviminin yakın plan sayfaları

Beraatle Biten Tutuklulukta Tazminat Nasıl Hesaplanır? (Yargıtay 12. CD Bozma)

Yargıtay 12. CD 2026: 342 gün tutukluluk için 30.000 TL manevi tazminat eksik bulundu; ihraç edilen memurun maddi zararı maaş ödeme tarihi araştırılarak hesaplanmalı.

Mahkeme
Yargıtay 12. Ceza Dairesi
Esas/Karar
E. 2022/6907 K. 2026/2874
Karar tarihi
25.03.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
24 Mayıs 2026
Güncelleme
12 Eylül 2026
6 dk
okuma

Özet

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, devletin güvenliğine karşı suçlar ve silahlı terör örgütü isnadıyla 342 gün gözaltında ve tutuklu kaldıktan sonra beraat eden ve bu arada kamu görevinden ihraç edilen davacının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasını inceledi. Derece mahkemeleri 12.646,90 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminata hükmetmiş, istinaf başvurularını esastan reddetmişti. Karar davacı lehinedir: Daire, maddi tazminatın ihracı izleyen ayın on beşinden başlatılmasının ancak ihraç ayına ait maaşın fiilen ödenip ödenmediği araştırılarak yapılabileceğini, bu araştırma yapılmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme olduğunu belirtti. Manevi tazminat bakımından ise davacının sosyal ve ekonomik durumu, isnat edilen suçun niteliği, tutuklanmaya yol açan olayın cereyan tarzı, tutukluluk süresi ve davanın kesinleşmesine kadar faiziyle elde edilecek parasal değer ölçütlerini sayarak 30.000 TL tutarını bu ölçütlere uymayacak biçimde eksik buldu. Bölge adliye mahkemesi kararı, tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak oybirliğiyle bozuldu. Karar, ihraç edilen kamu görevlilerinin tazminat hesabında maaş ödeme tarihinin belgeyle saptanması gerektiğini ve uzun tutukluluklarda sembolik manevi tazminatın bozma sebebi olduğunu gösteriyor.

İnceleme

Beraatle biten üç yüz kırk iki günün bedeli nasıl hesaplanır

Beraatle sonuçlanan bir ceza davasında gözaltında ve tutuklulukta geçen günlerin bedeli nasıl ödenir? Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.03.2026 tarihli bu kararı, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının iki hesap ayağını da inceliyor: maddi zararın hangi tarihten başlatılacağı ve manevi tazminatın hangi ölçütlerle belirleneceği. Davacı lehine bir karardır: derece mahkemelerinin 342 günlük tutukluluk için hükmettiği 12.646,90 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminat, eksik araştırma ve ölçütlere uymayan düşük miktar gerekçesiyle bozulmuştur.

Kararın değeri, kamu görevinden ihraç edilmiş kişilerin tazminat hesabında sık karşılaşılan bir hataya işaret etmesinde. Derece mahkemesi maddi tazminatı ihracı izleyen ayın on beşinden başlatmıştı; Yargıtay bunun ancak ihraç ayına ait maaşın gerçekten ödenip ödenmediği araştırılarak yapılabileceğini söylüyor. Manevi tazminat bakımından ise Daire, yerleşik ölçüt listesini yineleyip 342 gün için 30.000 TL'nin bu ölçütlere uymadığını açıkça belirtiyor.

Ağır isnatlarla tutuklanan, ihraç edilen ve sonunda beraat eden kamu görevlisi

Davacı, 2016 yılında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, silahlı isyan, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve devletin birliğini bozma gibi ağır suçlamalarla gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. 16.07.2016 ile 23.06.2017 tarihleri arasında toplam 342 gün gözaltında ve tutuklu kaldı. Ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılama beraatle sonuçlandı; beraat kararı 31.12.2019 tarihinde kesinleşti ve davacıya 18.06.2020 tarihinde tebliğ edildi. Davacı bu arada 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edilmişti.

Davacı vekili, 5271 sayılı CMK m.142 uyarınca süresi içinde açtığı davada 232.107,24 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminat talep etti. İlk derece mahkemesi davanın kabul şartlarının oluştuğunu belirledi: aynı konuda başka dava yoktu, gözaltı ve tutukluluk süresi başka bir cezadan mahsup edilmemişti. Mahkeme maddi tazminatı, ihracı izleyen ayın on beşinci günü olan 15.09.2016 ile tahliye tarihi arasında asgari ücret üzerinden hesaplayarak 12.646,90 TL, manevi tazminatı ise 30.000 TL olarak belirledi; her ikisine tahliye tarihinden itibaren yasal faiz yürüttü. Taraflar istinafa gitti; bölge adliye mahkemesi başvuruları esastan reddetti. Davacı vekili hükmedilen tutarların eksik olduğunu ileri sürerek temyiz etti. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı onama görüşü bildirdi.

İki bozma noktası: maddi zararın başlangıç tarihi ve manevi tazminatın tutarı

Daire, davacı vekilinin diğer temyiz sebeplerini reddettikten sonra iki noktada bozma verdi.

Birinci nokta maddi tazminatın başlangıç tarihi. 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve onu kabul eden 7082 sayılı Kanun m.10 uyarınca, ihraç edilenlerin çıkarıldıkları aya ilişkin peşin ödenen mali ve sosyal haklarının ihraç tarihinden sonraki günlere denk gelen kısmı geri alınmaz. Derece mahkemesi bu düzenlemeye dayanarak hesabı 15.09.2016 tarihinden başlatmıştı. Yargıtay'a göre bu varsayım araştırmasız kurulmuş: davacıya Ağustos 2016 maaşının gerçekten ödenip ödenmediği belirlenmeden başlangıç tarihi seçilmesi eksik araştırmadır. Ödeme yapılmamışsa tutuklulukta geçen daha erken günler de kazanç kaybı hesabına girmelidir.

İkinci nokta manevi tazminatın miktarı. Daire nesnel bir ölçüt bulunmadığını kabul etmekle birlikte, dikkate alınması gereken unsurları sayıyor: davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faiziyle birlikte elde edilecek parasal değer. Miktar bu unsurlar ışığında hak ve nesafet ilkelerine uygun ve makul olmalıdır. Somut olayda 342 günlük tutukluluk ve ağır suçlamalar karşısında 30.000 TL, belirlenen ölçütlere uymayacak biçimde eksik bulundu.

Bu iki sebeple bölge adliye mahkemesi kararı 5271 sayılı CMK m.302 gereği, tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak oybirliğiyle bozuldu ve dosya 5271 sayılı CMK m.304 uyarınca ilk derece mahkemesine gönderildi.

Maaşın fiilen hangi aya kadar ödendiği maddi zarar hesabının çıkış noktası

Karar, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında iki somut kural koyuyor. Maddi zarar hesabında, ihraç edilen kamu görevlisinin maaşının hangi aya kadar fiilen ödendiği belgeyle belirlenmeli; derece mahkemesi bir kanun hükmünden hareketle ödeme yapıldığını varsayamaz. Bu belge çoğu zaman kurumun maaş bordrosu ya da banka kaydıyla ortaya konur ve davacı tarafın bunu dosyaya sunması hesap tarihini geriye çekebilir.

Manevi tazminat bakımından ise karar, Yargıtay'ın kullandığı ölçüt listesini bir kez daha kayda geçiriyor ve bu listeyi somut rakama bağlıyor: yaklaşık bir yıl süren tutukluluk ve devletin güvenliğine karşı suç isnadı karşısında 30.000 TL yetersizdir. "Tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faiziyle elde edilecek parasal değer" ölçütü de önemli: uzun süren yargılamalarda enflasyon nedeniyle eriyen tutarın bu erime dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.

Ceza yargılaması sonunda beraat eden kişiler için dava yolu 5271 sayılı CMK m.142'de düzenlenen süreye bağlı; kararda mahkemenin bu süreyi, mahsup yokluğunu ve mükerrer dava bulunmamasını ayrı ayrı denetlediği görülüyor. Bu tür davalarda tutukluluğun uzunluğu ve suçlamanın ağırlığı yalnız manevi tazminatı değil, kişinin iş ve sosyal hayatındaki kayıpları da doğrudan etkilediğinden, tazminat talebi hazırlanırken ihraç, maaş kesintisi ve sonraki gelir durumu belgeleriyle birlikte ortaya konmalıdır. Ceza yargılamasının infaz boyutu için infaz hesaplama aracı, ceza hukuku alanındaki diğer içerikler için ceza hukuku sayfası kullanılabilir.

Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren dava süresini kaçırmayın

Beraatle ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanan bir dosyada gözaltında veya tutuklulukta kaldıysanız, tazminat davasının kesinleşmiş kararın tebliğinden itibaren işleyen süreye tabi olduğunu unutmayın. Dava dilekçesinde maddi zararı belgelendirmek için tutukluluk dönemine ait maaş bordrolarını, işten çıkarma ya da ihraç belgelerini ve varsa sonraki gelir kayıplarını toplayın. Manevi tazminat talebinde tutukluluk süresini, isnat edilen suçun ağırlığını ve tutuklanmanın aile ve iş hayatınızdaki etkilerini somut olarak anlatın. Bu bölüm bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki değerlendirme almanız gerekir.

Tutuklulukta geçen günlerin tazminatı hakkında sık sorulan sorular

Tutuklulukta geçen her gün için maddi tazminat alınır mı?

Maddi tazminat, tutukluluk nedeniyle uğranan gerçek kazanç kaybına göre hesaplanır. Bu kararda Yargıtay, kamu görevlisi olan davacının maaşının hangi aya kadar fiilen ödendiğinin araştırılmasını istedi; maaşı ödenen günler için kazanç kaybı doğmaz, ödenmeyen günler ise hesaba girer.

Manevi tazminat neye göre belirlenir?

Yargıtay nesnel bir ölçüt olmadığını kabul ediyor, ancak davacının sosyal ve ekonomik durumunu, isnat edilen suçun niteliğini, tutuklanmaya yol açan olayın cereyan tarzını, tutukluluk süresini ve davanın kesinleşmesine kadar faiziyle elde edilecek parasal değeri dikkate alarak hak ve nesafete uygun makul bir miktar belirlenmesini istiyor.

Karar davacı lehine mi?

Evet. Derece mahkemelerinin hükmettiği maddi ve manevi tazminat tutarları davacının temyizi üzerine bozuldu; yeniden yapılacak yargılamada maddi tazminat başlangıcı araştırılacak ve manevi tazminat ölçütlere uygun biçimde yeniden belirlenecektir.

Kararın tam metni

~3 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

12. Ceza Dairesi         2022/6907 E.  ,  2026/2874 K.

**"İçtihat Metni"**MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/27 E., 2022/33 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluk nedeniyle 232.107,24 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihi olan 23.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının 01.09.2016 tarihinde meslekten ihraç edildiği, ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.09.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 23.06.2017 tarihine kadar asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle 12.646,90 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihi olan 23.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; sosyal, ekonomik durumu, mesleki, ailevi ve sosyal yaşantısı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/152 Esas - 2018/69 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyan idare etme, silahlı isyana katılma, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suç işlemek, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma suçlarından 16.07.2016 - 23.06.2017 tarihleri arasında 342 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 31.12.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya 18.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1-Her ne kadar 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "Çıkarıldıkları veya öğrencilikle ilişiklerinin kesildiği aya ilişkin olarak peşin ödenen mali ve sosyal haklarının çıkarılma tarihinden sonraki günlere tekabül eden kısımları geri alınmaz....” düzenlemesi uyarınca davacının maddi tazminat hesaplanmasının 01.09.2016 tarihinde ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.09.2016 tarihinden başlatılmışsa da davacıya Ağustos ayı maaşının ödenip ödenmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,

2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları