İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Ay ışığında karanlık bir orman

Kasten Öldürmede “Canavarca His” Nitelikli Hâli Hangi Delille Kabul Edilir?

Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararı: canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme nitelikli hâli, ancak her türlü kuşkudan uzak kesin kanıtla kabul edilebilir.

Mahkeme
Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Esas/Karar
E. 2024/7953 K. 2026/1802
Karar tarihi
10.03.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
24 Mayıs 2026
Güncelleme
12 Eylül 2026
5 dk
okuma

Özet

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, nitelikli kasten öldürme suçundan 24 yıl hapis cezasına mahkûm edilen sanığın canavarca hisle öldürme nitelikli hâlinden cezalandırılmasını ve haksız tahrik hükmünün uygulanmamasını istemiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu istemi karşılamamıştır. Daireye göre canavarca hisle öldürme, sırf öldürmüş olmak için ya da ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürmeyi; eziyet çektirerek öldürme ise öldürme kastının yanında işkence veya eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirmek bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eden vahşice hareketleri ifade eder. Dosyada sanığın bu saiklerle hareket ettiğini kabule yeterli, her türlü kuşkudan uzak ve kesin kanıt bulunmadığı saptanmıştır. Haksız tahrik yönünden belirlenen indirim oranı, maktulden sanığa yönelen eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut karşısında isabetli görülmüş; takdiri indirimin uygulanmaması da mahkemenin takdir yetkisi içinde, yasal ve yeterli gerekçeye dayandığı için hukuka uygun bulunmuştur. Sonuç sanık açısından lehedir: aleyhe ve lehe temyiz sebeplerinin tümü reddedilerek hüküm oy birliğiyle onanmış, tahliye talepleri ise ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak reddedilmiştir.

İnceleme

Nitelikli hâl olayın vahametinden değil failin ek saikinden çıkar

Kasten öldürme yargılamalarında tartışma çoğu zaman "öldürdü mü?" sorusunda değil, "hangi nitelikli hâl uygulanacak?" sorusunda düğümlenir. Aradaki fark bir sanık için onlarca yıl anlamına gelir: temel hâl ile canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme arasındaki ceza farkı tek bir nitelendirme tercihine bağlıdır. İncelenen kararda Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanığın 5237 sayılı Kanun m.82'nin canavarca his bendinden cezalandırılmasını istemiş; Yargıtay bu istemi, nitelikli hâlin ancak her türlü kuşkudan uzak ve kesin kanıtla kabul edilebileceği gerekçesiyle karşılamamıştır. Karar, nitelikli hâlin failin iç dünyasına ilişkin ayrı bir kasıt tespiti gerektirdiğini ve bunun eylemin dış görünüşünden kendiliğinden çıkarılamayacağını göstermesi bakımından değerlidir. Sonuç sanık açısından lehedir: aleyhe temyiz karşılanmamış, hüküm onanmıştır.

Savcılık canavarca his istedi, Daire yirmi dört yıllık hükmü yerinde buldu

İlk derece mahkemesi sanığı nitelikli kasten öldürme suçundan, haksız tahrik indirimi ve hak yoksunluklarıyla birlikte 24 yıl hapis cezasına mahkûm etmiştir. Hükme karşı hem sanık ve müdafii hem de Cumhuriyet savcısı istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesi başvuruların esastan reddine karar vermiştir. Temyiz aşamasında Cumhuriyet savcısı, cezai ehliyet yönünden rapor alınmasını ve haksız tahrik hükmü uygulanmaksızın canavarca his nitelikli hâlinden hüküm kurulmasını istemiş; sanık müdafii ise delillerin şüpheden uzak olmadığını ileri sürerek beraat talep etmiştir. Sanık hakkında banka kartının izinsiz kullanılması ve hırsızlık suçlarından verilen kararlar temyiz edilmediğinden inceleme yalnız öldürme suçuyla sınırlı yürütülmüştür.

Canavarca his için ölümden önceki gereksiz hareketlerin kanıtı arandı

Daire önce nitelikli hâlleri tanımlamıştır. Canavarca hisle öldürme, sırf öldürmüş olmak için öldürmeyi ve ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürmeyi ifade eder. Eziyet çektirerek öldürme ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirmek bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eden vahşice hareketleri anlatır. Bu tanım iki unsuru öne çıkarır: ölüm kastının ötesinde ayrı bir saik ve ölümden önce gerçekleşen, ölüm için gerekli olmayan hareketler. Daire, dosyada sanığın bu saikle hareket ettiğini kabule yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin kanıt bulunmadığını saptamıştır.

Haksız tahrik yönünden ise maktulden sanığa yönelen eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun m.29 uyarınca belirlenen indirim oranı isabetli görülmüştür. Takdiri indirimin uygulanmaması da mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal ve yeterli gerekçelerle açıklandığı için hukuka uygun bulunmuştur. Yargılama sürecindeki işlemlerin usule uygun yapıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu ve eksik inceleme bulunmadığı da ayrıca tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun m.289 ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda hukuka aykırılık görülmemiş ve hüküm 5271 sayılı Kanun m.302 uyarınca oy birliğiyle onanmıştır. Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak tahliye talepleri de reddedilmiştir.

Tahrik indirimi de korundu; ağırlaştırma istemi karşılık bulmadı

Karardan çıkan pratik ölçüt açıktır: nitelikli hâl, ölümün ağırlığından ya da olayın vahametinden çıkarsanamaz; failin ek saikini ve ölümden önceki gereksiz hareketleri gösteren somut, kesin delil gerekir. Şüphe hâlinde nitelikli hâl uygulanmaz. Bu ölçüt yalnız savunma için değil, aleyhe istinaf ya da temyiz başvurusu hazırlayan taraf için de yol göstericidir: nitelikli hâl talebi, dosyadaki hangi delilin hangi unsuru karşıladığı tek tek gösterilerek kurulmalıdır.

İkinci pratik nokta usule ilişkindir. Temyiz incelemesi, temyiz edilen hükümle sınırlıdır; aynı dosyada temyiz edilmeyen suçlar inceleme dışında kalır. Bu nedenle çok suçlu dosyalarda başvuru dilekçesinin hangi hükümleri kapsadığı açıkça yazılmalıdır. Üçüncü nokta ise gerekçedir: takdiri indirimin uygulanmaması tek başına bozma sebebi değildir, ancak mahkemenin bu tercihi yasal ve yeterli gerekçeyle açıklaması aranır.

İddianamedeki nitelendirmenin hangi delile dayandığını unsur unsur listeleyin

Nitelikli hâl tartışması yürüyen bir dosyada üç şey erken yapılmalıdır. Önce iddianamedeki nitelendirmenin dayandığı deliller listelenmeli, her delilin hangi unsuru (ek saik mi, ölüme takaddüm eden hareket mi) karşıladığı işaretlenmelidir. Ardından otopsi ve olay yeri raporlarının bu unsurlara ilişkin bulguları ayrı bir tabloya çıkarılmalıdır. Son olarak haksız tahrike esas olaylar kronolojik biçimde ortaya konmalıdır; indirim oranı, tahrikin ulaştığı boyutla birlikte değerlendirilmektedir. Konunun genel çerçevesi için ceza hukuku alanındaki çalışmalarımıza, yürüyen bir dosyanın değerlendirilmesi için ceza yargılaması sayfamıza bakabilirsiniz.

Canavarca hisle öldürme nitelikli hâli hakkında merak edilenler

Canavarca hisle öldürme ile eziyet çektirerek öldürme arasındaki fark nedir?

Karardaki tanıma göre canavarca his, sırf öldürmüş olmak için ya da ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürmeyi anlatır. Eziyet çektirerek öldürmede ise öldürme kastının yanında ayrıca işkence veya eziyet çektirme kastı bulunur ve ölüm için zorunlu olmayan, ölümden önce gerçekleşen vahşice hareketler aranır.

Olayın ağırlığı tek başına nitelikli hâl uygulanmasına yeter mi?

Karara göre yetmez. Nitelikli hâlin kabulü için failin bu saikle hareket ettiğini gösteren, her türlü kuşkudan uzak ve kesin kanıt gerekir; şüphe hâlinde nitelikli hâl uygulanmaz.

Haksız tahrik indiriminin oranı temyizde denetlenir mi?

Denetlenir. Daire bu dosyada, maktulden sanığa yönelen eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut ile belirlenen oran arasındaki ilişkiyi inceleyerek oranı isabetli bulmuştur.

Kararın tam metni

~3 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

1. Ceza Dairesi         2024/7953 E.  ,  2026/1802 K.

**"İçtihat Metni"**MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2212 E., 2024/1925 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafii tarafından sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan verilen hüküm yönünden temyiz sebepleri bildirildiği, sanık hakkında banka kartını izinsiz kullanmak ve hırsızlık suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararların temyiz edilmediği anlaşılmakla, temyiz incelemesi nitelikli kasten öldürme suçu ile sınırlı yapılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2024 tarihli ve 2023/425 Esas, 2024/229 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 29/1, 53/1. maddeleri uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/2212 Esas, 2024/1925 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; cezai ehliyet yönünden rapor alınması, haksız tahrik hükmü uygulanmaksızın sanığın 5237 sayılı Kanun'un 82/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
  2. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik incelemeye, sanığın suçu işlediğine dair şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, sanığın eylemine uyan suç vasfı ve yaptırımın doğru şekilde belirlendiği, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında sanığın canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin kanıt bulunmadığı, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/2212 Esas, 2024/1925 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları