İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Ahşap bir evrak sepetinde kâğıtlar

Müddetname Talep Dilekçesi: Ne Zaman Hazırlanır, Nasıl İstenir?

Müddetnameyi ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığı düzenler; belge hükümlünün kuruma tesliminde hazırlanır ve gelmezse dilekçeyle talep edilir. Süre belgesinin kanuni dayanağı, tebliğin şikâyet süresine etkisi, yeni müddetname gerektiren hâller ve infaz hâkimliğine başvuru yolları.

Yayın
2 Eylül 2026
Son güncelleme
10 Ekim 2026
Okuma süresi
19 dk
Hukuk alanı
Ceza Hukuku
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
2 Eylül 2026
Güncelleme
10 Ekim 2026
19 dk
okuma

Cezası kesinleşen ve infaz kurumuna alınan bir hükümlünün eline geçen ilk resmî belge müddetnamedir. Tahliye tarihini, koşullu salıverilme gününü ve denetimli serbestlik takvimini bu belge gösterir; infaz hâkimliğine şikâyet için öngörülen on beş günlük süre de çoğu dosyada bu belgenin tebliğiyle, yani hükümlünün işlemi öğrendiği anda işlemeye başlar. Buna rağmen uygulamada en çok sorulan sorular değişmemiştir: müddetnameyi kim düzenler, ne zaman gelir, gelmezse nereden istenir, avukat bu belgeye nasıl ulaşır? Belgenin nasıl hesaplandığı ile nasıl talep edildiği ayrı sorulardır ve talep sürecinde işleyen hakların kendine özgü kuralları vardır. Hesap tarafı için müddetname hesaplama sayfası, hatalı belgeye itiraz için müddetname itiraz dilekçesi örneği ayrı birer başlıktır.

Müddetname Nedir? Kanun Bu Belgeye Ne Ad Veriyor?

Uygulamada "müddetname" denilen belge, hükümlünün cezasının infaz takvimini gösteren resmî bir süre belgesidir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ise bu kelimeyi hiç kullanmaz; belgeyi içeriğiyle tarif eder. Kanun'un 20. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

"Hükümlüye, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkin bulunduğunu belirten bir belge verilir."

Belgenin resmî adı, Cumhuriyet başsavcılıklarının yazı işlerini düzenleyen yönetmelikte geçer. 6 Ağustos 2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 138. maddesi "Süre belgesi" başlığını taşır ve şunu söyler:

"İlâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığınca, ceza infaz kurumuna tesliminde hükümlüye; infaz kaydı numarasını, ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarihi, ceza süresi ile cezanın hangi mahkeme ve hükme ilişkin olduğunu ihtiva eden belge verilir. Hükümlünün ceza infaz kurumuna kabulünde de belgenin bir örneği kurum idaresine gönderilir."

Yargıtay kararlarında ise belge doğrudan "müddetname" adıyla anılır. Üç kaynak birlikte okunduğunda belgenin hukuki kimliği netleşir: müddetname, ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığınca düzenlenen, hükümlünün kuruma teslimi sırasında kendisine verilen ve infaz takvimini içeren idarî bir süre belgesidir; bir mahkeme kararı değildir. Hatalı bir müddetnameye karşı temyiz ya da istinaf yolunun değil, infaz hâkimliği yolunun işlemesi bu nitelikten kaynaklanır.

Müddetnameyi Kim Düzenler? Savcılık mı, Cezaevi mi?

Uygulamada en sık karşılaştığımız karışıklık budur. Müddetnameyi ceza infaz kurumu düzenlemez; belgeyi düzenleyen makam, ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığıdır. İş, başsavcılık bünyesindeki ilâmat ve infaz bürosunda yürütülür ve belge çoğunlukla "infaz savcılığı" adıyla anılan bu birimin imzasıyla çıkar. Kurum idaresinin rolü ise belgeyi hükümlüye tebliğ etmek ve bir örneğini kendi kabul dosyasına koymaktır; Yönetmelik'in 138. maddesi belgenin bir örneğinin kuruma gönderileceğini açıkça yazar.

Belgenin dayandığı kayıt da başsavcılıktadır. Aynı Yönetmelik'in 120. maddesi infaz kaydını "Mahkeme ilâmlarının infazına ilişkin işlemlerin safahatının işlendiği kayıttır" diye tanımlar; kayıtta hükümlünün kimlik bilgileri, ilâmı veren mahkeme, ilâmın tarih ve numarası, hükmün özeti, daha önce gözaltında ve tutuklu kalınmışsa salıverilme ve tahliye tarihi ile ceza infaz kurumuna girdiği ve çıktığı tarih ve saat yer alır. Maddenin beşinci fıkrası ayrıca mahsup işlemi yapıldığında bu durumun ilgili mahkeme dosyasının safahatına kendiliğinden şerh düşüleceğini öngörür. Müddetnamedeki her tarih, böylece, bu infaz kaydındaki verilerin bir çıktısıdır; hatalı bir tarih de çoğunlukla kayda eksik ya da yanlış işlenmiş bir bilgiden doğar. İnfaz hâkimliğinin görevleri ise 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nda düzenlenmiştir; dört makamın rolü ve dayanağı şöyle ayrışır:

MakamMüddetname sürecindeki rolüDayanak
Hükmü veren mahkemeKesinleşen ilâmı, hangi hükümlü ve hangi cezaya ilişkin olduğunu belirterek başsavcılığa gönderir5275 s.K. m.20/1
Cumhuriyet başsavcılığı (ilâmat ve infaz bürosu)İlâmı infaz kaydına işler, çağrı kâğıdı çıkarır, hükümlünün kuruma teslimiyle süre belgesini düzenler5275 s.K. m.20/4; Yönetmelik m.120 ve m.138
Ceza infaz kurumuHükümlüyü kabul eder, belgeyi tebliğ eder, bir örneğini kabul dosyasında saklarYönetmelik m.138
İnfaz hâkimliğiHesap duraksamasını giderir, toplama ve mahsup kararlarını verir, şikâyetleri inceler5275 s.K. m.98, 99, 101; 4675 s.K. m.4

Hangi başsavcılık? Kural, "ilâmı infaz eden" başsavcılıktır; bu çoğunlukla hükmü veren mahkemenin bulunduğu yerdeki başsavcılıktır. Hükümlü başka bir ilde yakalanmış ya da nakledilmişse işlemler bu başsavcılıkla yazışma yoluyla yürür; Yönetmelik'in infaz kaydında "taşra ilâmları"nın ayrı gruplanabileceğini öngörmesi de bundandır. Talep dilekçesinin doğru başsavcılığa yöneltilmesi, sürecin en çok zaman kaybettiren ayrıntısıdır.

Müddetname Ne Zaman Hazırlanır? İlâmdan Tebliğe Adım Adım

Mevzuat belgenin düzenlenme anını açıkça bağlar: "ceza infaz kurumuna tesliminde". Müddetname, kesinleşmeyle değil, hükümlünün kuruma fiilen alınmasıyla düzenlenir. "Cezam kesinleştiği hâlde müddetname gelmedi" şikâyetinin büyük bölümü buradan doğar: hükümlü henüz kuruma teslim olmamışsa düzenlenecek bir süre belgesi de yoktur.

AşamaNe olur?Belge / kayıt
1. KesinleşmeHüküm kesinleşir; mahkeme ilâmı başsavcılığa gönderirKesinleşme şerhli ilâm
2. İnfaz kaydıBaşsavcılık ilâmı infaz kaydına işler, infaz kaydı numarası oluşurYönetmelik m.120
3. Çağrı veya yakalamaHükümlü çağrı kâğıdıyla davet edilir; teslim olmazsa yakalama emri çıkarılır. Kanunun belirlediği sınırı aşan hapis cezalarında çağrı yapılmadan doğrudan yakalama emri çıkarılır5275 s.K. m.19-20
4. Kuruma teslimHükümlü kuruma alınır; başsavcılık süre belgesini düzenler5275 s.K. m.20/4; Yönetmelik m.138
5. Kabul ve tebliğKurum hükümlüyü kabul eder, belgeyi tebliğ eder, bir örneğini dosyasına koyarTebliğ alındısı
6. Sürelerin işlemesiOn beş günlük şikâyet süresi öğrenmeyle, çoğu dosyada tebliğ tarihiyle başlar; otuz günlük üst sınır ise işlemin yapıldığı tarihten işler4675 s.K. m.5

"Cezaevinde müddetname kaç günde gelir?" sorusunun kanunda gün sayısıyla verilmiş bir cevabı yoktur. Yönetmelik teslim anını esas alır; uygulamada belge kabul işlemleri sırasında ya da izleyen günlerde tebliğ edilir, ancak bu süre adliyeye ve dosyanın karmaşıklığına göre değişir. Gecikme çoğunlukla dört sebepten birine dayanır:

  • İlâm henüz gelmemiştir. Hükümlü başka bir dosyadan tutuklu iken ceza kesinleşmişse, ilâmın başsavcılığa ulaşması ve kayda işlenmesi zaman alabilir.
  • Birden fazla ilâm vardır. Kesinleşmiş birden çok ceza bulunduğunda, 5275 sayılı Kanun'un 99. maddesi gereği önce infaz hâkimliğinden toplama kararı alınması gerekir; müddetname çoğunlukla bu karar beklenerek düzenlenir.
  • Mahsup edilecek süreler dağınıktır. Gözaltı ve tutukluluk süreleri başka mahkeme dosyalarındaysa, bu sürelerin celbi ve infaz kaydına işlenmesi beklenir.
  • Nakil söz konusudur. Hükümlü başka bir kuruma nakledilmişse belge yazışma yoluyla ulaşır.

Bu hâllerde bekleyen hükümlünün ya da müdafiinin başvurabileceği iki araç vardır: gecikmeyi kayda geçiren bir talep dilekçesi ve dilekçe sonuçsuz kalırsa infaz hâkimliğine şikâyet. Talep başsavcılığa, şikâyet infaz hâkimliğine yöneltilir; ikisinin içeriği ve süresi ayrı kurallara bağlıdır.

Müddetnamede Hangi Bilgiler Yer Alır?

Yönetmelik'in 138. maddesi belgenin asgari içeriğini sayar: infaz kaydı numarası, ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih, ceza süresi ile cezanın hangi mahkeme ve hükme ilişkin olduğu. Uygulamada düzenlenen müddetnameler bu asgari içeriğin ötesine geçer ve infaz takviminin kritik tarihlerini de gösterir:

  • İnfaza başlangıç tarihi ve mahsup edilen gözaltı ve tutukluluk süreleri (5237 s. TCK m.63),
  • Koşullu salıverilme tarihi (5275 s.K. m.107),
  • Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz için öngörülen tarih (5275 s.K. m.105/A),
  • Açık ceza infaz kurumuna ayrılma bakımından esas alınan tarih,
  • Uygulamada "bihakkın tahliye" denilen, cezanın tamamının infaz edileceği tarih.

Bu tarihlerin hangi oran ve kurallarla hesaplandığı ayrı bir konudur; müddetname hesaplama sayfasında belgedeki tarihler satır satır doğrulanabilir, infaz hesaplama aracı ise genel infaz takvimini üretir. Denetimli serbestlik tarihinin hangi şartlara bağlı olduğu denetimli serbestlik rehberinde anlatılmıştır. Belgeyi teslim alan hükümlünün, hesaba girmeden önce beş kalemi kontrol etmesi gerekir:

  1. Kimlik bilgileri ve ilâmın mahkeme, esas ve karar numarası kendi dosyasıyla eşleşiyor mu?
  2. Kuruma alınma tarihi, fiilen teslim olunan ya da yakalanılan tarihle aynı mı?
  3. Gözaltı ve tutuklulukta geçen günlerin tamamı mahsup edilmiş mi?
  4. Belgedeki ceza süresi, kesinleşen ilâmdaki süreyle birebir aynı mı?
  5. Birden fazla ilâm varsa belge toplama kararına dayanıyor mu, yoksa tek ilâm üzerinden mi düzenlenmiş?

Bu beş kalemden birinde uyumsuzluk görülmesi, hesap doğru olsa bile belgenin yanlış veriyle üretildiğini gösterir ve tek başına başvuru sebebidir.

Müddetnamenin Tebliği: Süreler Bu Belgeyle Başlar

Müddetnamenin hükümlüye tebliği yalnızca bir bilgilendirme değildir; hukuken "öğrenme" anıdır. Şikâyet için öngörülen on beş günlük süre öğrenme tarihinden işlediğinden tebliğ tarihi, belgedeki tarihler kadar önem taşır; otuz günlük üst sınır ise tebliğden değil, işlemin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanır. Yargıtay öğrenme ilkesini somut bir dosyada uygulamıştır: Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/12637 E., 2022/10094 K. sayılı ve 19.12.2022 tarihli kararında, hükümlünün tekerrür hükümlerine ilişkin ek karardan "müddetnamenin tebliğ edilmesiyle karardan haberdar olduğunun anlaşıldığı" tespitini yapmış ve yaklaşık dokuz yıl sonra yapılan temyiz başvurusunu, hakkın dürüstlük kurallarına uygun kullanılması gerektiğini de hatırlatarak süre yönünden reddetmiştir. Karara göre müddetnameyi imzalayıp teslim alan hükümlü, belgede yazan ve belgeye dayanak olan kararları o gün öğrenmiş sayılır.

Tebliğ anında üç noktanın gözetilmesi gerekir. Tebliğ alındısındaki tarihin gerçek teslim tarihiyle aynı olduğu kontrol edilmeli; belgenin bir örneği alınıp saklanmalı; belge en kısa sürede müdafie ulaştırılmalıdır. Belgeyi içeriğini anlamadan imzalamak sık görülen bir durumdur ve süreleri durdurmaz. Hatalı olduğu düşünülen belge için izlenecek yol müddetname itiraz dilekçesi rehberinde ayrıca anlatılmıştır.

Müddetname Talep Dilekçesi: Kim, Nereye, Nasıl Başvurur?

Müddetname düzenlenmemiş, tebliğ edilmemiş, kaybolmuş ya da yeni bir ilâm geldiği hâlde güncellenmemişse belge ayrıca talep edilir. Talebin muhatabı düzenleyen makamdır: ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığının ilâmat ve infaz bürosu. Başvuru yolu, talep edenin kim olduğuna göre değişir.

Hükümlü kurumun içindeyse

Hükümlü, dilekçesini kurum idaresi aracılığıyla verir. Dilekçe kuruma teslim edildikten sonra ilgili başsavcılığa iletilir; belge düzenlenince yine kurum aracılığıyla tebliğ edilir. Dilekçeye teslim tarihinin ve varsa tutukluluk sürelerinin yazılması, başsavcılığın infaz kaydıyla karşılaştırma yapmasını kolaylaştırır. Hükümlü, dilekçesinde belgenin bir örneğinin müdafiine de gönderilmesini isteyebilir.

Müdafi başvuruyorsa

Vekâletnamesi ya da müdafilik görevlendirmesi dosyada bulunan avukat, başsavcılığa doğrudan dilekçe verebilir. Kabul gören uygulama, dilekçenin infaz kaydı numarası ve ilâm bilgileriyle birlikte ilâmat ve infaz bürosuna sunulması ve belgenin bir örneğinin elden ya da UYAP üzerinden alınmasıdır. Vekâleti infaz dosyasına işlenmiş avukat, UYAP Avukat Portalı'nda Cumhuriyet başsavcılığı dosyaları arasında ilâmat ve infaz dosyasını sorgulayıp dosyaya eklenmiş belgeleri görüntüleyebilir; uygulama adliyeye göre farklılık gösterebildiğinden belgenin dosyaya taranmamış olması ihtimaline karşı yazılı talep yine de yerinde olur.

Aile üyeleri için gerçekçi sınır

Hükümlünün eşi, anne-babası ya da kardeşi çoğu zaman belgeyi kendileri almak ister. Kişisel veri içeren infaz dosyasından hükümlü ya da müdafii dışındaki kişilere belge verilmesinde başsavcılıklar çekingen davranmaktadır; belgenin kendisine ulaşmak için en sağlıklı yol, hükümlünün kurum aracılığıyla dilekçe vermesi ya da bir müdafi görevlendirilmesidir. Şikâyet yolunda durum farklıdır: 4675 sayılı Kanun'un 5. maddesi eşe, anaya, babaya, ayırt etme gücüne sahip çocuğa ve kardeşe infaz işlemine karşı doğrudan infaz hâkimliğine başvurma hakkı tanır. Müddetnamenin gecikmesi ya da hatası karşısında aile üyeleri bu yolu kendileri kullanabilir.

e-Devlet ve UYAP Vatandaş neden yeterli değil?

Uygulamada sık rastlanan bir hata, müddetnameyi e-Devlet'te aramaktır. Başsavcılıkça yürütülen infaz dosyaları, soruşturma, uzlaşma, önödeme ve denetim dosyaları gibi UYAP Vatandaş Portalı'nda ve e-Devlet'te görünmez. Bu portallardan mahkeme dosyası görülebilir, ancak müddetnamenin kendisi başsavcılığın infaz dosyasındadır. Belgeye portal üzerinden değil, dilekçe ve müdafi kanalıyla ulaşılır.

Dilekçede neler bulunmalı?

  • Başlık: ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığı (ilâmat ve infaz bürosu),
  • Hükümlünün kimlik bilgileri ve bulunduğu ceza infaz kurumu,
  • Hükmü veren mahkeme, esas ve karar numarası, kesinleşme tarihi; biliniyorsa infaz kaydı numarası,
  • Kuruma teslim ya da yakalanma tarihi,
  • Gözaltı ve tutuklulukta geçirilen süreler ve bunların hangi dosyaya ait olduğu,
  • Varsa kesinleşmiş diğer ilâmlar,
  • Talep: süre belgesinin düzenlenerek hükümlüye ve müdafiine tebliği,
  • Tarih ve imza; müdafi başvuruyorsa vekâletname ya da görevlendirme yazısı.

Örnek talep metni

… CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI İLÂMAT VE İNFAZ BÜROSUNA

Hükümlü: [Ad Soyad, T.C. kimlik numarası, bulunduğu ceza infaz kurumu]

Müdafi: [Ad Soyad, baro ve sicil numarası] (vekâletname/görevlendirme ektedir)

Konu: 5275 sayılı Kanun'un 20. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca düzenlenmesi gereken süre belgesinin (müddetname) düzenlenerek tebliği talebidir.

Açıklamalar: Hükümlü, … Mahkemesinin … E., … K. sayılı ve … tarihinde kesinleşen ilâmıyla verilen … hapis cezasının infazı için … tarihinde … Ceza İnfaz Kurumuna alınmıştır. Hükümlü aynı dosyadan … ile … tarihleri arasında tutuklu kalmıştır. Kuruma alınmasının üzerinden … gün geçmesine rağmen süre belgesi tebliğ edilmemiştir.

Talep: Yukarıda bilgileri yazılı ilâm ve infaz kaydı esas alınarak, tutuklulukta geçen sürelerin mahsubu da gözetilerek süre belgesinin düzenlenmesini ve hükümlü ile müdafiine tebliğini saygıyla talep ederim.

[Tarih, imza]

Metin bilinçli olarak kısa tutulmuştur. Talep dilekçesi bir itiraz değildir; hesap tartışması açmaz, yalnızca belgenin düzenlenmesini ister. Hesaba ilişkin itirazlar ayrı bir başvurunun konusudur ve infaz hâkimliğine yöneltilir.

Hangi Durumlarda Yeni Müddetname Düzenlenir?

Müddetname bir kez düzenlenip kapanan bir belge değildir; infaz kaydını değiştiren her karar yeni bir süre belgesini gerektirir. Uygulamada beş durum öne çıkar.

1. Toplama (içtima) kararı

5275 sayılı Kanun'un 99. maddesine göre "bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir." Toplama kararı verildiğinde koşullu salıverilme tarihi toplam ceza üzerinden yeniden belirlenir ve müddetname buna göre yenilenir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/8274 E., 2024/637 K. sayılı ve 26.01.2024 tarihli kararında, iki ayrı kesinleşmiş cezanın toplanması yerine ayrı ayrı infazına karar veren infaz hâkimliği kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur. Daire, "hükümlerin kesinleşme tarihleri farklı olmasına rağmen aynı tarihte infaz verildikleri ve infaza geç verilmesinde hükümlünün kusuru bulunmadığından bahisle ayrı ayrı infaz edilmeleri gerektiği gerekçesiyle İnfaz Hakimliğince verilen karar usul ve yasaya aykırı olup" demiştir. Karar somut dosyada ayrı infaz yönündeki kararı bozmakla sınırlıdır; yine de 99. maddedeki toplama kuralının infaz aşamasında gözetildiğini gösterdiği için, birden fazla ilâmı olan hükümlünün müddetnamesinin bir toplama kararına dayanıp dayanmadığının denetlenmesi yerinde olur. Toplama kararı talebi için içtima çözümleme dilekçesi örneği ayrıca hazırlanmıştır.

2. Mahsup

Gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin cezadan indirilmesi TCK m.63'te düzenlenir. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 4. maddesine 7242 sayılı Kanun'la eklenen bent, mahsup hâllerinde verilecek kararları infaz hâkimliğinin görevleri arasına almıştır. Sonradan fark edilen ya da başka dosyadan gelen bir tutukluluk süresi mahsup edildiğinde infaz kaydı değişir ve süre belgesi yenilenir; Yönetmelik'in 120. maddesinin beşinci fıkrası bu değişikliğin mahkeme dosyasının safahatına da kendiliğinden işleneceğini öngörür.

3. Lehe kanun ve uyarlama

Hükümlünün lehine olan ve infaz sırasında yürürlüğe giren bir kanun, TCK m.7 uyarınca değerlendirilir. Bu değerlendirmenin mercii kanunda ayrıca belirlenmiştir: 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, "mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden" karar isteneceğini söyler. Lehe kanun uyarlaması, buna göre, infaz hâkimliğinin değil, hükmü veren mahkemenin görevidir. Uyarlama kararı kesinleştiğinde infaz kaydı değişir ve yeni müddetname düzenlenir. 7242, 7456 ve 7571 sayılı kanunlar gibi infaz rejimini değiştiren düzenlemelerden sonra yeni süre belgesi ihtiyacı en çok bu yoldan doğar.

4. Hesap duraksamasının giderilmesi

Aynı maddenin (b) bendi ise "çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden" karar isteneceğini düzenler. Müddetnamedeki bir tarihin yanlış hesaplandığı iddiası bu bendin kapsamına girer. Duraksama infaz hâkimliğince giderildiğinde başsavcılık belgeyi yeniden düzenler.

5. Sonraki infaz kararları ve tebliğ edilmeyen güncel belge

Denetim süresi içinde yeni suç işlenmesi hâlinde koşullu salıverilmenin geri alınması gibi, infaz hâkimliğince verilen kararlar da takvimi değiştirir; içtima ve uyarlama kararlarından sonra güncel belgenin hükümlüye hiç ulaşmaması ise ayrı bir sorun yaratır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/5586 E., 2025/2055 K. sayılı ve 13.03.2025 tarihli kararı bu sorunu ele alır. Dosyada hükümlüye yalnızca ilk müddetname tebliğ edilmiş, içtima ve uyarlama kararlarından sonra düzenlenen yeni müddetname ise tebliğ edilmemişti. Kanun yararına bozma isteminde, hükümlünün yalnızca tebliğ edilen ilk belgedeki tahliye tarihini bildiğinin kabul edilmesi gerektiği ileri sürüldü. Daire bu görüşü benimsemedi; uyarlama sonucu belirlenen tarihin esas alınmasında isabetsizlik görmedi ve istemi reddetti.

Güncel müddetnamenin tebliğ edilmemiş olması, kararın gösterdiği gibi, kayıttaki güncel tarihleri geçersiz kılmaz. Şikâyet bakımından da benzer bir risk vardır: on beş günlük süre öğrenmeyle başlasa da otuz günlük üst sınır işlemin yapıldığı tarihten işler ve güncel belge hükümlüye ulaşmadan dolabilir. Hükümlünün kendi takvimini bilmesinin en güvenli yolu, infaz kaydını etkileyen her karardan sonra güncel süre belgesinin talep edilmesidir.

Müddetname Gelmezse veya Hatalıysa: Başvuru Yolları ve Süreler

Talep dilekçesine rağmen belge düzenlenmiyor ya da düzenlenen belge hatalıysa iki ayrı yol vardır. İkisinin de mercii infaz hâkimliğidir, ancak süreleri ve dayanakları farklıdır.

Şikâyet yolu (4675 s.K. m.5-6)

4675 sayılı Kanun'un 4. maddesi, hükümlülerin cezalarının infazına ilişkin işlem veya faaliyetlere yönelik şikâyetleri incelemeyi infaz hâkimliğine verir. 5. maddeye göre bu işlem veya faaliyetlerin "öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir". İki süre farklı anlardan işler: on beş gün öğrenmeden, otuz günlük üst sınır ise işlemin yapıldığı tarihten. Şikâyet, dilekçeyle doğrudan infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi Cumhuriyet başsavcılığı ya da ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir; infaz hâkimliği dışında, başsavcılık ya da kurum aracılığıyla yapılan başvurular "hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir". Başvurabilecekler kanunda sayılmıştır: hükümlü ya da tutuklu, eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi ve izleme kurulu.

Kanun'un 6. maddesine göre infaz hâkimi "duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir"; süresi geçmiş ya da görev alanı dışındaki başvuruyu ise "esasa girmeden reddeder". Hâkimin kararına karşı "tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir" ve itiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır. Bu iki haftalık süre, 2 Mart 2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'la getirilmiştir ve 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; bu tarihten önce verilen kararlar için eski yedi günlük süre uygulanmaya devam eder. İnternette hâlâ yaygın olan "yedi gün" bilgisi bu geçiş hükmünden kaynaklanır ve güncel kararlar için doğru değildir.

Hesap duraksaması yolu (5275 s.K. m.98/1-b ve m.101)

Belgedeki tarihin yanlış hesaplandığı iddiası 98. maddenin (b) bendine dayanır. Kanun bu başvuru için on beş günlük gibi bir süre öngörmemiştir; duraksama infaz devam ettiği sürece ileri sürülebilir. Şikâyet süresi kaçırıldığında infaz hâkiminin başvuruyu 6. madde uyarınca esasa girmeden reddetme ihtimali bulunduğundan, geç kalınan dosyalarda başvurunun 98. maddeye dayandırılarak yazılması gerekir. Usul 101. maddede düzenlenir: "Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden veya infaz hâkimliğinden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir." Maddenin üçüncü fıkrasına göre bu kararlara karşı da itiraz yoluna gidilebilir. 98. maddenin ikinci fıkrası ise başvurunun infazı kendiliğinden ertelemediğini, ancak mahkeme ya da infaz hâkimliğinin olayın özelliğine göre erteleme veya durdurma kararı verebileceğini söyler.

BaşvuruMerciSüreDayanak
Müddetname talebiİlâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığıSüre yok; teslimden sonra istenebilir5275 s.K. m.20/4; Yönetmelik m.138
İnfaz işlemine şikâyetİnfaz hâkimliğiÖğrenmeden 15 gün; işlemin yapıldığı tarihten 30 gün4675 s.K. m.4-5
Hesap duraksamasıİnfaz hâkimliğiKanunda süre yok5275 s.K. m.98/1-b, m.101
Lehe kanun uyarlamasıHükmü veren mahkemeKanunda süre yok5275 s.K. m.98/1-a; TCK m.7
İnfaz hâkimliği kararına itirazAğır ceza mahkemesiTebliğden iki hafta (1.6.2024 sonrası kararlar)4675 s.K. m.6; CMK m.268

Şikâyet ve duraksama başvuruları için infaz hâkimliği başvuru şablonu, hatalı belgeye yönelik senaryo bazlı dilekçeler için müddetname itiraz dilekçesi örneği kullanılabilir. Belgedeki takvim, genel infaz süreleriyle infaz hesaplama aracı üzerinden karşılaştırılabilir.

Müddetname Sürecinde Sık Yapılan Hatalar

  • Belgeyi cezaevinden istemek. Kurum idaresi belgeyi tebliğ eder ama düzenlemez; dilekçe kurum aracılığıyla verilse bile muhatap başsavcılıktır. Dilekçenin başlığında bunun yazılması iletimi hızlandırır.
  • Yanlış başsavcılığa yazmak. Hükümlünün bulunduğu ilin başsavcılığı ile ilâmı infaz eden başsavcılık farklı olabilir. Doğru muhatabı infaz kaydı numarası ve ilâm bilgisi belirler.
  • Tebliğ tarihini önemsememek. On beş günlük şikâyet süresi öğrenmeyle başlar ve müddetnamenin tebliği öğrenme sayılır; otuz günlük üst sınır ise işlemin yapıldığı tarihten işler. Belgeyi okumadan imzalamak süreyi durdurmaz.
  • Yeni ilâm geldiğinde güncel belge istememek. Toplama, mahsup ve uyarlama kararlarından sonra takvim değişir; eski belgeyle tahliye günü beklemek gerçek bir mağduriyet kaynağıdır.
  • Tutukluluk sürelerini bildirmemek. Başka dosyalardaki gözaltı ve tutukluluk günleri infaz kaydında görünmeyebilir; dilekçede tarih ve dosya bilgisiyle yazılmalıdır.
  • Talep dilekçesini itiraz gibi yazmak. Talep belgenin düzenlenmesini ister; hesap itirazı ayrı bir başvurudur ve infaz hâkimliğine yöneltilir. İkisini aynı dilekçede birleştirmek her ikisinin de gecikmesine yol açar.
  • e-Devlet'te aramak. Vatandaş portallarında infaz dosyaları görünmez; beklemek yerine dilekçe verilmesi gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Müddetname ne zaman hazırlanır?

Mevzuat düzenlenme anını hükümlünün ceza infaz kurumuna teslimine bağlar. Yönetmelik'in 138. maddesi belgenin "ceza infaz kurumuna tesliminde" verileceğini söyler. Kesinleşme tek başına belgeyi doğurmaz; hükümlü kuruma alınmadan süre belgesi düzenlenmez.

Cezaevinde müddetname kaç günde gelir?

Kanun ve yönetmelik gün sayısı vermez. Uygulamada belge kabul işlemleri sırasında ya da izleyen günlerde tebliğ edilir; birden fazla ilâm, dağınık tutukluluk süreleri ve nakil gibi hâllerde bu süre uzar. Makul süre geçtiği hâlde belge gelmemişse kurum aracılığıyla talep dilekçesi verilmeli, sonuç alınamazsa infaz hâkimliğine şikâyet yoluna gidilmelidir.

Müddetname nasıl alınır?

Hükümlü kurum idaresi aracılığıyla, müdafi ise doğrudan ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığının ilâmat ve infaz bürosuna dilekçe vererek belgeyi ister. Vekâleti dosyaya işlenmiş avukat, UYAP Avukat Portalı üzerinden başsavcılık infaz dosyasını sorgulayarak dosyaya eklenmiş belgeye de ulaşabilir.

Müddetnameyi kim düzenler?

Belgeyi ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığı düzenler; 5275 sayılı Kanun'un 20. maddesinin dördüncü fıkrası belgeyi "Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen" diye tanımlar. Kurum ise belgeyi tebliğ eder ve bir örneğini kabul dosyasında saklar.

Müddetname e-Devlet'ten görülebilir mi?

Müddetname e-Devlet'te ve UYAP Vatandaş Portalı'nda görüntülenemez; Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülen infaz dosyaları bu portallarda yer almaz. Belgeye dilekçe ya da müdafi aracılığıyla ulaşılır.

Müddetnameye itiraz süresi ne kadardır?

Şikâyet, 4675 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün içinde ve en geç işlemin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde infaz hâkimliğine yapılır; müddetnamenin tebliği öğrenme sayılır. Hesap duraksaması için 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesi ayrı bir süre öngörmemiştir.

İnfaz hâkimliği kararına kaç gün içinde itiraz edilir?

Tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilir. Bu süre 7499 sayılı Kanun'la getirilmiştir ve 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; daha önce verilen kararlarda eski yedi günlük süre uygulanır.

Yeni bir ceza kesinleşince eski müddetname geçerli kalır mı?

Yeni bir ceza kesinleştiğinde eski müddetname toplam takvimi yansıtmaz; 5275 sayılı Kanun'un 99. maddesi gereği infaz hâkimliğinden toplama kararı istenir ve müddetname toplam ceza üzerinden yenilenir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/8274 E., 2024/637 K. sayılı kararında, somut dosyada iki kesinleşmiş cezanın toplanması yerine ayrı ayrı infazına karar veren infaz hâkimliği kararına ilişkin itirazın reddini kanun yararına bozmuştur.

Lehe kanun çıkınca müddetname kendiliğinden değişir mi?

Lehe kanun müddetnameyi kendiliğinden değiştirmez. TCK m.7 kapsamındaki değerlendirme 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinin (a) bendi uyarınca hükmü veren mahkemeden istenir; uyarlama kararı kesinleşince başsavcılık infaz kaydını günceller ve yeni süre belgesi düzenler. Talep edilmezse eski belgeyle yol alınması riski vardır.

Yeni müddetname tebliğ edilmediyse eski tarihler geçerli sayılır mı?

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/5586 E., 2025/2055 K. sayılı kararında, yeni müddetnamenin tebliğ edilmemiş olmasının uyarlama sonucu belirlenen tarihin esas alınmasına engel olmadığını kabul etmiştir. Güncel belgenin, infaz kaydını değiştiren her karardan sonra talep edilmesi bu yüzden hükümlünün yararınadır.

Müddetname Başsavcılıktan İstenir, Teslimle Doğar, Yeni Kararla Yenilenir

Müddetname, kanunun adını koymadan içeriğiyle tarif ettiği, ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığınca hükümlünün kuruma teslimi sırasında düzenlenen ve infaz takvimini gösteren bir süre belgesidir. Belgenin ne zaman hazırlanacağı sorusunun cevabı "kesinleşince" değil "teslimde"dir; kimden isteneceği sorusunun cevabı ise cezaevi değil başsavcılıktır. Talep dilekçesi kısa, kayıt bilgisi tam ve muhatabı doğru yazılmalı; hesap itirazı bu dilekçeye karıştırılmamalıdır. Tebliğ tarihi on beş günlük şikâyet süresini başlattığı için belge okunmadan imzalanmamalı; toplama, mahsup ve uyarlama kararlarından sonra güncel belge ayrıca istenmelidir. Belgedeki tarihlerin doğruluğu müddetname hesaplama aracıyla sınanabilir; hatalı belge için müddetname itiraz dilekçesi, infaz hâkimliği başvuruları için başvuru şablonu talep aşamasından sonraki adımları karşılar. Diğer infaz başlıkları ceza hukuku sayfasında toplanmıştır.

Bu konuyla ilgili emsal kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları

Bu konuyla ilgili yazılar

Tüm Ceza Hukuku yazıları