İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Uzun bir koridorda boş ahşap bir bank

Tazminat Talebinin Bir Kısmı Karara Bağlanmazsa Ne Olur?

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, tazminat taleplerinden yalnızca birini inceleyen ve düşük manevi tazminata hükmeden kararı iki gerekçeyle bozdu.

Mahkeme
Yargıtay 12. Ceza Dairesi
Esas/Karar
E. 2022/7178 K. 2026/2779
Karar tarihi
24.03.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
24 Mayıs 2026
Güncelleme
12 Eylül 2026
5 dk
okuma

Özet

Bu karar, haksız gözaltı nedeniyle açılan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında verilmiş ve DAVACI LEHİNE bozma ile sonuçlanmıştır. Kararın ayırt edici yanı, tazminat talebinin tek bir hukuki sebebe indirgenemeyeceğini göstermesidir. Davacı hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından soruşturma yürütülmüş, davacı 11 Ağustos 2016 ile 22 Ağustos 2016 tarihleri arasında 11 gün gözaltında kalmış, soruşturma 2019 yılında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla kapanmıştır. Davacı dava dilekçesinde CMK m.141 hükmünün birinci fıkrasının (a), (d) ve (e) bentlerine birlikte dayanmasına rağmen yerel mahkeme davayı yalnızca (e) bendi kapsamında incelemiş, diğer taleplere ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar vermemiştir. İlk derece mahkemesi 477,02 TL maddi ve 600,00 TL manevi tazminata hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi manevi tazminatı 1.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, hem karşılanmayan talepler yönünden eksik inceleme yapıldığı hem de hükmedilen manevi tazminatın ölçütlere uymayacak kadar düşük olduğu gerekçesiyle kararı, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur.

İnceleme

Dilekçede iki hukuki sebep varsa mahkeme birini sessizce geçemez

Koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davalarında dilekçede birden fazla hukuki sebebe dayanılması sık görülür: kişi hem hukuka aykırı olarak yakalandığını veya gözaltına alındığını, hem yakalama sebeplerinin kendisine bildirilmediğini, hem de makul sürede hakkında hüküm verilmediğini ileri sürebilir. Bu karar, mahkemenin bu taleplerden yalnızca birini inceleyip diğerleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermemesinin eksik inceleme sayıldığını göstermektedir. Yargıtay ayrıca hükmedilen manevi tazminatın miktarını da denetlemiş ve iki ayrı gerekçeyle bozma kararı vermiştir. Karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama yönündeki Tebliğname görüşüne aykırı olarak verilmesi bakımından da dikkat çekicidir.

Haksız gözaltı ve uzun soruşturma: iki bende dayanan talebin biri incelenmedi

Davacı hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından soruşturma yürütülmüştür. Davacı bu soruşturma kapsamında 11 Ağustos 2016 ile 22 Ağustos 2016 tarihleri arasında 11 gün gözaltında kalmıştır. Soruşturma, 23 Mayıs 2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sona ermiş, karar 17 Temmuz 2019 tarihinde kesinleşmiştir.

İlk derece mahkemesi, kesinleşme şerhli kararın davacıya tebliğ edilmediğini, davanın CMK m.142 hükmünde öngörülen süre içinde açıldığını, aynı konuda başka bir dava bulunmadığını, gözaltı süresinin infaz görmediğini ve mahsuba konu edilmediğini saptayarak şartların oluştuğu sonucuna varmıştır. Davacının 20.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talebi kısmen kabul edilerek 477,02 TL maddi ve 600,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi manevi tazminatı 1.000,00 TL'ye yükselterek istinaf başvurularını düzeltilerek esastan reddetmiştir.

İlk bozma sebebi talebin kapsamı, ikincisi tazminatın belirlenme biçimi

Daire iki ayrı bozma sebebi saptamıştır.

Birinci sebep, talebin kapsamına ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde haksız gözaltına alındığını ve uzun süren soruşturma nedeniyle makul sürede hakkında hüküm verilmediğini belirterek CMK m.141 hükmünün birinci fıkrasının (a), (d) ve (e) bentlerine dayanmıştır. Buna karşılık yerel mahkeme davayı yalnızca (e) bendi kapsamında bir tazminat davası olarak incelemiş, diğer taleplere ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar kurmamıştır. Daire, asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek bu talepler bakımından soruşturma dosyasının getirtilmesi ve her bir talep yönünden tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

İkinci sebep, tazminatın miktarına ilişkindir. Daire, nesnel bir ölçüt bulunmamakla birlikte manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faiziyle birlikte elde edeceği parasal değer gözetilerek hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak belirlenmesi gerektiğini, bu ölçütlere uymayacak miktarda eksik tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Hüküm, CMK m.302 uyarınca oy birliğiyle bozulmuştur.

Dava dilekçesinin yazımı sonucu belirler: her bent için ayrı karar gerekir

Karar, dava dilekçesinin yazımının sonuç üzerindeki etkisini somut biçimde göstermektedir. Dilekçede birden çok bende dayanılmışsa mahkemenin her biri hakkında ayrı karar vermesi gerekir; yalnızca birinin incelenmesi hükmün bozulması sonucunu doğurur. Uygulamada bu, davacı için ikinci bir imkân anlamına gelir: karşılanmayan talepler yeniden yargılamada ayrıca değerlendirilecektir.

İkinci sonuç, düşük tazminat tutarlarının denetlenebilir olmasıdır. Bu dosyada istinaf dairesinin manevi tazminatı yükseltmiş olması dahi tek başına yeterli görülmemiş, artırılan tutar da ölçütler karşısında eksik bulunmuştur. Üçüncü olarak karar, Başsavcılığın onama yönündeki görüşüne rağmen verilmiştir; Tebliğname görüşü Daireyi bağlamaz.

Kararın bir bozma kararı olduğu ve dosyanın yeniden Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği unutulmamalıdır; tazminatın nihai miktarı yeniden yapılacak yargılamada belirlenecektir.

Dilekçenizde hangi bentlere dayandığınızı açıkça ve ayrı ayrı yazın

Gözaltı veya tutuklama sonrasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişiler için pratik başlıklar şunlardır: dava dilekçesinde hangi hukuki sebeplere dayanıldığının açıkça ve ayrı ayrı yazılması, mahkeme kararında her talep hakkında hüküm kurulup kurulmadığının kontrol edilmesi, gözaltı ve tutukluluk günlerinin resmî belgelerle ortaya konması, sosyal ve ekonomik duruma ilişkin belgelerin sunulması, hükmedilen tutar düşükse kanun yollarının süresinde kullanılması. Ceza yargılamasının genel çerçevesi için ceza hukuku sayfamıza, istinaf ve temyiz aşaması için istinaf kanun yolu rehberimize bakabilirsiniz. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanızın değerlendirilmesi için bir avukata danışmanız gerekir.

Karara bağlanmayan tazminat talebi hakkında sık sorulan sorular

Mahkeme taleplerimden yalnızca birini incelerse ne olur?

Bu karara göre, asıl davanın sonucunu etkilemeyen diğer talepler hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi eksik inceleme sayılmakta ve hükmün bozulmasına yol açmaktadır.

Sadece gözaltında kalınan hâllerde de tazminat istenebilir mi?

Evet. Bu dosyada davacı tutuklanmamış, yalnızca 11 gün gözaltında kalmıştır; buna rağmen tazminat şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı onama görüşü verirse dosya kesin olarak onanır mı?

Hayır. Bu kararda Başsavcılık onama görüşü bildirmiş, Daire ise Tebliğnameye aykırı olarak bozma kararı vermiştir. Tebliğname görüşü bir mütalaadır, Daireyi bağlamaz.

Kararın tam metni

~3 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

12. Ceza Dairesi         2022/7178 E.  ,  2026/2779 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3593 E., 2021/3016 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve makul sürede hüküm verilmeme nedeniyle 20.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, 477,02 TL maddi tazminatın ve 600,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının "1.000,00 TL" ye yükseltilmesi suretiyle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına, karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, dava dilekçesindeki taleplerinin karşılanmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/6147 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından 11.08.2016 - 22.08.2016 tarihleri arasında 11 gün gözaltında kaldığı yapılan soruşturma sonucunda Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2019 tarihli ve 2019/6147 Soruşturma, 2019/4584 Karar nolu kararı ile davacı hakkında atılı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 17.07.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1- Davacının dava dilekçesinde haksız gözaltına alındıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, uzun süren soruşturma süresi nedeniyle makul süre içinde hakkında hüküm verilmediğini belirterek CMK'nın 141/1-a, d ve e bentlerine dayanarak tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Davacının belirtilen kanun maddelerine dayanarak tazminat talebinde bulunmasına rağmen Yerel Mahkemece davanın sadece CMK 'nın 141/1-e maddesi nedeniyle tazminat davası olarak incelendiği, diğer taleplerine ilişkin olumlu olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla, davacının asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek diğer talepleri hakkında hakkında "Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/6147 Soruşturma nolu dosyasının getirtilerek davacının her bir talebi yönünden gerekli araştırmanın yapılarak tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,

2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları