İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Açık çekmeceli bir dosya dolabı

Beraat Eden Kamu Görevlisi Maddi Tazminat Alabilir mi?

Haksız gözaltı ve tutuklama sonrası açılan tazminat davasında maddi zararın nasıl ispatlandığı ve manevi tazminat miktarının denetimi — Yargıtay 12. CD onama kararı.

Mahkeme
Yargıtay 12. Ceza Dairesi
Esas/Karar
E. 2025/7699 K. 2026/2772
Karar tarihi
24.03.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
24 Mayıs 2026
Güncelleme
12 Eylül 2026
5 dk
okuma

Özet

Karar, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasında iki ayrı soruyu ayırıyor: maddi zarar gerçekten doğmuş mudur ve manevi tazminat miktarı yeterli midir? Davacı, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 21.07.2016 - 30.09.2016 tarihleri arasında toplam 71 gün gözaltında ve tutuklu kalmış, yargılama beraatle sonuçlanmış ve karar kesinleşmiştir. Kamu görevlisi olan davacı aynı gün görevden uzaklaştırılmış, beraat sonrasında göreve iade edilmiş ve parasal hakları kendisine ödenmiştir. İlk derece mahkemesi maddi tazminat talebini bu nedenle reddetmiş, manevi tazminata hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesinin manevi tazminatı indirmesi Daire tarafından bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılamada 71 gün için 37.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Davacı, miktarın hâlâ düşük olduğu ve maddi tazminata da hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz etmiş; Yargıtay 12. Ceza Dairesi bu kez hükmü ONAMIŞTIR. Yani karar, sonucu itibarıyla davacının temyiz istemi bakımından ALEYHEDİR; bununla birlikte bozma üzerine belirlenen tazminat davacı lehine kesinleşmiştir. Kararın pratik değeri, koruma tedbiri tazminatında maddi zararın varsayımla değil fiilî gelir kaybıyla ortaya konması gerektiğini ve bozmadan sonra ölçütlere uygun biçimde belirlenen manevi tazminatın temyiz denetiminde korunduğunu göstermesidir.

İnceleme

Tutuklandım, beraat ettim, öyleyse tazminat alırım denklemi neden yanlış

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında en sık kurulan yanlış denklem şudur: "Tutuklandım, beraat ettim, öyleyse hem maddi hem manevi tazminat alırım." Bu karar denklemin ilk yarısını bozuyor. Beraat ve kesinleşme, tazminat isteme hakkının kapısını açar; ancak maddi tazminatın miktarı, kişinin o dönemde gerçekten bir gelir kaybına uğrayıp uğramadığına bağlıdır. Kamu görevlisi olan davacı görevden uzaklaştırılmış, sonra göreve iade edilmiş ve parasal hakları ödenmiştir. Ortada tazmin edilecek bir gelir kaybı kalmadığı için maddi tazminat talebinin reddi hukuka uygun bulunmuştur.

Kararın ikinci değeri manevi tazminat tarafındadır. Aynı dosya daha önce Daire tarafından bozulmuştu; bozmadan sonra 71 günlük özgürlükten yoksunluk için belirlenen tutar bu kez denetimden geçmiştir. Yani Yargıtay manevi tazminatı her hâlde artırmıyor; ölçütlere uygun biçimde gerekçelendirilmiş bir miktarı koruyor.

Yetmiş bir gün özgürlüğünden yoksun kalan kamu görevlisinin beraatle biten davası

Davacı hakkında açılan ceza davasında, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ile korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçlaması yöneltilmiştir. Davacı 21.07.2016 - 30.09.2016 tarihleri arasında toplam 71 gün gözaltında ve tutuklu kalmış, kovuşturma sonunda beraat etmiş, karar 20.06.2018 tarihinde kesinleşmiş ve kesinleşme şerhli gerekçeli karar 27.07.2018 tarihinde kendisine tebliğ edilmiştir.

Tazminat davası CMK m.142'de öngörülen süre içinde, yetkili ve görevli mahkemede açılmıştır. Mahkeme, aynı konuda başka dava bulunmadığını, tutuklamanın infaz gördüğünü ve başka bir cezadan mahsup edilmediğini saptamıştır. Davacı 60.000,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminat istemiştir.

Süreç şöyle işlemiştir: ilk derece mahkemesi maddi tazminatı reddetmiş, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi bu tutarı 7.000,00 TL'ye indirmiş, Daire indirim yönünden hükmü bozmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada 71 gün için 37.000,00 TL manevi tazminata, gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmiştir. Davacı bu kararı da temyiz etmiştir.

Usul engeli yok; maddi zarar doğdu mu ve manevi tutar yeterli mi ayrı incelendi

Daire önce usul yönünden inceleme yapmış, HMK m.361/1 ve CMK m.298/1 anlamında temyiz isteminin reddini gerektiren bir durum bulunmadığını saptayarak işin esasına geçmiştir.

Esasa ilişkin denetim iki eksende yürümüştür. Birincisi, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamadaki işlemlerin usule ve kanuna uygunluğudur; iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosyadaki belge ve bilgilerle uyumlu, kesin verilere dayandırıldığı belirlenmiştir. İkincisi tazminat miktarıdır; Daire, tutarın doğru biçimde belirlendiği sonucuna varmıştır.

Maddi tazminat yönünden belirleyici olgu, davacının kamu görevlisi olması ve görevden uzaklaştırma döneminin sonunda göreve iade edilerek parasal haklarının ödenmesidir. Bu ödeme, tutukluluk döneminde doğan gelir kaybını fiilen karşılamıştır; karşılanmış bir zarar ikinci kez tazmin edilmez.

Daire, bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz incelemesinin ileri sürülen sebeplerle ve CMK m.289/1'de sayılan hukuka kesin aykırılık hâlleriyle sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Bu sınırlı denetimde hukuka aykırılık görülmediğinden, CMK m.302/1 uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verilmiş; dosya CMK m.304/1 uyarınca ilgili ağır ceza mahkemesine tevdi edilmiştir.

Maddi tazminat rakamla değil belgeyle kurulur: kesilen maaş, kapanan iş

Uygulama için üç sonuç çıkıyor. Birincisi, maddi tazminat talebi rakamla değil belgeyle kurulur: tutukluluk döneminde kesilen maaş, kapanan işyeri, sona eren sözleşme, kaybedilen sipariş gibi somut gelir kaybı ortaya konmalıdır. Kamu görevlisinde parasal hakların geriye dönük ödenmiş olması bu talebi büyük ölçüde tüketir.

İkincisi, manevi tazminatta talep edilen tutar ile hükmedilen tutar arasındaki fark tek başına bozma sebebi değildir. Davacı 1.500.000,00 TL istemiş, 37.000,00 TL'ye hükmedilmiş ve karar onanmıştır. Denetlenen şey talebin karşılanma oranı değil, belirlenen miktarın gerekçesidir.

Üçüncüsü, aynı dosyanın seyri Yargıtay denetiminin çift yönlü olduğunu gösteriyor: düşük belirlenen tazminat bozulmuş, bozmadan sonra ölçütlere uygun belirlenen tazminat ise korunmuştur. Bu nedenle tazminat davasında asıl çaba, gözaltı ve tutukluluk süresinin, kişinin sosyal ve ekonomik durumunun, isnat edilen suçun niteliğinin ve olayın cereyan tarzının dosyaya somut biçimde yansıtılmasına harcanmalıdır.

Beraat kesinleşince dava süresini ve yetkili mahkemeyi ilk iş kontrol edin

Beraat kararınız kesinleştiyse öncelikle CMK m.142'deki dava açma süresini ve yetkili mahkemeyi kontrol edin; bu süre kaçırıldığında talep esasa girilmeden reddedilir. Dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat taleplerini ayrı ayrı temellendirin: maddi zarar için bordro, sözleşme, vergi kaydı, işten çıkış belgesi gibi kanıtları; manevi zarar için gözaltı ve tutukluluk süresini, mesleki ve sosyal çevredeki etkileri belgeleyin. Kamu görevlisiyseniz görevden uzaklaştırma döneminde ödenen ve ödenmeyen kalemleri kalem kalem ayırmanız gerekir. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz; dosyanızın kendi koşulları farklı sonuç doğurabilir. Ceza yargılaması ve sonrasındaki süreçler için ceza hukuku alanındaki çalışma konularımıza ve Yalova ceza davası sürecine ilişkin bilgilendirme sayfamıza bakabilirsiniz.

Beraat eden kamu görevlisinin tazminatı hakkında sık sorulan sorular

Beraat eden herkes maddi tazminat alır mı?

Hayır. Beraat ve kesinleşme tazminat isteme hakkının koşuludur, maddi zararın kendiliğinden doğduğu anlamına gelmez. Bu kararda olduğu gibi, görevden uzaklaştırılan kamu görevlisine parasal hakları sonradan ödenmişse maddi tazminat talebi reddedilebilir; manevi tazminat hakkı ise ayrıca değerlendirilir.

Manevi tazminat miktarı neye göre belirleniyor?

Gözaltı ve tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik durumu, isnat edilen suçun niteliği ve olayın cereyan tarzı birlikte değerlendirilir. Bu dosyada 71 günlük özgürlükten yoksunluk için belirlenen tutar, bozmadan sonra gerekçelendirildiği için temyiz denetiminde korunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi kararını temyiz edersem her iddiam incelenir mi?

Hayır. Temyiz incelemesi ileri sürülen sebeplerle ve CMK m.289/1'de sayılan hukuka kesin aykırılık hâlleriyle sınırlıdır. Bu nedenle temyiz dilekçesinde hangi hukuka aykırılığın hangi belgeye dayandığı somut biçimde gösterilmelidir.

Kararın tam metni

~3 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

12. Ceza Dairesi         2025/7699 E.  ,  2026/2772 K.

**"İçtihat Metni"**MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/992 E., 2025/1862 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 60.000,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, manevi tazminat miktarının "7.000,00 TL"ye indirilmesi ve değişen vekalet ücretinin "1.056,00 TL" olarak belirlenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davacının maddi tazminat talebinin reddine, 21.07.2016 - 30.09.2016 tarihleri arasında toplam 71 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler için 37.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, maddi tazminata da hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesine, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/174 Esas – 2018/236 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortada kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme" suçlarından 21.07.2016 - 30.09.2016 tarihleri arasında toplam 71 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 20.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya 27.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutuklamanın infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kamu görevlisi olan davacının 21.07.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 18.07.2018 tarihinde göreve iade edildiği ve parasal haklarının ödendiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları