İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Kırda tek hatlı bir demiryolu

Yalnız Sanık İstinafa Gitmişse Suç Vasfı Ağırlaştırılabilir mi? Kazanılmış Hak ve İnfaz Süresi

Yargıtay 1. CD: yalnız sanığın istinafında BAM suç vasfını nitelikli hâle çevirip 14 yıl belirledi ama CMK 283 gereği ceza 10 yıl olarak infaz edilecek; Yargıtay hükmü onadı.

Mahkeme
Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Esas/Karar
2025/2278 2026/2208
Karar tarihi
26.03.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
24 Mayıs 2026
Güncelleme
12 Eylül 2026
5 dk
okuma

Özet

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, iki ayrı katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen 9 yıl ve 10 yıl hapis cezalarına ilişkin hükümleri onadı. İkinci katılan yönünden bölge adliye mahkemesi, yalnızca sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı inceleme yapmış, eylemi 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e maddesindeki nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırıp 14 yıl hapis cezası belirlemiş; ancak 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesindeki kazanılmış hak kuralı gereği cezanın 10 yıl hapis cezası olarak infazına karar vermişti. Daire, yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yapıldığını, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğunu, eylemin doğrudan kastla gerçekleştirildiğini, suç vasıflarının doğru belirlendiğini, hata hükümlerinin koşullarının oluşmadığını, teşebbüs cezasının alt ve üst sınırlar arasında isabetli belirlendiğini ve takdiri indirimin gerekçeli olarak uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek sanık müdafiinin tüm temyiz sebeplerini reddetti; ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre gözetilerek tahliye talebi de reddedildi. Karar sanık ALEYHİNEDİR: mahkûmiyetler kesinleşmiştir. Kararın ilkesel değeri, yalnız sanığın kanun yoluna başvurduğu dosyada suç vasfı ağırlaştırılsa bile infaz edilecek cezanın ilk derece cezasını aşamayacağını teyit etmesidir. Karar 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

İnceleme

Lehe kanun yolu risksiz değil: istinaf suç vasfını ağırlaştırabilir

Ceza muhakemesinde "aleyhe değiştirme yasağı" olarak bilinen kazanılmış hak kuralı, yalnızca sanık lehine kanun yoluna başvurulduğunda verilen yeni hükmün önceki hükümde belirlenen cezadan daha ağır olamayacağını öngörür. Bu karar, kuralın istinaf aşamasında suç vasfının ağırlaştırıldığı bir dosyada nasıl uygulandığını göstermektedir: bölge adliye mahkemesi eylemi 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e maddesindeki nitelikli hâl kapsamında değerlendirerek 14 yıl hapis cezası belirlemiş, ancak 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca cezanın ilk derece mahkemesinin verdiği 10 yıl olarak infazına karar vermiştir. Yargıtay bu uygulamayı onamıştır.

Kararın önemi iki yönlüdür. Birincisi, sanığın kendi başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesinde suç vasfının aleyhe değiştirilmesi mümkündür; yasak, vasfı değil infaz edilecek ceza miktarını korur. İkincisi, kazanılmış hak nedeniyle infaz süresi 10 yıl olarak belirlenmiş olsa da hükümde yer alan 14 yıllık ceza ve nitelikli suç vasfı, ileride tekerrür, içtima ve koşullu salıverilme oranı gibi hususlarda önem taşıyabilir; bu nedenle "hangi ceza infaz edilecek" sorusunun cevabı müddetnamede doğru yansıtılmalıdır.

Kastamonu ağır ceza dosyasında iki katılana teşebbüs, yalnız sanığın istinafı

Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı iki ayrı katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl ve 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Yalnızca sanık müdafii istinaf yoluna başvurmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, ilk katılan yönünden istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; ikinci katılan yönünden ise 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açmış, eylemi 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e maddesindeki nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırıp 14 yıl hapis cezası belirlemiş ve 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereği kazanılmış hakkı gözeterek cezanın 10 yıl hapis olarak infazına karar vermiştir.

Sanık müdafii temyizinde eksik inceleme, suçun işlenmediği, suç vasfının hatalı belirlendiği, eylemin taksirle gerçekleştiği, hata hükümlerinin uygulanması gerektiği, cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve takdiri indirim uygulanması gerektiğini ileri sürmüş; ayrıca tahliye talep etmiştir.

Vasıf ağırlaşsa da kazanılmış hak infaz edilecek cezayı önceki sınırda tutar

Daire, yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yapıldığını, iddia ve savunmaların delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığını, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiğini, eksik inceleme bulunmadığını ve alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olduğunu saptamıştır. Eylemin sanık tarafından doğrudan kastla gerçekleştirildiği belirlenmiş; bu nedenle taksir ve hata hükümlerine ilişkin savunmalar kabul görmemiştir. Suç vasıflarının belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, teşebbüs nedeniyle cezanın alt ve üst sınırlar arasında isabetli belirlendiği ve takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği kabul edilmiştir. Daire ayrıca sanık hakkında "yasal imkânsızlık nedeniyle başkaca lehe hüküm uygulanamayacağını" belirtmiştir.

Sonuç olarak 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesiyle sınırlı temyiz incelemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden hükümler 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği oy birliğiyle onanmış; hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak tahliye talebi reddedilmiştir.

Dokuz ve on yıllık cezalar onandı; müddetname önceki hükmün süresiyle bağlı

Kararın ilk pratik sonucu, sanık lehine yapılan istinaf başvurusunun "risksiz" olmadığıdır: bölge adliye mahkemesi duruşma açıp delilleri yeniden değerlendirdiğinde suç vasfını sanık aleyhine değiştirebilir. Kazanılmış hak kuralı yalnızca infaz edilecek ceza miktarını ilk derece cezasıyla sınırlar; bu dosyada 14 yıllık ceza belirlenmiş ancak 10 yıl infaz edilecektir.

İkinci sonuç infaz hesabına ilişkindir. Müddetname, kazanılmış hak nedeniyle infaz edilecek 10 yıllık ceza üzerinden düzenlenmelidir; ancak suçun nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırılması koşullu salıverilme oranı ve denetimli serbestlik istisnaları bakımından sonuç doğurabilir. Bu nedenle infaz hesaplama yapılırken hem infaz edilecek süre hem de suç vasfı doğru girilmelidir; müddetnamede tutarsızlık varsa müddetname itiraz dilekçesi ile itiraz yolu açıktır.

Üçüncü sonuç, takdiri indirimin uygulanmamasının da gerekçeli olması gerektiğidir; Daire bu dosyada indirimin uygulanmamasını mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yeterli gerekçeye dayandığı için yerinde bulmuştur.

Yalnız siz istinafa gittiyseniz vasıf değişse de infaz süreniz artmaz

İlk derece mahkemesinin kararına yalnızca siz istinaf başvurusunda bulunduysanız, bölge adliye mahkemesinin suç vasfını ağırlaştırabileceğini, ancak infaz edilecek cezanın ilk derece cezasını aşamayacağını bilmelisiniz. Hükümde iki farklı ceza miktarı (belirlenen ve infaz edilecek) yer alıyorsa müddetnamenin infaz edilecek ceza üzerinden düzenlenip düzenlenmediğini kontrol edin. Suç vasfı ve ceza miktarına ilişkin itirazlar delilleriyle birlikte istinaf duruşmasında ortaya konmalıdır; temyizde yeni olgu değerlendirmesi yapılmaz. Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.

Aleyhe değiştirme yasağı hakkında sık sorulan sorular

Yalnız sanık istinafa başvurursa ceza artırılabilir mi?

Suç vasfı ağırlaştırılabilir, ancak infaz edilecek ceza artırılamaz. Bu dosyada bölge adliye mahkemesi 14 yıl hapis cezası belirlemiş, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesindeki kazanılmış hak kuralı gereği cezanın 10 yıl olarak infazına karar vermiş; Yargıtay bu uygulamayı onamıştır.

Kazanılmış hak nedeniyle düşürülen ceza müddetnameyi nasıl etkiler?

Müddetname, infaz edilecek ceza (bu dosyada 10 yıl) üzerinden düzenlenir. Suçun nitelikli vasfı ise koşullu salıverilme oranı ve denetimli serbestlik istisnaları yönünden ayrıca değerlendirilir.

Takdiri indirimin uygulanmaması bozma sebebi midir?

Bu dosyada değildir. Daire, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiğini belirterek sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebebini reddetmiştir.

Kararın tam metni

~3 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

1. Ceza Dairesi 2025/2278 E. , 2026/2208 K. "İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1332 E., 2024/1526 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli ve 2022/422 Esas, 2024/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1.Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 2.Katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

B.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.10.2024 tarihli ve 2024/1332 Esas, 2024/1526 Karar sayılı kararı ile; 1.Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, 2.Katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek cezanın 10 yıl hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle;eksik incelemeye, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, suç vasfının belirlenmesinin hatalı olduğuna, sanığın eyleminin taksirle gerçekleştiğine, hata hükümlerinin uygulanmasına, cezanın alt sınırdan belirlenmesine ve takdiri indirim hükümleri uygulanmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından doğrudan kastla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasıflarının belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hata hükümlerinin koşullarının oluşmadığı, teşebbüs nedeniyle cezanın alt ve üst sınırlar arasında isabetli şekilde belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği sanık hakkında yasal imkansızlık nedeniyle başkaca lehe hüküm uygulanamayacağı, anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.10.2024 tarihli ve 2024/1332 Esas, 2024/1526 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları