Türkiye'de bir yakınını kaybeden ama kendisi Almanya'da, Hollanda'da ya da Kanada'da yaşayan mirasçı; Türk vatandaşlığından çıkma izniyle ayrılmış ve Mavi Kart taşıyan bir çocuk; ya da murisi Türk olmayan, kendisi de yabancı uyruklu bir eş. Üçünün de önünde aynı sorular vardır: Türkiye'deki tarla, daire ve banka hesabı hangi hukuka göre paylaşılacak, mirasçılık belgesini kim verecek, tapuya ve bankaya nasıl gidilecek, hangi vergi ne zaman ödenecek ve borçlu bir terekeyi reddetmek için üç aylık süre yurt dışında nasıl işleyecek? Bu soruların cevabı, yabancılık unsuru taşıyan miras dosyalarının Türkiye ayağını baştan sona belirler.
Genel miras kuralları için miras hukuku sayfası ve pay hesabı için miras payı hesaplama aracı temel bilgiyi verir; mirasçılık belgesinin alınış usulü veraset ilamı rehberinde ayrıntılı anlatılmıştır. Yabancılık unsurunun ve yurt dışında bulunmanın değiştirdiği noktalar ise ayrı kurallara bağlıdır.
Yabancılık unsuru miras dosyasını ne zaman değiştirir?
Bir miras dosyasında yabancılık unsuru üç ayrı kaynaktan doğabilir ve her biri farklı bir kuralı harekete geçirir:
- Mirasçı yurt dışında yaşayan Türk vatandaşıdır. Uygulanacak hukuk bakımından bir değişiklik olmaz; muris de Türk vatandaşıysa tereke bütünüyle Türk hukukuna tabidir. Değişen usuldür: vekâletname, tebligat, beyanname süreleri ve ret süresinin başlangıcı.
- Mirasçı Türk vatandaşlığından çıkma izni almış, Mavi Kart sahibidir. Mavi Kart, doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izniyle vatandaşlıktan ayrılan kişilere verilen ve bu kişilerin haklarının sürdüğünü gösteren belgedir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 28, doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izniyle vatandaşlığı kaybedenlerin ve belirli altsoylarının, sınırlı istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanmaya devam edeceğini düzenler. Taşınmaz edinme ve miras bakımından bu kişiler yabancı gibi kısıtlamaya tabi tutulmaz. Buna karşılık mirasçılık belgesi başvurusunda noterlik uygulaması kişinin uyruğuna bakabildiği için mahkeme yolu daha güvenli olabilir.
- Mirasçı ya da muris yabancı uyrukludur. Asıl kanunlar ihtilafı sorusu burada doğar: hangi ülkenin miras hukuku uygulanacak, Türk mahkemesi yetkili mi, yabancı ülkede alınmış belgeler Türkiye'de geçer mi ve yabancıya taşınmaz intikalinin sınırı var mı?
Uyruk, terekenin bulunduğu yer ve murisin son yerleşim yeri dosyanın başında tek tek tespit edilmelidir; uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme, belgeyi verecek makam ve vergi süresi bu üç olguya bağlıdır.
Hangi ülkenin hukuku uygulanır: MÖHUK m. 20
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 20. maddesi miras için iki katlı bir kural koyar. Birinci fıkra şöyledir: "Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır." Yani:
| Tereke unsuru | Uygulanacak hukuk | Pratik sonuç |
|---|---|---|
| Türkiye'deki taşınmaz (arsa, daire, tarla, bağımsız bölüm) | Türk hukuku (TMK) | Mirasçılar ve paylar TMK'ya göre; saklı pay ve tenkis kuralları Türk hukukundan |
| Türkiye'deki taşınır (banka hesabı, araç, şirket payı, ev eşyası) | Ölenin millî hukuku | Muris yabancıysa mirasçılar ve paylar o ülkenin miras hukukuna göre belirlenir |
| Yurt dışındaki mal | Ölenin millî hukuku (o ülkenin kendi bağlama kuralı saklı) | Türk vatandaşı murisin Almanya'daki evi için Türk hukuku, ama Alman mahkemesi kendi kuralını uygular |
İkinci fıkra, mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümlerin terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabi olduğunu söyler. Türkiye'deki bir terekenin ne zaman açılmış sayılacağı, mirasçıların malı nasıl kazanacağı ve paylaşmanın usulü bu yüzden Türk hukukuna göre yürür; muris yabancı olsa bile. Üçüncü fıkra, Türkiye'de bulunan mirasçısız terekenin Devlete kalacağını düzenler. Dördüncü fıkra ise vasiyetnamenin şeklini MÖHUK m. 7'ye bağlar: ölüme bağlı tasarruf, yapıldığı ülke hukukunun ya da esasa uygulanan hukukun şekline uygunsa geçerlidir; ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan tasarruflar da geçerli sayılır. Türkiye ayrıca vasiyet tasarruflarının biçimine ilişkin 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi'ne taraftır. Noter huzurunda yurt dışında düzenlenmiş bir vasiyetname, sırf Türk şekline uymadığı için geçersiz sayılmaz.
Pratikte en çok yanılgı üreten nokta, tek bir terekenin ikiye bölünebilmesidir. Almanya'da yaşayan Alman uyruklu bir muris İstanbul'da bir daire ve bir banka hesabı bırakmışsa, daire Türk hukukuna, hesap Alman hukukuna göre paylaşılır. Alman hukukunda sağ kalan eşin payı, mal rejimine bağlı olarak Türk hukukundaki dörtte birden farklı olabilir; aynı mirasçının iki malvarlığı unsurundaki payı da bu yüzden birbirinden farklı çıkabilir. MÖHUK m. 2/1 uyarınca hâkim, yabancı hukuku kendiliğinden uygular; taraflar Alman hukukunu bilmediklerini söyleyerek Türk hukukunun uygulanmasını isteyemez. İçeriği bütün çabaya rağmen tespit edilemeyen yabancı hukuk yerine Türk hukuku uygulanır (m. 2/2).
Türk mahkemesi yetkili mi: MÖHUK m. 43
MÖHUK m. 43, mirasa ilişkin davaların ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yeri Türkiye'de değilse terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini düzenler. Muris ömrünün son yıllarını Frankfurt'ta geçirmiş olsa da Yalova'daki tarla için mirasçılık belgesi, ortaklığın giderilmesi ya da tenkis davası Yalova'da açılır. Yerleşim yeri Türkiye'de olan muris için ise bütün miras davaları o yer mahkemesinde toplanır.
Bu yetkinin münhasır olup olmadığı, yani yabancı mahkemenin Türkiye'deki taşınmaz hakkında verdiği miras kararının Türkiye'de tanınıp tanınamayacağı doktrinde tartışmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yabancı belgelerin tanınmasına ilişkin bölümde anlatılan 2024 tarihli kararına yazılan karşı oylardan birinde, miras davalarının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girdiği ve bu nitelikteki yabancı kararların tanınmasının istenemeyeceği görüşü dile getirilmiştir. Çoğunluk kararı bu soruya girmeden, tanınması istenen belgenin mahkeme ilamı niteliği taşımadığı gerekçesiyle sonuca ulaşmıştır; karşı oydaki görüş bu nedenle Genel Kurulun çizgisi olarak okunamaz. Uygulayıcı için güvenli yol açıktır: Türkiye'deki taşınmazla ilgili miras uyuşmazlığı Türk mahkemesinde görülür, yabancı karara dayanılacaksa önce tanıma yolunun açık olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
Mirasçılık belgesini kim verir: noter mi, sulh hukuk mahkemesi mi?
TMK m. 598/1, başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceğini düzenler. Noterlik yolu 2011'de 1512 sayılı Noterlik Kanunu'na eklenen 71/A ve 71/B maddeleriyle açılmıştır; ancak 71/B'nin üçüncü fıkrası üç hâlde bu yolu kapatır: "Mirasçılık belgesi verilmesinin yargılamayı gerektirmesi, nüfus kayıtlarının mirasçılık belgesi verilmesi konusunda yeterli olmaması veya mirasçılık belgesinin yabancılar tarafından talep edilmesi durumunda, mirasçılık belgesi noterler tarafından verilemez."
Bu üç hâlin yabancılık unsurlu dosyalara yansıması şöyledir:
- Türk vatandaşı olup yurt dışında yaşayan mirasçı için noter yolu açıktır. Belge, Türkiye'deki vekil aracılığıyla herhangi bir noterlikten alınabilir; nüfus kayıtları elektronik ortamda temin edildiği için mirasçının Türkiye'ye gelmesi gerekmez. Muris de Türk vatandaşıysa, yurt dışında gerçekleşen ölümün nüfus kaydına henüz işlenmemiş olması sık karşılaşılan bir engeldir: önce ölüm belgesinin konsolosluk ya da nüfus müdürlüğü aracılığıyla tescili gerekir.
- Uyruğu yabancı olan mirasçı için noter yolu kanunen kapalıdır; başvuru sulh hukuk mahkemesine yapılır. Türk vatandaşlığından çıkmış Mavi Kart sahipleri kanun lafzı bakımından yabancı olduğundan uygulamada aynı yola yönlendirilebilir; tereddüt hâlinde doğrudan mahkemeye başvurulması süre kaybı riskini azaltır.
- Muris yabancı uyrukluysa nüfus kayıtları zaten yeterli olmayacağı ve millî hukukun tespiti yargılamayı gerektireceği için yine sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Türk nüfus kaydı bulunmayan bu murisin ölümü ve mirasçılık ilişkisi, yabancı nüfus ve medeni hâl belgeleriyle ispat edilir. Mahkeme, murisin millî hukukunu belirlemek için kanun metnini, gerekirse yeminli tercüme ve bilirkişi görüşünü, mirasçılık ilişkisi için de bu belgeleri apostilli ve tercümeli olarak ister. Taşınmaz için Türk hukukuna, taşınır için millî hukuka göre iki ayrı pay tablosu çıkabilir; belgede bu ayrımın açıkça yazılması sonraki tapu ve banka işlemlerini kolaylaştırır.
Noterin verdiği belgeye itiraz da sulh hukuk mahkemesine yapılır (Noterlik K. m. 71/C). Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2020/846 E., 2020/8807 K. sayılı ve 24.12.2020 tarihli kararında, noter tarafından düzenlenen mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi taleplerinin her ikisi için de 71/C ve TMK m. 598 gereğince sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir. Daire, mahkemenin bu görev içinde mirasçılık sıfatını etkileyen ön sorunu (o dosyada sağ kalan eşin evlenme sırasında iyi niyetli olup olmadığını) bizzat çözmesi gerektiğini vurgulamış ve 71/B'nin üçüncü fıkrasındaki noter yasağının üç hâlini aynen tekrarlamıştır. TMK m. 598/3 uyarınca mirasçılık belgesinin geçersizliğinin ileri sürülmesi bir süreye bağlı değildir; yabancı mirasçı atlanarak alınmış bir belgenin yıllar sonra da iptali istenebilir.
Yabancı ülkeden alınan mirasçılık belgesi Türkiye'de geçerli mi?
Almanya'daki Erbschein (Alman tereke mahkemesinin verdiği mirasçılık belgesi), Avusturya'daki tereke kararı ya da Fransa'daki noter tespiti Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz. MÖHUK m. 58, yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesini, ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının Türk mahkemesince tespitine bağlar; tanımada m. 54/1-a'daki karşılıklılık şartı aranmaz ve ihtilafsız kaza (çekişmesiz yargı) kararlarının tanınması da aynı hükme tabidir. Teoride yabancı bir mahkemenin verdiği mirasçılık tespiti Türkiye'de bu yolla tanınabilir. Uygulamada ise iki engel vardır.
Birincisi, belgenin gerçekten bir mahkeme ilamı olup olmadığıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/1038 E., 2024/538 K. sayılı ve 06.11.2024 tarihli kararında, Frankfurt am Main Tereke Mahkemesi çatısı altında adli memur tarafından düzenlenen vasiyetname açılış protokolünün tanınması ve tenfizi talebini incelemiştir. Alman mahkemesi kendi yazısında bunun mahkeme kararı olmadığını ve kesinleşme şerhi verilemeyeceğini bildirmişti. Genel Kurul, bir yabancı belgenin mahkeme ilamı niteliği taşıyıp taşımadığının ve kesinleşme şartlarının münhasıran o ülke usul hukukuna göre belirleneceğini, kendi hukukuna göre ilam sayılmayan bir belgenin Türk hukukundaki kurumlara benzetilerek ilam olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek tanıma kararını bozmuştur. Karar Erbschein'ı değil, bir vasiyetname açılış protokolünü konu alır. Kanaatimizce Genel Kurulun koyduğu ölçüt, Erbschein dâhil diğer çekişmesiz yargı işlemlerinin tanınmasında da belirleyici olacaktır; yurt dışında "mahkemeden alındı" denilen her belgenin Türkiye'de tanınabilir bir ilam sayılacağı varsayılmamalıdır.
İkincisi, Türkiye'deki taşınmaz için uygulanacak hukukun zaten Türk hukuku olmasıdır. Murisin millî hukukuna göre düzenlenmiş yabancı belge, Türkiye'deki taşınmazın mirasçılarını ve paylarını doğru göstermeyebilir. Pratik ve güvenli yol bu yüzden Türkiye'deki tereke için Türk sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi almaktır; yabancı belge ise mahkemeye sunulan bir delil olarak değer taşır. Tersine durumda, Türk mahkemesinden alınan mirasçılık belgesinin yurt dışında kullanılması için apostil şerhi ve o ülkenin diline yeminli tercüme gerekir; belgenin o ülkede ayrıca tanınmasının gerekip gerekmediği ülke hukukuna bağlıdır.
Süreci Türkiye'ye gelmeden yürütmek: vekâletname
Türkiye'deki bütün işlemler, yurt dışındaki mirasçı adına bir vekil aracılığıyla yürütülebilir. Vekâletname ya Türk konsolosluğunda düzenlenir ya da yabancı noterde düzenlenip apostil şerhi konur; apostil sözleşmesine taraf olmayan ülkelerde konsolosluk tasdiki gerekir. Bu yolların ayrıntısı yurt dışından vekâletname rehberinde anlatılmıştır. Miras dosyası için vekâletnamede şu yetkilerin açıkça yazılması istenmektedir:
- Mirasçılık belgesi almak, noter ve sulh hukuk mahkemesine başvurmak.
- Tapu müdürlüklerinde intikal, iştirak hâlinden müşterek mülkiyete geçiş ve gerekirse satış işlemlerini yapmak; yabancı mirasçı için pasaport ya da yabancı kimlik numarasının vekâletnamede doğru yazılması.
- Veraset ve intikal vergisi beyannamesini vermek, tahakkuk ve ödeme yapmak, ilişik kesme belgesi almak.
- Bankalardan mevduat ve kiralık kasa içeriğini teslim almak.
- Mirasın reddi, feragat ve paylaşma sözleşmesi gibi hakkın özüne dokunan işlemler için ayrı ve açık yetki. Uygulamada mahkemeler ve noterler, genel miras vekâletiyle yapılan mirasın reddi beyanını kabul etmeyebilmektedir.
Vekâletname yabancı dilde düzenlenmişse, ekindeki kimlik belgeleriyle birlikte yeminli tercümesi Türkiye'de noterce onaylatılır. Tercümede ad ve soyadların pasaportla birebir uyuşması gerekir; tek harflik bir fark tapu ve bankada işlemin durmasına yol açabilir. Davalarda yurt dışındaki mirasçıya tebligat yapılması gerekiyorsa 1965 tarihli Lahey Tebligat Sözleşmesi ya da ikili anlaşmalar uygulanır ve bu süreç aylar alabilir; vekil tayini tebligat sorununu da büyük ölçüde giderir.
Tapu intikali ve yabancıya taşınmaz geçişinin sınırı
Mirasçılık belgesi alındıktan sonra taşınmazın mirasçılar adına tescili tapu müdürlüğünde yapılır. Türk vatandaşı ve Mavi Kart sahibi mirasçılar için işlem olağandır. Uyruğu yabancı olan mirasçı bakımından ise 2644 sayılı Tapu Kanunu m. 35 devreye girer. Maddenin birinci fıkrası, yabancı gerçek kişilerin ancak Cumhurbaşkanınca belirlenen ülkelerin vatandaşı olmaları hâlinde ve ilçe yüzölçümünün yüzde onu ile kişi başına otuz hektar sınırı içinde taşınmaz edinebileceğini düzenler. Son fıkra ise kanunî miras yoluyla edinilen taşınmazlar için özel bir kural koyar: birinci fıkradaki sınırlamalar dışında miras yoluyla edinilen taşınmaz ve sınırlı aynî haklar, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde maliki tarafından tasfiye edilmezse idarece tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedel hak sahibine ödenir.
Bu kuralın anlamı, yabancı mirasçının mirası kaybetmediği ama her durumda taşınmazı elinde tutamayabileceğidir. Edinime kapalı bir ülkenin vatandaşı olan mirasçıya ya da alan sınırını aşan paya taşınmaz intikal eder; ardından belirlenen süre içinde satılması gerekir. Ölüme bağlı tasarrufla (vasiyetname, miras sözleşmesi) edinim ise kanunî mirastan farklı olarak satın alma benzeri bir edinim sayılır ve sınırlamalara tam olarak tabidir. Edinim şartları ve ülke listesi yabancıların taşınmaz edinmesi rehberinde ayrıntılı işlenmiştir.
Karşılıklılık şartı 2012'de 6302 sayılı Kanun'la kaldırılmış olsa da, ölüm tarihi eski dosyalarda bu tartışma hâlâ yaşanmaktadır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/149 E., 2025/5365 K. sayılı ve 26.11.2025 tarihli kararına konu olayda, Yunanistan uyruklu bir murisin İstanbul'daki taşınmazı, mirasçısı bulunmadığı gerekçesiyle alınan bir veraset ilamına dayanılarak Hazine adına tescil edilmiştir. Mirasçılar önce o ilamı iptal ettirip kendi mirasçılıklarını tespit ettirmiş, sonra yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil davası açmışlardır. Hazine, Tapu Kanunu m. 35 uyarınca karşılıklılığın fiilen araştırılması gerektiğini savunmuştur. Bölge adliye mahkemesi, yabancı uyruklu gerçek kişilerin miras yoluyla taşınmaz edinmesinde işlem anında malın bulunduğu ülke hukukunun uygulanacağı yönündeki Adalet Bakanlığı görüşüne dayanarak ve yolsuz tescile dayalı davanın zamanaşımına ya da hak düşürücü süreye tabi olmadığını belirterek Hazine'nin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; Yargıtay bu kararı onamıştır. Onanan karar, bu dosyada yabancı mirasçıların hakkının Hazine karşısında korunduğunu ve yanlış veraset ilamına dayanan tescile karşı açılan davanın süreye bağlanmadığını göstermektedir; tek bir Daire kararı olduğu da gözetilmelidir.
Tapuda vergiyle bağlantılı bir ayrıntı daha vardır. İntikal tescili için veraset ve intikal vergisinin ödenmiş olması aranmaz; ancak 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m. 19 uyarınca intikali yapılan taşınmaza isabet eden vergi tamamen ödenmedikçe o taşınmazın devir ve ferağı yapılamaz, üzerinde aynî hak kurulamaz ve tapu memurları vergi dairesinden ilişik kesme belgesi olmadan devir işlemi yapamaz. Aynı madde bu yasağa bir istisna da tanır: taşınmaza isabet eden vergi için teminat gösterilerek vergi dairesinden devir izni alınabilir. İntikal tescilinin vergi dairesine bildirilmesi de aynı maddede düzenlenmiştir. Miras kalan daireyi önce mirasçılar adına tescil ettirip sonra satmak isteyen yurt dışındaki mirasçının, satıştan önce ya vergi ilişiğini kesmesi ya da teminat göstererek izin alması gerekir.
Veraset ve intikal vergisi: yurt dışı unsurunun değiştirdiği kurallar
7338 sayılı Kanun m. 1'e göre Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan kişilere ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset yoluyla intikali vergiye tabidir. Maddenin ikinci fıkrası vergiyi, Türk tabiiyetindeki kişilerin yabancı ülkelerde aynı yollarla edindikleri mallara da yayar; üçüncü fıkrası ise Türk murisin yabancı ülkedeki malının Türkiye'de ikametgâhı olmayan yabancı mirasçıya intikalini vergi dışında bırakır. Yurt dışı dosyalarında üç fıkra birlikte okunur: Türk vatandaşı murisin Almanya'daki evi Türkiye'de beyan edilir, ancak bu evden Türkiye'de ikametgâhı olmayan yabancı mirasçıya düşen pay mükellefiyet dışında kalır; yabancı murisin yurt dışındaki malını edinen Türk vatandaşı mirasçı da vergiye tabidir; yabancı murisin Türkiye'deki malları ise Türkiye'de vergilendirilir. Verginin tarh yeri murisin ikametgâhının bulunduğu yer vergi dairesidir; muris yabancı bir ülkede ikamet ediyorsa Türkiye'deki son ikametgâhı, Türkiye'de hiç ikamet etmemişse Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın tayin edeceği yer esas alınır (m. 6).
Beyanname verme süresi ölümün ve mükelleflerin bulunduğu yere göre değişir (m. 9):
| Ölüm nerede | Mirasçı nerede | Beyanname süresi |
|---|---|---|
| Türkiye'de | Türkiye'de | Ölümden itibaren 4 ay |
| Türkiye'de | Yabancı ülkede | 6 ay |
| Yabancı ülkede | Türkiye'de | 6 ay |
| Yabancı ülkede | Murisin öldüğü ülkede | 4 ay |
| Yabancı ülkede | Başka bir yabancı ülkede | 8 ay |
Mükellef yabancı ülkedeyse beyanname Türkiye konsolosluklarına da verilebilir; uygulamada beyanname çoğu zaman Türkiye'deki vekil tarafından ilgili vergi dairesine verilir. Süre kaçırıldığında ceza ve gecikme faizi doğar, ancak beyanname yine verilebilir; kaçırılmış süre mirasçılığı etkilemez.
2026 yılı için istisna tutarları ve tarife, 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 57 Seri No'lu Genel Tebliğ ile yeniden değerleme oranında güncellenmiştir. Buna göre evlatlıklar dâhil altsoy ve eşten her birine isabet eden miras hisselerinin 2.907.136 TL'si, altsoy bulunmaması hâlinde eşe isabet eden hissenin 5.817.845 TL'si vergiden istisnadır; ivazsız intikallerde istisna 66.935 TL'dir. Veraset yoluyla intikallerde 2026 tarifesi matrahın ilk 3.000.000 TL'si için yüzde 1'den başlayıp sonraki 7.000.000 TL için yüzde 3, sonraki 15.000.000 TL için yüzde 5, sonraki 30.000.000 TL için yüzde 7 ve 55.000.000 TL'yi aşan kısım için yüzde 10 olarak uygulanır; ivazsız intikallerde oranlar yüzde 10 ile yüzde 30 arasındadır. Rakamlar her yıl tebliğle değiştiğinden beyanname verilecek yılın tebliği esas alınmalıdır. Tahakkuk eden vergi üç yılda, her yıl mayıs ve kasım aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir (m. 19).
Çifte vergilendirme, yurt dışı unsurlu dosyalarda en sık sorulan konudur. Kanun m. 12/c, Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetindeki kişilere ait olup yabancı ülkelerde bulunan mallara ilişkin borçların ve bu mallar dolayısıyla o ülkelerde ödenen veraset ve intikal vergilerinin, belgelendirilmek şartıyla ve o malların beyan edilen değerini aşmamak üzere matrahtan indirilmesine izin verir. Bu indirim yalnız Türk vatandaşı murisin yurt dışındaki malları içindir; yabancı murisin Türkiye'deki malı için yurt dışında ödenen vergi bu hükümle mahsup edilmez. Türkiye'nin miras vergisine özgü çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması sayısı çok sınırlıdır; gelir vergisi anlaşmaları miras vergisini kapsamaz. Malın bulunduğu ülkede ayrıca beyan gerekip gerekmediği o ülkenin kurallarına bağlıdır ve iki ülkede birden vergi ödenmesi mümkündür.
Banka hesapları, kiralık kasa ve şirket payları
Bankalar, mirasçılara ödeme yapabilmek için mirasçılık belgesi ve kimlik ister; yurt dışındaki mirasçı adına ödeme, vekâletnamede banka işlemlerine ilişkin yetki varsa vekile yapılır. Kanun m. 17'nin birinci fıkrası, bankaların, kasa kiralayanların, sigorta şirketlerinin, mahkemelerin ve icra dairelerinin hak sahiplerine para ve senet verebilmek için önce verginin ödendiğine dair vergi dairesinden alınmış bir tasdikname istemelerini öngörür. Tasdikname sunulmazsa ikinci fıkra uyarınca veraset yoluyla intikallerde istihkakın yüzde 5'i vergi karşılığı olarak kesilip bir hafta içinde mal sandığına yatırılır ve bakiye ödenir. Beyanname henüz verilmemişken hesaba erişmek isteyen mirasçı için bu kesinti, verginin mahsup edileceği bir avans niteliğindedir; kesinti istenmiyorsa önce beyanname verilip ilişik kesme belgesi alınmalıdır.
Muris yabancı uyrukluysa banka hesabı taşınır olduğu için MÖHUK m. 20 uyarınca murisin millî hukukuna göre paylaşılır; Türk sulh hukuk mahkemesinden alınan mirasçılık belgesinde taşınırlara ilişkin payların ayrıca gösterilmesi bankadaki işlemi kolaylaştırır. Kiralık kasa, mirasçıların tamamının ya da vekillerinin hazır bulunmasıyla ve çoğu bankada vergi dairesi görevlisinin katılımıyla açılır. Limited ya da anonim şirket payının intikali için ise mirasçılık belgesi ve vergi ilişiği yanında şirket sözleşmesi hükümleri ve ticaret sicili işlemleri devreye girer; yabancı mirasçıya pay intikali, yabancı sermaye bildirimi gibi ayrı yükümlülükler doğurabilir.
Yurt dışından mirasın reddi: üç aylık süre nasıl işler?
Borçlu bir tereke karşısında yurt dışındaki mirasçı, Türkiye'deki mirasçılarla aynı süreye tabidir. TMK m. 606/1 mirasın üç ay içinde reddolunabileceğini düzenler; ikinci fıkraya göre bu süre yasal mirasçılar için, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe, murisin ölümünü öğrendikleri tarihten; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Ölümün yurt dışında yaşayan mirasçı tarafından geç öğrenilmesi hayatın olağan akışına uygun olabilir; ancak öğrenme tarihini ispat yükü mirasçıdadır. Cenaze törenine katılım, taziye mesajları ve nüfus kaydındaki ölüm tescili tarihi bu ispatta aleyhe delil olarak kullanılır.
Ret beyanı TMK m. 609 uyarınca sulh hukuk mahkemesine sözlü ya da yazılı olarak yapılır; kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Beyan, Türkiye'deki vekil aracılığıyla da yapılabilir; bu durumda vekâletnamede mirasın reddine ilişkin açık yetki bulunması uygulamada aranmaktadır. Ret beyanı yabancı bir mahkemeye ya da notere yapılmışsa Türkiye'deki tereke için sonuç doğurmaz; Türkiye'deki mallar bakımından ret, Türk sulh hukuk mahkemesine yapılmalıdır. Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre verebilir (TMK m. 615); yurt dışında olmak tek başına önemli sebep sayılmasa da ölümün geç öğrenilmesi, tebligatın gecikmesi gibi olgularla birlikte değerlendirilebilir.
Terekenin borca batık olduğu ölüm tarihinde açıkça belli ya da resmen tespit edilmişse, ret beyanına gerek kalmadan mirasın reddedilmiş sayıldığı hükmi ret yolu da açıktır; ancak bu yolun tespiti için dava açılması ve süre sınırı olmaması gibi özellikleri, gerçek retle karıştırılmamalıdır. Süre, hükmi ret ve borçlardan sorumluluk için mirasın reddi rehberine bakılmalıdır. Muris yabancıysa Türkiye'deki taşınırların reddinde hangi hukukun uygulanacağı konusunda görüş ayrılığı vardır: reddi mirasın iktisabına ilişkin sayıp MÖHUK m. 20'nin ikinci fıkrası uyarınca terekenin bulunduğu ülke hukukuna bağlayan görüşün yanında, ret süresi ve şeklini murisin millî hukukuna bırakan görüş de savunulmaktadır. Türkiye'deki taşınmaz için Türk hukuku ve dolayısıyla üç aylık süre geçerlidir; görüş ayrılığı karşısında temkinli yol, Türkiye'deki terekenin tamamı için bu süreye uyulmasıdır.
Adım adım: yurt dışından Türkiye'deki mirasın intikali
- Olguların sabitlenmesi: murisin uyruğu, son yerleşim yeri, ölüm yeri ve tarihi; mirasçıların uyruğu; terekenin dökümü (Türkiye'deki taşınmazlar, hesaplar, araçlar, şirket payları, yurt dışındaki mallar). Uygulanacak hukuk ve vergi süreleri bu tabloya göre belirlenir.
- Türk vatandaşı murisin ölümünün Türkiye kayıtlarına işlenmesi: yurt dışında gerçekleşen ölüm konsolosluk aracılığıyla nüfus kütüğüne tescil ettirilir; muris Türk vatandaşıysa bu yapılmadan mirasçılık belgesi alınamaz. Türk nüfus kaydı bulunmayan yabancı muris için bu adım söz konusu değildir; ölüm, yabancı belgelerle mahkemede ispat edilir.
- Vekâletnamenin düzenlenmesi: konsolosluk ya da yabancı noter + apostil; mirasçılık belgesi, tapu, vergi, banka ve ret yetkileri açıkça yazılır.
- Mirasçılık belgesinin alınması: Türk vatandaşı mirasçılar için noter; yabancı mirasçı ya da yabancı muris için sulh hukuk mahkemesi. Yabancı belgeler apostilli ve tercümeli sunulur.
- Beyannamenin verilmesi: veraset ve intikal vergisi beyannamesi, m. 9'daki süre içinde murisin vergi dairesine; ödemeler üç yıl altı taksit.
- Tapu ve banka işlemleri: intikal tescili, gerekiyorsa ilişik kesme belgesiyle ya da teminat karşılığı izinle satış; banka için tasdikname ya da yüzde 5 tevkifat.
- Yabancı mirasçı için Tapu Kanunu m. 35 kontrolü: ülke listesi ve alan sınırı aşılıyorsa bir yılı geçmeyen tasfiye süresi planlanır.
- Mirasçılar arasında uyuşmazlık varsa ortaklığın giderilmesi, tenkis, muris muvazaası gibi davalar MÖHUK m. 43'e göre Türk mahkemesinde açılır; ayrıntısı miras paylaşımı ve miras davaları sayfasında anlatılmıştır.
Bu adımların tamamı Türkiye'ye gelmeden yürütülebilir. Türkiye dışından takip edilen dosyaların genel çerçevesi yurt dışından hukuki destek sayfasında, görüşme usulü ise online danışmanlık sayfasında anlatılmıştır. Yalova ve çevresindeki taşınmazlar için yabancı mirasçıların sık sorduğu konular yabancılar hukuku sayfasında ayrıca ele alınmıştır.
Tapu, vergi ve ret işlemlerini geciktiren yanılgılar
- Tapuya yabancı belgeyle başvurmak. Erbschein ya da yabancı noter tespiti Türkiye'de doğrudan intikal belgesi olarak kullanılamaz; önce Türk mahkemesinden mirasçılık belgesi ya da tanıma kararı gerekir.
- Taşınırla taşınmazı aynı hukuka tabi sanmak. Yabancı murisin banka hesabı millî hukuka, dairesi Türk hukukuna göre paylaşılır; paylar farklı çıkabilir.
- Türk vatandaşı murisin ölümünü Türkiye'de tescil ettirmemek. Muris Türk vatandaşıysa yurt dışındaki ölüm nüfus kaydına işlenmeden noter de mahkeme de belge veremez; yabancı muriste ise ölüm yabancı belgelerle ispat edilir.
- Beyanname süresini Türkiye'deki dört aylık süreyle sınırlı sanmak. Mirasçı ya da ölüm yurt dışındaysa süre altı ya da sekiz aya çıkabilir; ölüm yabancı ülkede gerçekleşmiş ve mirasçı da aynı ülkedeyse süre dört aydır. Geç öğrenme ise süreyi durdurmaz.
- Ret beyanını yabancı makama yapmak. Türkiye'deki tereke için ret, Türk sulh hukuk mahkemesine ve üç ay içinde yapılır.
- Vekâletnamede miras yetkilerini genel bırakmak. Ret, feragat ve paylaşma için açık yetki aranır; eksik yetki yeni bir vekâletname gerektirebilir ve dosyayı haftalarca geciktirebilir.
- Taşınmazın yabancı mirasçının elinde süresiz kalabileceğini varsaymak. Tapu Kanunu m. 35'in son fıkrası bir yılı geçmeyen tasfiye süresi öngörür.
Sık Sorulan Sorular
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı mirasçı Türkiye'ye gelmeden veraset ilamı alabilir mi?
Türkiye'ye gelmeden veraset ilamı almak mümkündür. Konsoloslukta ya da apostilli yabancı noterde düzenlenen vekâletnameyle Türkiye'deki vekil, nüfus kayıtları yeterliyse noterlikten, değilse sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesini alır. Muris Türk vatandaşıysa yurt dışındaki ölümün önce Türkiye nüfus kaydına tescil edilmiş olması gerekir.
Yabancı uyruklu mirasçı noterden mirasçılık belgesi alabilir mi?
Noter yolu yabancı uyruklu mirasçıya kapalıdır. Noterlik Kanunu m. 71/B'nin üçüncü fıkrası, belgenin yabancılar tarafından talep edilmesi hâlinde noterlerin belge veremeyeceğini açıkça düzenler. Başvuru sulh hukuk mahkemesine yapılır ve yabancı kimlik ile medeni hâl belgeleri apostilli ve tercümeli sunulur.
Muris yabancıysa Türkiye'deki dairesi hangi hukuka göre paylaşılır?
MÖHUK m. 20/1 gereğince Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır; daire TMK'daki zümre ve pay kurallarına göre paylaşılır. Aynı murisin Türkiye'deki banka hesabı ise millî hukukuna tabidir.
Almanya'dan alınan Erbschein Türkiye'de geçerli mi?
Erbschein Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz. MÖHUK m. 58 uyarınca tanıma davası açılabilir ve tanımada karşılıklılık aranmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2024 tarihli kararı Erbschein hakkında değil, adli memurca düzenlenen bir vasiyetname açılış protokolü hakkındadır; büromuzun değerlendirmesine göre belgenin niteliğini o ülke usul hukukuna bağlayan bu ölçüt Erbschein'ın tanınmasında da belirleyici olacaktır. Türkiye'deki taşınmaz için güvenli yol, Türk mahkemesinden mirasçılık belgesi almaktır.
Yabancı mirasçıya Türkiye'de tarla intikal edebilir mi?
Kanunî miras yoluyla intikal gerçekleşir. Ancak mirasçının vatandaşı olduğu ülke edinime kapalıysa ya da alan sınırları aşılıyorsa, Tapu Kanunu m. 35'in son fıkrası uyarınca taşınmazın bir yılı geçmeyen süre içinde tasfiye edilmesi, edilmezse idarece satılıp bedelinin ödenmesi söz konusu olur. Vasiyetle edinim ise sınırlamalara tam olarak tabidir.
Yurt dışında ölen kişinin mirasçıları beyannameyi ne zaman verir?
Ölüm yabancı ülkede gerçekleşmişse süre mirasçının bulunduğu yere göre değişir: mirasçılar Türkiye'deyse ölümden itibaren altı ay, murisin öldüğü ülkedeyseler dört ay, başka bir yabancı ülkedeyseler sekiz aydır. Ölüm Türkiye'de gerçekleşmiş ve mirasçı yurt dışındaysa süre altı aydır.
Yurt dışında ödenen miras vergisi Türkiye'de düşülür mü?
Türk vatandaşı murisin yabancı ülkedeki malları için o ülkede ödenen veraset ve intikal vergisi, belgelendirilmek ve o malların beyan edilen değerini aşmamak şartıyla matrahtan indirilir (m. 12/c). Buna karşılık yabancı murisin Türkiye'deki malı için yurt dışında ödenen vergi bu hükümle mahsup edilmez.
Banka, veraset ilamı olduğu hâlde neden yüzde 5 kesinti yaptı?
Kanun m. 17, verginin ödendiğine dair vergi dairesi tasdiknamesi sunulmadan ödeme yapılırsa bankanın veraset yoluyla intikallerde yüzde 5 tevkifat yapmasını zorunlu kılar. Kesinti, tahakkuk edecek vergiden mahsup edilir; beyanname verilip ilişik kesme belgesi alındığında kesintisiz ödeme yapılır.
Yurt dışındaki mirasçı ölümü geç öğrendi; üç aylık ret süresi ne zaman başlar?
TMK m. 606/2 uyarınca süre, yasal mirasçının ölümü öğrendiği tarihten başlar; ancak geç öğrenmeyi ispat yükü mirasçıdadır. Süre kaçırılmışsa m. 615 kapsamında önemli sebep gösterilerek sulh hâkiminden süre istenebilir; tereke ölüm tarihinde açıkça borca batıksa hükmi ret yolu ayrıca değerlendirilir.
Mavi Kart sahibi mirasçı yabancı gibi mi işlem görür?
Taşınmaz edinme ve miras bakımından Mavi Kart sahibi yabancı gibi işlem görmez; Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 28 bu kişilere Türk vatandaşlarına tanınan hakları sürdürür. Mirasçılık belgesi başvurusunda ise noterlik uygulaması uyruğa bakabildiğinden sulh hukuk mahkemesine başvurulması zaman kaybı riskini azaltır.
Taşınmaz-taşınır ayrımı dosyanın Türkiye ayağını belirler
Yabancılık unsuru taşıyan miras dosyasının Türkiye ayağı, kuralların çoğunu MÖHUK m. 20'nin iki katlı yapısından alır: Türkiye'deki taşınmaz Türk hukukuna, taşınır ölenin millî hukukuna tabidir. Bu ayrım mirasçılık belgesinin hangi makamdan alınacağını, bankada ve tapuda hangi pay tablosunun uygulanacağını ve yabancı belgelerin hangi işlevi göreceğini belirler. Türk vatandaşı olup yurt dışında yaşayan mirasçı için asıl mesele usuldür ve vekâletnameyle çözülür; yabancı mirasçı için mahkeme yolu, Tapu Kanunu m. 35 tasfiye kuralı ve vergi süreleri dosyanın omurgasını oluşturur. Yargıtay'ın 2024 ve 2025 tarihli kararlarından iki ders çıkmaktadır: yurt dışından gelen her belge Türkiye'de tanınabilir bir ilam değildir ve onanan BAM kararında belirtildiği üzere yanlış bir veraset ilamıyla Hazine adına yapılmış tescile karşı açılan dava zamanaşımına ya da hak düşürücü süreye tabi tutulmamıştır. Dosyanın başında uyruk, yerleşim yeri ve tereke dökümü doğru sabitlendiğinde sürecin tamamı Türkiye'ye gelmeden yürütülebilir ve süreler baştan planlanabilir.
Bu konuyla ilgili emsal kararlar

Miras Malını Elinde Tutan Kişiye Karşı Mirasçı Ne Zamana Kadar Dava Açabilir?
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 23.06.2021

Evlenmeden Önce İmzalanan Mirastan Feragat Sözleşmesi Geçerli mi? Eş Mirasçı Olur mu?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10.12.2025

Bakıcı Bakmazsa Tapu Geri Döner mi? Ölünceye Kadar Bakmada Fesih Yerine Ömür Boyu Gelir
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 04.02.2026




