İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Gece kepenkleri kapalı bir dükkân

Öldürmeye Teşebbüs Suçlaması Silahla Tehdide Dönüşür mü? Bozma Sonrası Yeni Hüküm

Yargıtay 1. CD'nin vasıf bozması sonrası eylem silahla tehdit sayıldı: 4 yıl 6 ay hapis, mükerrir infaz rejimi ve takdiri indirimsiz hüküm ikinci temyizde onandı.

Mahkeme
Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Esas/Karar
2025/6922 2026/2211
Karar tarihi
26.03.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
24 Mayıs 2026
Güncelleme
12 Eylül 2026
4 dk
okuma

Özet

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, daha önce kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûm edilen sanık hakkında kendi bozma kararı üzerine yeniden kurulan silahla tehdit hükmünü onadı. Daire 20.01.2025 tarihli ilk kararında, sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğunu gözetmeden kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulmasını suç vasfında hata olarak nitelendirip bozmuş ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermişti. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi bozmaya uyarak sanığı 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırmış, takdiri indirim uygulamamış ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiş; dosya 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan Yargıtay'a gönderilmiştir. Sanık müdafiinin suçun işlenmediği, delillerin hatalı değerlendirildiği, fazla ceza verildiği, takdiri indirim uygulanması gerektiği ve tekerrür koşullarının oluşmadığı yönündeki itirazları reddedildi: Daire, cezanın gerekçesi gösterilerek eylemle orantılı belirlendiğini, takdiri indirimin yeterli gerekçeyle uygulanmadığını ve tekerrür hükümlerinin isabetli uygulandığını belirtti. Karar, ilk bozmayla ceza türünü hafifleten sanık yönünden bu aşamada ALEYHEDİR: silahla tehdit mahkûmiyeti ve mükerrir infaz rejimi kesinleşmiştir. Karar 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

İnceleme

Silahlı saldırıda vasıf sorusu: teşebbüs mü tehdit mi, ceza katlanır

Silahla işlenen saldırılarda eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü yoksa silahla tehdit mi olduğu, ceza miktarını katlayan bir vasıf sorunudur. Bu dosya, Yargıtay'ın aynı olayda iki kez karar verdiği ender örneklerden biridir: Daire ilk temyiz incelemesinde eylemin silahla tehdit suçunu oluşturduğunu belirterek kasten öldürmeye teşebbüs mahkûmiyetini bozmuş; bozma üzerine kurulan yeni hükmü ise ikinci incelemede onamıştır. Kararın önemi, vasıf değişikliğinin sanık lehine sonuç doğurmasına rağmen yeni hükümde tekerrür ve takdiri indirim gibi yan konuların sanık aleyhine şekillenebileceğini göstermesidir.

Karar ayrıca bozma sonrası kurulan hükmün kanun yolu bakımından özel konumunu hatırlatır: 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca bozmaya uyularak verilen hüküm istinafa gitmeden doğrudan Yargıtay'a gönderilir. Böylece dosya, bölge adliye mahkemesi aşaması olmaksızın ikinci kez Daire önüne gelmiştir.

İzmir ağır ceza mahkemesinin bozmaya uyarak kurduğu silahla tehdit hükmü

İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi 15.12.2022 tarihli kararıyla sanığı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûm etmiş; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Katılan vekili ile sanık ve müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi 20.01.2025 tarihinde, sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi nedeniyle hükmü bozmuş ve dosyayı 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Bozmaya uyan mahkeme 13.05.2025 tarihli kararıyla sanığı silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırmış, hak yoksunluklarına hükmetmiş ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir. Sanık müdafii; suçun işlenmediğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini, cezanın fazla olduğunu, takdiri indirim uygulanması gerektiğini ve tekerrür koşullarının oluşmadığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.

Öldürme kastını gösteren olgu yoksa eylem silahla tehditte kalır

Daire, bozma üzerine yapılan yargılamada işlemlerin usul ve kanuna uygun gerçekleştirildiğini, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığını, vicdani kanının kesin verilere dayandırıldığını ve delillerin isabetli değerlendirildiğini saptamıştır. Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği belirlenmiştir.

Ceza miktarı yönünden Daire, yaptırımın yasal çerçevede, gerekçesi gösterilerek ve sanığın eylemiyle orantılı biçimde belirlendiğini; takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmadığını kabul etmiştir. Tekerrür yönünden ise hükümlerin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir. Sonuç olarak 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesiyle sınırlı yapılan temyiz incelemesinde hukuka aykırılık bulunmadığından hüküm, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle onanmıştır.

Vasıf hafifledi ama yeni hükümde takdiri indirim yok, tekerrür var

Kararın ilk sonucu vasıf tartışmasına ilişkindir: silahla gerçekleştirilen bir eylemin öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilebilmesi için öldürme kastını gösteren olguların bulunması gerekir; Daire ilk kararında bu olguları yeterli görmeyerek eylemi silahla tehdit saymıştır. Vasıf değişikliği, ceza aralığını kasten öldürmeye teşebbüsten tehdit suçu düzeyine indirmiştir.

İkinci sonuç, bozma sonrası hükümde yan konuların yeniden belirlenmesidir. Yeni hükümde takdiri indirim uygulanmamış ve tekerrür hükümleri uygulanmıştır; Daire her ikisini de gerekçeli takdir kapsamında yerinde bulmuştur. Mükerrirlere özgü infaz rejimi, koşullu salıverilme oranını yükselttiğinden 4 yıl 6 aylık cezanın fiilî infaz süresi tekerrür seçeneğiyle hesaplanmalıdır; infaz hesaplama aracımız bu seçeneği sunar.

Üçüncü sonuç usule ilişkindir: bozmaya uyularak verilen hüküm 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi gereği doğrudan temyiz merciine gider; savunmanın bu aşamada ileri süreceği sebepler, bozma kararının çerçevesiyle sınırlı bir incelemeye tabidir.

Silah kullanılan olayda eylemin tehdit ya da yaralama sayılıp sayılmayacağını sorun

Silah kullanılan bir olayda kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla karşı karşıyaysanız, eylemin silahla tehdit veya yaralama olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği savunmanın ilk sorusudur; bu dosyada vasıf tartışması Yargıtay aşamasında sanık lehine sonuç vermiştir. Bozma sonrası yeniden yargılamada ise takdiri indirim ve tekerrür konularının yeniden ele alınacağını ve yeni hükmün doğrudan Yargıtay'a gideceğini bilmelisiniz. Adli sicilinizde önceki bir mahkûmiyet varsa tekerrürün infaz süresine etkisini önceden hesaplamak önemlidir. Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.

Bozma sonrası yeni hüküm hakkında sık sorulan sorular

Kasten öldürmeye teşebbüs suçlaması silahla tehdide dönüşebilir mi?

Evet. Bu dosyada Yargıtay 1. Ceza Dairesi, eylemin silahla tehdit suçunu oluşturduğunu gözetmeyen kasten öldürmeye teşebbüs mahkûmiyetini suç vasfında hata nedeniyle bozmuş; bozma üzerine sanık 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir.

Bozma sonrası verilen hüküm önce istinafa mı gider?

Hayır. Karar, bozmaya uyularak verilen hükmün 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderildiğini göstermektedir.

Vasıf hafiflese de tekerrür ve takdiri indirim aleyhe sonuçlanabilir mi?

Evet. Yeni hükümde takdiri indirim uygulanmamış ve tekerrür hükümleri uygulanmıştır; Daire bunları mahkemenin gerekçeli takdiri kapsamında yerinde bularak hükmü onamıştır.

Kararın tam metni

~2 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

1. Ceza Dairesi 2025/6922 E. , 2026/2211 K. "İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/271 E., 2025/362 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/509 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.05.2023 tarihli ve 2023/959 Esas, 2023/1359 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiş, bu kararın katılan vekili ve sanık ile müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 20.01.2025 tarihli ve 2023/5119 Esas, 2025/445 Karar sayılı kararıyla özetle; sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfının tayininde hataya düşülmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

  2. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2025 tarihli ve 2025/271 Esas, 2025/362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 53... . maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, fazla ceza tayinine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tekerrür koşullarının oluşmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek sanığın eylemiyle orantılı şekilde belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2025 tarihli ve 2025/271 Esas, 2025/362 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları