
Anayasa Hukuku
Temel hak ve özgürlüklerin korunması, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve AİHM süreçlerinde hukuki danışmanlık.
Diğer Hukuk Alanları
Temel Haklarınızı Birlikte Savunalım
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve AİHM süreçlerinde hukuki destek.
Güncel Emsal Kararlar
Anayasa Hukuku İçtihatları
6284 Tedbir Kararı Gerekçesiz Uzatılabilir mi? Kalıp İtiraz Reddine İhlal Kararı
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen önleyici tedbir kararının 2018 yılından itibaren altı aylık dönemler hâlinde aralıksız uzatıldığı, uzatma taleplerinin tek taraflı beyana dayandığı ve her itirazın "taraflar arasındaki husumetin niteliği ve niceliği" şeklindeki tek cümlelik kalıp gerekçeyle reddedildiği bir dosyada, Anayasa m.36 kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Karar, hakkında tedbir uygulanan kişi bakımından LEHE sonuç doğurmaktadır; giderim olarak yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmiş, tazminat talebi ise yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Kararın taşıdığı ölçüt şudur: ilk tedbir kararında delil ve belge aranmaması, tedbirin sürdürülmesine ilişkin kararlar için de aynı esnekliğin geçerli olduğu anlamına gelmez. Tedbirin uzun süre devam ettirilmesine yol açan uzatma kararlarında, şiddete yol açabilecek yeni bir olgunun bulunup bulunmadığı ilk karara göre daha ayrıntılı incelenmeli, aranan gerekçe standardı yükselmelidir. Yalnızca "derdest soruşturmalar bulunduğu"na değinip bu soruşturmaların niteliğini, şikâyet veya ihbarın zamanını ve kişinin tedbire aykırı davranıp davranmadığını hiç tartışmayan bir uzatma kararı ile itirazı somut değerlendirme yapmadan reddeden itiraz mercii kararı, gerekçeli karar hakkının güvencelerini karşılamamaktadır.
Kararı İnceleSosyal Medyada Yayılan Mahrem Görüntü Gerekçesiyle Memurluktan Çıkarma AYM'ye Göre İhlal mi?
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 21/1/2015 tarihli ve Resmî Gazete'de yayımlanan bu kararında, Gülhane Askeri Tıp Akademisinde sivil memur hemşire olarak çalışan başvurucu S.T.'nin, kendi adına açılmış bir sosyal paylaşım hesabında yer alan cinsel içerikli görüntü nedeniyle devlet memurluğundan çıkarılmasını özel hayatın gizliliği hakkına aykırı bulmuştur. Başvurucu görüntülerin kendisine ait olmadığını, ait olsa bile ev ortamında gizlice çekilip rızası dışında paylaşıldığını savunmuş; kriminal raporlar görüntülerdeki kişiyle başvurucunun aynı kişi olduğu kanaatini bildirmekle birlikte düşük çözünürlük nedeniyle ayrıntılı tespit yapılamamıştır. Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu, görüntülerin hukuka aykırı elde edilmiş olabileceğini kabul etmesine rağmen idare hukukunda her türlü delille disiplin soruşturması yapılabileceğini belirterek memurluktan çıkarma cezası vermiş; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi de kendi Başsavcılığının iptal yönündeki düşüncesine rağmen davayı reddetmiştir. Mahkeme, disiplin işlemine konu davranışların mesleki faaliyetle ilgisi olmayan, mahremiyet alanında kalan ve rızayla alenileştirildiğine dair bulgu bulunmayan özel yaşam eylemleri olduğunu; kademeli disiplin cezaları mevcutken en ağır yaptırımın seçilmesiyle genel yarar ve bireyin kaybı arasında adil dengenin kurulmadığını tespit etmiştir. Sonuç başvurucu LEHİNE: Anayasa'nın 20. maddesinin İHLAL EDİLDİĞİNE ve yeniden yargılama yapılmasına oy birliğiyle karar verilmiş; maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiştir.
Kararı İnceleKamu Görevinden Çıkarılan Bir Hukukçu Baro Levhasına Yeniden Yazılabilir mi?
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, kamu görevinden çıkarılan başvurucunun baro levhasına yeniden yazılmasına ilişkin işlemin idare mahkemesince iptal edilmesini özel hayata saygı hakkının ihlali saymıştır. Karar oybirliğiyle verilmiş olup başvurucu lehinedir. Başvurucu, hukuk fakültesini bitirip avukatlık stajını tamamlamış ve 2006 yılında baro levhasına yazılmış, ardından kendi talebiyle kaydını sildirmiştir. Daha sonra bir kamu kurumunda uzman olarak çalışırken, olağanüstü hâl döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararname kapsamında kamu görevinden çıkarılmıştır. Baro levhasına yeniden yazılma talebi önce reddedilmiş, Türkiye Barolar Birliği itirazı kabul ederek ret kararını kaldırmış, ancak idare mahkemesi bu işlemi iptal etmiştir. Mahkeme, müdahalenin şeklen bir kanuna dayandığını kabul etmiş; buna karşılık kanunilik ölçütünün maddi içeriğinin karşılanmadığı sonucuna varmıştır. Gerekçeye göre başvurucu avukat unvanını kamu görevi dolayısıyla elde etmemiş, bu unvana kamu görevine girmeden önce sahip olmuştur. Ayrıca serbest avukatlık, idari, ticari ya da sınai bir sözleşmeye dayanmadığı sürece kamu hizmetinde istihdam sayılamaz. Bu nedenle derece mahkemelerinin dayandığı düzenleme müdahalenin kanuni dayanağı olarak kabul edilememiştir. Kanunilik koşulu sağlanmadığından diğer güvence ölçütleri ayrıca incelenmemiş; ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmiş, tazminat talebi reddedilmiştir.
Kararı İncele