Özet
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2014 yılında molotof kokteyli ve yapım malzemeleri üzerinde parmak izi tespit edilen ve 2015 yılında silahlı terör örgütünün talimatıyla sokaklara mayın döşediği saptanan sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan hükmü, tek bir ibare düzeltmesiyle onadı. Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin iki ayrı suçtan verdiği cezaları kaldırıp eylemleri tek suç sayarak 5237 sayılı Kanun'un 174/1 ve 174/2. maddeleri ile 3713 sayılı Kanun'un 3 ve 5/2. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 240 TL adli para cezasına hükmetmiş, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermişti. Daire, sanık müdafiinin delil yetersizliği ve Cumhuriyet savcısının "iki ayrı suç" yönündeki temyiz sebeplerini reddederek, suçun temadi etmesi nedeniyle eylemlerin tek suç oluşturduğu kabulünde isabetsizlik görmedi ve Tebliğname'deki bozma görüşüne katılmadı. Tek hukuka aykırılık, taksitlendirilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde "hapse çevrileceği ihtarı" yerine 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine atıf yapılmasıydı; bu ibare 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesine uygun biçimde düzeltildi. Karar, "ayrı ayrı cezalandırma" talebinin reddi yönünden sanık LEHİNE, mahkûmiyetin ve terör artırımının kesinleşmesi yönünden ALEYHE sonuç doğurmuştur. Karar 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
İnceleme
Örgüt faaliyeti çerçevesindeki patlayıcı suçunda artırım ve suç sayısı
Tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma veya el değiştirme suçu (5237 sayılı Kanun m.174), terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiğinde 3713 sayılı Kanun m.5/2 uyarınca artırılarak cezalandırılır. Bu karar, aynı sanığın farklı tarihlerde ve farklı yerlerde gerçekleştirdiği patlayıcı bulundurma eylemlerinin nasıl nitelendirileceğini ele almaktadır: ilk derece mahkemesi 2014 ve 2015 yıllarındaki eylemleri iki ayrı suç sayıp ayrı ayrı ceza vermiş, bölge adliye mahkemesi ise eylemleri temadi eden tek suç kabul etmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi ikinci yaklaşımı onamıştır.
Kararın önemi, hem savunmanın hem de Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddedilmesindedir. Savcılık "iki ayrı suç, iki ayrı ceza" talep etmiş; Daire, temadi nedeniyle tek suç kabulünde isabetsizlik bulunmadığını belirterek Tebliğname'deki bozma görüşüne de katılmamıştır. Böylece Dairenin 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunda uyguladığı temadi ölçütü, 5237 sayılı Kanun m.174 kapsamındaki eylemlerde de teyit edilmiştir. Karar ayrıca adli para cezasının taksitlendirilmesinde 5237 sayılı Kanun m.52/4'ün öngördüğü ihtarın hüküm fıkrasında nasıl yer alması gerektiğini göstermektedir.
Metruk bina önündeki molotoflar ve bir yıl sonra sokaklara döşenen mayınlar
25.03.2014 tarihinde bir metruk bina önünde hazır hâlde molotof kokteylleri ve yapım malzemeleri ele geçirilmiş; failler olay yerinde bulunamamış ancak malzemeler üzerinde sanığın parmak izleri tespit edilmiştir. Ertesi gün aynı bölgede güvenlik güçlerine ait bir araca molotof kokteyli atılmış ve araçtaki görevliler yaralanmıştır. Ayrıca sanığın 2015 yılı Aralık ayında Silopi'de silahlı terör örgütünün amaç ve talimatları doğrultusunda sokaklara mayın döşeme faaliyetlerine katıldığı iddia edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesinin ilk bozması üzerine Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı iki ayrı suçtan 4 yıl 2 ay hapis ve 120 TL adli para cezasıyla cezalandırmıştır. Sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi duruşmalı inceleme yaparak ilk derece kararını kaldırmış; eylemleri tek suç sayıp 5237 sayılı Kanun m.174/1, 174/2 ve 3713 sayılı Kanun m.3 ve 5/2 uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 240 TL adli para cezasına hükmetmiş, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir.
Olayların kolluğa intikali, parmak izi ve örgüt talimatı birlikte değerlendirildi
Daire, yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yapıldığını; iddia ve savunmaların yeterli delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığını; olayların kolluğa intikal şekli, kolluk tutanakları, sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, uzmanlık raporları ve Adli Tıp Kurumu raporu karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığını belirtmiştir. Suç vasfı ve yaptırımlar doğru belirlenmiştir.
Temyizin ana konusu olan suç sayısı bakımından Daire, tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma veya el değiştirme suçuna ilişkin eylemlerin "suçun temadi etmesi sebebiyle tek suç oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığını" belirtmiş; hem savunmanın beraat talebini hem de savcılığın ayrı ayrı cezalandırma talebini reddetmiş ve Tebliğname'deki bozma görüşüne katılmamıştır.
Tek düzeltme adli para cezasına ilişkindir: 5237 sayılı Kanun m.52/4 uyarınca taksitlendirilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceği ihtarının hükümde yer alması gerekirken, hüküm fıkrasında 6545 sayılı Kanun m.81 ile değişik 5275 sayılı Kanun m.106/3'e atıf yapılmıştır. Daire bu ibareyi çıkarıp "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresini ekleyerek hükmü düzeltmiş ve onamıştır.
Aynı suç kararı altında kesintisiz eylemler tek suç sayıldı
Kararın ilk sonucu, patlayıcı madde bulundurma eylemlerinde suç sayısının belirlenmesine ilişkindir: aynı suç işleme kararı kapsamında, hukuki veya fiilî kesinti olmaksızın farklı tarihlerde gerçekleştirilen eylemler temadi nedeniyle tek suç sayılır. Bu dosyada 2014 ve 2015 yıllarındaki eylemler tek suç kabul edilmiş, ancak 3713 sayılı Kanun m.5/2 artırımıyla ceza 6 yıl 3 aya ulaşmıştır. İlk derece mahkemesinin iki ayrı suçtan verdiği toplam cezayla karşılaştırıldığında tek suç kabulü sanık lehine görünse de, artırım oranı ve cezanın alt sınırdan uzaklaştırılması sonuç cezayı belirlemiştir.
İkinci sonuç infaza ilişkindir. Terör suçu kapsamındaki mahkûmiyetlerde koşullu salıverilme oranı ve denetimli serbestlik istisnaları farklıdır; ayrıca hükümde mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmıştır. Bu iki etkenin infaz süresine yansıması infaz hesaplama aracımızda suç türü ve tekerrür seçenekleriyle görülebilir.
Üçüncü sonuç teknik ama sık karşılaşılan bir hatayı düzeltmektedir: adli para cezası taksitlendirildiğinde hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun m.52/4'ün öngördüğü "hapse çevrileceği ihtarı" yer almalıdır; infaz kanununa atıf bu ihtarın yerine geçmez.
Tarihler farklıysa kaç suç oluştuğunu kesinti ölçütüyle tartışın
Tehlikeli madde bulundurma veya el değiştirme suçlamasında birden fazla tarih ve olay söz konusuysa, eylemler arasında hukuki veya fiilî kesinti bulunup bulunmadığı, kaç suçtan ceza verileceğini belirler; bu karara göre kesinti yoksa eylemler tek suçtur. Terör örgütü bağlantısı iddiası varsa 3713 sayılı Kanun m.5/2 artırımı ve terör suçlarına özgü infaz rejimi gündeme gelir; müddetnamenin bu esaslara göre düzenlenip düzenlenmediği müddetname hesaplama sayfamızdaki adımlarla kontrol edilebilir. Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.
Patlayıcı madde suçlarında suç sayısı hakkında merak edilenler
Farklı tarihlerdeki patlayıcı bulundurma eylemleri ayrı ayrı cezalandırılır mı?
Bu karara göre hayır. Daire, eylemlerin suçun temadi etmesi nedeniyle tek suç oluşturduğu kabulünde isabetsizlik görmemiş ve Cumhuriyet savcısının ayrı ayrı cezalandırma talebini reddetmiştir.
Terör örgütü bağlantısı cezayı nasıl etkiler?
Hükümde 3713 sayılı Kanun m.3 ve 5/2 uygulanmış, ceza artırılarak 6 yıl 3 ay hapis olarak belirlenmiştir; Yargıtay bu uygulamayı onamıştır.
Taksitlendirilen adli para cezasında hükümde ne yazmalıdır?
5237 sayılı Kanun m.52/4 uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı hükümde yer almalıdır. Daire, bunun yerine 5275 sayılı Kanun m.106/3'e atıf yapan ibareyi çıkararak hükmü düzeltmiştir.
Kararın tam metni
~5 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
8. Ceza Dairesi 2022/5956 E. , 2026/577 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/673 E., 2021/849 K. SUÇ : Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme HÜKÜM : Mâhkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.04.2020 tarihli ve 2020/23 Esas, 2020/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine hükmün bozulmasına ve kararın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bozma kararı üzerine Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2020/132 Esas, 2021/37 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174/1., 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun ( 3713 sayılı Kanun'un ) 3. maddesi gereğince 3713 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 174/2., 62., 52., 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/673 Esas, 2021/849 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ( 5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174/1., 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun ( 3713 sayılı Kanun'un ) 3. maddesi gereğince 3713 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 174/2., 62., 52., 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, yeterli delil olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi; sanığın iki ayrı kez tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma ve el değiştirme suçunu işlediği sabit olduğundan sanık hakkında eylemleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesinin gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 25.03.2014 günü saat 23:40 sıralarında ... Mahallesi 215. Sokak üzerinde bulunan metruk bina önünde molotof kokteyli bulunduğu bilgisi alınması üzerine kolluk kuvvetlerince olay yerinde araştırma yapıldığı, söz konusu bina önünde hem açık vaziyette hem de poşetler içerisinde hazır halde molotof kokteyli ve molotof kokteyli yapımında kullanılan malzemelerin ele geçirildiği, şahısların olay yerinde tespit edilemediği ancak ele geçirilen malzemeler üzerinde yapılan incelemelerde sanığa ait parmak izlerinin tespit edildiği, yine 26.03.2014 günü saat 16:40 sıralarında Haber Merkezi görevlilerinin ... Mahallesi ... önünde "Güvenlik güçlerine karşı molotof kokteyli saldırı" olayının meydana geldiğinin, 73... sivil ( 73... ) resmi plaka sayılı ... marka beyaz renkli araca 3. Cadde üzerinde faili meçhul kişi yada kişilerce molotof kokteyli atmaları sonucu aracın yanmaya başladığı ve araç içerisinde bulunan polis memuru ..., bekçiler ... ve ...'in yanarak yaralandıkları şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olaylara ilişkin olarak ve sanığın 2015 yılı Aralık ayı içerisinde; Silopi İlçesi ... Mahallesi ... Meydanı ve ... Mahallesi 7 18... . Sokakları ile Şehit ... Mahallesinde ... Cadde üzerine ve ... etrafındaki sokaklara mayın döşediğinin tespit edildiği ve bu şekilde sanığın silahlı terör örgütünün amaç ve talimatları doğrultusunda bulundurulması yasak olan el yapımı patlayıcı ve mayınları sokaklara döşeme faaliyetlerine katıldığının iddia edildiği olaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayların kolluğa intikal şekli, kolluk kuvvetleri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanık savunmaları, katılanlar ve tanıklar beyanları, uzmanlık raporları, Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçuna ilişkin olarak sanığın eylemlerinin suçun temadi etmesi sebebiyle tek suç oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına yer verilmesi gerekir iken "Ödenmeyen adli para cezasının, 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına," ibaresine yer verilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2021/673 Esas, 2021/849 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının adli para cezasının ödenmesine ilişkin paragrafta yer alan, ''... Ödenmeyen adli para cezasının, 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına, " ibaresi çıkarılarak yerine gelmek üzere ''... Ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Beraatle Biten Tutuklulukta Tazminat Nasıl Hesaplanır? (Yargıtay 12. CD Bozma)
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 25.03.2026

Denetimli Serbestlikten Yararlanırken Yeni Ceza Gelen Hükümlü İkinci Kez Yararlanabilir mi?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 13.03.2026

El Bombası Bulundurmada Ceza Neden Alt Sınırdan Verilmez? TCK 174 ve Orantılılık İlkesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 14.01.2026

