İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Sıra sıra pencereli tuğla bir kamu binası

Kuruma Yönelik Hakarette Kurum Davaya Katılan Olabilir mi?

Hakaret suçunun mağduru yalnızca gerçek kişi olabilir; kamu kurumu doğrudan zarar görmediği için katılan sıfatı alamaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararının analizi.

Mahkeme
Yargıtay 4. Ceza Dairesi
Esas/Karar
E. 2024/599 K. 2026/4411
Karar tarihi
02.03.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
24 Mayıs 2026
Güncelleme
12 Eylül 2026
5 dk
okuma

Özet

Karar, ceza yargılamasında sık karşılaşılan iki usul sorusunu birlikte cevaplıyor: bir kamu kurumu hakaret suçundan davaya katılabilir mi ve hangi hükümler temyiz edilebilir? Sanık hakkında hakaret ile kamu malına zarar verme suçlarından yargılama yapılmış, ilk derece mahkemesi hakaret suçundan mahkûmiyet kurmuş, bölge adliye mahkemesi düzelterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Hem sanık müdafii hem de katılan sıfatıyla hareket eden bakanlık vekili kararı temyiz etmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğunu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığını saptamıştır. Hakaret suçu yönünden ise belirleyici tespit şudur: bu suçun mağduru ancak gerçek kişi olabilir; bakanlık somut olayda suçtan doğrudan zarar görmediği için katılan sıfatını alamaz. Bu nedenle katılan vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz istemi ise esastan incelenmiş, delil değerlendirmesinde ve nitelendirmede hukuka aykırılık görülmediğinden hüküm ONANMIŞTIR. Karar sanık bakımından ALEYHE, mahkûmiyet kesinleşmiştir; kurumun katılma talebi yönünden ise kurum aleyhinedir. Pratik değeri, katılma sıfatının kanun yoluna başvurmanın ön şartı olduğunu göstermesidir.

İnceleme

Katılma sıfatı biçimsel değil: kanun yolunun kapısı

Ceza dosyalarında katılma sıfatı çoğu zaman biçimsel bir işlem sanılır. Oysa bu sıfat, kanun yoluna başvurabilmenin kapısıdır: sıfat yoksa temyiz istemi esasa girilmeden reddedilir. Bu karar, kamu kurumlarının hakaret suçundan katılan olamayacağını açıkça ortaya koyuyor ve gerekçesini tek bir cümleye dayandırıyor: hakaret suçunun mağduru ancak gerçek kişi olabilir.

Kararın ikinci katmanı kanun yolu haritasıdır. Aynı dosyada iki suçtan hüküm kurulmuş, biri kesin nitelikte olduğu için hiç temyiz edilememiş, diğeri esastan incelenmiştir. Yani tek bir dosyada farklı hükümler farklı kanun yollarına tabi olabilir. Bu ayrım fark edilmezse, temyiz dilekçesindeki emeğin bir kısmı baştan boşa gider.

Hakaret ve kamu malına zarar: iki suçtan yalnız biri temyize açık

Sanık hakkında hakaret ve kamu malına zarar verme suçlarından yargılama yapılmıştır. İlk derece mahkemesi hakaret suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuş, bölge adliye mahkemesi ceza dairesi hükmü düzelterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

Kararı iki taraf temyiz etmiştir. Sanık müdafii özetle suç kastının bulunmadığını, isnadın haksız ve mesnetsiz olduğunu, sanığa işkence edildiğini ve suçun unsurlarının oluşmadığını ileri sürmüştür. Katılan sıfatıyla hareket eden bakanlık vekili de hakaret suçundan kurulan hükmü temyiz etmiştir.

Daire, ön inceleme aşamasında üç tespit yapmıştır: kamu malına zarar verme suçundan kurulan hüküm kesin niteliktedir; bakanlık hakaret suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek biçimde suçtan zarar görmemiştir; hakaret suçundan verilen hüküm ise temyiz edilebilir ve sanık müdafiinin temyiz istemi süresinde, sebep gösterilerek yapılmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Tebliğname'deki görüşü de ret ve onama yönündedir.

Kesinlik sınırı bir hükmü kapattı; hakarette kurumun katılma sıfatı tartışıldı

Daire kararı iki bölümde kurmuştur.

Birinci bölümde usul incelenmiştir. Kamu malına zarar verme suçu yönünden bölge adliye mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun m.286 uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı belirtilmiştir. Hakaret suçu yönünden ise bakanlığın konumu tartışılmış; hakaret suçunun mağdurunun ancak gerçek kişi olabileceği, bakanlığın somut olayda 5271 sayılı Kanun m.237/1 uyarınca suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle katılan sıfatını alamayacağı sonucuna varılmıştır. Buradaki ölçüt dolaylı etkilenme değil, doğrudan zarar görmedir. Bu tespitlerin sonucu olarak, kamu malına zarar verme suçuna ilişkin temyiz istemi ile katılan vekilinin hakaret suçuna ilişkin temyiz istemi 5271 sayılı Kanun m.298/1 uyarınca oy birliğiyle reddedilmiştir.

İkinci bölümde hakaret suçundan kurulan hüküm esastan incelenmiştir. Daire; sanık savunmalarını, katılan, mağdur ve tanık anlatımlarını, olay tutanağını ve tüm dosya kapsamını değerlendirerek mahkemenin takdir ve gerekçesini yerinde bulmuştur. Eylemin sanık tarafından işlendiğinin usulüne uygun yürütülen duruşma sonunda saptandığı, iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandığı, eylemin doğru nitelendirildiği ve cezanın kanuni sınırlar içinde uygulandığı belirtilmiştir. Temyiz incelemesi ileri sürülen sebepler ve 5271 sayılı Kanun m.289/1 kapsamındaki hukuka kesin aykırılık hâlleriyle sınırlı tutulmuş, aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun m.302/1 uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Dosya, 5271 sayılı Kanun m.304 uyarınca ilgili asliye ceza mahkemesine tevdi edilmiştir.

Hakarette katılma sıfatı gerçek kişiye özgü; kurum ancak kendi zararını izler

Birinci sonuç: hakaret suçunda katılma sıfatı gerçek kişiye özgüdür. Kuruma yönelik sözler, kurumun kendisini katılan yapmaz; kurum ancak kendi somut ve doğrudan zararını gösterebildiği başka bir suç bakımından katılabilir. Kurumun temsilcisi olan kişiye yönelik hakaret ise ayrı bir meseledir ve o kişinin sıfatıyla değerlendirilir.

İkinci sonuç: aynı dosyadaki her hüküm ayrı ayrı incelenmelidir. Kesin nitelikli hükme yönelik temyiz istemi, ne kadar güçlü gerekçe taşırsa taşısın esasa girilmeden reddedilir. Temyiz dilekçesi hazırlanırken hangi hükmün hangi kanun yoluna tabi olduğu baştan ayrılmalıdır.

Üçüncü sonuç: esas incelemesi delillerin yeniden değerlendirilmesi değildir. Daire, ilk derece mahkemesinin takdirini yerinde bulup bulmadığını, gerekçenin denetime elverişli olup olmadığını inceler. Bu nedenle temyiz sebebi "delil yanlış değerlendirildi" biçiminde değil, gerekçedeki eksikliği ve hukuka aykırılığı gösterecek biçimde kurulmalıdır.

Katılma talebinde doğrudan zarar gören sıfatınızı somut biçimde ortaya koyun

Hakaret dosyasında yargılamaya katılmak istiyorsanız, önce doğrudan zarar gören sıfatınızı somut biçimde ortaya koyun; katılma talebinin usulüne uygun kabul edilip edilmediğini duruşma tutanağından kontrol edin. Sıfatınız yoksa sonraki aşamalarda kanun yoluna başvuramazsınız. Sanık tarafındaysanız, istinaf ve temyiz dilekçesinde her hüküm için ayrı başlık açın ve kesinlik sınırına giren hükümleri ayırın. Süreler kısadır; kararın tebliğ tarihini ve dilekçenin veriliş tarihini belgeleyin. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz; her dosyanın kendi koşulları sonucu değiştirebilir. Ayrıntı için ceza hukuku alanındaki çalışma konularımıza ve Yalova ceza yargılaması sürecine ilişkin bilgilendirme sayfamıza bakabilirsiniz.

Kamu kurumunun hakaret davasına katılması hakkında sık sorulan sorular

Bir kamu kurumu hakaret nedeniyle şikâyetçi olabilir mi?

Bu karara göre hakaret suçunun mağduru ancak gerçek kişi olabilir; kurum somut olayda doğrudan zarar görmediği sürece katılan sıfatını alamaz. Kuruma bağlı çalışan kişiye yönelik hakaret ise o kişinin kendi sıfatıyla takip edeceği ayrı bir konudur.

Katılan olamayan taraf temyize başvurabilir mi?

Hayır. Katılma sıfatı kanun yoluna başvurmanın ön şartıdır. Bu dosyada sıfat bulunmadığı saptandığı için temyiz istemi esasa girilmeden reddedilmiştir.

Aynı dosyadaki iki suçtan biri neden temyiz edilemiyor?

Kanun yolu, verilen cezanın ve hükmün türüne göre belirlenir. Bu dosyada kamu malına zarar verme suçundan kurulan hüküm 5271 sayılı Kanun m.286 uyarınca kesin nitelikte olduğu için temyiz incelemesine tabi tutulmamış, hakaret suçundan kurulan hüküm ise incelenmiştir.

Kararın tam metni

~2 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

4. Ceza Dairesi         2024/599 E.  ,  2026/4411 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1837 E., 2023/2431 K. SUÇLAR : Hakaret, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu ve İçişleri Bakanlığı'nın hakaret suçu yönünden, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmediği, Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın suç kastı bulunmadığına, isnadın haksız ve mesnetsiz olduğuna, sanığa işkence edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık savunmaları, katılan, mağdur ve tanık anlatımları, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamı uyarınca Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde olduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir. IV. KARAR A.Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm ve Katılan Vekilinin Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Mala zarar verme suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı, hakaret suçunun mağdurunun ancak gerçek kişi olabileceği, temyiz başvurusunda bulunan İçişleri Bakanlığı'nın somut olayda hakaret suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/1. maddesi uyarınca suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle katılan sıfatını alamayacağı anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Simav Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları