Özet
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, katılanı ele geçirilemeyen kesici-delici aletle boyun, göğüs ve karın bölgesinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaralayan sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca aldığı 7 yıl 6 ay hapis cezasını onadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Tebliğname'de bozma görüşü bildirmişti; Daire bu görüşe katılmadı ve Adli Tıp Kurumu'nun 22.06.2022 tarihli raporunun, yaralanmaların yerini ve hayati tehlikeyi açıkça gösterdiği için suç niteliğinin ve yaptırımın belirlenmesi bakımından hüküm kurmaya elverişli olduğunu belirtti. Sanık müdafiinin eksik inceleme, suç vasfı ve öldürme kastının bulunmadığı yönündeki temyiz sebepleri reddedildi: eylemin sanık tarafından işlendiği saptanmış, suç vasfı doğru belirlenmiş, katılandan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve boyutu gözetilerek belirlenen indirim oranı isabetli bulunmuş, takdiri indirim ise mahkemenin gerekçeli takdiri kapsamında kabul edilmiştir. Karar sanık ALEYHİNEDİR: mahkûmiyet kesinleşmiştir; ancak haksız tahrik ve takdiri indirim uygulaması korunmuştur. Karar 26.03.2026 tarihinde, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle verilmiştir.
İnceleme
Boyun, göğüs ve karından bıçaklanan mağdur: rapor hüküm için yeterli miydi
Kasten öldürmeye teşebbüs davalarında adli tıp raporu, hem suç vasfının (yaralama mı, öldürmeye teşebbüs mü) hem de 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesindeki teşebbüs indiriminin belirlenmesinde belirleyici delildir. Bu karar, raporun "hüküm kurmaya elverişli" sayılması için hangi içeriğe sahip olması gerektiğini somut bir olay üzerinden göstermektedir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Tebliğname'de raporun yetersizliği gerekçesiyle bozma görüşü bildirmiş; Daire ise raporun yaralanmaların yerini ve hayati tehlikeyi açıkça ortaya koyduğunu belirterek bu görüşe katılmamış ve hükmü onamıştır.
Kararın önemi, aynı Dairenin eksik rapor nedeniyle verdiği bozma kararlarıyla birlikte okunduğunda ortaya çıkar: yaralanmanın organ işlev kaybı veya yüzde sabit iz gibi nitelikli hâlleri tartışmalıysa ek rapor gerekir; buna karşılık yaralanmanın yeri, derinliği ve hayati tehlike tespiti raporda açıkça yer alıyorsa, ek rapor istenmeden hüküm kurulabilir. Karar ayrıca, haksız tahrik indirim oranının Yargıtay tarafından "tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut" ölçütüyle denetlendiğini teyit etmektedir.
Ele geçirilemeyen kesici aletle üç hayati bölgeden yaralama ve yedi buçuk yıl
Sanık, ele geçirilemeyen kesici ve delici bir aletle katılanı boyun sol tarafından, sol göğüs bölgesinden ve karnın sol üst kadranından yaralamıştır. Adli Tıp Kurumu'nun 22.06.2022 tarihli raporuna göre yaralanmalar hayati tehlike geçirecek niteliktedir. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırmış; haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerini uygulamıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
Sanık müdafii, eksik inceleme yapıldığını, suç vasfının yanlış belirlendiğini ve sanığın öldürme kastının bulunmadığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bozma görüşü bildirmiştir.
Daire, Başsavcılığın bozma görüşüne katılmadı: rapor yeri ve tehlikeyi belirtiyor
Daire, Tebliğname'deki bozma düşüncesine katılmamıştır. Gerekçeye göre, katılanın boyun, göğüs ve karın bölgesindeki kesilerin ve hayati tehlikenin Adli Tıp Kurumu raporuyla saptandığı olayda, bu rapor suç niteliğinin ve yaptırımın belirlenmesi bakımından hüküm kurmaya elverişlidir; ek inceleme gerekmemektedir.
Daire ayrıca yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yapıldığını, iddia ve savunmaların delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığını, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiğini, eylemin sanık tarafından işlendiğinin saptandığını ve eyleme uyan suç vasfının doğru belirlendiğini kabul etmiştir. Haksız tahrik yönünden, katılandan sanığa yönelen ve tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranı isabetli bulunmuş; takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal ve yeterli gerekçelerle uygulandığı belirtilmiştir.
Sonuç olarak 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesiyle sınırlı yapılan temyiz incelemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden hüküm, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle onanmıştır.
Hayati bölgeye kesi ve hayati tehlike tespiti raporu hüküm kurmaya elverişli kılar
Kararın ilk sonucu, adli tıp raporunun yeterliliğine ilişkin ölçüttür: yaralanmanın yeri (boyun, göğüs, karın gibi hayati bölgeler), derinliği ve hayati tehlike tespiti raporda açıkça yer alıyorsa, rapor suç vasfı ve ceza miktarı için yeterlidir. Savunmanın "eksik inceleme" itirazı, raporda gerçekten tartışmalı bir nokta (organ işlev kaybı, sabit iz, kemik kırığı derecesi gibi) gösterilmedikçe sonuç vermez.
İkinci sonuç, öldürme kastının belirlenmesine ilişkindir. Hayati bölgelere yönelik, hayati tehlike doğuran çok sayıda kesi, eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırılmasını desteklemiştir; savunmanın "yaralama kastı" itirazı kabul görmemiştir. Suç vasfının infaz süresine etkisi için kasten yaralama kaç yıl yatar sayfamızdaki karşılaştırma yararlı olabilir.
Üçüncü sonuç, haksız tahrik ve takdiri indirimin korunmasıdır. Katılandan gelen tahrik nedeniyle uygulanan indirim oranı ile 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi indirimi, mahkemenin gerekçeli takdiri kapsamında Yargıtay tarafından yerinde bulunmuştur. Sonuç ceza olan 7 yıl 6 ay hapis için koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihleri infaz hesaplama aracıyla hesaplanabilir.
Adli tıp raporunda yaranın yeri ve hayati tehlike ibaresini kontrol edin
Kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla karşı karşıyaysanız, adli tıp raporunun içeriği savunmanın merkezindedir: raporda yaralanmanın yeri ve hayati tehlike açıkça belirtilmişse "rapor yetersiz" itirazı Yargıtay'da sonuç vermeyecektir; buna karşılık yaralanmanın niteliği tartışmalıysa ek rapor talebi bozma sebebi olabilir. Haksız tahrik savunması, katılandan gelen somut eylemlerin niteliği ve boyutuyla desteklenmelidir; indirim oranı bu ölçütle denetlenir. Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.
Adli tıp raporunun yeterliliği hakkında sık sorulan sorular
Adli tıp raporu ne zaman hüküm kurmaya elverişli sayılır?
Bu kararda, boyun, göğüs ve karın bölgesindeki kesileri ve hayati tehlikeyi açıkça gösteren Adli Tıp Kurumu raporu, suç niteliği ve yaptırımın belirlenmesi bakımından yeterli bulunmuş; Tebliğname'nin bozma görüşüne rağmen ek inceleme gerekmediğine karar verilmiştir.
Yargıtay Tebliğname'deki görüşe uymak zorunda mıdır?
Hayır. Tebliğname, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görüşüdür; Daire bu dosyada bozma görüşüne katılmayarak hükmü Tebliğname'ye aykırı biçimde onamıştır.
Haksız tahrik indirim oranı Yargıtay'da denetlenir mi?
Evet. Daire, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyutu gözeterek belirlenen indirim oranını isabetli bulmuştur; oran bu ölçütle denetlenir.
Kararın tam metni
~2 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
1. Ceza Dairesi 2025/1341 E. , 2026/2205 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1329 E., 2024/1222 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2023 tarihli ve 2022/598 Esas, 2023/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2023/1329 Esas, 2024/1222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, sanığın öldürme kastının olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.Dosya kapsamına göre, sanık ...'in ele geçirilemeyen kesici ve delici aletle katılanı Adli Tıp Kurumu'nun 22.06.2022 tarihli raporuna göre boyun sol tarafta, sol hemitoraksta midaksiller hatta, batında sol üst kadran umblikus hizasında midaksiller hatta kesi olacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı anlaşılan olayda, katılanın belirtilen yaralanmalarına ilişkin düzenlenen raporun suç niteliğinin ve yaptırımın belirlenmesi bakımından hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından, tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu verilere dayandırıldığı, alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik inceleme bulunmadığı, eylemin sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, sanığın eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2023/1329 Esas, 2024/1222 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.03.2026 tarihinde karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Nitelikli Kasten Öldürmede Haksız Tahrik ve Takdiri İndirim İtirazları Yargıtay'da Nasıl Sonuçlanır?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 26.03.2026

Öldürmeye Teşebbüs Suçlaması Silahla Tehdide Dönüşür mü? Bozma Sonrası Yeni Hüküm
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 26.03.2026

Yalnız Sanık İstinafa Gitmişse Suç Vasfı Ağırlaştırılabilir mi? Kazanılmış Hak ve İnfaz Süresi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 26.03.2026

