İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Tarla çitinin üzerinden geçmeyi sağlayan ahşap basamaklı geçit

Geçit Hakkı Güzergâhı Nasıl Seçilir, Bedel Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, geçit hakkında güzergâhın en az zarar ilkesiyle seçilmesini ve bedelin hüküm tarihine yakın değerle hesaplanmasını aradı.

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas/Karar
2026/2329 2026/2795
Karar tarihi
18.05.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
5 Ekim 2026
6 dk
okuma

Özet

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, yola çıkışı bulunmayan bir parsel için komşu kooperatif arsası üzerinden kurulan geçit hakkına ilişkin hükmü bozmuştur. Karar, geçit yükünü taşıyan taşınmaz maliki lehine niteliktedir; güzergâh seçimine yönelik itirazlar karşılık bulmamış, ancak malike ödenecek bedelin hesaplanma biçimi hatalı bulunmuştur. Daire, geçit isteğinin önce önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu yolla ihtiyaç karşılanamıyorsa en az zarar görecek olana yöneltileceğini; ihtiyacın davacının öznel isteğine göre değil nesnel ölçütlerle belirleneceğini ve aleyhine geçit kurulan taşınmazın bölünmemesine özen gösterileceğini hatırlatmıştır. Bedel yönünden ise dava 2012 yılında açılmış, bilirkişi raporu geçit alanının değerini keşif tarihinde 77.600 TL, dava tarihinde 4.420,74 TL olarak hesaplamış ve mahkeme düşük tutarı esas almıştı. Daire, aradan geçen uzun süre karşısında hüküm tarihine yakın değerin esas alınması gerektiğini; geçidin parseli ikiye bölmesi nedeniyle oluşacak değer azalmasının da araştırılıp bedele eklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar, uzun süren geçit davalarında yükümlü malikin mülkiyet kaybının güncel değerle karşılanması gerektiğini gösteren yol gösterici bir bozma kararıdır.

İnceleme

Yola çıkışı olmayan parsele komşunun hangi sırayla ve ne karşılığında katlanacağı

Genel yola bağlantısı bulunmayan bir arsanın maliki için geçit hakkı, çoğu zaman taşınmazı kullanılabilir kılmanın tek yoludur. Aynı dava, yükü taşıyacak komşu için mülkiyetinin bir bölümünün kalıcı olarak başkasının kullanımına açılması anlamına gelir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18 Mayıs 2026 tarihli kararı bu iki tarafın çatıştığı iki noktayı birlikte ele alıyor: güzergâhın hangi ölçütle seçileceği ve yükümlü malike ödenecek bedelin hangi tarihteki değere göre belirleneceği.

Kararın yol gösterici yanı, uzun süren geçit davalarında sık görülen bir hatayı açıkça bozma sebebi saymasıdır. Dava tarihindeki değerle hesaplanan bedel, aradan geçen yıllar boyunca taşınmazın değerindeki artışı karşılamaz. Daire, bu durumda karar tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmasını ve geçit nedeniyle ikiye bölünen parselde oluşan değer kaybının da bedele eklenmesini aramıştır. Paylaşma ya da satış yoluyla bölünen taşınmazlarda yol yükümlülüğünün kime düştüğü sorusu, ortaklığın giderilmesi davası sonrasında da sık karşılaşılan bir uyuşmazlık kaynağıdır.

Kooperatif arsasından istenen geçit on dört yılda üç kez Yargıtay önüne geldi

Davacı, yola çıkışı bulunmayan parseline yapı ruhsatı almak için belediyeye başvurmuş; belediye inşaatın başlayabilmesini komşu parselin kamulaştırılmasına ya da mahkeme kararıyla geçit hakkı alınmasına bağlamıştı. Komşu parsel bir konut yapı kooperatifine aitti. Davacı 2012 yılında, imar planında yol olarak görünen güzergâh üzerindeki bu parselden trafik akışına uygun bir geçit tesis edilmesini istedi; davalılar davanın reddini savundu.

Asliye hukuk mahkemesi 2014 yılında 3,88 metrekarelik bir alan üzerinde üç metre genişliğinde geçit kurdu. Kapatılan 14. Hukuk Dairesi bu kararı 2015 yılında eksik inceleme gerekçesiyle bozdu. Bozmaya uyan mahkeme 2021 yılında iki ayrı parsel üzerinden başka bir alternatifle geçit kurdu. 7. Hukuk Dairesi 2023 yılında bu kararı da bozdu; Karayolları Bölge Müdürlüğü bilirkişi raporundaki alternatiflerin hiçbirinden karayoluna bağlantıyı trafik güvenliği açısından uygun görmemişti.

Yeniden yapılan keşif ve 2024 tarihli fen bilirkişisi raporuyla beş alternatif değerlendirildi. Birinci alternatif küçük, ikincisi can ve mal güvenliğine aykırı, üçüncü ve dördüncüsü arazi yapısı nedeniyle ekonomik bulunmadı. Mahkeme beşinci alternatifi en elverişli güzergâh olarak kabul etti, davacının depo ettiği bedel üzerinden davayı kısmen kabul etti ve geçit kurulmayan parsellerin malikleri hakkındaki davayı reddetti. Kooperatif, geçidin başka parseller üzerinden kurulması gerektiğini, parselinin ikiye bölüneceğini, kot farkı nedeniyle geçidin fiilen kullanılamayacağını ve belediyenin ileride imar uygulaması yapacağını ileri sürerek kararı temyiz etti.

Güzergâhı davacının isteği değil önceki yol durumu ve en az zarar belirler

Daire önce geçit ihtiyacının iki görünümünü ayırmıştır. Genel yola hiç bağlantısı olmayan taşınmazda mutlak geçit ihtiyacı ya da geçit yoksunluğu, yolu bulunsa da bu yolla ihtiyacı karşılanamayan taşınmazda nispi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği söz konusudur. Her iki hâlde de amaç, taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısını sağlamaktır.

Güzergâh seçiminde Daire, TMK m.747/2 hükmünün kurduğu sırayı hatırlatmıştır: geçit isteği önce önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu yolla ihtiyaç karşılanamıyorsa geçit kurulmasından en az zarar görecek olana yöneltilir. Gerekçede geçit hakkının bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan aldığı vurgulanmış; ihtiyacın nedeni, taşınmazın niteliği ve ihtiyacın hangi araçlarla karşılanacağı davacının öznel isteğine göre değil nesnel ölçütlere göre belirlenmelidir. Taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılmasındaki genel ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi de bu değerlendirmenin parçasıdır.

Daire, aleyhine geçit kurulan taşınmazın bölünerek kullanım bütünlüğünün bozulmamasını ayrı bir ölçüt olarak saymış; başka türlü geçit kurulması mümkün değilse bunun gerekçesinin kararda açıkça gösterilmesini aramıştır. Bedel yönünden ise yükümlü malike ödenecek tutarın uzman bilirkişilerce nesnel ölçütlerle belirlenmesi ve hükümden önce depo ettirilmesi gerekir. Bedel tespiti ile hüküm arasında uzun süre geçmiş ya da yörede taşınmaz değerini artıran değişiklikler olmuşsa, Daire hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmasını hem mülkiyeti kısıtlanan malikin mağduriyetini önlemenin hem de hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçmenin gereği olarak görmüştür.

Dava tarihindeki değerle kurulan hüküm bölünmeden doğan kayıp hesaplanmadan bozuldu

Dosyadaki 2024 tarihli inşaat bilirkişisi raporu, 3,88 metrekarelik geçit alanının bedelini keşif tarihi itibarıyla 77.600 TL, dava tarihi itibarıyla 4.420,74 TL olarak belirlemişti. Mahkeme hükmü dava tarihindeki değere dayandırmıştı. Daire, aradan geçen sürenin taşınmaz değerinde önemli bir değişim yaratabilecek uzunlukta olduğunu gözeterek karar tarihine yakın değerin esas alınması gerektiğini belirtmiştir.

Bozmanın ikinci dayanağı bölünmedir. Geçit kurulmasıyla kooperatife ait parselin ikiye bölüneceği anlaşıldığından, bilirkişi raporunda taşınmazda değer azalması olup olmadığının değerlendirilmesi, azalma varsa bu tutarın geçit bedeline eklenerek depo ettirilmesi gerekirken bu yapılmamıştı. Kooperatifin güzergâha, kot farkına ve imar uygulamasına ilişkin diğer temyiz itirazları ise yerinde görülmemiş; hüküm oy birliğiyle bozulmuştur.

Ortaya çıkan tablo, güzergâh yönünden kooperatifin itirazlarının karşılık bulmadığı, buna karşılık bedelin yeniden hesaplanacağı bir yargılamadır. Kararın etkisi, yükü taşıyan malike ödenecek tutarın yargılamanın uzunluğu nedeniyle değer yitirmesinin önüne geçmesidir.

Bedel raporunun tarihi ve bölünen parselin değer kaybı dosyada izlenmelidir

Geçit davası yıllara yayıldığında, bedel tespitinin hangi tarihe göre yapıldığı her rapor geldiğinde ayrıca kontrol edilmelidir. Keşif ile hüküm arasında uzun bir süre geçmişse ya da bölgede imar değişikliği, yol yapımı gibi değer artırıcı gelişmeler olmuşsa, yükümlü malik açısından güncel değer tespiti talep edilmesi gerekir. Uygulamada sık karşılaşılan bir eksiklik, bilirkişi raporunun yalnız geçit şeridinin metrekare değerini hesaplayıp parselin geri kalanında oluşan değer kaybını hiç ele almamasıdır.

Davacı tarafın ise alternatif güzergâhları değerlendiren fen raporunun her alternatif için gerekçe taşımasına özen göstermesi gerekir. Bu kararda Karayolları görüşü ve arazi yapısına ilişkin tespitler, beşinci alternatifin seçilmesini Yargıtay denetiminden geçirmiştir. Önceki mülkiyet ve yol durumu, özellikle taşınmaz paylaşma ya da satışla bölünmüşse, tapu kayıtları ve kadastro geçmişiyle belgelenmelidir; bu kayıtların nasıl okunacağına tapu iptali ve tescil davası üzerine yazımızda değinilmiştir.

Geçit güzergâhı ve bedeli üzerine sık sorulan sorular

Geçit hakkı hangi komşudan istenir?

Kanun önce önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuyu gösterir; bu yolla ihtiyaç karşılanamıyorsa geçit kurulmasından en az zarar görecek komşuya başvurulur. Daire bu seçimin davacının tercihine göre değil, taşınmazların niteliği ve nesnel ölçütlerle yapılacağını vurgulamıştır.

Geçit bedeli dava tarihindeki değere göre mi ödenir?

Bu kararda Daire, bedel tespiti ile hüküm arasında uzun süre geçmişse hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmasını aramıştır. Dava tarihindeki 4.420,74 TL yerine keşif tarihindeki 77.600 TL'lik değerin gündeme gelmesi, farkın ne kadar büyük olabileceğini göstermektedir.

Geçit parseli ikiye bölüyorsa malik ek bir bedel isteyebilir mi?

Daire, geçit nedeniyle ikiye bölünen parselde değer azalması olup olmadığının bilirkişiye inceletilmesini ve azalma varsa bu tutarın geçit bedeline eklenmesini aramıştır. Bölünmeden kaçınmanın mümkün olmadığı durumlarda bunun gerekçesinin kararda açıkça gösterilmesi de ayrı bir şarttır.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.

Kararın tam metni

~7 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

7. Hukuk Dairesi         2026/2329 E.  ,  2026/2795 K. "İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/213 E., 2025/339 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Kooperatif vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... ilçesi, ... Mevkii, 2299 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu parselin yola çıkışının olmadığını, taşınmaza imar inşaat ruhsatı alabilmesi için belediyeye müracaatında belediyenin vermiş olduğu 08.12.2011 tarih ve 2011/12 kararı ile dava konusu parselin belediye tarafından düzenlenen 27.12.2010 tarih ve 25/10 sayılı yapı ruhsatının 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek, ... numaralı parselin kamulaştırılmasına veya ... numaralı parsel malikinin mahkeme kararı ile geçit hakkı alınması sonucu inşaatın başlamasına demek sureti ile yolun tesisi için inşaatının beklemekte olduğunu, ... no.lu parselin ... konut yapı kooperatifi adına kayıtlı olduğunu, bu durumun kooperatifin yönetim kurulu kişilerine iletildiğini, tüm bu nedenlerle yolu olmayan ... numaralı parselin imar planında yol olan güzergah üzerindeki ... numaralı parselden trafik akışına uygun yeterli geçit tesisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2014 tarihli ve 2012/116 Esas, 2014/60 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacıya ait 2299 parsel numaralı taşınmazın fen bilirkişilerinin 06/08/2013 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde sarı çizgi ile işaretli (A) alternatifi olarak yer alan 3,88 m²'lik kısmın, 2258 parsel (yeni parsel No:1 81... parsel) aleyhine ve 2299 parsel (yeni parsel No:1 81... parsel) lehine 3 m genişliğinde geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunulması üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 14.12.2015 tarih ve 2015/15475 Esas, 2015/1155 Karar sayılı ilamında; eksik inceleme ve araştırma yapıldığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
  2. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 30.11.2021 tarihli 2016/311 Esas, 2021/445 Karar sayılı kararıyla; davacıya ait Bartın ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1 81... parsel lehine, 1 81... parsel ve 1 81... parsel aleyhine 03/07/2017 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide yer alan 2. alternatif olarak gösterilen 1 81... parsel üzerinde G ile gösterilen 43.62 m²'lik alanda ve 1 81... parsel üzerinde H ile gösterilen 4.16 m²'lik alanda geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.06.2023 tarihli 2023/1 76... /3455 Karar sayılı ilamıyla; Karayolları 15. Bölge Müdürlüğünün 29.03.2021 tarihli yazısında bilirkişi raporunda belirtilen tüm alternatif güzergahlardan karayoluna bağlantı yapılmasının trafik güvenliği açısından Bölge Müdürlüğünce uygun görülmediği belirtilmiş olup, mahkemece yeniden keşif yapılarak başka alternatifler bulunup bulunmadığı araştırılmalı, Karayolları Genel Müdürlüğünden belirlenen alternatiflere ilişkin ilgili mevzuat ve gerekse can güvenliği açısından tehlike oluşturup, oluşturmadığı veya davacının katlanabileceği boyuttaki harcama ile varsa sakıncalarının giderilip giderilemeyeceği ve bunun için ne yapılması gerektiğine ilişkin görüşü sorulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Kara Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacıya ait parselin ana yola sınırının bulunmadığı ve yol ile irtibatı sağlanarak yola ulaşması için zorunlu geçit ihtiyacının bulunduğu, Karayolları Genel Müdürlüğünün 08.01.2025 tarihli müzekkere cevabı ile Bartın ili, .... ilçesi, ... Mahallesi sınırlarında bulunan 1 81... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma koridoru dışında bulunduğun belirtildiği, ... Belediyesinin 12.05.20 25... .09.2025 tarihli müzekkere cevabında kurum görüşlerinin ardından 5 yıllık kalkınma planlarının hazırlanarak İmar Kanunu'nun 18. maddesinin uygulanmasının yapılacağının belirtildiği, Karayollarının 14.12.2017 tarihli cevabında karayoluna geçiş yolu bağlantısı talep edilmek isteniyorsa 1 81... parselin kadastral veya köy yoluna cepheli olan 5 nolu parsel üzerinden geçit hakkı almasının uygun olacağının mütalaa edildiği, 25.07.2024 tarihli fen bilirkişilerince hazırlanan bilirkişi raporu ve ekindeki krokide yer alan 1. alternatif olarak gösterilen yerin küçük olması, 2. alternatif olarak gösterilen yerin can ve mal güvenliğine uygun olmaması, 3. ve 4. alternatif olarak gösterilen yerlerin arazi yapısı nedeniyle ekonomik olmamaları nedeniyle geçit hakkı kurulmasına uygun olmadıkları değerlendirilmiş, konumu, can ve mal güvenliğini sağlaması açısınında davacının geçit ihtiyacına en elverişli alternafin 5 nolu alternatif olduğu kanaatine varılmış, verilen süre içerisinde davacı tarafça geçit hakkı bedelinin depo edildiği sabit olduğundan TMK'nun 747. maddesine göre Mahkememizce en uygun 5 nolu alternatiften zorunlu geçit hakkının tesisinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davaya dahil edilen Bartın ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1 81... ve 10 parsel sayılı taşınmaz malikleri hakkında açılan davanın geçit hakkı kurulan taşınmazların maliki olmamaları nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kooperatif vekili; dosyada icra edilen keşiflerden sonra dosyaya sunulan fen bilirkişi raporlarına göre davalı 1 81... ve 10 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı tesisine karar verilmesi gerekirken davalı kooperatife ait 1 81... parsel aleyhine geçit hakkı tesisine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği, kurulacak geçitin parseli ikiye böleceği, davacıya ait parselle davalı parseli arasındaki kot farkı nedeniyle fiilen kullanımının mümkün olmadığını, belediye tarafından İmar Kanunu 18. madde uygulaması yapılacağının bildirildiğini, davacının böylece yola kavuşacağını, bu tür davalarda yargılama giderinin davacı üzerinde kalacağı kuralına aykırı olacak şekilde davalı lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir.
  3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
  4. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince; Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 747/2. maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Somut olayda; 26.08.2024 havale tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre; davalıya ait taşınmazdaki alternatif geçit hakkı nedeniyle 3,88 metrekarelik geçit bedelinin keşif tarihi itibariyle (05.07.2024) 77.600,00 TL olduğu, dava tarihi itibariyle ise 4.420,74 TL olduğu belirlenmiş ancak taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş olması gözardı edilerek geçit bedelinin karar tarihine yakın değerinin hükme esas alınması gerekirken dava tarihi itibariyle belirlenen 4.420,74 TL değerin esas alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bunun yanında, geçit kurulmasından dolayı davalıya ait taşınmazın ikiye bölüneceği gözetildiğinde taşınmazda değer azalması olup olmadığı konusunda da bilirkişi raporunda değerlendirme yapılması ve azalma meydana gelecek ise bu miktarın da belirlenecek geçit bedeline ilave edilmesi suretiyle geçit bedelinin depo edilmesi, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde kurulan hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Gayrimenkul Hukuku kararları