Özet
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Cumhuriyet savcısının hazır bulunduğu yer gösterme işlemi sırasında iki adet el bombası ele geçirilen sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 174/1, 174/2, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca verilen 6 yıl 8 ay hapis ve 160 TL adli para cezasını onadı. Kimya ekspertiz raporuna göre bombalar askerî amaçlarla fabrikasyon üretilmiş, RDX-TNT ve amonyum nitrat içeren, tapa grubu takılı, sağlam ve kullanıma hazır savunma tipi el bombalarıydı. Sanık müdafii suçun unsurlarının oluşmadığını, delillerin hukuka aykırı elde edildiğini, savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve cezanın orantısız olduğunu ileri sürmüştü. Daire, sanık savunmaları, tanık beyanları, kolluk tutanakları ve uzmanlık raporu karşısında eylemin sabit olduğunu; 5237 sayılı Kanun'un 61/1. maddesindeki ölçütler ve 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetildiğinde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığını, delillerin hukuka uygun elde edildiğini ve savunma hakkının ihlal edilmediğini belirterek tüm temyiz sebeplerini reddetti. Duruşmalı inceleme talebi de takdiren reddedilmiştir. Karar sanık ALEYHİNEDİR. Karar 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
İnceleme
Temel ceza alt sınırdan mı: ekspertiz raporu neyi değiştirir
Tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma veya el değiştirme suçunda (5237 sayılı Kanun m.174) mahkemelerin temel cezayı alt sınırdan mı yoksa alt sınırdan uzaklaşarak mı belirleyeceği, sonuç cezayı yıllarla değiştiren bir takdir sorunudur. Bu karar, kullanıma hazır iki askerî el bombasının ele geçirildiği bir dosyada Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bu takdiri hangi ölçütlerle denetlediğini göstermektedir: 5237 sayılı Kanun m.61/1'deki cezanın belirlenmesi ölçütleri ve 5237 sayılı Kanun m.3/1'deki orantılılık ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, maddenin niteliği ve tehlikeliliği alt sınırdan uzaklaşmayı haklı kılabilir.
Kararın ikinci önemi, savunmanın ileri sürdüğü geniş itiraz listesinin tek tek ele alınmasıdır: delillerin hukuka aykırılığı, eksik inceleme, savunma ve adil yargılanma hakkının ihlali, 5237 sayılı Kanun m.221'deki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve orantılılık. Daire bunların hiçbirini yerinde görmemiştir. Özellikle Cumhuriyet savcısının hazır bulunduğu yer gösterme işleminde ele geçirilen patlayıcıların delil değeri ve ekspertiz raporunun "sağlam ve kullanıma hazır" tespiti, mahkûmiyetin dayanağını oluşturmuştur.
Gaziantep'te yer gösterme sırasında ele geçen iki el bombası
Gaziantep'te Cumhuriyet savcısının hazır bulunmasıyla sanığa yaptırılan yer gösterme işlemi sırasında iki adet el bombası ele geçirilmiştir. İnceleme ve imha raporu ile kimya ekspertiz raporuna göre bombalar askerî amaçlarla fabrikasyon üretilmiş, gövdelerinde RDX, TNT ve amonyum nitrat içeren, tapa grubu, maşası, emniyet pimi, çekme halkası ve kapsülü takılı, sağlam ve kullanıma hazır savunma tipi parça ve basınç etkili el bombalarıdır; patlamaları hâlinde canlılar üzerinde öldürücü ve yaralayıcı, cansızlar üzerinde yakıcı ve tahrip edici etkiye sahiptir.
Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı 5237 sayılı Kanun m.174/1, 174/2, 62, 52 ve 53 uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 160 TL adli para cezasıyla cezalandırmış; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık müdafii, suçun unsurlarının oluşmadığını, delillerin hukuka aykırı elde edildiğini, eksik inceleme yapıldığını, savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, 5237 sayılı Kanun m.221/1-4'ün uygulanması gerektiğini ve cezanın orantısız olduğunu ileri sürerek temyiz etmiş; duruşmalı inceleme talep etmiştir.
Askerî üretim, kullanıma hazır durum ve öldürücü etki alt sınırdan uzaklaştırdı
Daire önce duruşmalı inceleme talebini 5271 sayılı Kanun m.299/1 uyarınca takdiren reddetmiştir. Esasa ilişkin olarak; yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yapıldığını, iddia ve savunmaların yeterli delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığını, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiğini ve sanık savunmaları, tanık beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk tutanakları ve uzmanlık raporu karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığını belirtmiştir.
Ceza miktarı yönünden Daire, 5237 sayılı Kanun m.61/1'de belirtilen ölçütler ile 5237 sayılı Kanun m.3/1'de ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmadığını ifade etmiştir. Delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği, eksik inceleme bulunmadığı ve sanığın savunma ile adil yargılanma haklarının ihlal edilmediği de saptanmıştır. 5237 sayılı Kanun m.221'in uygulanması talebi de dâhil olmak üzere sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; 5271 sayılı Kanun m.289/1 ile sınırlı incelemede hukuka aykırılık bulunmadığından hüküm 5271 sayılı Kanun m.302/1 gereği Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle onanmıştır.
Raporla saptanan nitelikler orantılılık ilkesine aykırı bulunmadı
Kararın ilk sonucu, temel cezanın belirlenmesine ilişkindir: askerî üretim, kullanıma hazır durum ve patlama hâlindeki öldürücü etki gibi ekspertiz raporuyla saptanan nitelikler, 5237 sayılı Kanun m.61/1 çerçevesinde alt sınırdan uzaklaşmayı haklı kılar ve Yargıtay bu takdiri orantılılık ilkesi çerçevesinde denetleyerek yerinde bulur. Savunmanın "ceza orantısız" itirazı, raporun içeriği karşısında sonuç vermemiştir.
İkinci sonuç delil hukukuna ilişkindir. Cumhuriyet savcısının hazır bulunduğu yer gösterme işleminde ele geçirilen patlayıcılar, "delillerin hukuka aykırı elde edildiği" itirazına rağmen hükme esas alınmıştır; Daire bu itirazı reddetmiştir.
Üçüncü sonuç, 5237 sayılı Kanun m.221'deki etkin pişmanlık hükümlerinin bu dosyada uygulanmamasıdır; savunmanın talebi Daire tarafından yerinde görülmemiştir. Sonuç ceza olan 6 yıl 8 ay hapis için koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihleri infaz hesaplama aracımızla hesaplanabilir; bu dosyada 3713 sayılı Kanun uygulanmadığından ceza, terör suçlarına özgü infaz rejimine tabi değildir.
Ekspertiz raporundaki kullanıma hazır ve askerî üretim tespitlerini inceleyin
Patlayıcı madde bulundurma suçlamasıyla karşı karşıyaysanız, ekspertiz raporundaki "kullanıma hazır" ve "askerî üretim" gibi tespitler hem mahkûmiyeti hem de cezanın alt sınırdan uzaklaşmasını belirleyen unsurlardır; savunmanın bu tespitlere teknik itirazı varsa ek bilirkişi incelemesi talep edilmelidir. Yer gösterme işlemine katılım ve bu sırada ele geçen deliller sonradan "hukuka aykırı delil" itirazıyla etkisiz kılınamamıştır; bu nedenle soruşturma aşamasındaki işlemlerde müdafi yardımı önem taşır. Ceza hukuku sayfamızda soruşturma aşamasındaki haklarınıza ilişkin genel bilgiler yer almaktadır. Bu açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.
El bombası bulundurma cezası hakkında sık sorulan sorular
El bombası bulundurma suçunda ceza neden alt sınırdan verilmedi?
Daire, 5237 sayılı Kanun m.61/1'deki ölçütler ve 5237 sayılı Kanun m.3/1'deki orantılılık ilkesi gözetildiğinde, kullanıma hazır askerî el bombaları için temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığına karar vermiştir.
Yer gösterme sırasında ele geçen deliller hukuka uygun mudur?
Bu dosyada evet. Cumhuriyet savcısının hazır bulunduğu yer gösterme işleminde ele geçirilen el bombaları hükme esas alınmış; delillerin hukuka aykırı elde edildiği itirazı Daire tarafından reddedilmiştir.
Etkin pişmanlık hükümleri uygulandı mı?
Hayır. Sanık müdafiinin 5237 sayılı Kanun m.221/1-4'ün uygulanması yönündeki talebi diğer temyiz sebepleriyle birlikte yerinde görülmemiş ve hüküm onanmıştır.
Kararın tam metni
~4 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
8. Ceza Dairesi 2024/25019 E. , 2026/585 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/951 E., 2024/643 K. SUÇ : Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2021/429 Esas, 2022/231 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174/1, 174/2, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2022/951 Esas, 2024/643 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, delillerin hukuka uygun olmayan yöntemlerle elde edildiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın savunma hakkının, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/1-4 maddesinin uygulanmasının gerektiğine, cezanın orantılılık ilkesine aykırı olarak verildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; olay günü Gaziantep ilinde Cumhuriyet savcısının hazır bulunması ile sanığa yaptırılan yer gösterme gösterme işlemi esnasında 2 adet el bombasının ele geçirildiği, el bombaları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen inceleme ve imha raporunda ve ... Laboratuvarının kimya ekspertiz raporunda "incelemesi yapılan el bombalarının askeri amaçlar için fabrikasyon olarak üretilmiş, gövdeleri içerisinde RDX TNT ve amonyum nitrat içeren ana patlayıcı maddesi olan gövde kısımlarına tapa grubu takılı halde tapa grubu üzerine maşası, emniyet pimi, çekme halkası ve kapsülü takılı sağlam ve kullanıma hazır ... imali 2 adet savunma tipi parça ve basınç etkili el bombaları olduğu, bu itibarla, askeri amaçlar için üretilen, bir şekilde terör örgütü mensuplarınca kullanılan el bombalarının patlaması halinde, canlılar üzerinde öldürücü ve yaralayıcı, cansızlar üzerinde yakıcı, yıkıcı ve tahrip edici özelliklere sahip oldukları" yönünde tespitte bulunulduğu ve sanığın bu şekilde tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçunu işlediğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık savunmaları, tanık beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk kuvvetleri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiğine, dosya kapsamında eksik bir incelemenin bulunmadığına, sanığın savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edilmediği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2022/951 Esas, 2024/643 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Denetimli Serbestlikten Yararlanırken Yeni Ceza Gelen Hükümlü İkinci Kez Yararlanabilir mi?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 13.03.2026

Farklı Tarihlerde Patlayıcı Bulundurma Eylemleri Tek Suç mu Sayılır? TCK 174 ve Terör Artırımı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 14.01.2026

Telefon Konumu ve Hassas Terazi Uyuşturucu Ticaretini Nasıl İspatlar? Kullanım Sınırı Savunması
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 20.01.2026

