Özet
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 15 Temmuz 2016 gecesi Gelibolu'daki kışladan emre rağmen zorla çıkarılan harp okulu öğrenci konvoyunda araç komutanı olan subayların hukuki durumunu ikinci kez ele aldı. Daire, önceki bozma ilamındaki ölçütü yineledi: darbe girişiminin planlama ve icra organizasyonundan önceden haberdar oldukları kanıtlanamayan, katkısı elverişli icra hareketlerine destek düzeyinde kalan ve ülke genelindeki fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmayan sanıklar Anayasayı ihlal suçunun faili değil, icrayı kolaylaştıran yardım edenidir. Bu yönüyle karar, mahkûmiyetin niteliği bakımından sanıklar lehinedir; yardım eden sıfatı cezada indirim kapısını açar. Ancak Daire, bozmaya uyduğunu söyleyen mahkemenin alt sınırdan ceza vermesini bozma ilamının gereğinin kısmen yerine getirilmemesi saydı; sanıkların konum, rütbe ve etkinlik dereceleri gözetilerek kusurla orantılı, azami hadde yakın bir ceza tertip edilmesi gerektiğini belirtti. Sonuç bu bakımdan sanıklar aleyhinedir: hüküm hem sanık müdafilerinin hem katılan vekilinin temyizi üzerine bozuldu, tutukluluk sürdürüldü ve dosya Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Karar, emir ve eylemin suç teşkil ettiği açıkça belli olduğunda rütbe ve mesleki tecrübe sahibi personelin emrin ifası ya da hata savunmasına sığınamayacağını da tekrarlamaktadır. Devletin güvenliğine karşı suçlarda fail ile yardım eden arasındaki çizgi ve bu çizginin ceza miktarına yansıması bakımından yol gösterici bir karardır.
İnceleme
Emre uyan asker için fail ile yardım eden çizgisi nerede çizilir
Anayasal düzene karşı suçlarda en çetin soru, olay gecesi sahada bulunan ama planı yapan çevrede yer almayan kişinin nasıl sorumlu tutulacağıdır. Aynı fiil için müşterek fail sayılmakla yardım eden sayılmak arasında hem cezanın niteliği hem miktarı bakımından derin fark vardır; yardım eden hakkında TCK m.39 uyarınca indirim yapılır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi bu kararda üç ölçütü tek cümlede toplamıştır: eylemden önce örgütsel organizasyon içinde yer alıp girişimden haberdar olmak, sunulan katkının tek başına vahamet taşıması ve ülke genelindeki fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmak. Bu üçü kanıtlanamıyorsa kişi fail değil, icrayı kolaylaştıran yardım edendir. Kararın ikinci katmanı da en az bu kadar önemli: bozmaya uyan mahkeme, bozma ilamının yalnız vasıf kısmını değil ceza miktarına ilişkin yönünü de uygulamak zorundadır. Vasıf lehe düzeltilip ceza alt sınırdan verildiğinde Daire hükmü ikinci kez bozmuştur.
Gelibolu kışlasından zorla çıkan harbiyeli konvoyu iskelede durduruldu
Kara Harp Okulu, yıl sonu askeri eğitimi kapsamında on otobüslük ve dört yüz otuz beş kişilik bir gezi düzenlemişti. Konvoy 15 Temmuz 2016 günü akşam saatlerinde Eceabat üzerinden Gelibolu'daki kışlaya girdi. Gece boyunca televizyonlarda kalkışma haberleri yayılırken Kolordu Komutanı öğrencilerin kışladan çıkmaması emrini verdi; nizamiyeye takviye kondu. Hakkındaki mahkûmiyet kesinleşmiş olan konvoy komutanı yüzbaşı ise ne pahasına olursa olsun çıkacaklarını, gerekirse çatışacaklarını söyledi. Dosya sanıkları olan takım komutanlarının yönettiği dört araç önce zorla nizamiyeden çıktı; geri döndürülünce bu kez tüm otobüsler görevlileri iterek, önlerine atılan varil ve bariyerlerin üzerinden geçerek kışlayı terk etti. Bir kısım araç Gelibolu ve Eceabat feribot iskelelerinde kuyruğa girdi, yolcular kendilerini üniversite öğrencisi olarak tanıttı. Sabaha karşı Kolordu Komutanının emriyle araçların kontak anahtarları teslim alındı, on adet piyade tüfeği ve kırk şarjör muhafaza altına alındı; kimse Çanakkale'ye geçemedi. Sanıklar, Anayasayı ihlal suçuna yardım etmekten mahkûm edilmişti.
Katkı elverişliydi ama tek başına vahamet taşımıyor ve fiile hâkimiyet yoktu
Daire, 2023 tarihli ilk bozma ilamındaki gerekçeyi aynen tekrarladı. Sanıkların ülke genelindeki icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar oldukları ve suç işleme karar ve iradesine katıldıkları kanıtlanamamıştır. Konakladıkları yerde kalkışma adına icrai ya da ihmali bir fiil işlememişler, gitmek istedikleri İzmir'e ulaşamadan kontrol altına alınmışlar ve orada yapacakları sözde görevin ne olduğu belirlenememiştir. Bu nedenle elverişli icra hareketlerine katkı sunmuş olsalar da katkı tek başına vahamet arz etmemekte, fiilin işlenişi üzerinde müşterek hâkimiyetten söz edilememektedir. Öte yandan Daire, emir ve eylemin suç teşkil ettiğinin açıkça belli olduğunu vurgulayarak TCK m.24 ve TCK m.30 kapsamındaki emrin ifası ve hata savunmalarını sanıkların konumu, rütbesi ve mesleki tecrübesi nedeniyle reddetmiştir. Eylem, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığından, olay anındaki söz ve davranışlar ile sonuca sunulan katkı gözetilerek TCK m.39/2-c anlamında icrayı kolaylaştırma yoluyla yardım kapsamında kalır. Ceza ise eylemin niteliği, konum ve etkinlik dereceleri gözetilerek kusurla orantılı ve azami hadde yakın belirlenmelidir.
Bozmaya uyan mahkeme alt sınırdan ceza verince hüküm ikinci kez bozuldu
İlk derece mahkemesi bozmaya uymuş, sanıkları TCK m.309 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.5 ile birlikte yardım eden hükümleri üzerinden mahkûm etmiş, ancak cezayı alt sınırdan belirlemişti. Daire bunu bozma ilamının gereğinin kısmen yerine getirilmemesi saydı ve hükümleri CMK m.302 uyarınca yeniden bozdu. Dikkat çekici nokta, bozmanın hem sanıklar ve müdafilerinin hem de katılan vekilinin temyiz itirazları üzerine verilmiş olmasıdır: vasıf konusunda sanıklar haklı, ceza miktarı konusunda katılan haklı bulunmuştur. Tutuklulukta geçen süre, bozma nedeni ve delil durumu gözetilerek tahliye talepleri reddedildi; dosya Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Uygulama açısından karar, uyma kararının bölünemeyeceğini gösterir. Yargıtay bir hükmü hem vasıf hem ceza miktarı yönünden bozmuşsa, mahkemenin yalnız vasfı düzeltip cezayı alt sınırda bırakması yeni bir bozma sebebidir. Yardım eden sıfatı cezayı indirir; ama indirimli cezanın nereden başlayacağı da denetlenir.
Emir savunması rütbe ve tecrübeye göre ölçülür, katkının ağırlığını belgeleyin
Bu tür dosyalarda savunmanın ağırlık noktası, kişinin eylemden önce planlama ve karar sürecinde yer almadığını ve olay yerindeki katkısının sınırlı kaldığını somut olarak ortaya koymaktır. Zaman çizelgesi, haberleşme kayıtları, görev programı ve olay anındaki söz ve davranışlar bu değerlendirmenin dayanaklarıdır. Emrin ifası ya da hata savunması ise kişinin bilgi düzeyi, eğitimi, rütbesi ve mesleki tecrübesi üzerinden ölçülür; emrin suç teşkil ettiği açıkça belliyse bu savunma tutmaz. Yardım eden sıfatının infaz aşamasına yansımasını görmek isteyenler, verilen cezayı ve suç türünü infaz hesaplama aracına girerek koşullu salıverilme tarihini görebilir. Devletin güvenliğine karşı suçlarda ceza hukuku ile anayasa hukuku iç içe geçtiğinden, dosyanın her aşamasında ceza davalarında görev alan bir avukatla çalışmak, temyiz ve bozma sonrası yargılamada hangi savunmanın hangi delille destekleneceğini planlamayı kolaylaştırır. Buradaki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.
Anayasal düzene karşı suçlarda yardım eden sıfatı hakkında merak edilen sorular
Emre uyduğunu söyleyen asker her zaman ceza almaktan kurtulur mu?
Hayır. Karara göre emir ve eylemin suç teşkil ettiği açıkça belliyse, rütbe ve mesleki tecrübe sahibi personelin emrin ifası ya da hata savunması kabul edilmez. Savunma, kişinin konumuna göre ölçülür.
Fail yerine yardım eden sayılmak cezayı nasıl etkiler?
Yardım eden hakkında TCK m.39 uyarınca indirim uygulanır. Ancak Daire, indirimli cezanın da kusurla orantılı ve azami hadde yakın belirlenmesi gerektiğini söylemiş, alt sınırdan verilen cezayı bozmuştur.
Mahkeme bozmaya uyduğunu söylerse Yargıtay yeniden bozabilir mi?
Evet. Bozma ilamının gereği kısmen yerine getirilirse hüküm yeniden bozulur. Bu kararda vasıf düzeltilmiş ama ceza miktarı bozma doğrultusunda belirlenmemişti.
Kararın tam metni
~10 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
3. Ceza Dairesi 2024/5636 E. , 2025/17253 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/565 E. 2024/20 K. SUÇ :Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek HÜKÜMLER :Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK'nın 309/1; 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddeleri ile TCK'nın 39/2-c maddesi delaletiyle 39/1, 62/1, 53/1-2-3 ve 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanık ... ve sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, ilk derece mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.05.2023 tarihli 2022/37462 esas ve 2023/3577 karar sayılı; bozma ilamında; "... Harp Okulu tarafından yıl sonu askeri eğitimi kapsamında gezi düzenlendiği ve bu gezide inceleme dışı hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşen, ... Okulu Öğrenci Alayı 3. ... Taburunda Yüzbaşı rütbesi ile Harekat Eğitim Kısım Amiri olan ... 'ın 10 otobüslük (harp okulu öğrencilerinden oluşan 435 kişiden oluşan) konvoyda konvoy komutanı olarak, haklarında tefrik kararı verilen ve iş bu dosyada yargılanmalarına devam edilen sanıklar ... , ..., ... , ... , ..., ... , ..., ... ve ... 'nün araç(takım) komutanı olarak görevlendirildikleri, program kapsamında konvoyun 15 Temmuz 2016 tarihinde, saat 15:30 da Eceabat ilçesinden geçerek Gelibolu Garnizonuna giriş yapılacağının 2. Kolordu Komutanlığına bildirildiği, ancak söz konusu otobüslerin saat 19:30 sularında Eceabat'a ulaştığı, konvoyun Eceabat limanında 2. Kolordu Komutanlığı mihmandarları tarafından karşılanarak saat 20:30 da toplu olarak 9 aracın Şehit Astsubay ... . kışlasına giriş yaptığı, Öğrencilere 2 farklı kışlada konaklama planlandığı için gruplara ayrıldığı, bu esnada kışla nöbetçi amiri piyade binbaşı ... 'nın, kışla fırını önünde kendilerini karşıladığı, koğuşlarını gösterdiği, hazır yemek hizmeti, kontrol teşkilatı, nöbetçi subayı, ikmal üsteğmen ... , Kontrol teşkilatı başkanı Topçu Albay ... 'i arayarak yemeği daha önce planladığı gibi 2 ayrı kışla yerine tek kışlada yemek istediklerini bildirdiği, karışıklık çıkacağını düşünen topçu albay ... , nöbetçi amirine bilgisi olup olmadığını sorup yemekhaneler bölgesine gittiği, kafile komutanı olduğunu öğrendiği ... ile yaptığı yüzyüze görüşme sonucunda, emniyetsiz bir durum oluşabileceği sebebi ile gezilerinin iptal edilebileceğini, 18. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına gitmeyeceklerini ve yemeğin ardından geri dönebileceklerini ve tabur komutanından emir beklediklerini söylediği, saat 20:40 sularında mihmandar astsubay çavuş ... , Kolordu Harekat Merkezini arayarak heyetinin Ankara'dan komutanlarının emir vermesi sebebi ile geri döneceklerini söylediği, Saat 21:19'da 68395 nolu TİPAS duyum raporu ile Çanakkale-Ayvacık-Assos da DHKP-C sempatizanı ve örgüt mensupları ile beraber büyük ... mensuplarının 23 Temmuz 2016 tarihinden itibaren yaz kampı yapacaklarını içeren ve uyarı niteliği taşıyan mesajın Kolordu harekat merkezine geldiği, 22:03'de Kolordu Nöb. A. Harp Okulu Tb. K. Kur. Yb. ... ... nolu telefondan aranarak, dönüp dönmeyeceği bilgisi Kor. Nöb. A. İsth. Yb. ... tarafından teyit edildiği, Kur. Yb. ... tarafından, henüz dönüş bilgisinin belli olmadığı görüşmelerin devam ettiğinin ifade edildiği, 22:10'da Kor. .... . tarafından, önce Kur. Bşk. Vek. Yb. ... 'e müteakiben Kor.K.Korg. ... 'e vukuat tekmili verildiği, Tekmilde ... mesajından ve Harp Okulu Öğrencilerinin dönme durumundan bahsedilerek, dönme sebeplerinin ... mesajı ile alakalı olabileceği değerlendirildiğinin iletildiği, müteakiben 22:15 sularında, Kor.K.Korg. M.A. tarafından Harekat Merkezi Aranarak, televizyonlarda Bogaz köprüsünün trafiğe kapatıldığı, eylem yapılabileceğine yönelik kuvvetli ihtimal olduğu, Harp Okulu öğrencilerinin de bu sebeple dönüyor olabileceği, birliklerin emniyet tedbirlerini arttırması ve bu konuya ilişkin mesaj olup olmadığının sorulduğu, Nöb. Amir tarafından, henüz mesaj olmadığı bilgisi verildiği, Saat 22:19'da Sıkıyönetim Direktifi konulu mesaj gelmesi üzerine, Kolordu Komutanlığına bilgi verildiği, hemen ardından Kolordu Komutanının Karargaha geldiği, Saat 22:47 de Kur. Yb. ... (İzmir/Menteş Öğr.Tb.K.), Kolordu Nöb. Amirini arayarak Harp Okulu öğrencilerinin geri döneceği bilgisini verdiği, Kolordu .... . tarafından söz konusu bilgi Kolordu Komutanına verildiği, Kolordu Komutanının öğrencilerin çıkmamaları konusunda emir verdiği, 22:50'de Kolordu Komutanı Emir Subayı Yzb. ... 'un, Kışla Nöb. A. Bnb. ... 'yı arayarak AMM'nin takviye edilerek başına bir subay verilmesini ve araçların çıkartılmamaları için Kolordu Komutanının emrini ilettiği, Nizamiye Nöb. Asb. Asb. Kd. Çvş. ... 'ya Nöb. A. tarafından bu emrin iletildiği, AMM başına Ütğm. ... 'ın görevlendirildiği ve bu esnada Nöb.Asb. Asb. Kd. Çvş. ... 'ya kafile Komutanı olan Yzb. ... "Biz ne pahasına olursa olsun buradan çıkacağız askerliği bize öğretmeyin, gerekirse çatışarak çıkacağız"dediği, Kışla Nöb. Amirine bu konu hakkında telefon ile bilgi verildiği, aynı zamanda Yzb. ...'a Kolordu Komutanının emrinin iletildiği, Kafile Komutanı Yzb. ... "ne pahasına olursa olsun kışladan çıkacaklarını ve gerekirse çatışacaklarını ve engelleri kıracaklarını, arabaları terkedip yaya dahi olsa kışlayı terk edeceklerini" beyan ettiği, Bu ifadeden sonra Kışla Nöb. Amiri tarafından Kolordu Komutanı Emir Subayı aranarak durumun bizzat Kolordu Komutanına iletildiği, Saat 22:55'te kafile komutanı Yzb. ... hazır yemek kontrol teşkilatı başkanını arayarak yola çıkacaklarını ve sonraki günler için yemek yemeyeceklerini belirttiği, yorgun ve uykusuz dahi olsa yola devam edeceklerini ifade ettiği, bu esnada tüm müdahelelere rağmen dosya sanıklarının komutanlığını yaptıkları 4 aracın zorla kışladan çıktığı, geri kalan 5 aracın çıkma girişimleri devam ettiği, 23:10 sularında da kafilede bulunan rütbeli personelin araçtan HK-33 Piyade tüfeklerini alarak kışladan çıkacaklarını beyan ettikleri, AMM ve Hazır Kıta personelinin nizamiye bölgesine takviye edildiği, 23:15 sularında dosya sanıklarından P. Ütğm. ...'nın, cep telefonundan Kolordu Komutanı Korgeneral ... ile görüştürüldüğü ve kışladan çıkmamaları emrinin sözlü olarak tebliğ edildiği, O esnada dışarıda bulunan 4 araç Şehit Asb. Çvş ... kışlası nizamiyesine geri geldiği ve araçta bulunan tüm personelin araçları boşaltarak nizamiye bölgesine geldiği, Yzb. ... 'ın yürüyün, yıkın onları buraya getirin" diye bağırarak tüm harbiyelilere emir verdiği, içeride otobüsten inip sırada bekleyen 5 otobüs Harbiyeli galeyana gelerek zorla itişerek emniyet personelini önlerinden çekerek nizamiye dışına çıktıkları, saat 23:40'da Kolordu Komutanı Korgeneral ... , Kolordu Nöb. Amiri Yb. ... 'i ... numaralı cep telefonundan Harp Okulu öğrencileri Tabur Komutanı Kur. Yb. ... ile görüştürdüğü, görüşme esnasında Tabur Komutanına kesinlikle araçların hiç bir yere gitmemesi konusunda emir verdiği, Tabur Komutanının Emri Kara Harp Okulu Komutanınından aldığını beyan ettiği, Kolordu Komutanı Garnizon Komutanı olarak öğrencilerin emniyetinden sorumlu olduğunu, bu karmaşık ortamda öğrencilerin yola çıkmaması gerektiğini emrettiği, Tabur Komutanı ... Kolordu Komutanının emrini dinlemeyerek telefonunun şarjının bittiği bahanesiyle telefonu kapattığı, 23:50 sularında tüm araçların nizamiye girişi bölgesinde toplu şekilde intikali Hazır Kıta ve AMM tarafından engellendiği, ... . . tarafından araçların hareketinin engellenmesi maksadıyla gözdağı için boş silahlara doldur kapa emri verildiği, Buna rağmen araçlarda bulunan rütbeli konumundaki sanıkların geri adım atmadıkları, itiş kakış yaşandığı, bu esnada Kafile Komutanı Yzb. ... Nöb. A. Bnb.... üzerine fiili taarruz teşebbüsünde bulunduğu, araç sürücüleri ve dosya sanıkları olan takım komutanları tarafından AMM ve kışla nöbetçi heyetini ezmek maksadıyla araçların bu görevlilerin üzerine sürüldüğü, bu esnada 5 otobüsün Şehitlik bölgesinden kaçtığı, ... Bölgesinden kaçışı engellemek maksadıyla yol kenarında bulunan çöp varilleri ve nizamiye bariyerlerinin araçların önüne atıldığı, aynı şekilde bu bölgede de AMM ve Hazır Kıta personelini ezmek kastıyla araçların personelin üzerine sürüldüğü, çöp varillerinin araçlarla itilerek ... bölgesinden kaçtıkları, bariyerlerin üzerinden geçen araçların lastiklerinin patlatıldığı, geri kalan 2 araç ise karmaşadan yararlanarak Sarmaşıklı bölgesinden kaçtığı, saat 00:07'de Kolordu Nöb. Amirliği, Kolordu Komutanının emri ile Gelibolu Feribot iskelesine inerek araç kuyruğunda Harp Okulu öğrencilerine ait otobüs kontrol edilerek bölgedeki polislerle araçların feribota bindirilmemesi koordine edilerek Kolordu Komutanlığına bilgi verildiği, bu esnada Merkez komutan vekili Topçu Albay ... Kolordu Komutanı tarafından aranarak Şehit Ast. Subay Çavuş ... kışlasından harbiyelilerin firar ettiğini, derhal bölgeye intikal edilerek yakalanmaları emrini verdiği, saat 00:28'de Merkez Komutan vekilinin Gelibolu Kaymakamını arayarak iskelede araç alan gemilerin kapaklarının derhal kaldrırılması ve zorla binmeye karşı iskelenin açığına alınmasını talep ettiği, 00:29'da Gelibolu Kaymakamının plakası verilen 3 otobüsün feribot iskelesinde olduğu bilgisini ilettiği, Merkez Komutanı Albay ... Merkez Komutanlığı Personeli ile feribot iskelesine hareket ettiği, fakat bölgeye varıldığında otobüslerin Eceabat istikametine hareket ettiklerinin öğrenildiği, 01:09 da kafile komutanı ...'ın, topçu Albay ... tarafından 2 sefer cep telefonundan arandığı, her iki aramanın da reddedildiği, 01:59 da ... Kaymakamı tarafından 3 otobüsün bu sefer Eceabat iskelesinde Feribot kuyruğunda olduğu bilgisi verildiği, Topçu Albay ... tarafından ... emniyetinde görevli polis memuru aranarak, bilgi teyit edildiği, polis memuru tarafından bilgi teyit edildiği, fakat yolcuların kendilerini üniversite öğrencisi olarak tanıttıklarını, başlarında rütbeli olmadığını beyan ettikleri bilgisi alındığı, 02:58'de topçu Albay ... , ... ilçe emniyet müdürü ile irtibata geçtiği, plakası verilen tüm araçların ilçe girişine çektirildiği, fakat personelin ilçedeki açık yerlere dağıldığı bilgisi alındığı, talepler sunularak, durum Kolordu Komutanına iletildiği, ardından araçların kontak anahtarlarının teslim alındığı, bu sırada Eceabat ilçe emniyet müdürlüğü yanında bulunan kafile komutanı Yzb. ... ile Kolordu Komutanı ile görüştüğü, direnmemeleri derhal Gelibolu'ya gelmeleri gerektiği, tek bir personelin burnunun kanamaması için her türlü gayretin gösterilmesi emri verilerek gitme teşebbüsünden caydırıldığı, 03:04'de Kolordu Komutanının emri ile Piyade Albay ... ve Topçu Albay ... Merkez Komutanlığı Personeli, Gelibolu Bölge Trafikten verilen bir trafik polisi aracı, Gelibolu İlçe Jandarma Komutanlığından tahsis edilen 1 adet jandarma trafik timi ile Eceabat'a intikal edildiği, olay yerinde 435 Sb./Asb/Uzm. Çvş./Erbaş/Er olduğu tespit edildiği, araç muhafızlarına ait 10 adet HK/33 P.TF ve dolu 40 adet şarjör merkez komutanlığı personeli tarafından derhal muhafaza altına alındığının kabul edildiği olayda; İcra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduklarının, suç işleme karar ve iradesine katıldıklarının da kanıtlanamamış olmasına, Kolordu Komutanlığının emrine rağmen, hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan TCK'nın 309/1 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararı onanarak kesinleşen, inceleme dışı, konvoy komutanı yüzbaşı ...'ın kalkışma sırasındaki talimatlarına uyarak olağan programda olmadığı halde, 15.07.2016 günü FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerince Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal Düzenini cebren değiştirmeye yönelik askeri araç ve ateşli silahlar kullanılarak, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir de gerçekleştirilen darbe kalkışmasına iştirak etmek, bu bağlamda maiyetlerindeki askeri öğrencileri kullanmak suretiyle kalkışmayı yöneten konseyin talimatları doğrultusunda belirlenerek/verilmiş ya da verilecek görevleri yerine getirmek amacıyla Gelibolu ile ... ilçesinden Feribota binip Çanakkale iline geçmek, buradan da İzmir ili ... ilçesine intikal etmek için emir ve komutalarındaki dokuz araçlık askeri öğrenci konvoyunu Gelibolu ilçesi ... Kışlası nizamiyesinden zor kullanmak suretiyle izinsiz çıkarmak ve fakat ilgili birimlerce gerekli önlemlerin alınması nedeniyle henüz Gelibolu ile ... ilçelerinden ayrılamadan ... Kışlasına döndürülüp kontrol altına alınmaktan ibaret eylemlerinin, özellikle programlarının seyri itibariyle ülke genelindeki icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduklarının, suç işleme karar ve iradesine katıldıklarının kanıtlanamamış olmasına, konakladıkları mülki birimde kalkışma adına herhangi bir icrai veya ihmali fiil icrasında bulunmamalarına, bu kapsamda kalkışmayı yöneten konseyin talimatları doğrultusunda belirlenerek/verilmiş ya da verilecek görevleri yerine getirmek amacıyla gitmek istedikleri İzmir ili ... ilçesine intikal etmeden Gelibolu ve ... ilçelerinden ayrılamadan ... Kışlasına döndürülüp kontrol altına alınmış olmalarına ve Menteş ilçesinde ifa edecekleri sözde görevin ne olduğunun belirlenememesine nazaran, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sundukları katkı tek başına vahamet arz etmediği gibi, ülke genelinde fiilin işlenişi üzerinde müşterek hâkimiyet kurduklarından da bahsedilemeyeceğinden, emir ve eylemin suç teşkil ettiği açıkça belli olması nedeniyle, eylemlerinin suç teşkil etmediği ve/veya suç teşkil ettiğini bilmediklerine dair savunmalarının reddedilmesinde ve TCK'nın 24/1-4, 30. maddelerinin tatbik şartlarının bulunmadığının kabulünde konumları, rütbeleri ve mesleki tecrübeleri itibariyle zorunluluk bulunmakla, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, özellikle olay esnasındaki söz ve davranışları ve sonuca sundukları katkı itibariyle işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığının kabulü ile eylemlerinin niteliği, konum ve etkinlik dereceleri de gözetilerek kusurlu hareketleri ile orantılı, hakkaniyete uygun/ azami hadde yakın bir ceza tertip edilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde ve suç vasfının belirlenmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi" şeklinde belirtilmesi ve anılan bozma ilamına da uyulmasına karar verilmesine rağmen, bozma ilamının gereğinin kısmen yerine getirilmeden yargılamaya devamla alt sınırdan mahkumiyet hükmü verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın tutuklulukta geçirdikleri süre, bozma nedeni ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi a bendi uyarınca dosyanın Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Terör Örgütüne Yardım Edene Mükerrir İnfaz Rejimi Uygulanır mı? Koşullu Salıverilme Oranı Ne Olur?
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 04.11.2025

Kavgada Düşerek Ölüm: Olası Kastla Öldürme mü, Yaralama Sonucu Ölüm mü, Bilinçli Taksir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 24.01.2024

İşkence Suçu Ne Zaman Oluşur? Sistematiklik Ölçütü, Eziyet ve Zor Kullanma Sınırı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 28.02.2023

