Özet
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin kasten yaralama suçundan verdiği beraat kararının bölge adliye mahkemesince duruşmalı inceleme sonucunda kaldırılarak sanığın 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmü, tek bir düzeltmeyle onadı. Daire, eylemin mağdurun aşamalardaki beyanları ve raporla saptandığını, zincirleme suç ve ağırlaştırıcı nedenlerin koşullarının oluşmadığını, takdiri indirimin yasal ve yeterli gerekçeyle uygulandığını ve cezanın eylemle orantılı olduğunu belirterek hem sanığın hem de katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerini reddetti. Buna karşılık, hükümden sonra 04.06.2025'te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinde yapılan değişikliği gözeterek, ikinci kez mükerrir sanık hakkında "koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ilişkin ibareyi hüküm fıkrasından çıkardı. Karar, esas yönünden sanık ALEYHİNE (mahkûmiyet onandı), infaz rejimi yönünden sanık LEHİNE sonuç doğurmuştur: ikinci kez mükerrir hükümlü artık koşullu salıverilme hakkından tümüyle yoksun bırakılmamaktadır. Katılan kurumun üst sınırdan ceza ve zincirleme suç talepleri de reddedilmiştir; Daire, cezanın eylemle orantılı ve takdiri indirimin gerekçeli olduğunu vurgulamıştır. Karar 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
İnceleme
İlk derecede beraat, istinafta beş ay hapis: iki soru tek dosyada
Bu karar, ceza yargılamasında iki farklı soruyu aynı dosyada cevaplamaktadır. Birincisi usule ilişkindir: ilk derece mahkemesi sanığı beraat ettirmişken bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırıp doğrudan mahkûmiyet hükmü kurabilir mi? Daire, 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme sonucunda aynı Kanun'un 280/2. maddesi gereğince ilk derece kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasında hukuka aykırılık görmemiştir. Bu, istinafın yalnızca "bozan" değil, delilleri duruşmada yeniden değerlendirerek "hükmü kuran" bir kanun yolu olduğunu teyit eder.
İkincisi infaza ilişkindir: ikinci kez mükerrir olan hükümlü koşullu salıverilebilir mi? Karar tarihine kadar uygulanan 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi buna izin vermiyordu. 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi bu hükmü değiştirmiş ve ikinci kez mükerrir için de birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağını öngörmüştür. Daire, hükümden sonra yürürlüğe giren bu lehe değişikliği kendiliğinden uygulamış ve hüküm fıkrasını düzeltmiştir. Kısa süreli bir hapis cezasında (5 ay) dahi bu düzeltmenin yapılması, kuralın istisnasız uygulandığını göstermektedir.
Hopa asliye ceza beraat verdi, bölge adliye duruşma açıp mahkûm etti
Sanık hakkında mağdura karşı kasten yaralama suçundan açılan davada Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı vermiştir. Cumhuriyet savcısı ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi duruşma açmış, ilk derece kararını kaldırmış ve sanığı 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırmış; cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiştir.
Sanık temyizinde eksik inceleme bulunduğunu ve suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığını; katılan kurum vekili ise alt sınırdan ceza verilmesinin ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, üst sınırdan ceza verilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Mağdurun aşamalardaki beyanı ve rapor eylemi saptamaya yetti
Daire, yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygun yapıldığını, iddia ve savunmaların yeterli delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığını, hükme esas alınan raporların yeterli olduğunu ve eksik inceleme bulunmadığını saptamıştır. Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, mağdurun aşamalarda alınan beyanları, mağdura ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamıyla belirlenmiştir. Katılan kurumun talepleri yönünden Daire, zincirleme suç hükümleri ile cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren diğer nedenlerin uygulanma koşullarının oluşmadığını; takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulandığını ve cezanın eylemle orantılı olduğunu belirtmiştir. Böylece her iki tarafın temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Hükümdeki tek hukuka aykırılık infaz rejimindedir. Daire, 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesindeki "hükümlü koşullu salıverilmez" ibaresinin "birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır" şeklinde değiştirildiğini; sanık lehine yapılan bu değişikliğin gözetilmesinin yasal zorunluluk olduğunu belirtmiştir. Aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasındaki "koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresi çıkarılarak hüküm düzeltilmiş ve onanmıştır.
Tek düzeltmeyle onama: mükerrir infaz fıkrası yeni kanuna uyarlandı
Kararın ilk pratik sonucu, ilk derecede beraat eden sanığın istinaf aşamasında mahkûm olabileceğidir. Bölge adliye mahkemesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesi çerçevesinde duruşma açarak delilleri yeniden değerlendirir ve ilk derece kararını kaldırıp kendi hükmünü kurabilir; Yargıtay bu hükmü yalnızca hukuka uygunluk yönünden denetler. Bu nedenle beraat kararına karşı yapılan aleyhe istinaf başvurularında savunmanın istinaf duruşmasına hazırlıklı gitmesi gerekir; istinaf kanun yolu rehberi bu sürecin adımlarını açıklar.
İkinci sonuç, tekerrür kaydı olan hükümlüler için önemlidir. Karar, ikinci kez mükerrirlik hâlinde koşullu salıverilmenin tümüyle kapatılmadığını, birinci fıkradaki sürelerin uygulanacağını teyit eder. Kısa süreli hapis cezalarında bile bu fark, cezanın tamamının kapalı kurumda geçip geçmeyeceğini belirler; infaz hesaplama aracımız tekerrür seçeneğiyle bu farkı gösterir.
Üçüncü olarak karar, takdiri indirim ve zincirleme suç gibi ceza miktarına ilişkin itirazların, ilk derece veya istinaf mahkemesinin gerekçeli takdiri yerinde ve yeterli olduğunda Yargıtay'da sonuç vermeyeceğini hatırlatmaktadır.
Beraatınıza karşı savcı ya da katılan istinafa gittiyse savunmayı yeniden kurun
Beraat kararınıza karşı Cumhuriyet savcısı veya katılan istinafa başvurmuşsa, bölge adliye mahkemesinin duruşma açıp yeni bir hüküm kurabileceğini bilerek savunmanızı hazırlamanız gerekir. Hakkınızda "ikinci kez mükerrir" kaydıyla kesinleşmiş bir hüküm varsa ve müddetnamede koşullu salıverilme tarihi hiç gösterilmiyorsa, 7550 sayılı Kanun sonrası durumun gözetilmesi için infaz savcılığına başvurulabilir; sonuç alınamazsa infaz hâkimliği başvuru şablonu yol gösterir. Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.
İstinafta mahkûmiyet ve mükerrir infazı hakkında merak edilenler
İstinaf mahkemesi beraat kararını kaldırıp mahkûmiyet verebilir mi?
Evet. Karara göre bölge adliye mahkemesi, 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı inceleme yaparak aynı Kanun'un 280/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldırabilir ve mahkûmiyet hükmü kurabilir. Yargıtay bu hükmü hukuka uygunluk yönünden denetler.
İkinci kez mükerrir olan hükümlü koşullu salıverilebilir mi?
Evet. 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi değiştirilmiş; ikinci kez mükerrirler için birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Daire bu değişikliği hükümden sonra yürürlüğe girmesine rağmen sanık lehine uygulamıştır.
Katılanın "üst sınırdan ceza verilsin" talebi Yargıtay'da kabul edilir mi?
Bu dosyada edilmemiştir. Daire, takdiri indirimin yasal ve yeterli gerekçeyle uygulandığını, zincirleme suç ve ağırlaştırıcı nedenlerin koşullarının oluşmadığını ve cezanın eylemle orantılı olduğunu belirterek katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerini reddetmiştir.
Kararın tam metni
~3 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
1. Ceza Dairesi 2026/1243 E. , 2026/2198 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2443 E., 2024/294 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli ve 2021/419 Esas, 2023/401 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında mağdura karşı kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2023/2443 Esas, 2024/294 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla, sanık hakkında mağdura karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanığın temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme bulunduğuna, atılı suçu işlemediğine, cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığına ilişkindir.
-
Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; alt sınırdan ceza verilmesinin ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın üst sınırdan ve ağırlaştırıcı nedenler gözetilerek cezalandırılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin mağdurun aşamalarda alınan beyanları, mağdura ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamı ile saptandığı, zincirleme suç hükümleri ile cezanın ağırlaştırılmasını gerektirir diğer nedenlerin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Hükümden sonra 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinde yer alan "...durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." ibaresi "...durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır." şeklinde değiştirilmiş olup sanık lehine yapılan bu değişikliğin gözetilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında sanık hakkında yazılı şekilde ikinci kez mükerrir olması sebebiyle koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi koşullu salıverilme hükümleri yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2023/2443 Esas, 2024/294 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafta yer alan, "sanık hakkında ikinci defa tekerrür hükümleri uygulandığından sanık hakkında 5275 sayılı yasanın 108/3 maddesi gereğince koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına," ibaresinin çıkartılması suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Birden Fazla Kişiye Ruhsatsız Silah Satmak Zincirleme Suç mu, Tek Suç mu?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 20.01.2026

8 Günlük Haksız Gözaltı İçin 800 TL Manevi Tazminat Yeterli mi? Yargıtay'ın Miktar Ölçütleri
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 30.03.2026

İkinci Kez Mükerrir Hükümlü Koşullu Salıverilmeden Yararlanabilir mi? (7550 Sonrası)
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 25.03.2026

