İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Kent içindeki bir bahçede çiçek açmış armut ağacının dalları

Adli Yardım Reddedilen Davacıdan Keşifsiz Belirlenen Değerle Harç İstenebilir mi?

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, adli yardımı reddedilen davacıdan keşif yapılmadan belirlenen değerle harç istenip davanın açılmamış sayılmasını bozdu.

Mahkeme
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Esas/Karar
2025/4232 2026/2032
Karar tarihi
12.03.2026
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
7 Kasım 2026
6 dk
okuma

Özet

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, harici satış ve zilyetliğe dayanan bir tapu iptali ve tescil davasında, adli yardım talebi reddedilen davacının eksik nispi harcı yatırmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı 12 Mart 2026 tarihinde bozdu. Karar davacı lehinedir. Dosyada davacıdan 1.104.552 TL tutarında harç istenmiş, davacı bu tutarı karşılayamadığını belirterek adli yardım talep etmişti. Bölge adliye mahkemesi ilk turda, adli yardım talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden davanın harç yüzünden açılmamış sayılamayacağını belirterek kararı kaldırmıştı. İkinci turda talep reddedilmiş, ret kararı itiraz üzerine kesinleşmiş, harç yine yatırılmayınca dosya işlemden kaldırılmış ve yenilenmediği için dava açılmamış sayılmıştı. Daire ise sorunu harcın hesaplandığı değerde gördü: taşınmazın dava tarihindeki değeri keşif yapılmadan, başka bir dosyada rapor düzenlemiş bilirkişi heyetine verilerek belirlenmişti. Daireye göre değer taşınmaz başında yapılacak keşifle açıkça tespit edilmeli, tamamlanacak harç bu değer üzerinden hesaplanmalı ve işlem buna göre yürütülmelidir. Karar, adli yardımın reddinden sonra verilen harç süresinin ve ihtarın, ancak doğru belirlenmiş bir harç tutarı için açılmamış sayılma sonucunu doğurabileceğini gösteriyor.

İnceleme

Adli yardım reddedilse de harcın dayanağı olan değer keşifle ölçülmelidir

Adli yardım talebi reddedilen davacının önünde çoğu zaman iki seçenek kalır: istenen harcı yatırmak ya da davanın açılmamış sayılmasını göze almak. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12 Mart 2026 tarihli kararı bu ikilemin önünde duran bir soruyu öne çıkarıyor: davacıdan istenen harç doğru hesaplanmış mıdır? Daire, adli yardımın reddi, itirazın sonuçlanması ve kesin süre verilmesi aşamalarını usule uygun bulan bölge adliye mahkemesi kararını, harcın dayanağı olan taşınmaz değeri keşif yapılmadan belirlendiği için bozdu.

Karar, nispi harcın yüksek tuttuğu tapu iptali ve tescil davalarında yol göstericidir. Harç ihtarına uyulmamasının en ağır sonucu olan açılmamış sayılma, ancak hukuka uygun yöntemle belirlenmiş bir değer üzerinden hesaplanan harç için doğabilir. Harç ile dava değeri arasındaki ilişki kısmi dava rehberinde ayrıca ele alınmıştır.

Beş dönümlük bahçe için istenen bir milyonu aşan harç ve iki kez kaldırılan dosya

Davacı, Ankara'da yaklaşık beş dönümlük bir taşınmazı 1982 yılında önceki zilyedinden harici olarak satın aldığını, taşınmazın bir bölümüne ev yaptığını, kalan kısma meyve ağaçları, söğüt ve kavak diktiğini ileri sürdü. İmar uygulamasında park alanına ayrılan bu kısmın davalı idare adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini istedi. Davalı idare, taşınmazın 1954 yılından beri kendi adına tapulu olduğunu ve davacının satışa ilişkin tek bir belge sunmadığını savundu.

Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi, bilirkişi raporuyla belirlediği değer üzerinden davacıdan eksik nispi harcı tamamlamasını istedi. Harç yatırılmayınca dosya işlemden kaldırıldı. Davacı vekili bu aşamada 1.104.552 TL tutarındaki harcı karşılayamadığını, müvekkilinin emekli maaşıyla geçindiğini ve kayıtlı önemli bir malvarlığı bulunmadığını bildirerek adli yardım talep etti, dosyanın harçsız yenilenmesini istedi. Mahkeme adli yardım talebini harçlar yatırılıp dosya yenilendikten sonra değerlendireceğini belirterek yenileme talebini reddetti ve davayı açılmamış saydı.

Bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırdı. Yeniden yapılan yargılamada adli yardım talebi reddedildi, ret kararına yapılan itiraz Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesince reddedildi. Harç yine tamamlanmayınca dosya ikinci kez işlemden kaldırıldı ve üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle dava yeniden açılmamış sayıldı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetti, karar davacı tarafından temyiz edildi.

Keşif yapılmadan belirlenen değer harca dayanak olmaya yetmedi

Daire önce harcın yargılamadaki yerini hatırlattı. Harçlar Kanunu m. 32 uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz. Harçlar Kanunu m. 30 ise yargılama sırasında tespit edilen değerin dilekçede bildirilen değerden fazla çıkması hâlinde, eksik harç tamamlanmadıkça davaya devam edilmeyeceğini düzenler. Aynı maddenin devamına göre, işlemden kaldırılan dosyanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 150'de gösterilen süre içinde yeniden işleme konulması da noksan harcın ödenmesine bağlıdır.

Bu düzen, istenen harcın doğru bir değer üzerinden hesaplanmış olmasını varsayar. Somut olayda ilk derece mahkemesi keşif yapmamış, ön inceleme duruşmasındaki ara kararla ve usul ekonomisi gerekçesiyle dosyayı aynı taşınmaz hakkında başka bir davada rapor vermiş teknik bilirkişi heyetine göndermiş, değeri bu yolla belirlemişti. Daire bu yöntemi yeterli görmedi. Daireye göre Harçlar Kanunu m. 16 uyarınca esas alınacak olan, çekişmeli taşınmazın dava tarihindeki değeridir ve bu değer taşınmaz başında keşif yapılarak açıkça belirlenmeli, tamamlanması gereken harç da bu değer üzerinden tespit edilmelidir.

Kararda bölge adliye mahkemesinin ilk kaldırma kararı da aktarılıyor. O kararda, nispi harcı yatıramadığı için HMK m. 334 ve devamı hükümlerine dayanarak adli yardım isteyen davacının talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden davanın harç yüzünden açılmamış sayılmasının doğru olmadığı belirtilmişti. Talep kabul edilirse davacı yargılama harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulacak ve harçsız yenileme kabul edilecek, reddedilirse harç ve yenilemeye ilişkin hükümlere göre işlem yapılacaktı. Daire bu sıralamayı ayrıca tartışmadı. Adli yardımın reddi, itirazın sonuçlanması ve ihtar usulüne uygun işlemiş olsa da harcın hesaplandığı değer hatalı belirlenmişse bu aşamalar açılmamış sayılma sonucunu taşımaya yetmedi.

Açılmamış sayılma kararı bozuldu ve dosya yerinde değer tespitine döndü

Daire, davacının temyiz itirazlarını yerinde görerek bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırdı ve ilk derece mahkemesinin açılmamış sayılma kararını bozdu. Karar 12 Mart 2026 tarihinde oy birliğiyle verildi, peşin alınan harcın istek hâlinde davacıya iadesine hükmedildi. Dosya ilk derece mahkemesine döndü: taşınmaz başında keşif yapılacak, dava tarihindeki değer belirlenecek, eksik harç bu değere göre yeniden hesaplanacak ve işlem sonucuna göre yürütülecektir.

Kararın uygulamadaki etkisi, adli yardım ile değer tespitinin birbirinden bağımsız iki denetim alanı olduğunu göstermesidir. Adli yardımın reddi harç yükümlülüğünü kesinleştirir, tutarını kesinleştirmez. Değer taşınmaz başında keşif yapılmadan belirlenmişse, ret kararı kesinleşmiş ve ihtar usulüne uygun yapılmış olsa bile açılmamış sayılma kararı temyizde bozmaya açıktır.

Harç yükü ağırsa adli yardım talebi ile değer itirazı birlikte izlenmelidir

Uygulamada sık karşılaştığımız durum, adli yardım talebinin ancak harç ihtarından sonra, dosya işlemden kaldırıldığında gündeme gelmesidir. Nispi harcın yüksek tuttuğu taşınmaz davalarında talebin, harç ihtarı yapıldığı anda ve mali durumu gösteren belgelerle birlikte sunulması gerekir. Talep reddedilirse ret kararına süresinde itiraz edilmesi, itirazın sonucu ile harç süresinin başlangıç tarihinin dosyada açıkça izlenmesi önem taşır.

Değer tespitinin yöntemi de ayrıca denetlenmelidir. Değer taşınmaz başında keşif yapılmadan belirlenmişse bu itirazın ilk fırsatta, ara karar aşamasında dile getirilmesi yerinde olur; Daire bu eksikliği temyizde bozma sebebi saymıştır. Harcın dava değerine nasıl bağlandığı boşanma davası masrafları ve harçları yazısında farklı bir dava türü üzerinden anlatılmıştır.

Adli yardım reddi ve eksik harç süresi hakkında sık sorulan sorular

Adli yardım talebi reddedilen davacıya harç için ayrıca süre verilir mi?

Kararda aktarılan bölge adliye mahkemesi kararına göre adli yardım talebi reddedildiğinde harç ve yenilemeye ilişkin hükümlere göre işlem yapılır; bu, davacıya harcı tamamlaması için süre verilmesi ve sonucunun ihtar edilmesi demektir. Bu dosyada ilk derece mahkemesi, ret kararının itiraz edilmeden ya da itirazın reddiyle kesinleşmesinden itibaren gider avansı için iki haftalık kesin süre vermiş, eksik harç için de bir sonraki duruşmaya kadar süre tanımıştı. Süre ve ihtar, davacının harç yükümlülüğünü öğrendikten sonra harekete geçebilmesini sağlar.

Dosya işlemden kaldırıldıktan sonra adli yardım istenebilir mi?

Bölge adliye mahkemesi bu dosyada, işlemden kaldırılmış dosyada yapılan adli yardım talebinin de karara bağlanması gerektiğini kabul etti. Talep kabul edilseydi davacı harç ve giderlerden geçici olarak muaf tutulacak, harçsız yenileme yolu açılacaktı. Talebin işlemden kaldırmadan önce yapılması bu tartışmayı baştan önler.

Keşif yapılmadan belirlenen değerle harç istenirse ne olur?

Daire, çekişmeli taşınmazın dava tarihindeki değerinin taşınmaz başında keşifle belirlenmesi gerektiğini, keşif yapılmadan dosyanın başka bir davada rapor vermiş bilirkişi heyetine gönderilmesiyle yapılan tespitin yeterli olmadığını kabul etti. Bu değer üzerinden istenen harcın yatırılmaması nedeniyle verilen açılmamış sayılma kararı bozuldu ve değerin yeniden belirlenmesi istendi.

Kararın tam metni

~8 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

  1. Hukuk Dairesi         2025/4232 E.  ,  2026/2032 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/947 E., 2025/1178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/252 E., 2025/70 K.

Dava, harici satın alma ve zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan doğusu ... Devlet Hastanesi Otoparkı, batısı ... Sokağı, kuzeyi; 72 93... ve 72 94... nolu parseller, güneyi ... Caddesi olan yaklaşık beş dönüm miktarındaki taşınmazı davacının 1982 yılında ... 'dan satın aldığını, taşınmazı satın aldığı kişinin ve müvekkilinin zilyetliği ile birlikte en az 80 yıldan fazla süredir taşınmazın nizasız-fasılasız malik sıfatı ile müvekkilinin tasarruf ve zilyetliğinde bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazın bir bölümüne ev yaptığını, diğer bölümlerine ise 1982 yılında meyve ağaçları, söğüt, kavak ve başkaca çeşitli ağaçlar diktiğini, 1982 yılında dikilen bu ağaçların bugün 40-45 yaşında olduğunu, bahçenin bakımının davacı tarafından yapıldığını, Eylül 1926 tarihli ve 57 numaralı tapu kaydının revizyon gördüğü 20 98... parsel sayılı taşınmazın 2013 yılında imar çalışmaları sonucunda 20 98... ve 64 parseller olduğunu, 20 98... parselin 5.0 00... 'lik kısmının önceki zilyedi olan ... ...'a kadastro tutanağının, davacıya da kıyasen kadastro işlemi olan imar uygulamasının tebliğ edilmeden kesinleştirilmesi nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 12/son maddesi gereğince iş bu kısmi tapu iptali ve tescil davası açma hakkının doğduğunu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan doğusu ... Devlet Hastanesi Otoparkı, batısı ... Sokağı, kuzeyi; 72 93... ve 72 94... nolu parseller, güneyi ... caddesi ile çevrili 20 98... parsel sayılı 37.0 00... miktarındaki taşınmazın ve gittilerindeki dilekçe ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen ve imar uygulamalarında park yeri olarak ayrılan yaklaşık 5.0 00... 'lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptaliyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/son ve TMK'nın 1023. maddesi gereğince tapuya itimat prensibine göre davacı adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın 16.08.1954 tarihinde davalı idare adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın davacının taşınmazı zilyedinden satın aldığını iddia ettiği tarih olan 1982 yılında tapulu olduğunu, davacının taşınmazda hak sahibi olamayacağını, davacı tapu kütüğüne güven ilkesine dayandığını iddia etmiş ise de, taşınmaz devrinin yazılı şekil şartına bağlı olup tapulu taşınmazın tapu kütüğünde devrinin sağlanması gerektiğini, hal böyle iken tapu kütüğüne güven ilkesinden ne kastettiğinin anlaşılamadığını, davacı tarafın tapuya kayıtlı taşınmazı zilyedinden satın almasının hukukta korunur bir yanı olmamakla birlikte davacının satın aldığına ilişkin tek bir evrak bile ibraz edemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 05.01.2024 tarih ve 2022/221 E., 2024/15 K. sayılı kararıyla; davacı vekiline eksik harcı ikmal etmesi için verilen kesin süre içerisinde harcın tamamlanmaması üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 3 ay içerisinde de eksik nispi harcın tamamlanarak davacı tarafça yenileme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2024 tarih ve 2024/345 E., 2024/736 K. sayılı kararıyla; Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemenin kabulünün dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun düşmediği, Mahkemece 10.05.2023 tarihli celsede, davacı vekiline dava konusu esas değeri üzerinden eksik olan nispi harçları ikmal etmesi için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde eksik harcın ikmal edilmemesi halinde Harçlar Kanunu 30... . maddeleri gereğince müteakip işlemlere devam olunmayacağının, dosyanın işlemden kaldırılacağının ve netice olarak davanın açılmamış sayılacağının davacı vekiline ihtarına karar verilerek ihtarat yapıldığı, duruşmanın 04.10.2023 tarihine bırakıldığı, 04.10.2023 tarihli celsede ise eksik harcın ikmal edilmediğinden ve davalı vekilinin de davayı takip etmemesinden dolayı eksik harcın süresinde ikmal edilip dosya yenileninceye kadar dosyanın 1. kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin mahkemeye verdiği 05.12.2023 tarihli dilekçe ile müvekkilinin yargılama harç ve giderlerini karşılayacak durumda olmadığını, emekli memur olup emekli maaşı ile geçindiğini, üzerine kayıtlı önemli bir malvarlığının bulunmadığını, Mahkemenin 10.05.2023 tarihli celsede ara karar ile belirlenen ödenmesi gereken 1.104.552,00 TL harcı karşılayacak mali gücü olmadığını ileri sürerek HMK'nın 334 vd. maddelerince adli yardım taleplerinin kabulü ile nispi karar ve ilam harcı ile birlikte dava sonuna kadar harç ve yargılama giderlerinden muaf tutulmak talebinde bulunduğu, 18.12.2023 tarihli dilekçe ile de HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılan dosyanın yenilemesini ve dosyaya sunulan 05.12.2023 tarihli dilekçe ile vaki adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece 19.12.2023 tarihli ara karar ile davacı vekilinin dosyanın yenilenmesi talebinin, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarih üzerinden bir aylık harçsız yenileme süresinin geçtiği ve işlemden kaldırılan dosyada yargılama faaliyetine dair herhangi bir talep değerlendirilmesi yapılamayacağından ve beklenilen sürede davacının hak kaybına uğramaması hususları nazarıyla, davacının adli yardım talebinin dosyanın ilgili tüm harçları yatırılarak yenilenmesi halinde bilahare değerlendirilmesine, davacının harçsız olarak dosyanın yenilenmesi talebinin, HMK'nın 150. maddesi gereğince ancak tüm harçların yeniden yatırılarak talepte bulunulması halinde dosyanın yenilebileceğinden reddine karar verilmiş ise de davacı tarafın Mahkemenin 10.05.2023 tarihli ara kararı ile yatırılması istenilen nispi harcı yatıramadığı için adli yardım talebinde bulunduğu gözetildiğinde Mahkemece öncelikle adli yardım talebi konusunda karar verilmesi, adli yardım talebinin kabulü halinde davacı taraf bütün yargılama harç ve masraflarından geçici olarak muaf tutulacağından harçsız yenileme talebinin kabulü ile yargılamaya devam edilmesi, adli yardım talebinin reddi halinde ise Harçlar Kanun'u 30... . ve HMK'nın 150/4, 5. maddeleri gereğince işlem yapılması gerektiği halde adli yardım talebi hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmeden harcın süresinde yatırılmadığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 04.06.2024 tarihli adli yardım talebinin reddine dair verilen ara kararda davacının ödemesi gereken eksik nispi peşin harç, başvuru harcı ile posta, tebligat vs. masrafı için gider avansını Mahkeme veznesine depo etmek üzere, adli yardım kararına itiraz edilmemesi halinde kararın kesinleşmesi veya itiraz edilmesi halinde itirazın reddine karar verilerek kararın kesinleşmesi üzerine, kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde eksik gider avansı depo edilmediği takdirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin; hesaplanan ve detaylandırılan harçların duruşma tarihine kadar ikmal edilmemesi halinde ise Harçlar Yasası'nın 30... . maddeleri gereğince müteakip işlemlere devam olunmayacağının ve netice olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtar edildiği, ancak 13.11.2024 tarihli celsede harcın tamamlanmamış olduğu görülmekle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 06.12.2024 tarihli dosyanın yenilenmesi talepli dilekçesi ve 13.11.2024 tarihli ara karardan rücu talepli dilekçesinin reddine dair ara karar tesis edildiği ve sonrasında 3 ay içerisinde eksik nispi harcın tamamlanarak davacı tarafça yenileme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın Harçlar Kanunu'nun 30... . ve HMK'nın 150/4, 5. maddeleri gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı üzerine Mahkemece 04.06.2024 tarihli ara kararının davacı vekiline tebliğ edildiği davacı vekilinin adli yardım talebinin reddi kararına itirazı üzerine Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/21 D.İş, 2024/21 karar sayılı değişik iş kararı ile Mahkemenin adli yardım talebinin reddine ilişkin karar yerinde bulunularak itirazın reddine karar verildiği, değişik iş kararının davacı vekiline tebliğ edildiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; Mahkemece davacı tarafın adli yardım talebinin reddine karar verildiği, ret kararının kesinleştiği, tapu iptali ve tescili talep edilen dava konusu taşınmazın dava tarihi olarak belirlenen değeri üzerinden eksik harcı ikmal etmesi için kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde eksikliğin ikmal edilmemesi halinde Harçlar Kanunu'nun 30... . maddeleri gereğince müteakip işlemlere devam olunmayacağının, dosyanın işlemden kaldırılacağının ve netice olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtar edildiği, Mahkemece davacı tarafça eksik harcın tamamlanmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına, sonrasında 3 ay içerisinde eksik nispi harcın tamamlanarak davacı tarafça yenileme talebinde bulunulmadığından davanın Harçlar Kanunu 30... . ve HMK'nın 150/4, 5. maddeleri gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı vurgulanmıştır. Aynı Yasa'nın 30. maddesinde ise "Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.'' düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; Mahkemece dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tespiti amacıyla keşif yapılmadığı, ön inceleme duruşmasında alınan 7 nolu ara kararla; usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak daha önce Mahkemelerinin 2021/39 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza ilişkin hesaplama ve inceleme yapıldığı gerekçesiyle dosyanın anılan dosyada rapor tanzim eden teknik bilirkişi heyetine tevdi ile dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tespiti hususunda rapor tanzim ettirilmek suretiyle dava değerinin tespiti cihetine gidildiği görülmekte ise de, keşif yapılmaksızın yukarıda belirtildiği şekilde dava değerinin tespiti doğru değildir.

Hâl böyle olunca; dava değerinin belirlenmesi için taşınmaz başında keşif yapılarak Harçlar Kanunu 16. madde uyarınca çekişmeli taşınmazın dava tarihindeki değerinin açıkça belirlenmesi, bu değer üzerinden tamamlanması gereken harç tespit edilerek işlem yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Davacının açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm Diğer kararları