Özet
Bu karar, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen bir kişinin açtığı koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında verilmiş ve DAVACI LEHİNE bozma ile sonuçlanmıştır. Davacı, dört ayrı devletin güvenliğine karşı suç isnadıyla 2 Ağustos 2016 ile 13 Ekim 2016 tarihleri arasında toplam 72 gün gözaltında ve tutuklu kalmış, soruşturma 2019 yılında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla kapanmıştır. İlk derece mahkemesi 250.000,00 TL'lik manevi tazminat talebini kısmen kabul ederek 20.000,00 TL'ye hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise bu tutarı 7.500,00 TL'ye indirmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, indirilen tutarın manevi tazminatta aranan ölçütlere uymadığı gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur. Daire, manevi tazminatın nesnel bir ölçütü bulunmamakla birlikte davacının sosyal ve ekonomik durumu, isnat edilen suçun niteliği, tutuklanmaya yol açan olayın cereyan tarzı, özgürlükten yoksun kalınan süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faiziyle birlikte elde edilecek parasal değerin birlikte gözetilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Karar ayrıca pratikte sıkça gözden kaçan bir usul sonucunu göstermektedir: aynı hüküm davalı idare bakımından kesin nitelikteyken, davacı bakımından temyiz yolu açık kalabilmektedir.
İnceleme
Manevi tazminatta takdir yetkisi sınırsız değil: Yargıtay tutarı denetler
Gözaltı veya tutuklama sonrasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraat kararı verilen kişilerin açtığı tazminat davalarında en çok tartışılan konu, tazminatın miktarıdır. Uygulamada davanın kabul edilmesi çoğu zaman kolay olmakta, asıl uyuşmazlık "ne kadar" sorusunda düğümlenmektedir. Bu karar tam da o noktada durmaktadır: ilk derece mahkemesi 20.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiş, istinaf dairesi bunu 7.500,00 TL'ye indirmiş, Yargıtay ise indirilen tutarı ölçütlere aykırı bularak hükmü bozmuştur. Karar, istinaf aşamasında yapılan miktar indirimlerinin denetimsiz olmadığını göstermesi bakımından değerlidir.
Dört ağır isnatla yetmiş iki gün özgürlüğünden yoksun kalan, sonra kovuşturmasız
Davacı hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından soruşturma yürütülmüştür. Davacı bu soruşturma kapsamında 2 Ağustos 2016 ile 13 Ekim 2016 tarihleri arasında toplam 72 gün gözaltında ve tutuklu kalmıştır. Soruşturma, 27 Nisan 2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sona ermiş ve bu karar 22 Mayıs 2019 tarihinde kesinleşmiştir.
İlk derece mahkemesi, kesinleşme şerhli kararın davacıya tebliğ edilmediğini, davanın CMK m.142'de öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığını, aynı konuda başka bir dava bulunmadığını ve tutukluluk süresinin infaz görmediği gibi mahsuba da konu edilmediğini saptayarak yasal şartların oluştuğu sonucuna varmış, 250.000,00 TL'lik talebi kısmen kabul ederek 20.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların istinaf başvurularını düzeltilerek esastan reddederken tazminatı 7.500,00 TL'ye, vekâlet ücretini de 1.056,00 TL'ye indirmiştir.
İdarenin temyizi kesinlik sınırına takıldı; davacının temyizi esastan incelendi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararı iki ayrı temyiz istemi bakımından ayrı ayrı incelemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden Daire, karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL olduğunu, kabul edilen 7.500,00 TL'lik tazminatın bu sınırın altında kaldığını ve HMK m.362'nin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün davalı bakımından kesin nitelik taşıdığını belirterek temyiz istemini CMK m.298 gereği reddetmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden ise Daire, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde nesnel bir ölçüt bulunmadığını kabul etmekle birlikte hâkimin takdirinin sınırsız olmadığını vurgulamıştır. Karara göre hükmedilecek manevi tazminat; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faiziyle birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınarak, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak belirlenmelidir. Daire, bu ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmedilmesini hukuka aykırı bularak kararı CMK m.302 uyarınca oy birliğiyle bozmuştur.
Takdir yetkisi ifadesine dayanan düşük rakam bozma sebebi oldu
Kararın uygulamaya yansıyan üç sonucu vardır. Birincisi, manevi tazminatın takdiri denetime tabidir: mahkemenin "takdir yetkisi" ifadesine dayanarak düşük bir rakama hükmetmesi tek başına yeterli değildir, kararda sayılan ölçütlerin somut olayda nasıl uygulandığı görülmelidir. İkincisi, faiz boyutu takdirin bir parçasıdır; tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar geçecek sürede paranın kazanacağı değerin hesaba katılması gerektiği açıkça söylenmiştir. Üçüncüsü, temyiz kesinlik sınırı iki taraf için asimetrik sonuç doğurabilir: aynı hüküm, düşük tutar nedeniyle davalı idare bakımından kesinken davacı bakımından temyize açık kalabilmektedir.
Bu bir bozma kararıdır; dosya yeniden Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir. Yani karar davacıya doğrudan bir tutar kazandırmamakta, tazminatın ölçütlere uygun biçimde yeniden belirlenmesini sağlamaktadır.
Kovuşturmasızlık kararı kesinleşince tazminat süresi işlemeye başlar
Hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen ve bu süreçte özgürlüğünden yoksun kalan kişiler için pratik başlıklar şunlardır: kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşme tarihi ve size tebliğ edilip edilmediği, dava açma süresinin bu tarihlere göre hesaplanması, gözaltı ve tutukluluk günlerinin resmî belgelerle gün gün ortaya konması, sosyal ve ekonomik duruma ilişkin belgelerin dosyaya sunulması, hükmedilen tutar düşükse istinaf ve temyiz yollarının süresinde kullanılması. Ceza yargılamasının genel çerçevesi için ceza hukuku sayfamıza, istinaf ve temyiz aşamasının işleyişi için istinaf kanun yolu rehberimize bakabilirsiniz. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız gerekir.
Kovuşturmaya yer olmadığında tazminat hakkında merak edilenler
Tazminat miktarı istinaf aşamasında düşürülebilir mi?
Bölge Adliye Mahkemesi hükmü düzelterek tazminatı azaltabilir. Ancak bu karar, indirimin gerekçesiz veya kararda sayılan ölçütlere aykırı olamayacağını göstermektedir; aksi hâlde hüküm temyiz üzerine bozulabilmektedir.
Tazminat davası ne kadar sürede açılmalıdır?
Süre, CMK m.142 hükmüne göre belirlenir ve kararın kesinleşmesi ile kesinleşme şerhli kararın ilgiliye tebliğ edilip edilmediğine bağlı olarak farklı sonuç doğurabilir. Somut olayda tebligat yapılmadığı için dava süresinde kabul edilmiştir.
Gözaltında geçen süre de tazminata konu olur mu?
Evet. Bu dosyada gözaltı ve tutukluluk süreleri birlikte, toplam 72 gün olarak değerlendirilmiştir. Söz konusu sürenin infaz görmemiş ve mahsuba konu edilmemiş olması aranan şartlar arasındadır.
Kararın tam metni
~4 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
12. Ceza Dairesi 2022/7161 E. , 2026/2778 K.
**"İçtihat Metni"**MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/786 E., 2021/3168 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 250.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının "7.500,00 TL" ye, vekâlet ücretinin "1.056,00 TL" ye indirilmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, talep edilen manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğinden hükmün bozulması gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/110630 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından 02.08.2016 - 13.10.2016 tarihleri arasında toplam 72 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2019 tarihli ve 2018/110630 Soruşturma, 2019/41511 Karar nolu kararı ile davacı hakkında atılı suçtan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 22.05.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekiline gerekçeli kararın 03.12.2021 tarihinde UETS kanalıyla gönderildiği 08.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin davalı vekiline 28.12.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilince 23.12.2021 tarihli dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunduğu, katılma yoluyla temyiz talebinin olmadığı tespit olunarak yapılan incelemede;
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL olduğu; "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından 02.08.2016 - 13.10.2016 tarihleri arasında toplam 72 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının "7.500,00 TL" ye indirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam 7.500,00 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.03.2026 tarihinde karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Tazminat Talebinin Bir Kısmı Karara Bağlanmazsa Ne Olur?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 24.03.2026

Beraat Eden Kamu Görevlisi Maddi Tazminat Alabilir mi?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 24.03.2026

İki Suçtan Tutuklanıp Birinden Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı Alan Kişi Tazminat Alabilir mi?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 25.03.2026

