Özet
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan mahkûm edilen ve ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında "cezanın infazında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ilişkin hüküm fıkrasını, sanık müdafii bu yönde bir temyiz sebebi ileri sürmemiş olmasına rağmen kendiliğinden gözeterek düzeltti. Sanık müdafiinin temyiz istemi yalnızca kast yokluğuna ve delil yetersizliğine dayanıyordu; Daire bu sebepleri 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddeleri çerçevesinde inceleyip yerinde görmedi. Ancak 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ikinci defa tekerrür hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağını belirterek, sanık hakkında koşullu salıverilmeye yer olmadığına karar verilemeyeceğini saptadı. Hüküm Tebliğname'ye aykırı olarak bozuldu; aykırılık 5271 sayılı Kanun'un 303/1-d maddesi kapsamında düzeltilebilir nitelikte olduğundan ilgili ibare 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden çıkarılarak hüküm onandı. Karar, mahkûmiyet yönünden sanık aleyhine, infaz rejimi yönünden sanık LEHİNE sonuç doğurmuştur. Karar 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
İnceleme
Temyiz sebeplerle sınırlı, ama lehe infaz değişikliği kendiliğinden gözetilir
Temyiz incelemesi kural olarak temyiz edenin gösterdiği sebeplerle sınırlıdır: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesi temyizin ancak hukuka aykırılık nedenine dayanabileceğini, 294. maddesi ise temyiz edenin bozma sebebini göstermek zorunda olduğunu düzenler. Bu karar, sanık müdafiinin yalnızca "kast yokluğu ve delil yetersizliği" ileri sürdüğü bir dosyada Yargıtay'ın, hükümden sonra yürürlüğe giren lehe infaz düzenlemesini kendiliğinden gözettiğini göstermektedir. Böylece kararın ilkesel değeri şudur: lehe kanun değişikliği, temyiz sebepleri arasında yer almasa bile, hüküm kesinleşmeden önce Yargıtay tarafından uygulanır.
Konu, 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişikliktir: ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması hâlinde artık "hükümlü koşullu salıverilmez" kuralı değil, birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. Yargıtay'ın farklı ceza daireleri bu değişikliği aynı biçimde uygulamaktadır; 2. Ceza Dairesinin hırsızlık dosyasında verdiği bu karar, kuralın suç türünden bağımsız olduğunu teyit eder.
Kahramanmaraş asliye ceza hükmünde ikinci defa mükerrire koşullu salıverilme yok
Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı hırsızlık suçundan mahkûm etmiş ve 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerini uygularken, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında "bu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin 108/3. maddesi gereğince uygulanmasına yer olmadığına" karar vermiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Sanık müdafii, hükmü kastın bulunmadığı ve mahkûmiyete yeter kesin delil olmadığı gerekçesiyle temyiz etmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Tebliğname'de onama görüşü bildirmiştir.
Temyiz çerçevesi çizildi, sonra hükümden sonraki lehe düzenleme uygulandı
Daire önce temyiz incelemesinin çerçevesini çizmiştir: 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddeleri uyarınca temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir ve temyiz eden bozma sebebini göstermek zorundadır. Sanık müdafiinin kast ve delil yetersizliğine ilişkin sebepleri dosya içeriğine göre yerinde görülmemiştir.
Buna karşılık Daire, 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrasını dikkate almıştır: ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. Bu düzenleme karşısında ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilemeyeceğinin gözetilmesi zorunludur. Daire bu hususu bozma sebebi saymış ve sanık müdafiinin temyiz istemini "bu itibarla" yerinde görmüştür; yani bozma, ileri sürülen sebeplerden değil, Yargıtay'ın kendiliğinden gözettiği lehe düzenlemeden kaynaklanmıştır.
Aykırılık 5271 sayılı Kanun'un 303/1-d maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğundan Daire, ilk derece mahkemesi kararının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden koşullu salıverilmeye yer olmadığına dair kısmı çıkarmış ve hükmü düzelterek onamıştır. Karar Tebliğname'deki onama görüşüne bu yönüyle aykırı düşmüştür.
Cezanın tamamını kapalı kurumda çekme uygulaması bu dosyada sona erdi
Kararın uygulamadaki ilk etkisi infaz hesaplamasına ilişkindir. İkinci defa mükerrir olan hükümlünün cezasının tamamını kapalı kurumda çekmesi gerektiği yönündeki eski uygulama, 7550 sayılı Kanun'la sona ermiştir; hüküm fıkrasında hâlâ "koşullu salıverilmeye yer olmadığına" ibaresi bulunan dosyalarda bu ibare temyiz aşamasında çıkarılmakta, kesinleşmiş dosyalarda ise infaz aşamasında lehe kanun değerlendirmesi gündeme gelmektedir. İnfaz hesaplama aracımız tekerrür seçeneğiyle koşullu salıverilme tarihini bu çerçevede gösterir.
İkinci etki usule ilişkindir. Temyiz dilekçesinde infaz rejimine değinilmemiş olması, sanığın bu haktan yoksun kalmasına yol açmamıştır; Yargıtay lehe düzenlemeyi kendiliğinden uygulamıştır. Bununla birlikte savunmanın temyiz dilekçesinde hukuki yöne ilişkin sebepleri açıkça göstermesi 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesinin gereğidir ve incelemenin kapsamını belirler; istinaf ve temyiz kanun yolu rehberi bu sınırlamayı açıklamaktadır.
Üçüncü etki, düzeltilerek onama tekniğidir: aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinde Yargıtay hüküm fıkrasını kendisi düzeltir; dosya yerel mahkemeye yalnızca infaz için döner ve yargılama uzamaz.
Hüküm kesinleşmediyse infaz fıkrasının düzeltilmesini temyizde isteyin
Hakkınızda tekerrür hükümleri ikinci kez uygulanmış ve hükümde koşullu salıverilmeye yer olmadığı yazılmışsa, hüküm henüz kesinleşmemişse bu husus temyiz aşamasında kendiliğinden düzeltilebilir; kesinleşmişse müddetnamenin 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin değişik 3. fıkrasına göre yeniden düzenlenmesi için infaz savcılığına başvurabilir, ret hâlinde infaz hâkimliği başvuru şablonu ile itiraz edebilirsiniz. Müddetname hesaplama sayfamız koşullu salıverilme tarihinin nasıl kontrol edileceğini anlatır. Bu bilgiler genel niteliktedir; dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.
Kendiliğinden gözetilen lehe düzenleme hakkında merak edilenler
Temyiz dilekçesinde belirtilmeyen bir lehe düzenleme Yargıtay'da uygulanır mı?
Bu kararda uygulanmıştır. Sanık müdafii yalnızca kast ve delil yetersizliği ileri sürmüşken Daire, hükümden sonra yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun değişikliğini kendiliğinden gözeterek hüküm fıkrasını düzeltmiştir.
İkinci defa mükerrir olan hırsızlık hükümlüsü koşullu salıverilebilir mi?
Evet. 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 7550 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası uyarınca ikinci defa tekerrür hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır; "koşullu salıverilmeye yer olmadığına" karar verilemez.
Yargıtay hükmü neden bozup dosyayı geri göndermedi?
Aykırılık 5271 sayılı Kanun'un 303/1-d maddesi kapsamında düzeltilebilir nitelikte olduğundan Daire, ilgili ibareyi hüküm fıkrasından çıkararak hükmü düzeltip onamış; yeniden yargılamaya gerek görmemiştir.
Kararın tam metni
~2 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
2. Ceza Dairesi 2024/1801 E. , 2026/4992 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2796 E., 2023/2667 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; "Kast yokluğu ve mahkumiyete elverişli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil olmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alınarak, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilemeyeceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 07.12.2023 tarihli ve 2022/2796 E., 2023/2667 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303/1-d maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2022 tarihli ve 2022/206 E., 2022/798 Karar sayılı kararının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden "sanık hakkında bu suçtan dolayı almış olduğu bu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin TCK 58... sayılı kanunun 108/3. maddesi gereğince uygulanmasına yer olmadığına," ilişkin kısmın çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 7.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

İstinaf Beraat Kararını Mahkûmiyete Çevirebilir mi? İkinci Kez Mükerrirde Ceza Nasıl İnfaz Edilir?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 25.03.2026

İkinci Kez Mükerrir Hükümlü Koşullu Salıverilmeden Yararlanabilir mi? (7550 Sonrası)
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 25.03.2026

Öldürmeye Teşebbüste Eksik Adli Rapor ve TCK 62 İndirimi Bozma Sebebi midir?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 25.03.2026

