Karar Özeti
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, reşit olmayanla cinsel ilişki ve kasten yaralama suçlarından 2018'de kesinleşen mahkûmiyeti bulunan hükümlünün yasaklanmış hakların geri verilmesi (memnu hakların iadesi) talebinin reddine ilişkin kararı onadı. Hükümlü 28.12.2021 tarihinde koşullu salıverilmiş, hak ederek tahliye tarihi ise 27.06.2024 olarak belirlenmişti; müdafii, 2024 yılında yapılan başvuruda kanuni şartların oluştuğunu ileri sürmüştü. Daire, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesini aynen aktararak iki koşulu hatırlattı: mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olması ve kişinin bu süre içinde yeni suç işlemeyip iyi hâlli yaşadığına dair mahkemede kanaat oluşması. Somut olayda üç yıllık sürenin başlangıcı koşullu salıverilme tarihi (28.12.2021) değil, infazın tamamlandığı hak ederek tahliye tarihidir (27.06.2024); dolayısıyla talep tarihinde süre henüz işlemeye bile başlamamıştır. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin ret kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararında hukuka aykırılık görülmedi. Karar hükümlü ALEYHİNEDİR: koşullu salıverilme, infazın tamamlanması anlamına gelmez; yasaklanmış hakların geri verilmesi için üç yıl, bihakkın tahliye tarihinden itibaren hesaplanır. Karar 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme
Kararın Önemi
Cezasını çekmiş kişilerin en sık sorduğu sorulardan biri, mahkûmiyetin doğurduğu hak yoksunluklarının (memuriyet, seçilme, bazı meslek ve ruhsatlar) ne zaman kalkacağıdır. 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunlukları kural olarak infazın tamamlanmasıyla sona erer; ancak Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların mahkûmiyete bağladığı yoksunluklar için 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesindeki "yasaklanmış hakların geri verilmesi" yoluna başvurmak gerekir. Bu karar, o yolun ilk koşulu olan üç yıllık sürenin hangi tarihten başlayacağını netleştirmektedir: koşullu salıverilme tarihinden değil, cezanın infazının tamamlandığı hak ederek (bihakkın) tahliye tarihinden.
Kararın önemi, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi koşullu salıverilme ile hak ederek tahliye arasındaki farkın uzun olduğu mahkûmiyetlerde ortaya çıkar: bu dosyada iki tarih arasında yaklaşık iki buçuk yıl vardır ve hükümlü koşullu salıverildikten üç yıl geçtiğini düşünerek başvurmuştur. Daire, koşullu salıverilmenin infazın tamamlanması anlamına gelmediğini, sürenin ancak hak ederek tahliye tarihinden itibaren işleyeceğini teyit etmiştir.
Somut Olay
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi 29.11.2016 tarihli kararıyla sanığı reşit olmayanla cinsel ilişki ve kasten yaralama suçlarından mahkûm etmiş; hükümler 10.05.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Hükümlü 28.12.2021 tarihinde koşullu salıverilmiş; hak ederek tahliye tarihi 27.06.2024 olarak belirlenmiştir.
Hükümlü müdafii yasaklanmış hakların geri verilmesini talep etmiş; Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi 02.07.2024 tarihli ek kararıyla talebi reddetmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 30.12.2024 tarihinde istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Müdafii, kanuni şartların oluştuğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Mahkemenin Gerekçesi
Daire, 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesini aynen aktarmıştır: Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir; bunun için, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, (a) mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması ve (b) kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi hâlli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir.
Bu düzenleme karşısında Daire, memnu hakların iadesi kararı verilebilmesi için infazın tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olması gerektiğini; somut olayda koşullu salıverilme tarihinin 28.12.2021, hak ederek tahliye tarihinin ise 27.06.2024 olması sebebiyle ret kararında ve istinaf başvurusunun esastan reddinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesiyle sınırlı incelemede hukuka aykırılık görülmediğinden hüküm 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği oy birliğiyle onanmıştır.
Sonuç ve Uygulamadaki Etkisi
Kararın ilk pratik sonucu, üç yıllık sürenin başlangıç tarihine ilişkindir: hak ederek tahliye tarihi esas alınır. Koşullu salıverilen hükümlü, denetim süresi boyunca cezasını infaz etmeye devam ettiğinden "infazın tamamlanması" ancak bihakkın tahliye tarihinde gerçekleşir. Bu dosyada hükümlünün en erken 27.06.2027 tarihinde başvurabileceği anlaşılmaktadır.
İkinci sonuç, hangi hak yoksunluklarının bu yola tabi olduğudur: 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki yoksunluklar infazla kendiliğinden sona ererken, başka kanunların (memuriyet, silah ruhsatı, bazı meslek kanunları gibi) mahkûmiyete bağladığı yoksunluklar için 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesi uyarınca mahkeme kararı gerekir; 53. maddenin beşinci ve altıncı fıkralarındaki özel hâller saklıdır.
Üçüncü sonuç, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda koşullu salıverilme ile hak ederek tahliye arasındaki farkın uzunluğudur; bu suçlarda infaz oranı ve denetimli serbestlik istisnaları nedeniyle iki tarih arasındaki süre yıllarla ölçülür ve memnu hakların iadesi için bekleme süresi buna göre uzar. Koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihlerinin nasıl hesaplandığını infaz hesaplama aracımızda, müddetnamedeki tarihlerin anlamını ise müddetname hesaplama sayfamızda bulabilirsiniz.
Benzer Durumdaysanız
Mahkûmiyetiniz nedeniyle memuriyet, ruhsat veya meslek gibi bir haktan yoksun kaldıysanız ve bu yoksunluk Türk Ceza Kanunu dışındaki bir kanundan kaynaklanıyorsa, yasaklanmış hakların geri verilmesi için müddetnamenizdeki hak ederek tahliye tarihinden itibaren üç yıl geçmesini beklemeniz gerekir; koşullu salıverilme tarihi başlangıç sayılmaz. Bu süre içinde yeni bir suç işlememiş ve iyi hâlli yaşamış olmanız da mahkemede kanaat oluşturacak biçimde ortaya konmalıdır. Başvuru, hükmü veren mahkemeye yapılır. Bu açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyanız için Yalova ceza avukatı sayfamızdan randevu oluşturabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Yasaklanmış hakların geri verilmesi için üç yıl hangi tarihten başlar?
Karara göre cezanın infazının tamamlandığı hak ederek tahliye tarihinden. Koşullu salıverilme tarihi başlangıç sayılmaz; bu dosyada 28.12.2021'de koşullu salıverilen hükümlünün üç yıllık süresi 27.06.2024 tarihinden itibaren işlemektedir.
Yasaklanmış hakların geri verilmesinin koşulları nelerdir?
5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesine göre infazın tamamlanmasından itibaren üç yıl geçmiş olması ve kişinin bu süre içinde yeni suç işlemeyip iyi hâlli yaşadığına dair mahkemede kanaat oluşması gerekir; 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklıdır.
Koşullu salıverilen kişi cezasını tamamlamış sayılır mı?
Hayır. Karar, koşullu salıverilme tarihi ile hak ederek tahliye tarihini açıkça ayırmış; infazın ancak hak ederek tahliye tarihinde tamamlandığını esas almıştır.
Hukuki Değerlendirme
Av. Mesut İLME
İlme Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatı · Yalova Barosu Sicil No: 287. Karar özetleri ve değerlendirmeler bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık alınız.
Karar Tam Metni
9. Ceza Dairesi 2025/1819 E. , 2025/5598 K. "İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2280 E., 2024/2394 K. SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2016 tarihli 2016/301 Esas, 2016/383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ve kasten yaralama suçlarından mahkûmiyet hükümleri verilmiş, hükümler 10.05.2018 tarihinde kesinleşmiştir.
-
Hükümlü müdafiinin memnu hakların iadesi talebine ilişkin olarak Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli ek kararı ile hükümlü müdafiinin memnu hakların iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 30.12.2024 tarihli ve 2024/2280 Esas, 2024/2394 Karar sayılı kararı ile ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Hükümlü Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, verilen kararın kanuna aykırı olduğuna, yasaklanmış hakların geri verilmesi şartlarının oluştuğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
-
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesi; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a. Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b. Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması, gerekir."
-
Belirtilen yasal düzenleme dikkate alındığında, memnu hakların iadesi kararı verilebilmesi için infazın tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olması gerektiği; dava konusu olayda, hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihinin 28.12.2021, hakederek tahliye tarihinin ise 27.06.2024 olması sebebiyle, mahkemenin memnu hakların geri verilmesi talebinin reddine dair ek kararında ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında. hükümlü müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.06.2025 tarihinde karar verildi.
