Özet
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü iki noktada düzelterek onadı. Birincisi ceza artırımına ilişkindir: sanıkta ele geçen uyuşturucu maddenin niteliği 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesindeki artırımı gerektirmekle birlikte, ticaretin 188/4-b maddesinde sayılan okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerlere 200 metreden yakın mesafede yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığı hâlde mahkeme "sehven" b bendindeki artırımı da uygulamıştı. Daire bu artırımı hüküm fıkrasından çıkararak yalnızca 188/4-a artırımını bıraktı. İkincisi hak yoksunluklarına ilişkindir: mahkeme, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararına yanlış anlam vererek 5237 sayılı Kanun'un 53/1-b maddesini uygulamamış; hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun değişiklikleri de gözetilmemişti. Daire, 53. maddenin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun sonrası duruma göre uygulanmasına karar verdi. Her iki husus da yeniden duruşma gerektirmediğinden hüküm 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilerek onandı; diğer temyiz itirazları reddedildi. Karar, artırımın kaldırılması yönünden sanık LEHİNEDİR; mahkûmiyet ise kesinleşmiştir. Karar 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
İnceleme
Uyuşturucu ticaretinde iki ayrı artırım: maddenin niteliği ve yerin yakınlığı
Uyuşturucu madde ticareti suçunda 5237 sayılı Kanun m.188/4 iki ayrı artırım nedeni öngörür: (a) bendinde maddenin niteliği (eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri gibi), (b) bendinde ise suçun okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tesislere 200 metreden yakın mesafede işlenmesi. Her iki artırım da cezayı yarı oranında artırır ve birlikte uygulandığında sonuç ceza ciddi biçimde yükselir. Bu karar, (b) bendindeki artırımın "yer" unsurunun dosyada delille ispatlanması gerektiğini; delil yokken artırımın "sehven" uygulanmasının bozma sebebi olduğunu ortaya koymaktadır.
Kararın ikinci önemi, uzun süre sonra temyiz incelemesine gelen eski tarihli hükümlerde hak yoksunluklarının nasıl düzeltileceğine ilişkindir. 2016 tarihli hükümde mahkeme, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararına yanlış anlam vererek 5237 sayılı Kanun m.53/1-b'yi hiç uygulamamıştır; Daire, iptal kararı ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun değişiklikleri çerçevesinde hak yoksunluğu fıkrasını yeniden yazmıştır. Her iki düzeltme de duruşma gerektirmediğinden hüküm bozulmuş ancak 1412 sayılı Kanun m.322 uyarınca düzeltilerek onanmıştır.
Ele geçen madde artırımı gerektiriyordu; okul yakınlığı ise ölçülmemişti
Sanık, ağır ceza mahkemesinin 2016 tarihli kararıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilmiştir. Mahkeme, ele geçen maddenin niteliği nedeniyle 5237 sayılı Kanun m.188/4-a artırımını uygulamış; ayrıca hüküm fıkrasında ve gerekçenin son paragrafında "TCK 188/4-a-b" ibaresine yer vererek (b) bendindeki 200 metre artırımını da uygulamıştır. Oysa dosyada ticaretin (b) bendinde sayılan yerlere 200 metreden yakın mesafede yapıldığına dair delil bulunmamaktadır. Hak yoksunlukları yönünden ise mahkeme, Anayasa Mahkemesinin iptal kararını yanlış yorumlayarak 5237 sayılı Kanun m.53/1-b'yi uygulamamıştır. Hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı düzeltilerek onama görüşü bildirmiştir.
Yerin yakınlığı keşif ya da ölçümle saptanmadan artırım uygulanamaz
Daire, yargılama işlemlerinin kanuna uygun yapıldığını, iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığını, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığını ve suç vasfı ile yaptırımların belirtilen hususlar dışında doğru belirlendiğini kabul ederek diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir.
İki hukuka aykırılık saptanmıştır. Birincisi, ele geçen maddenin niteliğine göre 5237 sayılı Kanun m.188/4-a artırımının koşulları bulunmakla birlikte, ticaretin 188/4-b'de sayılan yerlere 200 metreden yakın mesafede yapıldığına dair delil bulunmadığı hâlde (b) bendindeki artırımın da "sehven" uygulanmasıdır. İkincisi, 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun m.53/1-b'nin uygulanmaması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun değişikliklerinin gözetilmemesidir.
Bu hususlar bozmayı gerektirmiş; ancak yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı Kanun m.322 uyarınca düzeltilmeleri mümkün olduğundan Daire, "TCK 188/4-a-b" ibaresini "TCK'nın 188/4-a" olarak değiştirmiş ve hak yoksunluğu fıkrasını iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun sonrası duruma göre 53. maddenin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması şeklinde yeniden yazarak hükmü Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle düzeltip onamıştır.
Düzelterek onama: iki yüz metre artırımı hükümden çıkarıldı
Kararın ilk sonucu, 200 metre artırımının ispat yüküne ilişkindir: (b) bendinin uygulanabilmesi için ticaretin yapıldığı yerin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tesislere olan mesafesinin dosyada somut delille (keşif, ölçüm tutanağı, kroki) ortaya konması gerekir. Böyle bir delil yoksa artırım uygulanamaz; uygulanmışsa temyizde kaldırılır. Bu sonuç, 188/4-a artırımıyla birlikte ceza hesaplanan dosyalarda önemli bir ceza farkı doğurur; uyuşturucu ticaretinde ceza aralıkları için uyuşturucu suçundan kaç yıl yatar sayfamıza bakabilirsiniz.
İkinci sonuç, hak yoksunluklarının güncel duruma göre düzeltilmesidir: Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun değişiklikleri, 5237 sayılı Kanun m.53'ün uygulanma biçimini değiştirmiştir; eski tarihli hükümlerde bu fıkra temyiz aşamasında yeniden yazılmaktadır.
Üçüncü sonuç, düzelterek onama tekniğine ilişkindir: aykırılık duruşma gerektirmiyorsa Yargıtay hükmü kendisi düzeltir ve dosya yeniden yargılama için geri dönmez; ceza kesinleşir ve infaz aşamasına geçilir. Sonuç cezanın koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihleri infaz hesaplama aracımızla, 5237 sayılı Kanun m.188 suçlarına özgü oranla hesaplanabilir.
Dosyanızda mesafe artırımı varsa keşif ve ölçüm tutanağını arayın
Uyuşturucu madde ticareti dosyanızda 5237 sayılı Kanun m.188/4-b artırımı uygulanmışsa, ticaretin yapıldığı yerin sayılan tesislere 200 metreden yakın olduğunun keşif veya ölçümle saptanıp saptanmadığını kontrol edin; delil yoksa artırım temyizde kaldırılır. Eski tarihli hükümlerde hak yoksunluğu fıkrasının Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'a göre yazılıp yazılmadığı da temyiz sebebi olabilir. Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.
Okul yakınında uyuşturucu ticareti artırımı hakkında sık sorulan sorular
200 metre artırımı için ne tür delil gerekir?
Karara göre ticaretin 5237 sayılı Kanun m.188/4-b'de sayılan yerlere 200 metreden yakın mesafede yapıldığına dair dosyada delil bulunmalıdır; delil yokken artırımın uygulanması hukuka aykırıdır ve Daire bu artırımı hüküm fıkrasından çıkarmıştır.
188/4-a ve 188/4-b artırımları birlikte uygulanabilir mi?
Koşulları ayrı ayrı ispatlanmışsa evet. Bu dosyada (a) bendinin koşulları bulunduğundan o artırım korunmuş, (b) bendi ise delil bulunmadığından kaldırılmıştır.
Yargıtay hükmü neden bozup geri göndermedi?
Her iki aykırılık da yeniden duruşma yapılmasını gerektirmediğinden Daire, 1412 sayılı Kanun m.322 uyarınca hükmü kendisi düzelterek onamıştır.
Kararın tam metni
~2 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
10. Ceza Dairesi 2021/12345 E. , 2026/2259 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/59 E., 2016/100 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
-
Somut olayda, sanıkta ele geçen uyuşturucu maddenin niteliğine göre, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesi uyarınca artırım uygulanma koşulları bulunmakla birlikte, uyuşturucu madde ticaretinin yapıldığı yerin, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinde sayılan yerlere 200 metreden yakın mesafede olduğuna dair delil bulunmadığı halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a bendindeki artırım nedeni yanında, "sehven" aynı fıkranın b bendindeki artırım nedeninin de uygulanması,
-
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak hükümden önce yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmaması ile hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
-
Hükmün ikinci paragrafında ve gerekçe kısmının son paragrafında yer alan "TCK 188/4-a-b" ibaresinin çıkarılarak, yerine "TCK'nın 188/4-a" ibaresinin yazılması,
-
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına," ibarelerinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Öldürmeye Teşebbüste Eksik Adli Rapor ve TCK 62 İndirimi Bozma Sebebi midir?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 25.03.2026

Beraatle Sonuçlanan 586 Günlük Tutukluluk İçin Ne Kadar Manevi Tazminat Alınabilir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 25.03.2026

Okula 206 Metre Mesafede Uyuşturucu Satışında "200 Metre" Artırımı Uygulanır mı?
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 26.02.2026

