İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Metal tuşlu bir tuş takımının yakın çekimi

Aynı Kişilerin Tekrarlayan Suçları Örgüt mü, Zincirleme Suç mu Sayılır?

Yargıtay 8. Ceza Dairesi: örgüt hiyerarşi ve devamlılığa, zincirleme suç aynı karara karşı tekrarlanan icraya bakar. Kart kopyalama dosyasında yöneticilik üyeliğe çevrildi.

Mahkeme
Yargıtay 8. Ceza Dairesi
Esas/Karar
2022/1534 2024/3075
Karar tarihi
04.04.2024
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
22 Eylül 2026
8 dk
okuma

Özet

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Ankara'da bankamatiklere kart kopyalama düzeneği yerleştiren üç sanık hakkında kurulan hükümleri sanıklar lehine bozdu. İlk derece mahkemesi iki sanığı suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetmekten, üç sanığı da her bankamatik olayı için ayrı ayrı sahte kart üretmeye teşebbüs ve sahte kartla yarar sağlama suçlarından mahkûm etmişti. Daire iki soruyu birbirinden ayırdı. Örgüt sorusu yapıya ilişkindir: hiyerarşik ilişki içinde en az üç kişi, belirsiz sayıda suç işlemeye elverişli üye sayısı ile araç ve gereç, suç işleme amacı etrafında fiilî birleşme ve devamlılık aranır; sevk ve idare eden konumunda olmadığı hâlde düzenek kurup gözetleme yapan sanıkların sıfatı yönetici değil üyedir (TCK m.220/2). Zincirleme suç sorusu ise icraya ilişkindir: aynı bankaya karşı aynı suç işleme kararıyla farklı günlerde yapılan kopyalama ve para çekme eylemleri tek zincirleme suçtur; her tarih için ayrı hüküm kurulması fazla ceza tayinidir (TCK m.43). Daire ayrıca kart üretilmemiş olaylarda cihazdaki veriye göre eylemin kişisel verileri ele geçirme suçuna dönüşebileceğini, teşebbüs indiriminin zincirleme artırımından önce uygulanacağını ve sahte kartta etkin pişmanlığın işlemeyeceğini belirtti. Karar 4 Nisan 2024 tarihli ve oy birliğiyledir.

İnceleme

Aynı ekibin tekrarlanan kart kopyalama eylemleri iki ayrı ölçüyle tartıldı

Birkaç kişinin aynı tür suçu haftalar boyunca birlikte işlemesi, dosyada iki ayrı soruyu birden açar. Birincisi bu kişilerin bir suç örgütü oluşturup oluşturmadığı, ikincisi ise tekrarlanan eylemlerin kaç suç sayılacağıdır. Uygulamada bu iki soru sık sık birbirine karışır; iddianamede örgüt kurma ve yönetme suçu yer aldığında her eylem ayrı bir suç gibi ele alınmakta, örgüt kabul edilmediğinde ise eylemler birbirinden bağımsız hükümlerle cezalandırılmaktadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi bu kararda iki ölçüyü birbirinden ayırarak uyguladı: örgüt sorusu yapıya, zincirleme suç sorusu icraya bakar. Aynı dosyada hem örgüt üyeliği hem de zincirleme suç birlikte bulunabilir; biri diğerini dışlamaz. Bu ayrım, savunmanın kurulacağı ilk basamaktır ve ceza hukuku uygulamasında cezanın miktarını doğrudan belirler.

Ankara'da bankamatiklere kopyalama düzeneği kuran üç sanık ve teknik takip

Kart sahiplerinin, kartlarının kopyalandığı ve hesaplarından rızaları dışında para çekildiği yolundaki şikâyetleri üzerine Ankara'da soruşturma başlatıldı. Soruşturma sırasında sanıklar hakkında teknik araçlarla izleme ve iletişimin dinlenmesi tedbirleri uygulandı. Kolluk kayıtlarına göre sanıklar Kasım 2008 içinde beş ayrı günde iki bankanın bankamatiklerine kart kopyalama düzeneği ve kamera yerleştirdi. Bir sanık cihazı takarken diğeri işlem yapıyormuş gibi bankamatiğin önünde bekledi, üçüncüsü ise yakındaki bir iş merkezinin üst katından ya da köprü üzerinden çevreyi gözetledi. Telefon görüşmelerinde bankamatiği kullananların sayısı ve çevrede kimlerin bulunduğu birbirlerine aktarılıyordu.

İki olayda kopyalanan kartlarla aynı gece başka bankamatiklerden para çekildi; bir mağdurun hesabından 700 TL, bir başkasından 1.230 TL (2008 yılı tutarları) alındı. Diğer üç olayda kolluk düzeneği bankamatikte takılıyken ele geçirdi. Bankalararası Kart Merkezi raporu, cihazların manyetik şerit bilgisini okuyup bir bilgisayara aktardığını ortaya koydu. Sanıklardan biri savunmasında diğer iki sanıktan birinin ekibin başı ve cihazları hazırlayan kişi olduğunu, öbürünün cihazların kullanımını öğrettiğini, kendisinin yalnızca gözcülük yaptığını ve elde edilen yüksek kazançtan kendisine küçük harçlıklar verildiğini anlattı.

İlk derece mahkemesi iki sanığı suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme suçundan bir yıl sekiz ay hapisle cezalandırdı. Bu iki sanık hakkında ayrıca her bankamatik olayı için ayrı ayrı sahte kart üretmeye teşebbüs ve sahte kartla yarar sağlama suçlarından hükümler kurdu; üçüncü sanık hakkında ise yalnızca bir bankaya yönelik sahte kartla yarar sağlamaya teşebbüs hükmü kuruldu. Sanıklar ve müdafileri iletişim tespiti kararının bulunmadığını, yetkisiz mahkemede yargılandıklarını, etkin pişmanlık ve teşebbüs hükümlerinin uygulanmadığını, mükerrer cezalandırma yapıldığını ve örgüt suçunun unsurlarının oluşmadığını ileri sürerek hükümleri temyiz etti.

Örgüt yapıya, zincirleme suç ise aynı karara karşı tekrarlanan icraya bakar

İnceleme önce usule ilişkin itirazlarla başladı. Suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.135 kapsamında usulüne uygun bir iletişimin tespiti kararı bulunduğundan bu itiraz reddedildi. Kartlar Ankara'daki bankamatiklerde kopyalanıp para çekimleri de Ankara'da gerçekleştiğinden yetki itirazına da itibar edilmedi. Etkin pişmanlık yönünden Daire, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) m.245/5 hükmünün yalnızca gerçek bir kartın sahibinin rızası dışında kullanılması hâline özgü olduğunu, sahte kart üretme ve kullanma suçlarında bu indirimin kanunen uygulanamayacağını belirtti.

Örgüt sorusunda Daire yerleşik ölçütü yineledi. 5237 sayılı Kanun m.220 anlamında bir örgütten söz edilebilmesi için hiyerarşik ilişki içinde en az üç kişinin bulunması, üye sayısı ile araç ve gereç bakımından yapının belirsiz sayıda suç işlemeye elverişli olması, suç işleme amacı etrafında fiilî bir birleşme ve gevşek de olsa hiyerarşik bir faaliyet ile bu faaliyetin devamlılık göstermesi gerekir. Kararda örgütün amaçlanan suçlar bakımından bir hazırlık hareketi niteliğinde olduğu ve yapıyı ayakta tutan iş bölümü, süreklilik ve disiplin unsurlarının hiyerarşik ilişkiden doğduğu vurgulandı. Yönetici ile üye arasındaki çizgi de bu ilişkiye göre çekilir: örgütü sevk ve idare eden fail yöneticidir, hiyerarşik yapıya dâhil olup amaç doğrultusunda hareket eden fail ise üyedir.

Somut olayda Daire iki sanığın sevk ve idare eden konumunda bulunmadığını tespit etti. Bu sanıklar, hakkında örgüt üyeliğinden verilen mahkûmiyet kesinleşen bir başka sanıkla aynı işleri yapıyordu: düzeneği yerleştirmek, çevreyi gözetlemek ve cihazı sökmek. Örgütün amaçları doğrultusunda gerçekleştirilen eylemlerin bir kısmına katılmış olmaları, onları 5237 sayılı Kanun m.220/2 kapsamında üye yapar; yönetici sıfatının yetersiz gerekçeyle kabul edilmesi hukuka aykırı bulundu.

Zincirleme suç sorusunda ise Daire eylemlerin icra biçimine baktı. Kartı kopyalanan banka suçtan zarar görendir; sahte kart üretme ve sahte kartla yarar sağlama, 5237 sayılı Kanun m.245/2 ve m.245/3 uyarınca birbirinden bağımsız iki ayrı suçtur ve her biri banka sayısınca oluşur. Aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda kopyalanması ya da aynı bankaya ait kartlarla değişik zamanlarda para çekilmesi hâlinde 5237 sayılı Kanun m.43 uygulanır. Bu ölçüye göre aynı bankaya karşı aynı suç işleme kararıyla iki ayrı günde yapılan kopyalama teşebbüsleri tek zincirleme suçtur; aynı bankaya karşı iki ayrı günde gerçekleştirilen para çekimleri de öyledir. Mahkemenin her tarih için ayrı hüküm kurması fazla ceza tayini olarak nitelendirildi.

Kararda iki nokta daha açıklığa kavuşturuldu. Kart bilgisi kopyalanmış ancak kart üretilmemişse eylem, cihazda veri bulunmasına göre mağdur sayısınca kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçunu ya da bu suça teşebbüsü oluşturur (5237 sayılı Kanun m.136); ilk derece mahkemesinin Bankalararası Kart Merkezinden bu yönde rapor almadan hüküm kurması eksik araştırmadır. Cezanın belirlenmesinde ise sıra kuralı işler: önce teşebbüs nedeniyle indirim (5237 sayılı Kanun m.35), sonra zincirleme suç artırımı (5237 sayılı Kanun m.43) uygulanır; Daire, artırımın önce yapılmasını öneren tebliğname görüşüne bu gerekçeyle katılmadı (5237 sayılı Kanun m.61/5).

Yöneticilik üyeliğe çevrildi, ayrı hükümler tek zincirleme suça bağlandı

Daire, temyize konu hükümlerin tamamını oy birliğiyle bozdu. Bozma dört ayaktan oluşuyor. Bir bankaya yönelik sahte kartla yarar sağlama suçunda hangi bankanın kartının kopyalandığı ve çekim yapılıp yapılmadığı araştırılmadan hüküm kurulması eksik inceleme sayıldı. Kart üretilmeyen üç olayda cihazlarda veri bulunup bulunmadığı Bankalararası Kart Merkezinden sorulacak ve eylemin sahte kart üretmeye teşebbüs mü yoksa kişisel verileri ele geçirme mi olduğu buna göre belirlenecek. Aynı bankaya karşı iki ayrı günde işlenen eylemler zincirleme suç olarak tek hükme bağlanacak. Örgüt yöneticiliğinden kurulan hükümler ise sanıkların üye konumunda olduğu gözetilerek yeniden kurulacak.

Karar sanıklar lehinedir. Yöneticilik yerine üyelik ve ayrı mahkûmiyetler yerine zincirleme suç, sonuç cezayı aşağı çeken düzeltmelerdir; teşebbüs indiriminin artırımdan önce uygulanması ise bozma sebebi değil, tebliğnamedeki aksi görüşün reddiyle korunan hesap sırasıdır. Bu sonuca ulaşılırken suçun sabit olduğuna ilişkin tespitlere dokunulmadı; iletişim kayıtları, olay tespit tutanakları ve ikrar içeren savunma karşısında eylemlerin sanıklarca gerçekleştirildiği kabul edildi. Bozma, olguları değil olguların hukuki nitelendirmesini ve ceza hesabını düzeltmektedir.

Hiyerarşi ve devamlılık iddiası iletişim kayıtlarıyla karşılaştırılarak sınanmalıdır

Örgüt suçlamasıyla karşılaşan sanık yönünden ilk adım, dosyadaki iletişim kayıtlarında ve savunmalarda kimin talimat verip kimin uyguladığının belirlenmesidir. Yönetici sıfatı sevk ve idare olgusuna bağlandığından, aynı işleri yapan kişilerden birinin üye kabul edilip diğerinin yönetici sayılması gerekçelendirilmesi gereken bir çelişkidir; savunmada bu karşılaştırmanın somut olarak ortaya konması gerekir. Örgütün varlığı için aranan belirsiz sayıda suç işlemeye elverişlilik ve devamlılık unsurlarının da tek bir suç planının uygulanmasından ayırt edilmesi gözetilmelidir.

Zincirleme suç yönünden her eylemin tarihi, hedef alınan banka ve kopyalama ile para çekme aşamalarının ayrı ayrı listelenmesi gerekir. Aynı bankaya karşı işlenen eylemlerin tek hükümde toplanıp toplanmadığı, teşebbüs indiriminin artırımdan önce uygulanıp uygulanmadığı ve kart üretilmeyen olaylarda Bankalararası Kart Merkezi raporunun alınıp alınmadığı temyiz dilekçesinde ayrı başlıklar hâlinde ele alınmalıdır. Sonuç cezanın infaza yansıması ve koşullu salıverilme tarihi, suç türü ve ceza miktarı üzerinden infaz hesaplama aracıyla hesaplanabilir. Dosyalarda gördüğümüz kadarıyla zincirleme suç itirazı çoğu zaman yalnızca ceza miktarına yöneltilmekte, sıra kuralı ve mağdur bankanın tespiti gibi hesabı değiştiren ayrıntılar gözden kaçmaktadır.

Suç örgütü ile zincirleme suç ayrımında sık sorulan sorular

Birlikte hareket eden üç kişi her durumda suç örgütü sayılır mı

Üç kişinin birlikte suç işlemesi tek başına örgütü göstermez. Kararda hiyerarşik ilişki, belirsiz sayıda suç işlemeye elverişli yapı, suç işleme amacı etrafında fiilî birleşme ve devamlılık unsurları birlikte aranmıştır. Belirli bir suç planını uygulamak için bir araya gelen kişilerin eylemleri, bu unsurlar bulunmadığında iştirak ve zincirleme suç hükümleriyle değerlendirilir.

Örgüt üyesi olan kişi aynı zamanda zincirleme suçtan da cezalandırılabilir mi

Örgüt üyeliği ile amaç suçlar birbirinden bağımsız olarak cezalandırılır. Bu kararda Daire, sanıkların örgüt üyesi olduğunu kabul ederken aynı bankaya karşı tekrarlanan kopyalama ve para çekme eylemlerini zincirleme suç olarak nitelendirdi. Üyelik yapıya ilişkin bir suçtur; zincirleme suç ise amaç suçun kaç kez işlendiğine ilişkin bir hesaptır.

Sahte kartla para çekilmemişse eylem hangi suçu oluşturur

Kart bilgisi kopyalanmış ancak sahte kart üretilmemişse, ele geçirilen cihazda veri bulunmasına göre eylem kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçunu ya da bu suça teşebbüsü oluşturur. Bu tespitin Bankalararası Kart Merkezi raporuyla yapılması aranmaktadır; rapor alınmadan sahte kart üretmeye teşebbüsten hüküm kurulması eksik araştırma sayılır.

Teşebbüs indirimi ile zincirleme suç artırımı hangi sırayla uygulanır

Cezanın belirlenmesinde önce teşebbüs nedeniyle indirim, sonra zincirleme suç nedeniyle artırım yapılır. Daire bu kararda artırımın önce uygulanmasını öneren tebliğname görüşüne katılmamıştır. Sıra, sonuç cezayı değiştirdiğinden hükmün hesap bölümünde ayrıca denetlenmelidir.

Kararın tam metni

~21 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

8. Ceza Dairesi         2022/1534 E.  ,  2024/3075 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/114 E, 2019/582 K. SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarları yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanıklar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2009 tarihli iddianamesi ile; başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından cezalandırılmaları istemi dava açılmıştır. B. Sanıklar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2010 tarihli iddianamesi ile; başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma ve sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından cezalandırılmaları istemi ile Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesine dava açılmış, Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2011 tarihli kararın dosyanın Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/114 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. C. Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2009 tarihli kararı ile;

  1. Sanık ...'ın; a. Halkbank'a yönelik başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma suçundan beraatine, b. 20.09.2008 tarihli eylemi nedeniyle başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma suçundan beraatine, c. İş Bankasına yönelik 20.09.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, d. İş Bankasına yönelik 19.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, e. Yapı Kredi Bankası'na yönelik zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, f. Türkiye İş Bankası'na yönelik 15.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, g. Türkiye İş Bankası'na yönelik 17.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, h. İNG Bank'a yönelik zincirleme şekilde sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ı. Suç işlemek amacıyla örgüt kurup yönetme suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
  2. Sanık ...'un; a. Yapı Kredi Bankası'na yönelik başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma suçundan beraatine, b. Türkiye İş Bankası'na yönelik 01.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

c. Türkiye İş Bankasına yönelik 15.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, d. Türkiye İş Bankası'na yönelik 19.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, e. Türkiye İş Bankası'na yönelik 17.11.2008 tarihli eylemi nedeniyle sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, f. Yapı Kredi Bankası'na yönelik zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satmaya teşebbüs suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, g. İNG Bank'a yönelik zincirleme şekilde sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, h. Suç işlemek amacıyla örgüt yönetme suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3. Sanık ...'ın; İNG Bank'a yönelik zincirleme şekilde sahte banka kartı kullanmak suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'ın temyiz isteği; Mükerrer cezalandırma yapıldığına, atılı suçu işlemediğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;

  1. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından verilmiş usulüne uygun iletişimin tespiti kararı bulunmadığına,
  2. Yetkisiz mahkeme tarafından yargılamanın yapıldığına,
  3. Teşebbüs ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
  4. Eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkumiyete yeterli somut delil bulunmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, aynı eylem nedeni ile daha önce ceza verilmiş olmasına mükerrer cezalandırma yapıldığına ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. C. Sanık ...'un temyiz isteği;
  5. Atılı suçlar yönünden iletişim tespiti tedbirinin uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna,
  6. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
  7. Atılı suçları işlemediğine ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve resen nazara alınacak nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Dava konusu olay; sanıkların, örgüt halinde hareket ederek bankaların ATM ve pos cihazlarına kopyalama cihazı yerleştirerek banka ve kredi kartlarını kopyaladıkları ve bu sahte kartları kullanarak haksız menfaat sağladıkları iddiasına ilişkindir.

  2. Şikayetçilerin, banka veya kredi kartlarının kopyalandığından ve kartlarından rızaları dışında çekim yapıldığından bahisle şikayetçi olmaları üzerine soruşturma başlatılmıştır.

  3. Soruşturma kapsamında sanıklar hakkında teknik araçlarla izleme ve iletişimin dinlenilmesi tedbirleri uygulanmıştır.

  4. 01.11.2008 tarihinde İş Bankası ATM'sine kopyalama cihazı yerleştirilmesi olayına ilişkin sanıkların görüşmelerinin çözümü neticesinde sanıkların İş Bankası ATM'sine kart kopyalama düzeneği kurdukları tespit edilmiştir. Sanıkları izleyen kolluk güçleri tarafından İş Bankasına ait ATM cihazında kredi kartı ve banka kartlarını kopyalamaya yarayan düzenek görülmüş ve ATM cihazında bulunan düzenek çıkarttırılarak cihaza el konulmuştur. Sanıklar ... ve ...'ın ATM cihazına kredi kartı ve banka kartlarını kopyalamaya yarayan düzeneği yerleştirdikleri anın görüntüleri dosya arasına alınmıştır.

  5. 19.11.2008 tarihinde İş Bankası ATM'sine kopyalama cihazı yerleştirilmesi olayına ilişkin sanıkların kendi aralarında ve temyiz dışı sanıklar ... ...ile yaptıkları görüşmelerinin çözümü neticesinde sanıkların İş Bankası ATM'sine kart kopyalama cihazı yerleştirdikleri ve bu kart kopyalama düzeneğini temyiz dışı sanık ........,'dan aldıkları tespit edilmiştir. Sanıkları izleyen kolluk güçleri tarafından İş Bankasına ait ATM cihazında ATM cihazı rengine ve kart giriş yuvası şekline uygun olan kredi kartı kopyalamaya yarayan düzenek görülmüş ve ATM cihazında bulunan düzenek çıkarttırılarak cihaza el konulmuştur.

  6. 25.11.2008 tarihinde Yapı Kredi Bankası ATM'sine kopyalama cihazı yerleştirilmesi olayına ilişkin sanıkların görüşmelerinin çözümü neticesinde sanıkların Yapı Kredi Bankası ATM'sine kart kopyalama düzeneği kurdukları tespit edilmiştir. Sanıkları izleyen kolluk güçleri tarafından Yapı Kredi Bankasına ait ATM cihazında kredi kartı kopyalamaya cihazı ve kamera düzeneği görülmüş ve ATM cihazında bulunan düzenek çıkarttırılarak cihaza el konulmuştur. Sanıklar ... ve ...'ın ATM cihazına kredi kartı kopyalamaya cihazını ve kamera düzeneğini yerleştirdikleri anın görüntüleri dosya arasına alınmıştır.

  7. 15.11.2008 tarihinde İş Bankasına ATM'sine kopyalama cihazı yerleştirilmesi olayına ilişkin sanıklar ... ile ...'ın aralarında yaptıkları görüşmelerinin çözümü neticesinde sanık ... ile ...'ın İş Bankası ATM'sine ATM cihazı rengine ve kart giriş yuvası şekline uygun olan kart kopyalama cihazı yerleştirdikleri ve kısa bir süre sonra düzeneği aldıkları tespit edilmiştir. İş Bankasının cevabi yazısına göre; kopyalama cihazının ATM cihazında takılı kaldığı 17.30 ile 18.00 saatleri arasında bu ATM cihazından işlem yapan kart sahipleri ....., ..., ... ve ........,nin kartlarının kopyalandığı ve kopyalanan bu kartlar ile İş Bankasına ait değişik ATM cihazlarında 15.11.2008 günü saat 23.30 sıralarında tekrar işlem yapılarak para çekildiği tespit edilmiştir.

  8. 17.11.2008 tarihinde İş Bankası ATM'sine kopyalama cihazı yerleştirilmesi olayına ilişkin sanıklar ... ile ...'ın aralarında yaptıkları görüşmelerinin çözümü neticesinde sanıklar ... ile ...'ın İş Bankası ATM'sine kart kopyalama cihazı yerleştirdikleri tespit edilmiştir. İş Bankasının cevabi yazısına göre; kopyalama cihazının ATM cihazında takılı kaldığı saat 16.45'te ATM cihazında işlem yapan .......,ın kartının kopyalandığı ve kopyalanan bu kart ile İş Bankası'na ait değişik ATM cihazlarından 17.11.2008 günü saat 23.51 ve 18.11.2008 günü saat 00.02'de para çekildiği tespit edilmiştir. Sanıklar ... ile ...'ın kopyaladıkları kart ile çekim yaptıkları anın görüntüleri dosya arasına alınmıştır.

  9. Bankalararası Kart Merkezi'nin 25.02.2009 tarihli ekspertiz raporunda; sanıkların ATM cihazlarına yerleştirdikleri cihazların kartların manyetik şerit bilgilerini okumaya yarayan ve bağlantısı olduğu belirtilen bilgisayarın hard diskine okunan kart bilgilerinin transferini sağlayan cihazlar olduğu belirtilmiştir.

  10. Katılan ...; Türkiye İş Bankası'na ait kredi kartının kopyalanarak para çekilmeye çalışıldığını Türkiye İş Bankası yetkililerinin kendisini araması üzerine öğrendiğini, sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.

  11. Şikayetçi ..., Türkiye İş Bankası ATM'sinden para çektiğini, kartının kopyalanması sebebiyle hesabında bulunan 70,00 TL'nin çekildiğini beyan etmiştir.

  12. Şikayetçi ..., Türkiye İş Bankası'na ait ........,numaralı bankamatik kartının kopyalandığını, hesapta para olmadığından dolayı herhangi bir zarara uğramadığı beyan etmiştir.

  13. Şikayetçi ......, Türkiye İş Bankası ATM'sinden para çektiğini ve hesabında para olmaması sebebiyle kopyalanan kartı ile ilgili olarak zararının olmadığını beyan etmiştir.

  14. Şikayetçi ..., kopyalanan kartı ile 700,00 TL'nin çekildiğini beyan etmiştir.

  15. Şikayetçi ........, maaşını Onkoloji Hastanesi önünde bulunan İş Bankasına ait ATM cihazından çektiğini ve burada kartının bilgilerinin kopyalandığını, sahte kart çıkartıldığını ve 1.230,00 TL parasının çekildiğini beyan etmiştir.

  16. Sanık ... savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, ......., ... ve ...'ı tanıdığını, kredi kart kopyalama cihazı ve micro kamera monte işi ile uğraşmadığını, suç tarihinde Antalya'da olduğunu, Ankara'da olmadığını beyan etmiştir.

  17. Sanık ..., ......, ..., ........, ........,........,......, ........, isimli şahsıları tanıdığını, bu şahısları ticari işleri sebebiyle tanıdığını, müsnet suçlamaları kabul etmediğini, sanıklarla yapılan teknik takip sonucu elde edilen görüşmeleri hatırlamadığını, atılı suçu işlemediğini savunmuştur.

  18. Sanık ... savunmasında özetle; ...nun örgütün başı ve kopyalama cihazlarını hazırlayan kişi olduğunu, örgütün ikinci şahsının ...olduğunu ve cihazları nasıl kullanacağını ve bilgileri nasıl toplanacağını öğrettiğini, kendisinin ATM cihazlarına kopyalama aletlerini yerleştirme işleminde gözcülük yaptığını, 1000'e yakın kart bilgisi elde ettiklerini ancak bu bilgiler ile ne kadar kart kopyalandığını bilmediğini, bu kartlarla ilgili bilgilerden örgütün karargahı olarak tabir edilen yerde karta dönüştürüldüğünü, çok yüklü miktarlarda para kazandıklarını ancak bu paralardan kendisine sadece 50,00 TL, 100,00 TL gibi harçlık verildiğini, bu duruma isyan etmesi sonrasında kendisi ile irtibatı kestiklerini ve bu suçların ortaya çıkmasında Emniyet Birimlerine yardımcı olduğunu beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanıklar ..., ... ve ...'ın olay tarihlerinde suç işlemek amacıyla kurulan örgüt içerisinde hareket ederek 25.11.2018 tarihinde katılan ...Ş'ye ait ATM'ye kart kopyalama düzeneği yerleştirdikleri, 01.11.2008 ve 19.11.2008 tarihlerinde suçtan zarar gören Türkiye ...ye ait ATM cihazlarına kart kopyalama düzenekleri yerleştirdikleri; 15.11.2008 ve 17.11.2008 tarihlerinde ise ATM cihazlarına kart kopyalama düzeneğinin yerleştirilip aynı tarihlerde bu ATM'lerden işlem yapmaya gelen mağdurlara ait kart bilgileri ele geçirildikten sonra değişik ATM'lerden mağdurlara ait hesaplardan para çekme işlemleri gerçekleştirildiği; 29.12.2008 tarihinde mağdur ...'ye ait ATM cihazına kart kopyalama düzeneği yerleştirdikleri, ATM'ye işlem yapmaya gelen mağdur ...'ya ait kart bilgilerinin kopyalandığı ve oluşturulan sahte kredi kartı ile farklı ATM'lerden para çekilmek istendiği ve bu şekilde atılı suçları işledikleri iddia olunan olayda; A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur İNG Bank A.Ş'ye karşı sahte kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Katılan ...'nın aşamalarda Türkiye ...den verilme 5437 .....6766 nolu kredi kartının ING Bank A.Ş Ankara ......... Sitesi ATM'sinden kopyalandığı ve kopyalanan bu kredi kartı ile para çekilmek istendiğinin Türkiye İş Bankası yetkililerinin kendisini araması üzerine haberdar olduğunu beyan etmesi, dosya kapsamında mağdur ...'den verilme herhangi bir banka kartı veya kredi kartının kopyalanıp kopyalanmadığının, kopyalanmış ise para çekim işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmemesi, hükmün gerekçesinde katılan ...'ya ait 3 adet banka ve 8 adet kredi kartının kopyalandığı belirtilmesine rağmen bu kartların hangi bankalara ait olduğunun araştırılmaması karşısında; Sanıklar tarafından kopyalandığı belirtilen banka veya kredi kartının hangi bankaya ait olduğu ve karttan nakit çekim işlemleri yapılıp yapılmadığının Türkiye İş Bankası ve ING Bank'tan sorulması, kartın ya da kartların ING Bank A.Ş'ye ait olduğunun tespit edilmesi, sahte banka veya kredi kartı ile çekim işlemi gerçekleşmesi halinde mağdurun ING Bank A.Ş olacağı; katılan ...'nın şikayetini doğrular ve destekler nitelikte Türkiye ...ye ait olması halinde ise mağdurun Türkiye ...olacağı ve bu haliyle işbu suçun sanıklara atılı Türkiye ...ye yönelik 15.11.2008 ve 17.11.2008 tarihli eylemlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... ...ye yönelik 01.11.2008 ve 19.11.2008 tarihlerinde sahte kredi kartı üretmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile katılan .......'ye yönelik 25.11.2008 tarihinde sahte kredi kartı üretmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;

  1. Sanık ... müdafii ve sanık ...'un (1) nolu temyiz sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede; Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüt yöneticisi olma suçundan suç tarihinde yürürlükte bulunan 5353 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 135 inci maddesinin altıncı fıkrasının sekizinci bendi uyarınca usulüne uygun verilmiş iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararı bulunduğu anlaşılmakla sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz itirazları reddedilmiştir.
  2. Sanık ... müdafiinin (2) nolu temyiz sebebi yönünden yapılan değerlendirmede; Mağdur ... katılanlara ait banka veya kredi kartının Ankara ilindeki farklı mağdur ... katılan bankalara ait ATM'lerde kopyalandığı ve kopyalanmak istendiği, kopyalanan kredi veya banka kartlarından yapılan nakit çekimlerin de Ankara ilinde gerçekleştiği ve yetkili Mahkemenin Ankara mahkemeleri olduğu anlaşılmakla sanık ... müdafiinin (2) nolu temyiz sebepleri reddedilmiştir.
  3. Sanık ... müdafii ve sanık ...'un (3) nolu temyiz sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre etkin pişmanlık hükümlerinin yalnızca gerçek bir banka veya kredi kartının sahibinin bilgisi ve rızası dışından kullanılması halinde uygulanabileceğinin belirtilmesi, sahte banka veya kredi kartının üretilmesi veya kullanılması halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının kanunen mümkün olmadığı, teşebbüs hükümlerinin de Mahkemece yeterli ve yasal gerekçesi gösterilmesi suretiyle uygulandığı veya uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla sanık............., müdafii ve sanık ...'un (3) no'lu temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
  4. Tebliğname yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel cezada sırasıyla 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde düzenlenen teşebbüs nedeniyle indirim sebebinin uygulanmasından sonra 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suça ilişkin arttırım nedeninin uygulanması gerektiği anlaşılmakla Tebliğnamedeki (2) nolu bentte yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
  5. Sanık ... müdafiinin ve sanık ...'un diğer temyiz sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede; a. Sanıkların 01.11.2008 tarihinde Ankara............, Mahallesi ........, 2 isimli büfenin önünde bulunan Türkiye İş Bankası ATM'sine kopya kart cihazı yerleştirdikleri, sanıklar ... ile ...'ın büfe önünde işlem yapıyor gibi davranarak ATM cihazını izledikleri, sanık ...'ın ise ATM cihazının yakınında bulunan iş merkezinin üst katından sanıklar... ve İ. ile ATM cihazını gözetlediği ve olay yerine gelen kolluk görevlilerince kopya kart cihazı ve bu cihaza takılı haldeki kameranın ele geçirildiğinin; 01.11.2008 tarihli tutanak, 02.11.2008 tarihli olay tespit tutanağı, sanıklar ... ve ...'un kopyalama anına ait görüntüleri içerir fotoğraflar, sanıklar ... ve ... arasındaki 01.11.2008 tarihli iletişim tespitinde ''kamerayı kapatsın söyle de takarken açar'' şeklinde; sanık ... ve ... arasındaki 01.11.2008 tarihli iletişim tespitinde ise; ''benim gördüğüm bir şu anda,biz taktıktan sonra arkamızdan gelenimi gördün ...'' şeklinde ATM'yi kullanan şahısların sayısı ve ATM çevresinde kimlerin olduğuna dair telefon görüşmesi gerçekleştirmeleri, sanık ...'in ikrar içeren savunması ile sabit görülmüştür. b. Sanıkların 19.11.2008 tarihinde Ankara ........, Caddesi Türk Telekom önünde bulunan Türkiye İş Bankası ATM'sine kopya kart cihazı yerleştirdikleri, sanıklar ... ile ...'ın ATM cihazında işlem yapıyor gibi davranarak cihaz önünde bekledikleri ve daha sonra ayrılarak sanık ...'un kamyon arkasına gizlenerek sanık ...'ın ise sanık ...'ın yanına giderek caddede bulunan köprü üzerinden ATM cihazını gözetledikleri ve olay yerine gelen kolluk görevlilerince kopya kart cihazı ve bu cihaza takılı haldeki kameranın ele geçirildiğinin; 19.11.2008 tarihli tutanak ve aynı tarihli olay tespit tutanağı, sanıklar ... ve ... arasındaki 19.11.2008 tarihli iletişim tespitinde ''köprünün üzerinde duruyonuz demi, tamam abi tamam uzaklaş...'' şeklinde ATM çevresinde kimlerin olduğuna dair telefon görüşmeleri gerçekleştirmeleri, sanık ...'in ikrar içeren savunması ile sabit görülmüştür. c. Sanıkların 25.11.2008 tarihinde Ankara .......,Caddesi üzerinde bulunan katılan ... ATM'sine kopya kart cihazı yerleştirdikleri, sanıklar ... ile ...'ın ATM cihazının karşısındaki kaldırımda dolaşarak ATM cihazını gözetledikleri ve olay yerine gelen kolluk görevlilerince kopya kart cihazının ele geçirildiğinin;

25.11.2008 tarihli tutanak ve 26.11.2008 tarihli olay tespit tutanağı, sanıklar ... ve ...'a ait görüntüleri içerir fotoğraflar, sanıklar ... ve ... arasındaki iletişim tespitinde ''abi dediğinizi yaptım da daha bismillahı yok ...'' şeklinde ATM cihazına yerleştirilen aparatan sonra henüz kimsenin ATM'de işlem yapmaya gelmediğine dair telefon görüşmeleri gerçekleştirmeleri, sanık ...'in ikrar içeren savunması ile sabit görülmüştür.

Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, bankaya ait gerçek bir kredi kartının manyetik şerit bilgilerinin kopyalanarak sahte bir kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olduğu, kartları gerçeğe aykırı olarak üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda kopyalanması durumunda 43 üncü maddesinin, sahte olarak üretilen kartların alışverişte kullanılması halinde ise, banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması, harcama yapılmadan kartların bloke olması halinde 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrasına teşebbüs suçundan uygulama yapılması gerektiği, mağdurlara ait kart bilgileri kopyalanarak bir kart oluşturulmaması halinde ise ele geçirilen kopyalama cihazında bilgi bulunması halinde eyleminin mağdur sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 136 ncı maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme, bulunmaması halinde ise kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı cihetle; Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların 01.11.2008, 19.11.2008 ve 25.11.2008 tarihlerinde farklı ATM'lere kart kopyalama cihazları yerleştirdikleri, ATM'lere ait güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesi, iletişim tespiti kararları ve kolluk görevlilerince yapılan araştırma üzerine sanıkların cihazlara yerleştirdikleri aparatların ATM'lerde takılı halde bulunması, sanıklardan...'in savunması karşısında; Türkiye ...ve Yapı Kredi Bankası A.Ş'ye yazı yazılarak sanıkların 01.11.2008, 19.11.2008 ve 25.11.2008 tarihlerinde kart kopyalama düzeneklerinin yerleştirilmesinden sökülmesi anına kadar ATM'de Türkiye İş Bankası ve Yapı Kredi Bankası kart hamillerine ait banka veya kredi kartı bilgilerini kopyalama suretiyle elde edip etmedikleri konusunda Bankalararası Kart Merkezi tarafından rapor aldırılıp sonucuna göre; mağdurlara ait kart bilgileri kopyalanarak bir kart oluşturulmaması ve ele geçirilen kopyalama cihazlarında kartlara ait bilgi bulunması halinde eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 136 ncı ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme, bulunmaması halinde ise kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; Sanıkların mağdur ... ...ye karşı aynı suç işleme kararının icrası kapsamında 01.11.2008 ve 19.11.2008 tarihlerinde sahte banka veya kredi kartını üretmeye teşebbüs ettikleri ve bu nedenle sanıkların her iki eyleminin zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sanıklar hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle fazla cezalar tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... ...ye yönelik 15.11.2008 tarihinde zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama ve 17.11.2008 tarihli sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıkların 15.11.2008 tarihinde Ankara ........ Mahallesi Türk Telekom önünde bulunan Türkiye İş Bankası ATM'sine kopya kart cihazı yerleştirdikleri, aynı gün saat 17.30-18.00 saatleri arasında ATM'ye işlem yapmaya gelen mağdurlar ..., ..., ... ve ...'nin banka kartlarının kopyalandığı, kopyalanan kartlar ile Türkiye İş Bankası'na ait farklı ATM'lerden sırasıyla ...'ın hesabından 700,00 TL, ...'nın hesabından 70,00 TL'nin çekildiği, ... ve ...'in hesaplarından ise sahte kartlar ile para çekilmek istendiği ancak gerçekleştirilmediğinin; 18.11.2008 tarihli olay tespit tutanağı, sanıklar ... ve ... arasındaki 15.11.2008 tarihli iletişim tespitinde ''4 ü yaz,abiciğim 5,abiciğim sağol 6 abiciğim'' şeklinde ATM'yi kullanan şahısların sayısı ve kopyalanan kart sayısı üzerine telefon görüşmesi gerçekleştirmeleri, sanık ...'in ikrar içeren savunması da dikkate alındığında sanıkların 15.11.2008 tarihli mağdur bankaya yönelik zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu sabit görülmüştür. 17.11.2008 tarihli eylem yönünden yapılan değerlendirmede ise; Ankara Yenimahalle ilçesi Demetevler semtinde Onkoloji Hastanesi bahçesinde bulunan Türkiye İş Bankası ATM cihazına kopya kart cihazı yerleştirdikleri, bu ATM'ye 17.11.2008 günü saat 16.45 sıralarında işlem yapmaya gelen katılan ...'ın para çekim işlemi gerçekleştirdikten sonra katılanın banka kartının kopyalandığı, kopya kart ile farklı zaman dilimlerinde katılan ...'ın hesabından sırasıyla 450,00 TL ve 780,00 TL olmak üzere toplam 1.230,00 TL para çekildiğinin 18.11.2008 tarihli olay tespit tutanağı, sanıklar ... ve ... arasındaki 17.11.2008 tarihli iletişim tespitinde ''iyi bekle bizde geziyoruz o taraf olmadı da,2,3,4,5....?,gelen hemen geçti,çıktı geri,arızaya geçmiş'' şeklinde ATM'yi kullanan şahıslara dair telefon görüşmesi gerçekleştirmeleri, sanık ...'in ikrar içeren savunması da dikkate alındığında sanıkların 17.11.2008 tarihli mağdur bankaya yönelik sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu sabit görülmüştür.

  1. Tebliğname yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel cezada sırasıyla 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde düzenlenen teşebbüs nedeniyle indirim sebebinin uygulanmasından sonra 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suça ilişkin arttırım nedeninin uygulanması gerektiği anlaşılmakla Tebliğnamedeki sanık hakkında verilen cezada önce zincirleme suç hükümleri nedeniyle arttırım yapılması gerektiğine dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
  2. Sanık ... müdafiinin ve sanık ...'un diğer temyiz sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede;

Ancak sanıkların mağdur ... ...ye karşı aynı suç işleme kararının icrası kapsamında 15.11.2008 ve 17.11.2008 tarihlerinde sahte banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunu işledikleri ve bu nedenle sanıkların her iki eyleminin zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sanıklar hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle fazla cezalar tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek için kurulan örgütü yönetme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinde tanımlanan "örgütün" varlığının kabul edilebilmesi için de hiyerarşik ilişki içinde olan en az üç kişiden teşekkül etmesi, örgütün yapısının sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaçlanan belirsiz sayıda suçları işlemeye elverişli bulunması, suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme ile işbirliği, eylemli paylaşım anlayışı içinde hareket edilmesi ve bu amaçlar doğrultusunda gevşekte olsa hiyerarşik bir şekilde faaliyette bulunulması ve buna yönelik eylemlerin "devamlılık" göstermesi gerekir. Amaçlanan suçları işlemede kolaylık sağladığı için işlenmesi amaçlanan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan örgütün içinde yer alan faillerle örgüt arasında, örgütün idaresini kolaylaştıran ve örgütü ayakta tutup iş bölümü, süreklilik, disiplin gibi olguların sağlayıcısı olan hiyerarşik ilişkinin varlığının zorunlu olduğu, faillerin örgütteki konumlarına göre, yönetici veya üye olarak nitelendirilerek, örgütü sevk ve idare eden failin yönetici, örgütün amaçları doğrultusunda gevşekte olsa hiyerarşik yapısına dahil olan failin ise doğrudan örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerekecektir. Somut olayda ise; sanıkların savunmaları, iletişimin tespiti kayıtları, şikâyetçilerin beyanları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; sanıkların örgüt hiyerarşisi içerisinde sevk ve idare eden konumunda bulunmadığı, hakkında banka ATM'lerine düzenek yerleştirip, ATM yanında veya çevresinde cihazı gözetleyen ve daha sonra bu cihazları söken ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı kesinleşen sanık ...'la aynı hukuki konumda bulundukları, örgütün amaçları doğrultusunda gerçekleştirilen eylemlerin bir kısmında iştiraklerinin olduğu ve bu haliyle suç işlemek amacıyla kurulan örgütün üyesi konumunda bulunduğu ve eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı gözetilmeden, yetersiz ve yerinde görülmeyen gerekçeyle sanıkların suç işlemek amacıyla kurulan örgütün yöneticisi oldukları kabul edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur İNG Bank A.Ş'ye karşı sahte kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.06.2019 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... ...ye yönelik 01.11.2008 ve 19.11.2008 tarihlerinde sahte kredi kartı üretmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile katılan ...'ye yönelik 25.11.2008 tarihinde sahte kredi kartı üretmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (B-5) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.06.2019 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... ...ye yönelik 15.11.2008 tarihinde zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama ve 17.11.2008 tarihli sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (C-2) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.06.2019 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, D. Sanıklar ... ve ... hakkında suç işlemek için kurulan örgütü yönetme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.06.2019 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının,Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları