Özet
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 22.07.2016 tarihinde tutuklanan davacının koruma tedbirleri nedeniyle açtığı tazminat davasının reddine ilişkin hükmü onadı. Davacı hakkında ilk suçtan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, ancak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş ve bu karar Yargıtay 16. Ceza Dairesince düzeltilerek onanarak kesinleşmişti. Daire, davacının tutuklandığı suçlardan birinden mahkûm olduğunu ve mahkûmiyeti aşan bir tutukluluk süresinin bulunmadığını UYAP üzerinden saptayarak tazminat koşullarının oluşmadığına hükmetti. İlk derece mahkemesi davayı ceza yargılamasının henüz kesinleşmediği ve tutukluluğun sürdüğü gerekçesiyle reddetmişti; Daire, davaların süratle sonuçlandırılmasını öngören Anayasa'nın 141. maddesi uyarınca sonucun kesinleşmiş mahkûmiyete göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek ret kararını sonucu itibarıyla doğru buldu. Karar davacı ALEYHİNEDİR: aynı tutuklama birden fazla suça dayanıyorsa, suçlardan birinden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi tek başına tazminat hakkı doğurmaz; belirleyici olan, tutukluluğun mahkûmiyetle karşılanıp karşılanmadığıdır. Karar 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
İnceleme
Aynı tutuklama kararında iki suç: birinden kovuşturmasızlık tazminat getirmez
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında sık karşılaşılan bir durum, kişinin aynı tutuklama kararıyla birden fazla suçtan tutuklanması ve bu suçlardan bazıları hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesidir. Davacılar bu durumda, "kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen suç yönünden haksız tutuklandım" gerekçesiyle tazminat talep etmektedir. Bu karar, Yargıtay'ın bu tür taleplere yaklaşımını netleştirmektedir: tutuklamaya dayanak suçlardan biri mahkûmiyetle sonuçlanmış ve tutukluluk süresi mahkûmiyeti aşmamışsa, diğer suçtan verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı tazminat hakkı doğurmaz.
Kararın ikinci önemi, tazminat davasının ceza davasının sonucuna göre değerlendirilmesidir. İlk derece mahkemesi davayı, ceza yargılaması henüz kesinleşmediği için "yasal şartları oluşmamış" sayarak reddetmiştir. Daire ise temyiz aşamasında UYAP üzerinden mahkûmiyetin kesinleştiğini tespit etmiş ve Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrasındaki "davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" ilkesi uyarınca kesinleşmiş sonuca göre karar vermiştir. Bu yaklaşım, tazminat davasının ceza davası kesinleşene kadar bekletilmesi yerine, kesinleşme gerçekleşmişse doğrudan esasa göre sonuçlandırılmasını mümkün kılar.
Hükümete karşı suçtan kovuşturmasızlık, örgüt üyeliğinden altı yıl üç ay hapis
Davacı, 21.06.2016 tarihinde gözaltına alınmış ve 22.07.2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ile silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından tutuklanmıştır. 05.06.2017 tarihinde ilk suç yönünden ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise iddianame düzenlenmiş ve İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada davacı mahkûm edilmiştir.
Davacı, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının her iki suçlama nedeniyle tutuklandığını, mahkûmiyet kararının temyiz aşamasında olduğunu ve tutukluluğun sürdüğünü belirterek davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
UYAP incelemesi: mahkûmiyet kesinleşmiş, tutukluluk cezadan mahsup edilmiş
Daire, UYAP üzerinden yaptığı incelemede davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edildiğini ve bu kararın Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 16.11.2020 tarihli ilamıyla düzeltilerek onanıp kesinleştiğini saptamıştır. Bu durumda davacı, tutuklandığı suçlardan birinden mahkûm olmuştur ve mahkûmiyeti aşan bir tutukluluk süresi bulunmamaktadır.
Daire, ilk derece mahkemesinin "yargılama kesinleşmedi" gerekçesini aynen benimsememiş; Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrası uyarınca yargılamaya devamla kesinleşmiş duruma göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna vararak ret kararını "sonucu itibarıyla doğru" bulmuştur. Temyiz incelemesi 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılmış, hukuka aykırılık görülmediğinden hüküm oy birliğiyle onanmıştır.
Kısmi kovuşturmasızlık tutukluluğu haksız kılmaz; ret hükmü onandı
Karar, koruma tedbirleri tazminatında "kısmi kovuşturmaya yer olmadığı" durumunun sınırını çizmektedir. Tutuklama tek bir karara dayanıyor ve bu kararın dayandığı suçlardan en az biri mahkûmiyetle sonuçlanıyorsa, tutukluluk süresi o mahkûmiyetten mahsup edilir ve mahkûmiyeti aşan bir süre yoksa haksız tutukluluktan söz edilemez. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen suç, tazminat için bağımsız bir dayanak oluşturmaz.
İkinci sonuç usule ilişkindir: tazminat davasının görüldüğü sırada ceza davası kesinleşmemişse mahkeme davayı bekletebilir veya yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle reddedebilir; ancak Yargıtay aşamasında kesinleşme gerçekleşmişse Daire, Anayasa'nın 141. maddesindeki sürat ilkesine dayanarak esas hakkında değerlendirme yapmaktadır. Mahkûmiyeti aşan tutukluluk bulunsaydı sonuç farklı olabilirdi; bu ihtimal, tutukluluğun cezadan uzun sürdüğü dosyalarda tazminat yolunu açık tutar.
Aynı Dairenin tazminat miktarına ilişkin yaklaşımı için beraatle sonuçlanan 586 günlük tutukluluk için manevi tazminat başlıklı analizimize bakabilirsiniz.
Birden fazla suçtan tutuklandıysanız önce diğer dosyaların akıbetine bakın
Birden fazla suçtan tutuklandıysanız ve bu suçlardan bazıları hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiyse, tazminat talebinden önce diğer suçlardan verilen kararın sonucuna bakılmalıdır. Mahkûmiyet kesinleşmişse ve tutuklulukta geçen süre cezadan mahsup edilmişse, yalnızca kovuşturmaya yer olmadığı kararına dayanan tazminat talebi bu karar ışığında sonuç vermeyecektir; buna karşılık tutukluluk süresi mahkûmiyeti aşıyorsa aşan kısım için talep gündeme gelebilir. Tutukluluğun cezadan nasıl mahsup edildiğini infaz hesaplama aracımızla görebilirsiniz. Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; dosyanızın değerlendirilmesi için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.
Kısmi kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve tazminat hakkında sık sorulan sorular
Kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen suç için tazminat alınabilir mi?
Aynı tutuklama başka bir suça da dayanıyorsa ve o suçtan mahkûmiyet kesinleşmişse, bu karara göre alınamaz. Daire, tutukluluğun mahkûmiyetle karşılandığını ve mahkûmiyeti aşan sürenin bulunmadığını belirterek tazminat koşullarının oluşmadığına karar vermiştir.
Ceza davası kesinleşmeden tazminat davası sonuçlanır mı?
İlk derece mahkemesi bu dosyada yargılamanın kesinleşmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire ise temyiz aşamasında kesinleşmeyi UYAP üzerinden tespit etmiş ve Anayasa'nın 141. maddesindeki sürat ilkesi uyarınca kesinleşmiş sonuca göre karar vermiştir.
Tutukluluk mahkûmiyetten uzun sürseydi ne olurdu?
Karar, "mahkûmiyeti aşan tutukluluk süresi bulunmadığı" tespitine dayanmaktadır. Tutuklulukta geçen süre kesinleşen cezadan uzun olsaydı, aşan kısım yönünden tazminat koşullarının ayrıca değerlendirilmesi gerekirdi.
Kararın tam metni
~3 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
12. Ceza Dairesi 2022/7309 E. , 2026/2911 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1869 E., 2021/3993 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkili hakkında ek kyok verildiği ve tazminat hakkı olduğu halde verilmemesinin bozmayı gerektirdiği hususuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk derece mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/29695 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında davacının, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 21.06.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 22.07.2016 tarihinde tutuklandığı, yapılan soruşturma neticesinde 05.06.2017 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının her iki suçlama nedeni ile tutuklanmış olup, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında iddianame tanzim edildiği ve İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/34 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamasında davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve kararın temyiz aşamasında olduğu ve davacının tutukluluk halinin halen devam ettiği anlaşıldığından davacının yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 22.07.2016 tarihinde tutuklandığı, her ne kadar Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan iddianame düzenlenerek İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama neticesinde 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildiği, kararın Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 16.11.2020 tarih ve 2019/10913 Esas, 2020/5601 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanarak kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrası uyarınca yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiğinden, tutuklandığı suçtan mahkumiyetine karar verilen ve mahkumiyeti aşan tutukluluk süresi de bulunmadığı anlaşılmakla, davacı bakımından tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu değerlendirilmiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2026 tarihinde karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Kovuşturmaya Yer Olmadığında Manevi Tazminat Neye Göre Belirlenir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 24.03.2026

Beraat Eden Kamu Görevlisi Maddi Tazminat Alabilir mi?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 24.03.2026

Beraatle Biten Tutuklulukta Tazminat Nasıl Hesaplanır? (Yargıtay 12. CD Bozma)
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 25.03.2026

