İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Pencere önünde ahşap bir yemek masası

Aile Bireyine Karşı Yaralamada "Tasarlayarak Öldürmeye Teşebbüs" İddiası Neden Kabul Edilmedi?

Yargıtay 1. CD: bozma sonrası kasten yaralamadan kurulan 4 ay 15 gün hapis hükmü onandı; katılanın tasarlayarak öldürmeye teşebbüs ve haksız tahrik itirazları reddedildi.

Mahkeme
Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Esas/Karar
2025/8331 2026/2214
Karar tarihi
26.03.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
24 Mayıs 2026
Güncelleme
12 Eylül 2026
5 dk
okuma

Özet

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kendi bozma kararı üzerine kasten yaralama suçundan yeniden kurulan hükmü onadı. Daire 03.10.2024 tarihli ilk kararında, sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle önceki mahkûmiyet hükmünü bozmuş ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermişti. Bozmaya uyan İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı aile bireyine karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a ve 29. maddeleri uyarınca haksız tahrik indirimiyle 4 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm etmiş ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir. Katılan kurum vekili eylemin tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs olduğunu, haksız tahrik koşullarının oluşmadığını ve cezanın eksik belirlendiğini; sanık müdafii ise suç kastı bulunmadığını ve beraat gerektiğini ileri sürmüştür. Daire, eylemin yaralama kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığını, suç vasfının doğru belirlendiğini, cezanın eylemle orantılı olduğunu ve katılandan kaynaklanan haksız tahrik oluşturan davranışların boyutuna göre uygulanan indirimin isabetli olduğunu belirterek her iki tarafın temyiz sebeplerini de reddetti. Karar, öldürmeye teşebbüs iddiasının reddi yönünden sanık LEHİNE, mahkûmiyetin ve mükerrir infaz rejiminin kesinleşmesi yönünden sanık ALEYHİNE sonuç doğurmuştur. Karar 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

İnceleme

Aile içi şiddette vasıf sorunu ceza aralığını aylardan yıllara taşır

Aile bireyleri arasındaki şiddet olaylarında eylemin kasten yaralama mı yoksa kasten öldürmeye teşebbüs mü olduğu, ceza aralığını aylardan yıllara taşıyan bir vasıf sorunudur. Bu dosya, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin aynı olayı iki kez incelediği bir örnektir: Daire ilk temyiz incelemesinde sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğini belirterek önceki hükmü bozmuş; bozma üzerine kurulan yeni hükmü ise, katılan kurumun "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" iddiasına rağmen onamıştır.

Kararın önemi üç noktadadır. Birincisi, suç vasfının belirlenmesinde ölçüt failin kastıdır; eylemin yaralama kastıyla gerçekleştirildiği saptanmışsa, sonuç ağır olsa bile öldürmeye teşebbüs vasfı uygulanmaz. İkincisi, katılandan kaynaklanan davranışlar haksız tahrik indirimini haklı kılabilir ve indirim oranı "davranışların ulaştığı boyut" ölçütüyle denetlenir. Üçüncüsü, bozma sonrası kurulan hüküm 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca istinaf aşaması olmaksızın doğrudan Yargıtay'a gider.

Bozmaya uyan mahkeme aile bireyine yaralamadan hüküm kurdu, katılan direndi

İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi 25.11.2021 tarihli kararıyla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi istinaf başvurularını düzelterek esastan reddetmiştir. Katılan kurum vekili ile sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi 03.10.2024 tarihli kararıyla, sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerekliliğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmü bozmuş ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Bozmaya uyan mahkeme 27.05.2025 tarihli kararıyla sanığı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a ve 29. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırmış; hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir. Dosya doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. Katılan kurum vekili eylemin tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs olduğunu, haksız tahrik koşullarının oluşmadığını ve cezanın eksik belirlendiğini; sanık müdafii ise sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini ve beraat kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Sonucun ağırlığı ve kullanılan araç tek başına öldürme kastını göstermez

Daire, bozma üzerine yapılan yargılamada işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığını, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığını, vicdani kanının kesin verilere dayandırıldığını ve delillerin isabetli değerlendirildiğini saptamıştır. Eylemin sanık tarafından yaralama kastıyla gerçekleştirildiği belirlenmiş ve eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde tespit edildiği kabul edilmiştir; bu saptama, katılan kurumun öldürmeye teşebbüs iddiasını da sanık müdafiinin beraat talebini de karşılamaktadır.

Ceza miktarı yönünden Daire, yaptırımın yasal çerçevede, gerekçesi gösterilerek ve eylemle orantılı belirlendiğini; katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak uygulanan indirimde isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. Sonuç olarak 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesiyle sınırlı yapılan temyiz incelemesinde hukuka aykırılık görülmediğinden hüküm, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle onanmıştır.

Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs iddiası kanıtsız kaldı; yaralama hükmü onandı

Kararın ilk sonucu, vasıf belirlemesinde kastın belirleyici olduğudur. Sonucun ağırlığı ya da kullanılan aracın niteliği tek başına öldürme kastını göstermez; mahkeme, delillerden failin yaralama kastıyla hareket ettiği sonucuna varmışsa, eylem 5237 sayılı Kanun'un 86. maddesi kapsamında kalır. Yaralama ile öldürmeye teşebbüs arasındaki ceza farkı için kasten yaralama kaç yıl yatar sayfamızdaki karşılaştırma yol göstericidir.

İkinci sonuç, aile bireyine karşı yaralamada 5237 sayılı Kanun'un 86/3-a maddesindeki artırım ile haksız tahrik indiriminin birlikte uygulanabileceğidir; katılan kurumun "tahrik koşulları oluşmadı" itirazı, tahrik oluşturan davranışların dosyada saptanmış olması nedeniyle sonuç vermemiştir.

Üçüncü sonuç infaza ilişkindir. 4 ay 15 günlük kısa süreli hapis cezası mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmuştur; tekerrür, kısa cezalarda dahi koşullu salıverilme oranını ve denetimli serbestlik uygulamasını etkiler. Bu etki infaz hesaplama aracımızda tekerrür seçeneğiyle görülebilir.

Aile içi olayda savunmanın merkezi yaralama kastını gösteren olgulardır

Aile içi bir şiddet olayı nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla karşı karşıyaysanız, savunmanın merkezinde eylemin yaralama kastıyla gerçekleştirildiğini gösteren olgular yer alır; bu dosyada vasıf tartışması Yargıtay'ın bozma kararıyla sanık lehine sonuçlanmıştır. Mağdur veya katılan tarafındaysanız, öldürme kastını gösteren somut delillerin (aracın niteliği, hedef alınan bölge, olay öncesi hazırlık) dosyaya girmesi vasıf itirazınızın dayanağını oluşturur. Bozma sonrası yeniden yargılamada haksız tahrik ve tekerrür konuları yeniden ele alınır ve yeni hüküm doğrudan Yargıtay'a gider. Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.

Aile bireyine karşı yaralama hakkında sık sorulan sorular

Aile bireyine karşı yaralama ne zaman öldürmeye teşebbüs sayılmaz?

Eylemin yaralama kastıyla gerçekleştirildiği saptanmışsa. Daire bu dosyada, sanığın yaralama kastıyla hareket ettiğinin belirlendiğini ve suç vasfının doğru tespit edildiğini kabul ederek katılan kurumun tasarlayarak öldürmeye teşebbüs iddiasını reddetmiştir.

Haksız tahrik indirimi aile bireyine karşı yaralamada uygulanır mı?

Evet. Bu dosyada 5237 sayılı Kanun'un 86/3-a maddesindeki nitelikli hâl ile 29. maddedeki haksız tahrik indirimi birlikte uygulanmış; Daire, katılandan kaynaklanan davranışların boyutuna göre belirlenen indirimi isabetli bulmuştur.

Kısa süreli hapis cezasında tekerrür hükümleri uygulanır mı?

Evet. 4 ay 15 günlük hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ve Yargıtay bu hükmü onamıştır; tekerrür, cezanın süresinden bağımsız olarak infaz rejimini etkiler.

Kararın tam metni

~3 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

1. Ceza Dairesi 2025/8331 E. , 2026/2214 K. "İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1001 E., 2025/402 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2019/151 Esas, 2021/423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/504 Esas, 2022/2048 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, bu kararın katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2023/1398 Esas, 2024/6230 Karar sayılı kararıyla özetle; sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerekliliğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

  2. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2025 tarihli ve 2024/1001 Esas, 2025/402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a,29, 53... . maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna, haksız tahrik koşullarının oluşmadığına, eksik ceza tayinine,

  2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından yaralama kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek sanığın eylemiyle orantılı şekilde belirlendiği, katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak uygulanan haksız tahrik indiriminde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2025 tarihli ve 2024/1001 Esas, 2025/402 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları