Türkiye'de bir yakınını kaybeden ama kendisi Almanya'da, Hollanda'da ya da Kanada'da yaşayan mirasçı; Türk vatandaşlığından çıkma izniyle ayrılmış ve Mavi Kart taşıyan bir çocuk; ya da murisi Türk olmayan, kendisi de yabancı uyruklu bir eş. Üçünün de önünde aynı sorular vardır: Türkiye'deki tarla, daire ve banka hesabı hangi hukuka göre paylaşılacak, mirasçılık belgesini kim verecek, tapuya ve bankaya nasıl gidilecek, hangi vergi ne zaman ödenecek ve borçlu bir terekeyi reddetmek için üç aylık süre yurt dışında nasıl işleyecek? Bu yazı, yabancılık unsuru taşıyan miras dosyalarının Türkiye ayağını bu sorular üzerinden ele alır.
Genel miras kuralları için miras hukuku sayfası ve pay hesabı için miras payı hesaplama aracı temel bilgiyi verir; mirasçılık belgesinin alınış usulü veraset ilamı rehberinde ayrıntılı anlatılmıştır. Burada yalnız yurt dışı ve yabancılık unsurunun değiştirdiği noktalar işlenir.
Yabancılık unsuru miras dosyasını ne zaman değiştirir?
Bir miras dosyasında yabancılık unsuru üç ayrı kaynaktan doğabilir ve her biri farklı bir kuralı harekete geçirir:
- Mirasçı yurt dışında yaşayan Türk vatandaşıdır. Uygulanacak hukuk bakımından hiçbir şey değişmez; muris de Türk vatandaşıysa tereke bütünüyle Türk hukukuna tabidir. Değişen şey usuldür: vekâletname, tebligat, beyanname süreleri ve ret süresinin başlangıcı.
- Mirasçı Türk vatandaşlığından çıkma izni almış, Mavi Kart sahibidir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.28, doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izniyle vatandaşlığı kaybedenlerin ve belirli altsoylarının, sınırlı istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanmaya devam edeceğini söyler. Taşınmaz edinme ve miras bakımından bu kişiler yabancı gibi kısıtlamaya tabi tutulmaz. Buna karşılık mirasçılık belgesi başvurusunda noterlik uygulaması kişinin uyruğuna bakabildiği için mahkeme yolu daha güvenli olabilir.
- Mirasçı ya da muris yabancı uyrukludur. Asıl kanunlar ihtilafı sorusu burada doğar: hangi ülkenin miras hukuku uygulanacak, Türk mahkemesi yetkili mi, yabancı ülkede alınmış belgeler Türkiye'de geçer mi ve yabancıya taşınmaz intikalinin sınırı var mı?
Uyruk, terekenin bulunduğu yer ve murisin son yerleşim yeri, dosyanın başında tek tek tespit edilmelidir; çünkü aşağıdaki kuralların hepsi bu üç olguya bağlıdır.
Hangi ülkenin hukuku uygulanır: MÖHUK m.20
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 20. maddesi miras için iki katlı bir kural koyar. Birinci fıkra şöyledir: "Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır." Yani:
| Tereke unsuru | Uygulanacak hukuk | Pratik sonuç |
|---|---|---|
| Türkiye'deki taşınmaz (arsa, daire, tarla, bağımsız bölüm) | Türk hukuku (TMK) | Mirasçılar ve paylar TMK'ya göre; saklı pay ve tenkis kuralları Türk hukukundan |
| Türkiye'deki taşınır (banka hesabı, araç, şirket payı, ev eşyası) | Ölenin millî hukuku | Muris yabancıysa mirasçılar ve paylar o ülkenin miras hukukuna göre belirlenir |
| Yurt dışındaki mal | Ölenin millî hukuku (o ülkenin kendi bağlama kuralı saklı) | Türk vatandaşı murisin Almanya'daki evi için Türk hukuku, ama Alman mahkemesi kendi kuralını uygular |
İkinci fıkra, mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümlerin terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabi olduğunu söyler. Türkiye'deki bir terekenin ne zaman açılmış sayılacağı, mirasçıların malı nasıl kazanacağı ve paylaşmanın usulü bu yüzden Türk hukukuna göre yürür; muris yabancı olsa bile. Üçüncü fıkra, Türkiye'de bulunan mirasçısız terekenin Devlete kalacağını düzenler. Dördüncü fıkra ise vasiyetnamenin şeklini MÖHUK m.7'ye bağlar: ölüme bağlı tasarruf, yapıldığı ülke hukukunun ya da esasa uygulanan hukukun şekline uygunsa geçerlidir; ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan tasarruflar da geçerli sayılır. Türkiye ayrıca vasiyet tasarruflarının biçimine ilişkin 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi'ne taraftır. Yurt dışında noter huzurunda düzenlenmiş bir vasiyetname, sırf Türk şekline uymadığı için geçersiz sayılmaz.
Pratikte en çok yanılgı üreten nokta, tek bir terekenin ikiye bölünebilmesidir. Almanya'da yaşayan Alman uyruklu bir muris İstanbul'da bir daire ve bir banka hesabı bırakmışsa, daire Türk hukukuna, hesap Alman hukukuna göre paylaşılır. Alman hukukunda sağ kalan eşin payı, mal rejimine bağlı olarak Türk hukukundaki dörtte birden farklı olabilir; bu yüzden aynı mirasçının iki malvarlığı unsurundaki payı birbirinden farklı çıkabilir. MÖHUK m.2/1 uyarınca hâkim, yabancı hukuku kendiliğinden uygular; taraflar Alman hukukunu bilmediğini söyleyerek Türk hukukunun uygulanmasını isteyemez. Yabancı hukukun içeriği bütün çabaya rağmen tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır (m.2/2).
Türk mahkemesi yetkili mi: MÖHUK m.43
MÖHUK m.43, mirasa ilişkin davaların ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yeri Türkiye'de değilse terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini söyler. Muris ömrünün son yıllarını Frankfurt'ta geçirmiş olsa da Yalova'daki tarla için mirasçılık belgesi, ortaklığın giderilmesi ya da tenkis davası Yalova'da açılır. Yerleşim yeri Türkiye'de olan muris için ise bütün miras davaları o yer mahkemesinde toplanır.
Bu yetkinin münhasır olup olmadığı, yani yabancı mahkemenin Türkiye'deki taşınmaz hakkında verdiği miras kararının Türkiye'de tanınıp tanınamayacağı doktrinde ve Yargıtay'ın kendi içinde tartışmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun aşağıda anlatılan 2024 tarihli kararına yazılan karşı oylardan birinde, miras davalarının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girdiği ve bu nitelikteki yabancı kararların tanınmasının istenemeyeceği görüşü dile getirilmiştir. Çoğunluk kararı bu soruya girmeden, tanınması istenen belgenin mahkeme ilamı niteliği taşımadığı gerekçesiyle sonuca ulaşmıştır. Uygulayıcı için güvenli yol açıktır: Türkiye'deki taşınmazla ilgili miras uyuşmazlığı Türk mahkemesinde görülür, yabancı karara dayanılacaksa önce tanıma yolunun açık olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
Mirasçılık belgesini kim verir: noter mi, sulh hukuk mahkemesi mi?
TMK m.598/1, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceğini düzenler. Noterlik yolu 2011'de 1512 sayılı Noterlik Kanunu'na eklenen 71/A ve 71/B maddeleriyle açılmıştır; ancak 71/B'nin üçüncü fıkrası üç hâlde kapıyı kapatır: "Mirasçılık belgesi verilmesinin yargılamayı gerektirmesi, nüfus kayıtlarının mirasçılık belgesi verilmesi konusunda yeterli olmaması veya mirasçılık belgesinin yabancılar tarafından talep edilmesi durumunda, mirasçılık belgesi noterler tarafından verilemez."
Bu üç hâlin yabancılık unsurlu dosyalara yansıması şöyledir:
- Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı mirasçı için noter yolu açıktır. Belge, Türkiye'deki vekil aracılığıyla herhangi bir noterlikten alınabilir; nüfus kayıtları elektronik ortamda temin edildiği için mirasçının Türkiye'ye gelmesi gerekmez. Yurt dışında gerçekleşen ölümün nüfus kaydına henüz işlenmemiş olması ise sık karşılaşılan bir engeldir: önce ölüm belgesinin konsolosluk ya da nüfus müdürlüğü aracılığıyla tescili gerekir.
- Yabancı uyruklu mirasçı için noter yolu kanunen kapalıdır; başvuru sulh hukuk mahkemesine yapılır. Türk vatandaşlığından çıkmış Mavi Kart sahipleri kanun lafzı bakımından yabancı olduğundan uygulamada aynı yola yönlendirilebilir; tereddüt hâlinde doğrudan mahkemeye başvurmak süre kaybını önler.
- Muris yabancı uyrukluysa nüfus kayıtları zaten yeterli olmayacağı ve millî hukukun tespiti yargılamayı gerektireceği için yine sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Mahkeme, murisin millî hukukunu belirlemek için kanun metnini, gerekirse yeminli tercüme ve bilirkişi görüşünü, mirasçılık ilişkisi için de yabancı nüfus ve medeni hâl belgelerini apostilli ve tercümeli olarak ister. Taşınmaz için Türk hukukuna, taşınır için millî hukuka göre iki ayrı pay tablosu çıkabilir; belgede bu ayrımın açıkça yazılması sonraki tapu ve banka işlemlerini kolaylaştırır.
Noterin verdiği belgeye itiraz da sulh hukuk mahkemesine yapılır (Noterlik K. m.71/C). Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2020/846 E., 2020/8807 K. sayılı ve 24.12.2020 tarihli kararında, noter tarafından düzenlenen mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi taleplerinin her ikisi için de 71/C ve TMK m.598 gereğince sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, mahkemenin bu görev içinde mirasçılık sıfatını etkileyen ön sorunu (o dosyada sağ kalan eşin evlenme sırasında iyi niyetli olup olmadığını) bizzat çözmesi gerektiğini belirtmiş ve aynı kararda 71/B'nin üçüncü fıkrasındaki noter yasağının üç hâlini aynen tekrarlamıştır. TMK m.598/3'e göre mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir; yabancı mirasçı atlanarak alınmış bir belge, yıllar sonra da iptal ettirilebilir.
Yabancı ülkeden alınan mirasçılık belgesi Türkiye'de geçerli mi?
Almanya'daki Erbschein, Avusturya'daki tereke kararı ya da Fransa'daki noter tespiti, Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz. MÖHUK m.58, yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesini, ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının Türk mahkemesince tespitine bağlar; tanımada m.54/1-a'daki karşılıklılık şartı aranmaz ve ihtilafsız kaza (çekişmesiz yargı) kararlarının tanınması da aynı hükme tabidir. Bu, teoride yabancı bir mahkemenin verdiği mirasçılık tespitinin Türkiye'de tanınabileceği anlamına gelir. Uygulamada iki engel vardır.
Birincisi, belgenin gerçekten bir mahkeme ilamı olup olmadığıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/1038 E., 2024/538 K. sayılı ve 06.11.2024 tarihli kararında, Frankfurt am Main Tereke Mahkemesi çatısı altında adli memur tarafından düzenlenen vasiyetname açılış protokolünün tanınması ve tenfizi talebini incelemiştir. Alman mahkemesi kendi yazısında bunun mahkeme kararı olmadığını ve kesinleşme şerhi verilemeyeceğini bildirmişti. Genel Kurul, bir yabancı belgenin mahkeme ilamı niteliği taşıyıp taşımadığının ve kesinleşme şartlarının münhasıran o ülke usul hukukuna göre belirleneceğini, kendi hukukuna göre ilam sayılmayan bir belgenin Türk hukukundaki kurumlara benzetilerek ilam olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek tanıma kararını bozmuştur. Sonuç: yurt dışında "mahkemeden alındı" denilen her belge Türkiye'de tanınabilir bir ilam değildir; özellikle Alman tereke mahkemelerinin çekişmesiz yargı işlemleri bu sınavdan geçmeyebilir.
İkincisi, Türkiye'deki taşınmaz için uygulanacak hukukun zaten Türk hukuku olmasıdır. Yabancı belge murisin millî hukukuna göre düzenlenmiş olduğundan, Türkiye'deki taşınmazın mirasçılarını ve paylarını doğru göstermeyebilir. Bu yüzden pratik ve güvenli yol, Türkiye'deki tereke için Türk sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi almaktır; yabancı belge, mahkemeye sunulan bir delil olarak işe yarar. Tersine durumda, Türk mahkemesinden alınan mirasçılık belgesinin yurt dışında kullanılması için apostil şerhi ve o ülkenin diline yeminli tercüme gerekir; belgenin o ülkede ayrıca tanınmasının gerekip gerekmediği ülke hukukuna bağlıdır.
Süreci Türkiye'ye gelmeden yürütmek: vekâletname
Yurt dışındaki mirasçının Türkiye'deki bütün işlemleri bir vekil aracılığıyla yürütülebilir. Vekâletname ya Türk konsolosluğunda düzenlenir ya da yabancı noterde düzenlenip apostil şerhi konur; apostil sözleşmesine taraf olmayan ülkelerde konsolosluk tasdiki gerekir. Bu yolların ayrıntısı yurt dışından vekâletname rehberinde anlatılmıştır. Miras dosyası için vekâletnamede şu yetkilerin açıkça yazılması istenmektedir:
- Mirasçılık belgesi almak, noter ve sulh hukuk mahkemesine başvurmak.
- Tapu müdürlüklerinde intikal, iştirak hâlinden müşterek mülkiyete geçiş ve gerekirse satış işlemlerini yapmak; yabancı mirasçı için pasaport ya da yabancı kimlik numarasının vekâletnamede doğru yazılması.
- Veraset ve intikal vergisi beyannamesini vermek, tahakkuk ve ödeme yapmak, ilişik kesme belgesi almak.
- Bankalardan mevduat ve kiralık kasa içeriğini teslim almak.
- Mirasın reddi, feragat ve paylaşma sözleşmesi gibi hakkın özüne dokunan işlemler için ayrı ve açık yetki. Uygulamada mahkemeler ve noterler, genel miras vekâletiyle mirasın reddi beyanını kabul etmeyebilmektedir.
Yabancı dilde düzenlenen vekâletnamenin ve ekindeki kimlik belgelerinin yeminli tercümesi Türkiye'de noterce onaylatılır. Tercümede ad ve soyadların pasaportla birebir uyuşması gerekir; tek harflik fark tapu ve bankada işlemi durdurur. Yurt dışındaki mirasçıya tebligat yapılması gereken davalarda ise 1965 tarihli Lahey Tebligat Sözleşmesi ya da ikili anlaşmalar uygulanır ve bu süreç aylar alabilir; vekil tayin edilmesi tebligat sorununu da çözer.
Tapu intikali ve yabancıya taşınmaz geçişinin sınırı
Mirasçılık belgesi alındıktan sonra taşınmazın mirasçılar adına tescili tapu müdürlüğünde yapılır. Türk vatandaşı ve Mavi Kart sahibi mirasçılar için işlem olağandır. Yabancı uyruklu mirasçı için ise 2644 sayılı Tapu Kanunu m.35 devreye girer. Maddenin birinci fıkrası, yabancı gerçek kişilerin ancak Cumhurbaşkanınca belirlenen ülkelerin vatandaşı olmaları hâlinde ve ilçe yüzölçümünün yüzde onu ile kişi başına otuz hektar sınırı içinde taşınmaz edinebileceğini düzenler. Maddenin son fıkrası ise kanunî miras yoluyla edinilen taşınmazlar için özel bir kural koyar: birinci fıkradaki sınırlamalar dışında miras yoluyla edinilen taşınmaz ve sınırlı aynî haklar, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde maliki tarafından tasfiye edilmezse idarece tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedel hak sahibine ödenir.
Bu kuralın anlamı, yabancı mirasçının mirası kaybetmediği ama her durumda taşınmazı elinde tutamayabileceğidir. Edinimi kapalı bir ülkenin vatandaşı olan mirasçıya ya da alan sınırını aşan paya taşınmaz intikal eder; ardından belirlenen süre içinde satılması gerekir. Ölüme bağlı tasarrufla (vasiyetname, miras sözleşmesi) edinim ise kanunî mirastan farklı olarak satın alma benzeri bir edinim sayılır ve sınırlamalara tam olarak tabidir. Yabancıların edinim şartları ve ülke listesi yabancıların taşınmaz edinmesi rehberinde ayrıntılı işlenmiştir.
Karşılıklılık şartı 2012'de 6302 sayılı Kanun'la kaldırılmış olsa da, ölüm tarihi eski dosyalarda bu tartışma hâlâ yaşanmaktadır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/149 E., 2025/5365 K. sayılı ve 26.11.2025 tarihli kararına konu olayda, Yunanistan uyruklu bir murisin İstanbul'daki taşınmazı, mirasçısı bulunmadığı gerekçesiyle alınan bir veraset ilamına dayanılarak Hazine adına tescil edilmiş; mirasçılar önce o ilamı iptal ettirip kendi mirasçılıklarını tespit ettirmiş, sonra yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil davası açmışlardır. Hazine, Tapu Kanunu m.35 uyarınca karşılıklılığın fiilen araştırılması gerektiğini savunmuştur. Bölge adliye mahkemesi, yabancı uyruklu gerçek kişilerin miras yoluyla taşınmaz edinmesinde işlem anında malın bulunduğu ülke hukukunun uygulanacağı yönündeki Adalet Bakanlığı görüşüne dayanarak ve yolsuz tescile dayalı davanın zamanaşımına ya da hak düşürücü süreye tabi olmadığını belirterek Hazine'nin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; Yargıtay bu kararı onamıştır. Karar, yabancı mirasçının hakkının Hazine karşısında da korunduğunu ve yanlış veraset ilamına dayanan tescilin süre geçmekle sağlamlaşmadığını gösterir.
Tapuda dikkat edilecek bir ayrıntı daha vardır. İntikal tescili için veraset ve intikal vergisinin ödenmiş olması aranmaz; ancak 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m.19 uyarınca intikali yapılan taşınmaza isabet eden vergi tamamen ödenmedikçe o taşınmazın devir ve ferağı yapılamaz, üzerinde aynî hak kurulamaz ve tapu memurları vergi dairesinden ilişik kesme belgesi olmadan devir işlemi yapamaz. Yani miras kalan daireyi önce mirasçılar adına tescil ettirip sonra satmak isteyen yurt dışındaki mirasçı, satıştan önce vergi ilişiğini kesmek zorundadır.
Veraset ve intikal vergisi: yurt dışı unsurunun değiştirdiği kurallar
7338 sayılı Kanun m.1'e göre Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan kişilere ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset yoluyla intikali vergiye tabidir. Bu iki bağlama noktası yurt dışı dosyalarında şu sonucu doğurur: Türk vatandaşı murisin Almanya'daki evi de Türkiye'de beyan edilir; yabancı murisin ise yalnız Türkiye'deki malları Türkiye'de vergilendirilir. Verginin tarh yeri murisin ikametgâhının bulunduğu yer vergi dairesidir; muris yabancı bir ülkede ikamet ediyorsa Türkiye'deki son ikametgâhı, Türkiye'de hiç ikamet etmemişse Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın tayin edeceği yer esas alınır (m.6).
Beyanname verme süresi ölümün ve mükelleflerin bulunduğu yere göre değişir (m.9):
| Ölüm nerede | Mirasçı nerede | Beyanname süresi |
|---|---|---|
| Türkiye'de | Türkiye'de | Ölümden itibaren 4 ay |
| Türkiye'de | Yabancı ülkede | 6 ay |
| Yabancı ülkede | Türkiye'de | 6 ay |
| Yabancı ülkede | Murisin öldüğü ülkede | 4 ay |
| Yabancı ülkede | Başka bir yabancı ülkede | 8 ay |
Yabancı ülkede bulunan mükellefler beyannamelerini Türkiye konsolosluklarına da verebilir; uygulamada beyanname çoğu zaman Türkiye'deki vekil tarafından ilgili vergi dairesine verilir. Süre kaçırıldığında ceza ve gecikme faizi doğar, ancak beyanname yine verilebilir; kaçırılmış süre mirasçılığı etkilemez.
2026 yılı için istisna tutarları ve tarife, 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 57 Seri No'lu Genel Tebliğ ile yeniden değerleme oranında güncellenmiştir. Buna göre evlatlıklar dâhil altsoy ve eşten her birine isabet eden miras hisselerinin 2.907.136 TL'si, altsoy bulunmaması hâlinde eşe isabet eden hissenin 5.817.845 TL'si vergiden istisnadır; ivazsız intikallerde istisna 66.935 TL'dir. Veraset yoluyla intikallerde 2026 tarifesi matrahın ilk 3.000.000 TL'si için yüzde 1'den başlayıp sonraki 7.000.000 TL için yüzde 3, sonraki 15.000.000 TL için yüzde 5, sonraki 30.000.000 TL için yüzde 7 ve 55.000.000 TL'yi aşan kısım için yüzde 10 olarak uygulanır; ivazsız intikallerde oranlar yüzde 10 ile yüzde 30 arasındadır. Bu rakamlar her yıl tebliğle değiştiğinden beyanname verilecek yılın tebliği esas alınmalıdır. Tahakkuk eden vergi üç yılda, her yıl mayıs ve kasım aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir (m.19).
Çifte vergilendirme yurt dışı dosyalarının en sık sorusudur. Kanun m.12/c, Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetindeki kişilere ait olup yabancı ülkelerde bulunan mallara ilişkin borçların ve bu mallar dolayısıyla o ülkelerde ödenen veraset ve intikal vergilerinin, belgelendirilmek şartıyla ve o malların beyan edilen değerini aşmamak üzere matrahtan indirilmesine izin verir. Bu indirim yalnız Türk vatandaşı murisin yurt dışındaki malları içindir; yabancı murisin Türkiye'deki malı için yurt dışında ödenen vergi bu hükümle mahsup edilmez. Türkiye'nin miras vergisine özgü çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması sayısı çok sınırlıdır; gelir vergisi anlaşmaları miras vergisini kapsamaz. Yurt dışında ayrıca beyan gerekip gerekmediği o ülkenin kurallarına bağlıdır ve iki ülkede birden vergi ödenmesi mümkündür.
Banka hesapları, kiralık kasa ve şirket payları
Bankalar, mirasçılara ödeme yapabilmek için mirasçılık belgesi ve kimlik ister; yurt dışındaki mirasçı adına ödeme, vekâletnamede banka işlemlerine ilişkin yetki varsa vekile yapılır. Kanun m.17'nin birinci fıkrası, bankaların, kasa kiralayanların, sigorta şirketlerinin, mahkemelerin ve icra dairelerinin hak sahiplerine para ve senet verebilmek için önce verginin ödendiğine dair vergi dairesinden alınmış bir tasdikname istemelerini öngörür. Tasdikname sunulmazsa ikinci fıkra uyarınca veraset yoluyla intikallerde istihkakın yüzde 5'i vergi karşılığı olarak kesilip bir hafta içinde mal sandığına yatırılır ve bakiye ödenir. Beyanname henüz verilmemişken hesaba erişmek isteyen mirasçı için bu kesinti, verginin mahsup edileceği bir avans niteliğindedir; kesinti yapılmasını istemiyorsa önce beyanname verip ilişik kesme belgesi almalıdır.
Muris yabancı uyrukluysa banka hesabı taşınır olduğu için MÖHUK m.20 uyarınca murisin millî hukukuna göre paylaşılır; Türk sulh hukuk mahkemesinden alınan mirasçılık belgesinde taşınırlara ilişkin payların ayrıca gösterilmesi bankadaki işlemi kolaylaştırır. Kiralık kasa, mirasçıların tamamının ya da vekillerinin hazır bulunmasıyla ve çoğu bankada vergi dairesi görevlisinin katılımıyla açılır. Limited ya da anonim şirket payının intikali için ise mirasçılık belgesi ve vergi ilişiği yanında şirket sözleşmesi hükümleri ve ticaret sicili işlemleri devreye girer; yabancı mirasçıya pay intikali, yabancı sermaye bildirimi gibi ayrı yükümlülükler doğurabilir.
Yurt dışından mirasın reddi: üç aylık süre nasıl işler?
Borçlu bir tereke karşısında yurt dışındaki mirasçı, Türkiye'deki mirasçılarla aynı süreye tabidir. TMK m.606/1 mirasın üç ay içinde reddolunabileceğini söyler; ikinci fıkraya göre bu süre yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Yurt dışında yaşayan mirasçının ölümü geç öğrenmesi hayatın olağan akışına uygun olabilir; ancak öğrenme tarihini ispat yükü mirasçıdadır. Cenaze törenine katılım, taziye mesajları ve nüfus kaydındaki ölüm tescili tarihi bu ispatta aleyhe delil olarak kullanılır.
Ret beyanı TMK m.609 uyarınca sulh hukuk mahkemesine sözlü ya da yazılı olarak yapılır; kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Yurt dışındaki mirasçı beyanı Türkiye'deki vekili aracılığıyla yapabilir; yukarıda belirtildiği gibi vekâletnamede mirasın reddine ilişkin açık yetki bulunması uygulamada aranmaktadır. Yabancı bir mahkemeye ya da notere yapılan ret beyanı Türkiye'deki tereke için sonuç doğurmaz; Türkiye'deki mallar bakımından ret, Türk sulh hukuk mahkemesine yapılmalıdır. Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre verebilir (TMK m.615); yurt dışında olmak tek başına önemli sebep sayılmasa da ölümün geç öğrenilmesi, tebligatın gecikmesi gibi olgularla birlikte değerlendirilebilir.
Terekenin borca batık olduğu ölüm tarihinde açıkça belli ya da resmen tespit edilmişse, ret beyanına gerek kalmadan mirasın reddedilmiş sayıldığı hükmi ret yolu da açıktır; ancak bu yolun tespiti için dava açılması ve süre sınırı olmaması gibi özellikleri, gerçek retle karıştırılmamalıdır. Süre, hükmi ret ve borçlardan sorumluluk için mirasın reddi rehberine bakılmalıdır. Yabancı murisin terekesinde ret süresi ve şekli, taşınırlar bakımından millî hukuka göre farklı olabilir; ancak Türkiye'deki taşınmaz için Türk hukuku ve dolayısıyla üç aylık süre geçerlidir.
Adım adım: yurt dışından Türkiye'deki mirasın intikali
- Olguları sabitleyin: murisin uyruğu, son yerleşim yeri, ölüm yeri ve tarihi; mirasçıların uyruğu; terekenin dökümü (Türkiye'deki taşınmazlar, hesaplar, araçlar, şirket payları, yurt dışındaki mallar). Uygulanacak hukuk ve vergi süreleri bu tabloya göre belirlenir.
- Ölümü Türkiye kayıtlarına işletin: yurt dışında gerçekleşen ölüm konsolosluk aracılığıyla nüfus kütüğüne tescil ettirilir; bu yapılmadan mirasçılık belgesi alınamaz.
- Vekâletname düzenletin: konsolosluk ya da yabancı noter + apostil; yetkiler yukarıdaki listeye göre açıkça yazılır.
- Mirasçılık belgesi alın: Türk vatandaşı mirasçılar için noter; yabancı mirasçı ya da yabancı muris için sulh hukuk mahkemesi. Yabancı belgeler apostilli ve tercümeli sunulur.
- Beyanname verin: veraset ve intikal vergisi beyannamesi, m.9'daki süre içinde murisin vergi dairesine; ödemeler üç yıl altı taksit.
- Tapu ve banka işlemlerini yapın: intikal tescili, gerekiyorsa ilişik kesme belgesiyle satış; banka için tasdikname ya da yüzde 5 tevkifat.
- Yabancı mirasçı için Tapu Kanunu m.35 kontrolü: ülke listesi ve alan sınırı aşılıyorsa bir yılı geçmeyen tasfiye süresi planlanır.
- Mirasçılar arasında uyuşmazlık varsa ortaklığın giderilmesi, tenkis, muris muvazaası gibi davalar MÖHUK m.43'e göre Türk mahkemesinde açılır; ayrıntı için miras paylaşımı ve miras davaları sayfası okunabilir.
Bu adımların tamamı Türkiye'ye gelmeden yürütülebilir. Yurt dışından takip edilen dosyaların genel çerçevesi yurt dışından hukuki destek sayfasında, görüşme usulü ise online danışmanlık sayfasında anlatılmıştır. Yalova ve çevresindeki taşınmazlar için yabancı mirasçıların sık sorduğu konular yabancılar hukuku sayfasında ayrıca ele alınmıştır.
Sık yapılan hatalar
- Yabancı belgeyle tapuya gitmek. Erbschein ya da yabancı noter tespiti Türkiye'de doğrudan intikal belgesi olarak kullanılamaz; önce Türk mahkemesinden mirasçılık belgesi ya da tanıma kararı gerekir.
- Taşınırla taşınmazı aynı hukuka tabi sanmak. Yabancı murisin banka hesabı millî hukuka, dairesi Türk hukukuna göre paylaşılır; paylar farklı çıkabilir.
- Ölümün Türkiye'de tescilini atlamak. Yurt dışındaki ölüm nüfus kaydına işlenmeden noter de mahkeme de belge veremez.
- Beyanname süresini Türkiye standardı olan dört ay sanmak. Yurt dışı unsuru süreyi altı ya da sekiz aya çıkarır; ama geç öğrenme süreyi durdurmaz.
- Ret beyanını yabancı makama yapmak. Türkiye'deki tereke için ret, Türk sulh hukuk mahkemesine ve üç ay içinde yapılır.
- Vekâletnamede miras yetkilerini genel bırakmak. Ret, feragat ve paylaşma için açık yetki aranır; eksik yetki yeni bir vekâletname ve haftalarca gecikme demektir.
- Yabancı mirasçının taşınmazı süresiz elinde tutabileceğini varsaymak. Tapu Kanunu m.35'in son fıkrası bir yılı geçmeyen tasfiye süresi öngörür.
Sık sorulan sorular
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı mirasçı Türkiye'ye gelmeden veraset ilamı alabilir mi?
Evet. Konsoloslukta ya da apostilli yabancı noterde düzenlenen vekâletnameyle Türkiye'deki vekil, nüfus kayıtları yeterliyse noterlikten, değilse sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesini alır. Yurt dışındaki ölümün önce Türkiye nüfus kaydına tescil edilmiş olması gerekir.
Yabancı uyruklu mirasçı noterden mirasçılık belgesi alabilir mi?
Hayır. Noterlik Kanunu m.71/B'nin üçüncü fıkrası, belgenin yabancılar tarafından talep edilmesi hâlinde noterlerin belge veremeyeceğini açıkça düzenler. Başvuru sulh hukuk mahkemesine yapılır ve yabancı kimlik ile medeni hâl belgeleri apostilli ve tercümeli sunulur.
Muris yabancıysa Türkiye'deki dairesi hangi hukuka göre paylaşılır?
MÖHUK m.20/1 gereğince Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır; daire TMK'daki zümre ve pay kurallarına göre paylaşılır. Aynı murisin Türkiye'deki banka hesabı ise millî hukukuna tabidir.
Almanya'dan alınan Erbschein Türkiye'de geçerli mi?
Kendiliğinden geçerli değildir. MÖHUK m.58 uyarınca tanıma davası açılabilir ve tanımada karşılıklılık aranmaz; ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2024 tarihli kararı, Alman tereke mahkemesinin çekişmesiz yargı işlemlerinin o ülke hukukuna göre mahkeme ilamı sayılmadığı hâllerde tanınamayacağını göstermiştir. Türkiye'deki taşınmaz için güvenli yol, Türk mahkemesinden mirasçılık belgesi almaktır.
Yabancı mirasçıya Türkiye'de tarla intikal edebilir mi?
Kanunî miras yoluyla intikal gerçekleşir. Ancak mirasçının vatandaşı olduğu ülke edinime kapalıysa ya da alan sınırları aşılıyorsa, Tapu Kanunu m.35'in son fıkrası uyarınca taşınmazın bir yılı geçmeyen süre içinde tasfiye edilmesi, edilmezse idarece satılıp bedelinin ödenmesi söz konusu olur. Vasiyetle edinim ise sınırlamalara tam olarak tabidir.
Yurt dışında ölen kişinin mirasçıları beyannameyi ne zaman verir?
Mirasçılar Türkiye'deyse ölümden itibaren altı ay, murisin öldüğü ülkedeyseler dört ay, başka bir yabancı ülkedeyseler sekiz ay içinde. Ölüm Türkiye'de gerçekleşmiş ve mirasçı yurt dışındaysa süre altı aydır.
Yurt dışında ödenen miras vergisi Türkiye'de düşülür mü?
Türk vatandaşı murisin yabancı ülkedeki malları için o ülkede ödenen veraset ve intikal vergisi, belgelendirilmek ve o malların beyan edilen değerini aşmamak şartıyla matrahtan indirilir (m.12/c). Yabancı murisin Türkiye'deki malı için yurt dışında ödenen vergi bu hükümle mahsup edilmez.
Banka, veraset ilamı olduğu hâlde neden yüzde 5 kesinti yaptı?
Kanun m.17, verginin ödendiğine dair vergi dairesi tasdiknamesi sunulmadan ödeme yapılırsa bankanın veraset yoluyla intikallerde yüzde 5 tevkifat yapmasını zorunlu kılar. Kesinti, tahakkuk edecek vergiden mahsup edilir; beyanname verilip ilişik kesme belgesi alındığında kesintisiz ödeme yapılır.
Yurt dışındaki mirasçı ölümü geç öğrendi; üç aylık ret süresi ne zaman başlar?
TMK m.606/2 uyarınca süre, yasal mirasçının ölümü öğrendiği tarihten başlar; ancak geç öğrenmeyi ispat yükü mirasçıdadır. Süre kaçırılmışsa m.615 kapsamında önemli sebep gösterilerek sulh hâkiminden süre istenebilir; tereke ölüm tarihinde açıkça borca batıksa hükmi ret yolu ayrıca değerlendirilir.
Mavi Kart sahibi mirasçı yabancı gibi mi işlem görür?
Taşınmaz edinme ve miras bakımından hayır; Türk Vatandaşlığı Kanunu m.28 bu kişilere Türk vatandaşlarına tanınan hakları sürdürür. Mirasçılık belgesi başvurusunda ise noterlik uygulaması uyruğa bakabildiğinden sulh hukuk mahkemesine başvurmak zaman kaybını önler.
Sonuç
Yabancılık unsuru taşıyan miras dosyasının Türkiye ayağı, kuralların çoğunu MÖHUK m.20'nin iki katlı yapısından alır: Türkiye'deki taşınmaz Türk hukukuna, taşınır ölenin millî hukukuna tabidir. Bu ayrım mirasçılık belgesinin hangi makamdan alınacağını, bankada ve tapuda hangi pay tablosunun uygulanacağını ve yabancı belgelerin ne işe yarayacağını belirler. Yurt dışındaki Türk vatandaşı için asıl mesele usuldür ve vekâletnameyle çözülür; yabancı mirasçı için mahkeme yolu, Tapu Kanunu m.35 tasfiye kuralı ve vergi süreleri dosyanın omurgasını oluşturur. Yargıtay'ın 2024 ve 2025 tarihli kararları iki dersi kalıcı hâle getirmiştir: yurt dışından gelen her belge Türkiye'de tanınabilir bir ilam değildir ve yabancı mirasçının hakkı, yanlış bir veraset ilamıyla Hazine adına yapılmış tescil karşısında bile süreye bağlı olmaksızın korunur. Dosyanın başında uyruk, yerleşim yeri ve tereke dökümü doğru sabitlenirse, sürecin tamamı Türkiye'ye gelmeden ve süre kaçırmadan yürütülebilir.




