İLME HUKUK BÜROSUHukuka Güven, Geleceğe Adım
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Ceza Hukuku#müddetname#infaz hukuku#infaz hâkimliği

Müddetname Talep Dilekçesi: Ne Zaman Hazırlanır, Nasıl İstenir?

Müddetnameyi kim düzenler, ne zaman hazırlanır ve nasıl talep edilir? Süre belgesinin kanuni dayanağı, tebliğle başlayan süreler, yeni müddetname gerektiren hâller ve infaz hâkimliğine başvuru yolları.

2 Eylül 2026
18 dk okuma
müddetname talep dilekçesi
Yuvarlak ve yonca biçimli açıklıkların tekrarlandığı brütalist bina cephesi

Cezası kesinleşen ve infaz kurumuna alınan bir hükümlünün eline geçen ilk resmî belge müddetnamedir. Tahliye tarihini, koşullu salıverilme gününü ve denetimli serbestlik takvimini bu belge gösterir; itiraz sürelerini de bu belgenin tebliği başlatır. Buna rağmen uygulamada en çok sorulan sorular hâlâ aynıdır: müddetnameyi kim düzenler, ne zaman gelir, gelmezse nereden istenir, avukat bu belgeye nasıl ulaşır? Bu rehber müddetnamenin nasıl hesaplandığını değil, nasıl talep edildiğini ve talep sürecinde hangi hakların işlediğini anlatır. Hesap tarafı için müddetname hesaplama sayfası, hatalı belgeye itiraz için müddetname itiraz dilekçesi örneği ayrı birer başlıktır.

Müddetname Nedir? Kanun Bu Belgeye Ne Ad Veriyor?

Uygulamada "müddetname" denilen belge, hükümlünün cezasının infaz takvimini gösteren resmî bir süre belgesidir. Dikkat çekici olan şudur: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun bu kelimeyi hiç kullanmaz; belgeyi içeriğiyle tarif eder. Kanun'un 20. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

"Hükümlüye, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkin bulunduğunu belirten bir belge verilir."

Belgenin resmî adı, Cumhuriyet başsavcılıklarının yazı işlerini düzenleyen yönetmelikte geçer. 6 Ağustos 2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 138. maddesi "Süre belgesi" başlığını taşır ve şunu söyler:

"İlâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığınca, ceza infaz kurumuna tesliminde hükümlüye; infaz kaydı numarasını, ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarihi, ceza süresi ile cezanın hangi mahkeme ve hükme ilişkin olduğunu ihtiva eden belge verilir. Hükümlünün ceza infaz kurumuna kabulünde de belgenin bir örneği kurum idaresine gönderilir."

Yargıtay kararlarında ise belge doğrudan "müddetname" adıyla anılır. Bu üç kaynak birlikte okunduğunda belgenin hukuki kimliği netleşir: müddetname, ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığınca düzenlenen, hükümlünün kuruma teslimi sırasında kendisine verilen ve infaz takvimini içeren idarî bir süre belgesidir. Bir mahkeme kararı değildir. Bu ayrım önemlidir, çünkü hatalı bir müddetnameye karşı temyiz ya da istinaf değil, aşağıda anlatılan infaz hâkimliği yolu işler.

Müddetnameyi Kim Düzenler? Savcılık mı, Cezaevi mi?

En sık karıştırılan nokta budur. Müddetnameyi ceza infaz kurumu düzenlemez; belgeyi düzenleyen makam, ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığıdır. Uygulamada bu iş, başsavcılık bünyesindeki ilâmat ve infaz bürosunda yürütülür ve belge çoğu zaman "infaz savcılığı" adıyla anılan bu birimin imzasıyla çıkar. Kurum idaresinin rolü ise belgeyi hükümlüye tebliğ etmek ve bir örneğini kendi kabul dosyasına koymaktır; Yönetmelik'in 138. maddesi belgenin bir örneğinin kuruma gönderileceğini açıkça yazar.

Belgenin dayandığı kayıt da başsavcılıktadır. Aynı Yönetmelik'in 120. maddesi infaz kaydını "Mahkeme ilâmlarının infazına ilişkin işlemlerin safahatının işlendiği kayıttır" diye tanımlar; bu kayıtta hükümlünün kimlik bilgileri, ilâmı veren mahkeme, ilâmın tarih ve numarası, hükmün özeti, daha önce gözaltında ve tutuklu kalınmışsa salıverilme ve tahliye tarihi ile ceza infaz kurumuna girdiği ve çıktığı tarih ve saat yer alır. Maddenin beşinci fıkrası ayrıca mahsup işlemi yapıldığında bu durumun ilgili mahkeme dosyasının safahatına otomatik olarak şerh düşüleceğini söyler. Yani müddetnamedeki her tarih, aslında bu infaz kaydındaki verilerin bir çıktısıdır; hatalı bir tarih çoğu zaman kayda eksik ya da yanlış işlenmiş bir bilgiden doğar.

MakamMüddetname sürecindeki rolüDayanak
Hükmü veren mahkemeKesinleşen ilâmı, hangi hükümlü ve hangi cezaya ilişkin olduğunu belirterek başsavcılığa gönderir5275 s.K. m.20/1
Cumhuriyet başsavcılığı (ilâmat ve infaz bürosu)İlâmı infaz kaydına işler, çağrı kâğıdı çıkarır, hükümlünün kuruma teslimiyle süre belgesini düzenler5275 s.K. m.20/4; Yönetmelik m.120 ve m.138
Ceza infaz kurumuHükümlüyü kabul eder, belgeyi tebliğ eder, bir örneğini kabul dosyasında saklarYönetmelik m.138
İnfaz hâkimliğiHesap duraksamasını giderir, toplama ve mahsup kararlarını verir, şikâyetleri inceler5275 s.K. m.98, 99, 101; 4675 s.K. m.4

Hangi başsavcılık? Kural, "ilâmı infaz eden" başsavcılıktır; bu genellikle hükmü veren mahkemenin bulunduğu yerdeki başsavcılıktır. Hükümlü başka bir ilde yakalanmış ya da nakledilmişse işlemler bu başsavcılıkla yazışma yoluyla yürür; Yönetmelik infaz kaydında "taşra ilâmları"nın ayrı gruplanabileceğini bu yüzden öngörür. Talep dilekçesinin doğru başsavcılığa yöneltilmesi, sürecin en çok zaman kaybettiren ayrıntısıdır.

Müddetname Ne Zaman Hazırlanır? İlamdan Tebliğe Adım Adım

Mevzuat belgenin düzenlenme anını açıkça bağlar: "ceza infaz kurumuna tesliminde". Yani müddetname, kesinleşmeyle değil, hükümlünün kuruma fiilen alınmasıyla düzenlenir. Bu ayrım, "cezam kesinleşti ama müddetname gelmedi" şikâyetinin büyük bölümünü açıklar: hükümlü henüz kuruma teslim olmamışsa düzenlenecek bir süre belgesi de yoktur.

AşamaNe olur?Belge / kayıt
1. KesinleşmeHüküm kesinleşir; mahkeme ilâmı başsavcılığa gönderirKesinleşme şerhli ilâm
2. İnfaz kaydıBaşsavcılık ilâmı infaz kaydına işler, infaz kaydı numarası oluşurYönetmelik m.120
3. Çağrı veya yakalamaHükümlü çağrı kâğıdıyla davet edilir; teslim olmazsa yakalama emri çıkarılır5275 s.K. m.19-20
4. Kuruma teslimHükümlü kuruma alınır; başsavcılık süre belgesini düzenler5275 s.K. m.20/4; Yönetmelik m.138
5. Kabul ve tebliğKurum hükümlüyü kabul eder, belgeyi tebliğ eder, bir örneğini dosyasına koyarTebliğ alındısı
6. Sürelerin işlemesiŞikâyet ve itiraz süreleri tebliğ tarihinden işlemeye başlar4675 s.K. m.5

"Cezaevinde müddetname kaç günde gelir?" sorusunun kanunda gün sayısıyla verilmiş bir cevabı yoktur. Yönetmelik teslim anını esas alır; uygulamada belge kabul işlemleri sırasında ya da izleyen günlerde tebliğ edilir, ancak bu süre adliyeye ve dosyanın karmaşıklığına göre değişir. Gecikmenin tipik sebepleri şunlardır:

  • İlâm henüz gelmemiştir. Hükümlü başka bir dosyadan tutuklu iken ceza kesinleşmişse, ilâmın başsavcılığa ulaşması ve kayda işlenmesi zaman alabilir.
  • Birden fazla ilâm vardır. Kesinleşmiş birden çok ceza bulunduğunda, 5275 sayılı Kanun'un 99. maddesi gereği önce infaz hâkimliğinden toplama kararı alınması gerekir; müddetname çoğu zaman bu karar beklenerek düzenlenir.
  • Mahsup edilecek süreler dağınıktır. Gözaltı ve tutukluluk süreleri başka mahkeme dosyalarındaysa, bu sürelerin celbi ve infaz kaydına işlenmesi beklenir.
  • Nakil söz konusudur. Hükümlü başka bir kuruma nakledilmişse belge yazışma yoluyla ulaşır.

Bu hallerde bekleyen hükümlünün ya da müdafiinin elinde iki araç vardır: gecikmeyi kayda geçiren bir talep dilekçesi ve dilekçe sonuçsuz kalırsa infaz hâkimliğine şikâyet. İkisi de aşağıda ayrıntılı anlatılmıştır.

Müddetnamede Hangi Bilgiler Yer Alır?

Yönetmelik'in 138. maddesi belgenin asgari içeriğini sayar: infaz kaydı numarası, ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih, ceza süresi ile cezanın hangi mahkeme ve hükme ilişkin olduğu. Uygulamada düzenlenen müddetnameler bu asgari içeriğin ötesine geçer ve infaz takviminin kritik tarihlerini de gösterir:

  • Cezanın infazına başlangıç tarihi ve mahsup edilen gözaltı ve tutukluluk süreleri (5237 s. TCK m.63),
  • Koşullu salıverilme tarihi (5275 s.K. m.107),
  • Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz için öngörülen tarih (5275 s.K. m.105/A),
  • Açık ceza infaz kurumuna ayrılma bakımından esas alınan tarih,
  • Cezanın tamamının infaz edileceği, uygulamada "bihakkın tahliye" denilen tarih.

Bu tarihlerin hangi oran ve kurallarla hesaplandığı bu yazının kapsamı dışındadır; müddetname hesaplama sayfasında belgedeki tarihler satır satır doğrulanabilir, infaz hesaplama aracı ise genel infaz takvimini üretir. Denetimli serbestlik tarihinin hangi şartlara bağlı olduğu denetimli serbestlik rehberinde anlatılmıştır. Belgeyi eline alan hükümlünün hesaba girmeden önce kontrol etmesi gereken beş kalem vardır:

  1. Kimlik bilgileri ve ilâmın mahkeme, esas ve karar numarası kendi dosyasıyla eşleşiyor mu?
  2. Kuruma alınma tarihi, fiilen teslim olunan ya da yakalanılan tarihle aynı mı?
  3. Gözaltı ve tutuklulukta geçen günlerin tamamı mahsup edilmiş mi?
  4. Ceza süresi, kesinleşen ilâmdaki süreyle birebir aynı mı?
  5. Birden fazla ilâm varsa belge toplama kararına dayanıyor mu, yoksa tek ilâm üzerinden mi düzenlenmiş?

Bu beş kalemden birinde uyumsuzluk görülmesi, hesap doğru olsa bile belgenin yanlış veriyle üretildiğini gösterir ve tek başına başvuru sebebidir.

Müddetnamenin Tebliği: Süreler Bu Belgeyle Başlar

Müddetnamenin hükümlüye tebliği yalnızca bir bilgilendirme değildir; hukuken "öğrenme" anıdır. İnfaz hâkimliğine şikâyet süresi öğrenme tarihinden işlediği için tebliğ tarihi, belgedeki tarihler kadar önemlidir. Yargıtay bu ilkeyi somut bir dosyada uygulamıştır: Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/12637 E., 2022/10094 K. sayılı ve 19.12.2022 tarihli kararında, hükümlünün tekerrür hükümlerine ilişkin ek karardan "müddetnamenin tebliğ edilmesiyle karardan haberdar olduğunun anlaşıldığı" tespitini yapmış ve yaklaşık dokuz yıl sonra yapılan temyiz başvurusunu, hakkın dürüstlük kurallarına uygun kullanılması gerektiğini de hatırlatarak süre yönünden reddetmiştir. Kararın pratik anlamı açıktır: müddetnameyi imzalayıp teslim alan hükümlü, belgede yazan ve belgeye dayanak olan kararları o gün öğrenmiş sayılır.

Bu yüzden tebliğ anında yapılması gereken üç şey vardır. Tebliğ alındısındaki tarihin gerçek teslim tarihiyle aynı olduğu kontrol edilmeli; belgenin bir örneği alınıp saklanmalı; belge en kısa sürede müdafie ulaştırılmalıdır. Belgenin ne söylediğini anlamadan imzalamak sık görülen bir durumdur ve süreleri durdurmaz. Hatalı olduğu düşünülen belge için izlenecek yol müddetname itiraz dilekçesi rehberinde ayrı olarak anlatılmıştır.

Müddetname Talep Dilekçesi: Kim, Nereye, Nasıl Başvurur?

Müddetname düzenlenmemiş, tebliğ edilmemiş, kaybolmuş ya da yeni bir ilâm geldiği hâlde güncellenmemişse belge ayrıca talep edilir. Talebin muhatabı düzenleyen makamdır: ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığının ilâmat ve infaz bürosu. Başvuru yolu, talep edenin kim olduğuna göre değişir.

Hükümlü kurumun içindeyse

Hükümlü, dilekçesini kurum idaresi aracılığıyla verir. Dilekçe kuruma teslim edildikten sonra ilgili başsavcılığa iletilir; belge düzenlenince yine kurum aracılığıyla tebliğ edilir. Dilekçeye teslim tarihinin ve varsa tutukluluk sürelerinin yazılması, başsavcılığın infaz kaydıyla karşılaştırma yapmasını kolaylaştırır. Hükümlü, dilekçesinde belgenin bir örneğinin müdafiine de gönderilmesini isteyebilir.

Müdafi başvuruyorsa

Vekâletnamesi ya da müdafilik görevlendirmesi dosyada bulunan avukat, başsavcılığa doğrudan dilekçe verebilir. Kabul edilen uygulama, dilekçenin infaz kaydı numarası ve ilâm bilgileriyle birlikte ilâmat ve infaz bürosuna sunulması ve belgenin bir örneğinin elden ya da UYAP üzerinden alınmasıdır. Vekâleti infaz dosyasına işlenmiş avukat, UYAP Avukat Portalı'nda Cumhuriyet başsavcılığı dosyaları arasında ilâmat ve infaz dosyasını sorgulayıp dosyaya eklenmiş belgeleri görüntüleyebilir; uygulama adliyeye göre farklılık gösterebildiğinden belgenin dosyaya taranmamış olması ihtimaline karşı yazılı talep yine de yerinde olur.

Aile üyeleri için gerçekçi sınır

Hükümlünün eşi, anne-babası ya da kardeşi çoğu zaman belgeyi kendileri almak ister. İnfaz dosyası kişisel veri içerdiği için başsavcılık, hükümlü ya da müdafii dışındaki kişilere belge vermekte haklı olarak çekingen davranır. Aile üyeleri için en sağlıklı yol, hükümlünün kurum aracılığıyla dilekçe vermesi ya da bir müdafi görevlendirilmesidir.

e-Devlet ve UYAP Vatandaş neden yeterli değil?

Sık yapılan bir hata, müddetnameyi e-Devlet'te aramaktır. İnfaz dosyaları Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülen dosyalar olduğu için soruşturma, uzlaşma, önödeme ve denetim dosyaları gibi UYAP Vatandaş Portalı'nda ve e-Devlet'te görünmez. Bu portallardan mahkeme dosyası görülebilir, ancak müddetnamenin kendisi başsavcılığın infaz dosyasındadır. Belgeye ulaşmanın yolu portal değil, yukarıda anlatılan dilekçe ve müdafi kanalıdır.

Dilekçede neler bulunmalı?

  • Başlık: ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığı (ilâmat ve infaz bürosu),
  • Hükümlünün kimlik bilgileri ve bulunduğu ceza infaz kurumu,
  • Hükmü veren mahkeme, esas ve karar numarası, kesinleşme tarihi; biliniyorsa infaz kaydı numarası,
  • Kuruma teslim ya da yakalanma tarihi,
  • Gözaltı ve tutuklulukta geçirilen süreler ve bunların hangi dosyaya ait olduğu,
  • Varsa kesinleşmiş diğer ilâmlar,
  • Talep: süre belgesinin düzenlenerek hükümlüye ve müdafiine tebliği,
  • Tarih ve imza; müdafi başvuruyorsa vekâletname ya da görevlendirme yazısı.

Örnek talep metni

… CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI İLÂMAT VE İNFAZ BÜROSUNA

Hükümlü: [Ad Soyad, T.C. kimlik numarası, bulunduğu ceza infaz kurumu]

Müdafi: [Ad Soyad, baro ve sicil numarası] (vekâletname/görevlendirme ektedir)

Konu: 5275 sayılı Kanun'un 20. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca düzenlenmesi gereken süre belgesinin (müddetname) düzenlenerek tebliği talebidir.

Açıklamalar: Hükümlü, … Mahkemesinin … E., … K. sayılı ve … tarihinde kesinleşen ilâmıyla verilen … hapis cezasının infazı için … tarihinde … Ceza İnfaz Kurumuna alınmıştır. Hükümlü aynı dosyadan … ile … tarihleri arasında tutuklu kalmıştır. Kuruma alınmasının üzerinden … gün geçmesine rağmen süre belgesi tebliğ edilmemiştir.

Talep: Yukarıda bilgileri yazılı ilâm ve infaz kaydı esas alınarak, tutuklulukta geçen sürelerin mahsubu da gözetilerek süre belgesinin düzenlenmesini ve hükümlü ile müdafiine tebliğini saygıyla talep ederim.

[Tarih, imza]

Metin bilinçli olarak kısa tutulmuştur. Talep dilekçesi bir itiraz değildir; hesap tartışması açmaz, yalnızca belgenin düzenlenmesini ister. Hesaba ilişkin itirazlar ayrı bir başvurudur ve farklı bir mercie yöneltilir.

Hangi Durumlarda Yeni Müddetname Düzenlenir?

Müddetname bir kez düzenlenip kapanan bir belge değildir; infaz kaydını değiştiren her karar yeni bir süre belgesini gerektirir. Başlıca beş durum vardır.

1. Toplama (içtima) kararı

5275 sayılı Kanun'un 99. maddesine göre "bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir." Toplama kararı verildiğinde koşullu salıverilme tarihi toplam ceza üzerinden yeniden belirlenir ve müddetname buna göre yenilenir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/8274 E., 2024/637 K. sayılı ve 26.01.2024 tarihli kararında, iki ayrı kesinleşmiş cezanın toplanması yerine ayrı ayrı infazına karar veren infaz hâkimliği kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur. Daire, "hükümlerin kesinleşme tarihleri farklı olmasına rağmen aynı tarihte infaz verildikleri ve infaza geç verilmesinde hükümlünün kusuru bulunmadığından bahisle ayrı ayrı infaz edilmeleri gerektiği gerekçesiyle İnfaz Hakimliğince verilen karar usul ve yasaya aykırı olup" demiştir. Birden fazla ilâmı olan hükümlünün toplama kararı olmadan düzenlenmiş bir müddetnameyle yetinmemesi gerektiğinin en açık dayanağı bu karardır. Toplama kararı talebi için içtima çözümleme dilekçesi örneği ayrıca hazırlanmıştır.

2. Mahsup

Gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin cezadan indirilmesi TCK m.63'te düzenlenir. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 4. maddesine 7242 sayılı Kanun'la eklenen bent, mahsup hâllerinde verilecek kararları infaz hâkimliğinin görevleri arasına almıştır. Sonradan fark edilen ya da başka dosyadan gelen bir tutukluluk süresi mahsup edildiğinde infaz kaydı değişir ve süre belgesi yenilenir; Yönetmelik'in 120. maddesinin beşinci fıkrası bu değişikliğin mahkeme dosyasının safahatına da otomatik olarak işleneceğini söyler.

3. Lehe kanun ve uyarlama

İnfaz sırasında yürürlüğe giren ve hükümlünün lehine olan bir kanun, TCK m.7 uyarınca değerlendirilir. Bu değerlendirmenin mercii dikkat ister: 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, "mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden" karar isteneceğini söyler. Yani lehe kanun uyarlaması infaz hâkimliğinin değil, hükmü veren mahkemenin işidir. Uyarlama kararı kesinleştiğinde infaz kaydı değişir ve yeni müddetname düzenlenir. 7242, 7456 ve 7571 sayılı kanunlar gibi infaz rejimini değiştiren düzenlemelerden sonra yeni süre belgesi ihtiyacı en çok bu yoldan doğar.

4. Hesap duraksamasının giderilmesi

Aynı maddenin (b) bendi ise "çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden" karar isteneceğini düzenler. Müddetnamedeki bir tarihin yanlış hesaplandığı iddiası tam olarak bu bende girer. İnfaz hâkimliği duraksamayı giderdiğinde başsavcılık belgeyi yeniden düzenler.

5. Koşullu salıverilmenin geri alınması ve benzeri infaz kararları

Denetim süresi içinde yeni suç işlenmesi gibi hâllerde infaz hâkimliğince verilen kararlar da takvimi değiştirir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/5586 E., 2025/2055 K. sayılı ve 13.03.2025 tarihli kararı bu bakımdan öğreticidir. Dosyada hükümlüye yalnızca ilk müddetname tebliğ edilmiş, içtima ve uyarlama kararlarından sonra düzenlenen yeni müddetname ise tebliğ edilmemişti. Kanun yararına bozma isteminde, hükümlünün yalnızca tebliğ edilen ilk belgedeki tahliye tarihini bildiğinin kabul edilmesi gerektiği ileri sürüldü. Daire bu görüşü benimsemedi; uyarlama sonucu belirlenen tarihin esas alınmasında isabetsizlik görmedi ve istemi reddetti. Kararın hükümlü açısından dersi şudur: güncel müddetnamenin tebliğ edilmemiş olması, kayıttaki güncel tarihleri geçersiz kılmaz. Bu yüzden infaz kaydını etkileyen her karardan sonra güncel süre belgesini talep etmek, hükümlünün kendi takvimini bilmesi için tek güvenli yoldur.

Müddetname Gelmezse veya Hatalıysa: Başvuru Yolları ve Süreler

Talep dilekçesine rağmen belge düzenlenmiyor ya da düzenlenen belge hatalıysa iki ayrı yol vardır. İkisinin de mercii infaz hâkimliğidir, ancak süreleri ve dayanakları farklıdır.

Şikâyet yolu (4675 s.K. m.5-6)

4675 sayılı Kanun'un 4. maddesi, hükümlülerin cezalarının infazına ilişkin işlem veya faaliyetlere yönelik şikâyetleri incelemeyi infaz hâkimliğine verir. 5. maddeye göre bu işlem veya faaliyetlerin "öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir". Şikâyet, dilekçeyle doğrudan infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi Cumhuriyet başsavcılığı ya da ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir; kurum aracılığıyla yapılan başvurular "hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir". Başvurabilecekler kanunda sayılmıştır: hükümlü ya da tutuklu, eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi ve izleme kurulu.

6. maddeye göre infaz hâkimi "duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir"; süresi geçmiş ya da görev alanı dışındaki başvuruyu ise "esasa girmeden reddeder". İnfaz hâkiminin kararına karşı "tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir" ve itiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır. Bu iki haftalık süre, 2 Mart 2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'la getirilmiştir ve 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; bu tarihten önce verilen kararlar için eski yedi günlük süre uygulanmaya devam eder. İnternette hâlâ yaygın olan "yedi gün" bilgisi bu geçiş hükmünden kaynaklanır ve güncel kararlar için doğru değildir.

Hesap duraksaması yolu (5275 s.K. m.98/1-b ve m.101)

Belgedeki tarihin yanlış hesaplandığı iddiası, yukarıda anlatıldığı gibi 98. maddenin (b) bendine dayanır. Kanun bu başvuru için on beş günlük gibi bir süre öngörmemiştir; duraksama infaz süresince her zaman ileri sürülebilir. Yine de şikâyet süresi kaçırıldığında infaz hâkiminin başvuruyu 6. madde uyarınca esasa girmeden reddetme ihtimali bulunduğundan, geç kalınan dosyalarda başvurunun 98. maddeye dayandırılarak yazılması gerekir. Usul 101. maddede düzenlenir: "Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden veya infaz hâkimliğinden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir." Maddenin üçüncü fıkrasına göre bu kararlara karşı da itiraz yoluna gidilebilir. 98. maddenin ikinci fıkrası ise başvurunun infazı kendiliğinden ertelemediğini, ancak mahkeme ya da infaz hâkimliğinin olayın özelliğine göre erteleme veya durdurma kararı verebileceğini söyler.

BaşvuruMerciSüreDayanak
Müddetname talebiİlâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığıSüre yok; teslimden sonra her zaman5275 s.K. m.20/4; Yönetmelik m.138
İnfaz işlemine şikâyetİnfaz hâkimliğiÖğrenmeden 15 gün, her hâlde 30 gün4675 s.K. m.4-5
Hesap duraksamasıİnfaz hâkimliğiKanunda süre yok5275 s.K. m.98/1-b, m.101
Lehe kanun uyarlamasıHükmü veren mahkemeKanunda süre yok5275 s.K. m.98/1-a; TCK m.7
İnfaz hâkimliği kararına itirazAğır ceza mahkemesiTebliğden iki hafta (1.6.2024 sonrası kararlar)4675 s.K. m.6; CMK m.268

Şikâyet ve duraksama başvuruları için infaz hâkimliği başvuru şablonu, hatalı belgeye yönelik senaryo bazlı dilekçeler için müddetname itiraz dilekçesi örneği kullanılabilir. Somut dosyada müddetnamenin satır satır denetimi ve itiraz hazırlığı için infaz hesaplama sayfasındaki dosya inceleme paketleri de mevcuttur.

Müddetname Sürecinde Sık Yapılan Hatalar

  • Belgeyi cezaevinden istemek. Kurum idaresi belgeyi tebliğ eder ama düzenlemez; dilekçe kurum aracılığıyla verilse bile muhatap başsavcılıktır. Dilekçenin başlığında bunun yazılması iletimi hızlandırır.
  • Yanlış başsavcılığa yazmak. Hükümlünün bulunduğu ilin başsavcılığı ile ilâmı infaz eden başsavcılık farklı olabilir. İnfaz kaydı numarası ve ilâm bilgisi doğru muhatabı belirler.
  • Tebliğ tarihini önemsememek. On beş günlük şikâyet süresi öğrenmeyle başlar; müddetnamenin tebliği öğrenme sayılır. Belgeyi okumadan imzalamak süreyi durdurmaz.
  • Yeni ilâm geldiğinde güncel belge istememek. Toplama, mahsup ve uyarlama kararlarından sonra takvim değişir; eski belgeyle tahliye günü beklemek gerçek bir mağduriyet kaynağıdır.
  • Tutukluluk sürelerini bildirmemek. Başka dosyalardaki gözaltı ve tutukluluk günleri infaz kaydında görünmeyebilir; dilekçede tarih ve dosya bilgisiyle yazılmalıdır.
  • Talep dilekçesini itiraz gibi yazmak. Talep belgenin düzenlenmesini ister; hesap itirazı ayrı bir başvurudur ve infaz hâkimliğine yöneltilir. İkisini aynı dilekçede birleştirmek her ikisinin de gecikmesine yol açar.
  • e-Devlet'te aramak. İnfaz dosyaları vatandaş portallarında görünmez; beklemek yerine dilekçe verilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Müddetname ne zaman hazırlanır?

Mevzuat düzenlenme anını hükümlünün ceza infaz kurumuna teslimine bağlar. Yönetmelik'in 138. maddesi belgenin "ceza infaz kurumuna tesliminde" verileceğini söyler. Kesinleşme tek başına belgeyi doğurmaz; hükümlü kuruma alınmadan süre belgesi düzenlenmez.

Cezaevinde müddetname kaç günde gelir?

Kanun ve yönetmelik gün sayısı vermez. Uygulamada belge kabul işlemleri sırasında ya da izleyen günlerde tebliğ edilir; birden fazla ilâm, dağınık tutukluluk süreleri ve nakil gibi hâllerde bu süre uzar. Makul süre geçtiği hâlde belge gelmemişse kurum aracılığıyla talep dilekçesi verilmeli, sonuç alınamazsa infaz hâkimliğine şikâyet yoluna gidilmelidir.

Müddetname nasıl alınır?

Hükümlü kurum idaresi aracılığıyla, müdafi ise doğrudan ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığının ilâmat ve infaz bürosuna dilekçe vererek belgeyi ister. Vekâleti dosyaya işlenmiş avukat, UYAP Avukat Portalı üzerinden başsavcılık infaz dosyasını sorgulayarak dosyaya eklenmiş belgeye de ulaşabilir.

Müddetnameyi kim düzenler?

İlâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığı düzenler; 5275 sayılı Kanun'un 20. maddesinin dördüncü fıkrası belgeyi "Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen" diye tanımlar. Ceza infaz kurumu belgeyi tebliğ eder ve bir örneğini kabul dosyasında saklar.

Müddetname e-Devlet'ten görülebilir mi?

Hayır. İnfaz dosyaları Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülen dosyalar olduğu için UYAP Vatandaş Portalı'nda ve e-Devlet'te görünmez. Belgeye dilekçe ya da müdafi aracılığıyla ulaşılır.

Müddetnameye itiraz süresi ne kadardır?

İnfaz işlemine şikâyet, 4675 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde otuz gün içinde infaz hâkimliğine yapılır; müddetnamenin tebliği öğrenme sayılır. Hesap duraksaması için 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesi ayrı bir süre öngörmemiştir.

İnfaz hâkimliği kararına kaç gün içinde itiraz edilir?

Tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilir. Bu süre 7499 sayılı Kanun'la getirilmiştir ve 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar için geçerlidir; daha önce verilen kararlarda eski yedi günlük süre uygulanır.

Yeni bir ceza kesinleşince eski müddetname geçerli kalır mı?

Hayır. 5275 sayılı Kanun'un 99. maddesi gereği infaz hâkimliğinden toplama kararı istenir ve müddetname toplam ceza üzerinden yenilenir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/8274 E., 2024/637 K. sayılı kararında, cezaların toplanması yerine ayrı ayrı infazına karar verilmesini kanuna aykırı bulmuştur.

Lehe kanun çıkınca müddetname kendiliğinden değişir mi?

Kendiliğinden değişmez. TCK m.7 kapsamındaki değerlendirme 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinin (a) bendi uyarınca hükmü veren mahkemeden istenir; uyarlama kararı kesinleşince başsavcılık infaz kaydını günceller ve yeni süre belgesi düzenler. Talep edilmezse eski belgeyle yol alınması riski vardır.

Yeni müddetname tebliğ edilmediyse eski tarihler geçerli sayılır mı?

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/5586 E., 2025/2055 K. sayılı kararında, yeni müddetnamenin tebliğ edilmemiş olmasının uyarlama sonucu belirlenen tarihin esas alınmasına engel olmadığını kabul etmiştir. Bu nedenle infaz kaydını değiştiren her karardan sonra güncel belgenin talep edilmesi hükümlünün yararınadır.

Sonuç

Müddetname, kanunun adını koymadan içeriğiyle tarif ettiği, ilâmı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığınca hükümlünün kuruma teslimi sırasında düzenlenen ve infaz takvimini gösteren bir süre belgesidir. Belgenin ne zaman hazırlanacağı sorusunun cevabı "kesinleşince" değil "teslimde"dir; kimden isteneceği sorusunun cevabı ise cezaevi değil başsavcılıktır. Talep dilekçesi kısa, kayıt bilgisi tam ve muhatabı doğru yazılmalı; hesap itirazı bu dilekçeye karıştırılmamalıdır. Tebliğ tarihi süreleri başlattığı için belge okunmadan imzalanmamalı, toplama, mahsup ve uyarlama kararlarından sonra güncel belge mutlaka istenmelidir. Belgedeki tarihlerin doğruluğunu sınamak için müddetname hesaplama aracı, hatalı belge için müddetname itiraz dilekçesi ve infaz hâkimliği başvuruları için başvuru şablonu bu rehberin devamı niteliğindedir. Ceza infazına ilişkin diğer başlıklar ceza hukuku sayfasında toplanmıştır.

Yazar

Av. Mesut İLME

İlme Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatı. Aile, iş, ceza ve ticaret hukuku alanlarında 20+ yıl deneyim ile Yalova ve Türkiye genelinde online avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Profili Görüntüle
Bilgilendirme: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Somut bir uyuşmazlığınız için bir avukatla görüşmeniz önerilir.