Özet
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hapis cezasının "ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre" çektirilmesine ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin hüküm fıkrasını, hükümden sonra yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un getirdiği değişiklik nedeniyle düzelterek onadı. 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi, 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesindeki "hükümlü koşullu salıverilmez" ibaresini "birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır" şeklinde değiştirmişti. Daire, sanık lehine olan bu değişikliğin gözetilmesinin yasal zorunluluk olduğunu belirterek "koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresini hüküm fıkrasından çıkardı; suç vasfı, kast ve delil değerlendirmesine yönelik temyiz sebeplerini ise yerinde görmedi. Ayrıca sanığın eşi sıfatıyla mağdurun sanık lehine yaptığı temyiz istemi, 5271 sayılı Kanun'un 262/1. maddesi gereği hak ve yetki yokluğundan reddedildi. Karar, infaz rejimi yönünden hükümlü LEHİNE sonuç doğurmuştur: ikinci kez mükerrir olan hükümlü, artık koşullu salıverilmeden tamamen yoksun bırakılmamaktadır. Karar 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiş; suç vasfına ilişkin itirazlar reddedilerek hüküm düzeltilerek onanmıştır.
İnceleme
Mükerrirlere özgü infaz rejimi 7550 sonrası nasıl uygulanır
Bu karar, infaz hukukunda uzun süre en ağır sonuçlardan birini doğuran bir kuralın değişimini somut bir dosyada uygulayan ilk örneklerden biridir. 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi, 7550 sayılı Kanun'dan önce, ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanan hükümlünün hiç koşullu salıverilmeyeceğini öngörüyordu. Bu kural, aynı kişi hakkında üçüncü mahkûmiyette cezanın son gününe kadar kapalı kurumda kalınması anlamına geliyordu. 04.06.2025 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi bu ibareyi değiştirerek "birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır" hükmünü getirdi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, hüküm kurulduktan sonra yürürlüğe giren bu değişikliği temyiz aşamasında kendiliğinden gözetmiş; lehe kanunun uygulanmasının "yasal zorunluluk" olduğunu vurgulayarak hüküm fıkrasındaki "koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresini çıkarmıştır. Karar, iki bakımdan yol göstericidir: (1) infaz rejimine ilişkin lehe değişiklikler, hüküm kesinleşmeden önce temyiz mahkemesince de uygulanır; (2) ikinci kez mükerrirlik artık koşullu salıverilmeye mutlak engel değildir. Kararın Rapor ve müddetname incelemelerinde önemi büyüktür, çünkü mükerrirlik kaydı taşıyan hükümlülerin infaz süresi bu değişiklikle doğrudan etkilenir.
Fethiye ağır ceza hükmü: teşebbüs cezası mükerrir rejimiyle çektirilecekti
Sanık hakkında Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesi, mağdura karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d-f, 35/2, 29 ve 58. maddeleri uyarınca hapis cezasına hükmetmiş; cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve bu nedenle koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar vermiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, teşebbüsün derecesini eleştiri konusu yaparak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Sanık müdafii temyizinde kastın ve somut delilin bulunmadığını, suçun yasal unsurlarının oluşmadığını ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Aynı zamanda sanığın eşi olan mağdur da sanık lehine temyiz isteminde bulunmuştur. Daire, duruşmalı inceleme talebini 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddederek dosyayı incelemiştir.
Eşin temyiz istemi reddedildi; hükümden sonraki lehe değişiklik gözetildi
Daire önce eşin temyiz yetkisini ele almıştır: mağdur sıfatı taşıyan sanığın eşi, 5271 sayılı Kanun'un 262/1. maddesi uyarınca sanık lehine hükmü temyiz etme hak ve yetkisine sahip değildir; bu istem 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereği reddedilmiştir.
Esasa ilişkin temyiz sebepleri yönünden Daire, yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yapıldığını, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığını, adli raporların yeterli olduğunu ve eylemin öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığını; suçta kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ve yaralanmanın boyutu karşısında suç vasfının doğru belirlendiğini belirtmiştir.
Kararın asıl ağırlık noktası infaz rejimidir. Daire, hükümden sonra yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesindeki "hükümlü koşullu salıverilmez" ibaresinin "birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır" şeklinde değiştirildiğini saptamış; "sanık lehine yapılan bu değişikliğin gözetilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında" ikinci kez mükerrirlik nedeniyle koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 322. maddesi uyarınca ilgili ibare hüküm fıkrasından çıkarılarak hüküm düzeltilmiş ve onanmıştır.
Hüküm fıkrası düzeltildi: cezanın tamamı kapalı kurumda çekilmeyecek
Kararın pratik sonucu nettir: ikinci kez mükerrir olan hükümlü, cezasının tamamını kapalı kurumda çekmek zorunda değildir; hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin birinci fıkrasındaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. Bu değişiklik 04.06.2025'ten sonra kesinleşen hükümler için doğrudan, daha önce kesinleşmiş hükümler için ise infaz aşamasında lehe kanun değerlendirmesiyle gündeme gelir; Daire bu kararında yalnızca henüz kesinleşmemiş bir hükmü düzeltmiştir.
İkinci sonuç usule ilişkindir: sanığın eşi, mağdur sıfatıyla dahi olsa sanık lehine temyiz edemez. Aile bireylerinin "lehe başvuru" yapma yetkisi 5271 sayılı Kanun'un 262. maddesinde sınırlı biçimde düzenlenmiştir ve eş bu kapsamda değildir.
Üçüncü olarak karar, suç vasfının belirlenmesinde Yargıtay'ın yerleşik ölçütlerini tekrar etmektedir: kullanılan aletin niteliği, hedef alınan bölge ve yaralanmanın boyutu birlikte değerlendirilerek öldürme kastı saptanır. Bu ölçütler kasten yaralama ile öldürmeye teşebbüs ayrımında infaz süresini doğrudan etkileyen vasıf tartışmasının çekirdeğidir.
Mükerrir kaydıyla kurulmuş hükümde müddetnameyi yeniden hesaplatın
Hakkınızda veya yakınınız hakkında "ikinci kez mükerrir" kaydıyla kurulmuş bir hüküm varsa, müddetnamenin 7550 sayılı Kanun sonrası duruma göre düzenlenip düzenlenmediğini kontrol etmek gerekir. Hüküm 04.06.2025'ten önce kesinleşmişse infaz savcılığından lehe kanun değerlendirmesi istenebilir; talep reddedilirse infaz hâkimliğine başvuru yolu açıktır. Müddetname hesaplama aracımız, tekerrür durumuna göre koşullu salıverilme tarihinin nasıl değiştiğini gösterir; infaz hâkimliği başvuru şablonu ise itiraz dilekçesinin çerçevesini sunar. Bu bilgiler genel niteliktedir; somut dosyanızın değerlendirilmesi için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.
İkinci kez mükerrirlerin infaz rejimi hakkında merak edilenler
İkinci kez mükerrir olan hükümlü artık koşullu salıverilebilir mi?
Evet. 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi değiştirilmiş; "hükümlü koşullu salıverilmez" ibaresi yerine birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağı hükmü getirilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi bu kararda değişikliği sanık lehine uygulamıştır.
Hüküm 7550 sayılı Kanun'dan önce verilmişse ne olur?
Karar, hükümden sonra yürürlüğe giren lehe değişikliğin temyiz aşamasında gözetilmesinin yasal zorunluluk olduğunu belirtmektedir. Kesinleşmiş hükümlerde ise değişiklik infaz aşamasında ele alınır; müddetnamenin yeni kurala göre düzenlenmesi talep edilebilir.
Sanığın eşi sanık lehine temyiz edebilir mi?
Hayır. Daire, mağdur konumundaki eşin 5271 sayılı Kanun'un 262/1. maddesi uyarınca sanık lehine temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığına karar vermiş ve bu istemi reddetmiştir.
Kararın tam metni
~4 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
1. Ceza Dairesi 2025/263 E. , 2026/2197 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2589 E., 2024/3968 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Mağdurun (sanığın eşi sıfatıyla) temyiz istemi yönünden: 12.12.2024 havale tarihli dilekçesi ile sanık lehine temyiz isteminde bulunan mağdurun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 262/1. maddesi uyarınca sanığın eşi sıfatıyla sanık lehine hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden: İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2024 tarihli ve 2024/138 Esas, 2024/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82/1-d-f, 35/2, 29, 58... . maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/2589 Esas, 2024/3968 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun teşebbüsün derecesi eleştiri konusu yapılmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın kastının ve atılı suçu işlediğine dair somut delilin bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayin edilmesi ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aletin nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ve yaralanmanın boyutu nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesinin eleştirisi ve düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Hükümden sonra 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinde yer alan "...durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." ibaresi "...durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır." şeklinde değiştirilmiş olup sanık lehine yapılan bu değişikliğin gözetilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında sanık hakkında yazılı şekilde ikinci kez mükerrir olması sebebiyle koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
-
Mağdurun (sanığın eşi sıfatıyla) temyiz istemi yönünden Atılı suçun mağduru olan sanığın eşinin, 5271 sayılı Kanun'un 262/1. maddesi uyarınca sanığın eşi sıfatıyla sanık lehine hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, mağdurun sanığın eşi sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,
-
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi koşullu salıverilme hükümleri yönünden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/2589 Esas, 2024/3968 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafta yer alan, "sanık hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla sanığın bu suçtan dolayı almış olduğu hapis cezasının infazında 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA," ibaresinin çıkartılması suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

8 Günlük Haksız Gözaltı İçin 800 TL Manevi Tazminat Yeterli mi? Yargıtay'ın Miktar Ölçütleri
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 30.03.2026

İstinaf Beraat Kararını Mahkûmiyete Çevirebilir mi? İkinci Kez Mükerrirde Ceza Nasıl İnfaz Edilir?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 25.03.2026

Temyizde İleri Sürülmese de Yargıtay Lehe İnfaz Değişikliğini Kendiliğinden Gözetir mi?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 25.03.2026

