İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Sonbahar yaprakları arasında boş bir park sandalyesi

Temyiz Aşamasında Sanık Ölürse Dava Ne Olur?

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, hükümden sonra temyiz aşamasında ölen sanık hakkındaki kamu davasının mahallinde araştırmaya gerek olmadan düşürülmesi gerektiğine karar verdi.

Mahkeme
Yargıtay 8. Ceza Dairesi
Esas/Karar
E. 2022/4726 K. 2026/385
Karar tarihi
12.01.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
24 Mayıs 2026
Güncelleme
12 Eylül 2026
5 dk
okuma

Özet

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçundan kurulan iki hükmü birlikte incelemiş ve her iki sanık bakımından da hükümleri bozmuştur; karar bu yönüyle sanıklar lehinedir. Birinci sanık hüküm kesinleşmeden, temyiz aşamasında vefat etmiştir. Daire, Ceza Genel Kurulunun ilkesel kararına dayanarak, müsadereye tabi eşya bakımından ayrıca karar verilmesi gerekmiyorsa ve sanığın ölmediğine dair somut bir iddia ya da makul şüphe yoksa, dosyanın yerel mahkemeye gönderilip ölüm olgusunun mahallinde araştırılmasına gerek bulunmadığını; yargı ağı üzerinden alınan güncel nüfus kayıt örneğinin düşme kararı için yeterli olduğunu belirtmiştir. İkinci sanık yönünden ise farklı bir eksiklik saptanmıştır: bu sanık hakkında başka bir dosyada verilen silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyeti bölge adliye mahkemesince bozulmuştur. Daire, o dosyanın akıbeti araştırılmadan hukuki durumun belirlenemeyeceğini, eksik araştırmayla hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu kabul etmiştir. Karar, hem ölüm hâlinde izlenecek usulü hem de bağlantılı dosyaların sonucunun beklenmesi gereğini tek metinde göstermesi bakımından yol göstericidir. Uygulamada bu iki nokta, dosyanın yerel mahkemeye gönderilip aylarca gecikmesini önlemesi ve mükerrirlere özgü infaz rejimi gibi ağır sonuçların dayanağının denetlenmesini sağlaması nedeniyle savunma açısından doğrudan sonuç doğurur.

İnceleme

Sanığın ölümü davayı düşürür; asıl soru ölümün nasıl saptanacağı

Ceza yargılamasında sanığın ölümü, davanın esasına girilmeksizin sona ermesini gerektiren bir hâldir. Uygulamada asıl tartışma, ölümün ne zaman ve nasıl saptanacağıdır: hüküm verildikten sonra, dosya temyiz incelemesindeyken sanık vefat ederse Yargıtay doğrudan düşme kararı verebilir mi, yoksa dosyayı yerel mahkemeye gönderip ölümün mahallinde araştırılmasını mı istemelidir? Bu ayrım usul ekonomisi bakımından önemsiz değildir; dosyanın mahalline gönderilip geri dönmesi çoğu zaman aylarca süren bir gecikme yaratır ve mirasçılar bakımından hukuki belirsizliği uzatır.

İncelenen kararda 8. Ceza Dairesi, Ceza Genel Kurulunun ilkesel kararına dayanarak bu soruya açık bir cevap vermiştir. Kararın ikinci yönü ise bağlantılı dosyalarla ilgilidir: bir sanığın hukuki durumu, başka bir dosyada verilmiş ve henüz kesinleşmemiş bir mahkumiyete dayandırılıyorsa, o dosyanın sonucu beklenmeden hüküm kurulamaz.

Metruk evdeki altmış kilo patlayıcı, iki parmak izi ve temyizde vefat eden sanık

İhbar üzerine yapılan çalışmalarda metruk bir evde 60 kilogram ağırlığında patlayıcı madde tespit edilmiş, olay yerinde iki sanığa ait parmak izlerine rastlanmıştır. Ağır ceza mahkemesi, sanıkları tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Kanun m.174 ve 3713 sayılı Kanun m.5 hükümleri uyarınca cezalandırmış, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmetmiştir. Sanıklar müdafiinin istinaf başvurusu, bölge adliye mahkemesince 5271 sayılı Kanun m.280 uyarınca esastan reddedilmiştir.

Temyiz aşamasında iki ayrı olgu ortaya çıkmıştır. Birinci sanık, hüküm tarihinden sonra vefat etmiştir. İkinci sanık hakkında ise başka bir dosyada silahlı terör örgütü üyeliğinden verilen mahkumiyet kararı, bölge adliye mahkemesince bozulmuştur.

Ceza Genel Kurulunun ilkesel kararı uzun alıntıyla uygulandı

Birinci sanık yönünden Daire, Ceza Genel Kurulunun 2023/9-440 esas sayılı ilamını uzun bir alıntıyla aktarmıştır. Bu ilama göre, hükümden sonra ve temyiz aşamasında sanığın ölmesi hâlinde, müsadereye tabi eşya ya da maddi menfaatler hakkında ayrıca karar verilmesi gerekmiyorsa ve sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan bir iddia veya makul şüphe yoksa, yargılama sırasında sanığa okunan nüfus kaydıyla aynı bilgileri taşıyan, yargı ağı üzerinden alınan güncel nüfus kayıt örneğine dayanılarak doğrudan düşme kararı verilebilir. Üç ölçüt birlikte aranmaktadır: müsadere yönünden ek karar ihtiyacının bulunmaması, ölüme dair kuşku yokluğu ve nüfus kaydının dosyadaki bilgilerle örtüşmesi.

Daire somut olayda bu üç ölçütün de karşılandığını saptamış; sanığın vefat ettiği güncel nüfus kayıt örneğiyle anlaşıldığından, ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın kamu davasının düşürülmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Hüküm 5271 sayılı Kanun m.302 uyarınca bozulmuş, aynı Kanun m.303 ile tanınan yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Kanun m.64 ve 5271 sayılı Kanun m.223 uyarınca dava oy birliğiyle düşürülmüştür. Karar bu yönüyle tebliğnameye aykırıdır.

İkinci sanık yönünden gerekçe farklıdır. Daire, bu sanığın silahlı terör örgütü üyesi olup olmadığının her türlü şüpheden uzak biçimde saptanabilmesi için, bozulan diğer dosyanın akıbetinin araştırılması ve sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiğini; eksik araştırmayla hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Güncel nüfus kayıt örneği dilekçeyle dosyaya sunulunca dava düşer

Kararın iki pratik çıktısı vardır. Birincisi, temyiz aşamasında ölüm hâlinde savunma tarafının yapması gereken, güncel nüfus kayıt örneğini bir dilekçeyle dosyaya sunmaktır; bu, dosyanın mahalline gönderilmesini gerektirmeyen doğrudan bir düşme kararının önünü açar. Ölçütlerin dışına çıkılan hâllerde, özellikle müsadere yönünden ayrıca karar verilmesi gereken dosyalarda ise sonuç değişebilir.

İkincisi, birden çok dosyası bulunan sanıklar bakımından dosyalar arası bağlantının denetimidir. Bir hükmün dayanağı, başka bir dosyada verilmiş ve bozulmuş bir mahkumiyetse, o dosyanın sonucu beklenmeden kurulan hüküm eksik araştırma nedeniyle bozulmaktadır. Ceza miktarını ve infaz rejimini doğrudan etkileyen bu denetim, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanan dosyalarda ayrıca önem taşır; infaz sürelerinin nasıl hesaplandığını görmek için infaz hesaplama aracımızı inceleyebilirsiniz.

Vefat hâlinde ölüm belgesini ve nüfus kaydını beklemeden dosyaya koyun

Yargılaması süren ya da temyiz aşamasındaki bir dosyada sanığın vefatı söz konusuysa, ölüm belgesinin ve güncel nüfus kaydının vakit geçirilmeden dosyaya sunulması yerinde olur. Birden çok dosyanız varsa, dosyalardan birinde verilen kararın diğerine dayanak yapılıp yapılmadığını ve o kararın kesinleşip kesinleşmediğini denetlemek gerekir; bozulmuş bir karara dayanan hüküm eksik araştırma sebebiyle bozulabilmektedir.

Bu sayfa yalnızca bir mahkeme kararının incelenmesidir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz; her dosya kendi delil durumu içinde değerlendirilir. Ceza yargılamasının aşamaları hakkında genel bilgi için ceza hukuku sayfamıza, yerel süreçler için Yalova ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Sanığın ölümü ve davanın düşmesi hakkında sık sorulan sorular

Sanığın ölümü hâlinde ceza davası her durumda düşer mi?

Kamu davası düşer; ancak bu, dosyadaki her konunun kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez. Müsadereye tabi eşya veya maddi menfaatler bakımından ayrıca karar verilmesi gereken hâllerde inceleme bu yönden sürer. İncelenen kararda böyle bir ihtiyaç bulunmadığı için doğrudan düşme kararı verilebilmiştir.

Ölüm olgusu için mahkemenin ayrıca araştırma yapması şart mıdır?

Hayır. Karara göre, sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan bir iddia ya da makul şüphe yoksa ve yargı ağı üzerinden alınan güncel nüfus kayıt örneği dosyadaki nüfus kaydıyla aynı bilgileri taşıyorsa, mahallinde ayrıca araştırma yapılmasına gerek yoktur.

Başka bir dosyadaki mahkumiyet bozulursa bu dosyayı etkiler mi?

Etkileyebilir. Bir sanığın hukuki durumu başka bir dosyadaki mahkumiyete dayandırılmışsa ve o karar bozulmuşsa, bozulan dosyanın akıbeti araştırılmadan hüküm kurulması eksik araştırma sayılmakta ve bozma sebebi oluşturmaktadır.

Kararın tam metni

~4 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

8. Ceza Dairesi         2022/4726 E.  ,  2026/385 K.

**"İçtihat Metni"**MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/950 E., 2021/654 K. SUÇ : Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2016/519 Esas, 2019/111 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 174/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/2, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 53/1 ve 58/9. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 2.760,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2019/950 Esas, 2021/654 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, şüpheden sanığın yararlanacağına, sanık ...'in atılı suçu işlediğine dair parmak izi dışında delil bulunmadığına, tanık ifadelerinin savunmaları doğruladığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde yapılan ihbar üzerine ... İlçe ... Komutanlığı görevlilerince yapılan çalışmalar kapsamında, metruk bir evde 60 kg ağırlığında patlayıcı maddenin tespit edildiği, olay mahallinde sanıklar ... ve ...'ye ait parmak izlerine rastlandığı, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2024 tarihli ve 2023/9-440 Esas, 2024/333 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere: "Hükümden sonra ve fakat temyiz aşamasında sanığın ölmesi durumunda, a. Müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gerekmeyen hallerde, özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphe yoksa ve yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa ... okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden(UYAP) ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesi gerektiğinin, b. Düşme kararı ile birlikte müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesi gereken hallerde, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden davanın düşmesine hükmolunmasının mümkün olması ve özellikle sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması hallerinde yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıyan, UYAP ortamından temin edeceği nüfus kayıt örneğine dayanarak Yüksek Ceza Genel Kurulunun ya da Özel Dairelerin kamu davasının düşürülmesine karar vermesine yasal bir engelin bulunmadığının, kabulü gerekir." Sanık ...'nin UYAP'tan temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 13.02.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, olayın daha ziyade aydınlanmasını gerekli kılan müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesinin gerekmemesi, sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneğinin, yargılama aşamasında temin edilerek duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık ... hakkında Van 2. Ağır Ceza Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 30.05.2024 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın silahlı terör örgütü üyesi olup olmadığının her türlü şüpheden uzak olarak tespiti bakımından; ilgili dosyanın akıbeti araştırılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle; sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2022 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2019/950 Esas, 2021/654 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Van 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları